Anahtar kelimeler: Büyükçekmece Gebze Muhataplara Krediler İlamsız Noterliğinin Borcun Müşterisi Keşide Bakirköy

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ████████ Esas ███████ Karar
DAVA
: İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2025
Davanın kısmen kabul, kısmen reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
: Davacı vekili; müvekkili banka müşterisi olan davalı şirkete krediler kullandırıldığını, borcun ödenmemesi üzerine kredi hesapları kat edilerek keşide edilen Gebze ... Noterliğinin █████/2018 tarihli ihtarnamesinin muhataplara tebliğine rağmen borcun yine ödenmediğini, bu nedenle davalı aleyhine Büyükçekmece ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine geçildiğini, takibe davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini, davalının yetki itirazı yerinde olmayıp mahkemenin yetkili olduğunu, davalının konkordato davasında kesin mühlet talebi reddedilerek tedbirin kaldırıldığını, bu nedenle davalı hakkında takip işlemleri yapılmasına bir engel bulunmadığını, hesabın kat edilmesiyle alacağın muaccel hale geldiğini, genel kredi sözleşmeleri gereğince hesaplanan faiz oranlarının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davalının icra takibine itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili; sözleşmede yer alan yetki hükmü uyarınca İstanbul mahkemeleri yetkili olup mahkemenin yetkisiz olduğunu, kat ihtarında verilen bir günlük ödeme süresinin makul olmadığını, buna bağlı olarak temerrüt şartlarının gerçekleşmediğini, müvekkilinin konkordato talebi reddedilmiş ise de kararın istinaf edildiğini, bu nedenle söz konusu dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
: Mahkemece; davacı banka ile davalı kredi lehtarı şirket arasında toplam 6.200.000-TL limitli genel kredi sözleşmesi akdedilmiş olduğu, sözleşmenin 11. maddesi hükmü uyarınca, Gebze ... Noterliğinin 10.08.2018 tarihli ihtarnamesi ile kredi cari hesabının 10.08.2018 tarihi itibariyle kesildiği ve kat edildiği, ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 24 saat içinde kredi borcunun ödenmesinin ihtar edildiği, kat ihtarının davalı şirket çalışanına 15.08.2018 tarihinde tebliğ edildiği, alacağın muaccel hale gelmesi için kredi hesabının kat edilmesi yeterli olup, ayrıca hesabın katına ilişkin ihtarnamenin borçlu veya kefile tebliğinin zorunlu olmadığı, takip ve dava konusu krediye en son fiilen uygulanan akdi faiz oranının %28 olduğu, sözleşmenin temerrütü düzenleyen 11.b fıkrası uyarınca en yüksek akdi faizin %30 fazlası mertebesinde 36,40 oranında temerrüt faizi belirlendiği, davacı %48 oranındaki akdi faizi hangi krediye fiilen uyguladığını gösteren somut bir müşteri ekstresi ya da sistem raporu sunmadığından, bilirkişi tarafından belirtilen %36,40 oranındaki temerrüt faiz oranına itibar edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptali ile takibin 1.881.127,81-TL asıl alacak, 7.112,21-TL işlemiş akdi faiz, 195.101,30-TL işlemiş temerrüt faizi, 10.260,14-TL BSMV ve 409,16-TL ihtarname msrafı olmak üzere toplam 2.094.010,62-TL alacak üzerinden devamına, asıl alacağa %36,40 oranında sözleşmesel temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 BSMV uygulanmasına, dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin infazda dikkate alınmasına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, hükmedilen alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 418.802,12-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
: Davacı vekili; davalı ile müvekkili arasında akdedilen genel kredi sözleşmeleri gereğince hesaplanan temerrüt faiz oranının usul ve yasaya uygun olduğunu, müvekkili ile borçlu arasında imzalanan genel kredi ve teminat sözleşmelerinin 11. maddesinde, temerrüt halinde kredilerin cins ve niteliğine bakılmaksızın bankanın mevzuat gereğince TCMB'ye bildirdiği kredi faiz oranlarından temerrüt tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranına bu oranın %30 ilavesi ile bulunacak oranda üzerinden temerrüt faizi uygulanacağının düzenlendiğini, TTK’nın 8. maddesi ile ticari işlerde faiz miktarının serbestçe kararlaştırılacağının, TBK'nın 26. maddesi ile de akit serbestisi kuralının kabul edildiğini, bu nedenle talep edilen işlemiş ve işleyecek faiz tutarı ile faiz oranında yasa ve sözleşmeye aykırılık bulunmadığını, müvekkili tarafından TCMB’ye █████/2018 tarihli bildirim formu ile bildirilen en yüksek kredi faiz oranı %48 olup, bu oranın %30 ilavesi olarak %62,40 temerrüt faizi talep edildiğini, buna karşılık yerel mahkemenin alacak konusu krediye uygulanan %28 oranındaki akdi faiz oranının %30 ilavesi ile %36,40 oranında temerrüt faizi tespitinin, sözleşme hükümlerine ve sözleşme serbestisi ilkelerine aykırılık teşkil ettiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
: Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı banka ile davalı ... arasında 26.02.2015 ve 31.03.2017 tarihli genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, davacı bankaca davalıya 11.05.2017 tarihinde 2.000.000-TL kredi kullandırıldığı, kredi geri ödemesinin yapılmaması nedeniyle hesabın 10.08.2018 tarihi itibariyle kat edildiği, kat ihtarının 15.08.2018 olan tebliğ tarihine göre davalının 17.08.2018 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, davacı tarafından dava ve takip talebinde 1.881.127,81-TL asıl alacak, 7.112,21-TL işlemiş akdi faiz, 334.459,37-TL %62,40 üzerinden işlemiş temerrüt faizi, 16.722,96-TL BSMV, 409,16-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 2.239.831,51-TL alacak ve asıl alacağa takip tarihinden %62,40 oranında temerrüt faizi işletilmesinin talep edildiği, davalının itirazı üzerine açılan işbu davada ise mahkemece bilirkişi tarafından krediye fiilen uygulanan %28 akdi faiz üzerinden sözleşme hükmü gereği %30'unun ilavesi ile bulunan %36,40 temerrüt faiz oranı esas alınarak yapılan hesaplama sonucunda tespit edilen 1.881.127,81-TL asıl alacak, 7.112,21-TL işlemiş akdi faiz, 195.101,30-TL işlemiş temerrüt faizi, 10.260,14-TL BSMV, 409,16-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 2.094.010,62-TL alacak üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. İstinaf konusu uyuşmazlık, somut olayda davacı alacağına uygulanması gereken temerrüt faizi oranı ve buna bağlı olarak alacağın miktarına ilişkindir. Taraflar arasında imzalanan 26.02.2015 tarihli genel kredi sözleşmesinin 11/b maddesinde, müşterinin, temerrüt halinde vadeli borçlarda vade tarihinden, kat ile muaccel olan alacaklarda ise kat tarihinden itibaren tüm kredilere bankaca uygulanan kredi faiz oranlarından muacceliyet tarihi itibariyle en yüksek olan kredi faiz oranına, bu oranın %50 ilavesiyle bulunacak oranda temerrüt faizi uygulanacağını kabul, beyan ve taahhüt ettiği düzenlenmiştir. 31.03.2017 tarihli genel kredi sözleşmesinin 11/b maddesinde ise, müşterinin, temerrüt halinde vadeli borçlarda vade tarihinden, kat ile muaccel olan alacaklarda ise kat tarihinden itibaren tüm kredilere bankanın mevzuat gereğince TCMB'ye bildirdiği kredi faiz oranlarından muacceliyet tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranına, bu oranın %30 ilavesiyle bulunacak oranda temerrüt faizi uygulanacağını kabul, beyan ve taahhüt ettiği belirtilmiştir. Taraflarca akdedilen 26.02.2015 tarihli sözleşme gereği herhangi bir kredi kullandırımı olmamıştır. Dava ve takip dayanağı borca esas kredi ise 31.03.2017 tarihli ikinci genel kredi sözleşmesinin imzasından sonra 11.05.2017 tarihinde kullandırılmıştır. Bu durumda dava ve takip konusu kredi alacağına uygulanacak temerrüt faizinin tespiti bakımından 31.03.2017 tarihli ikinci sözleşmenin 11/b maddesindeki düzenlemenin dikkate alınması gerekmektedir. Yargıtay 11 ve kapatılan 19. Hukuk Daireleri ile HGK'nın yerleşik uygulamaları gereğince; temerrüt faizine esas alınacak faiz oranı, banka tarafından müşterilerine fiilen uygulanan faiz oranı olup, bankanın talep ettiği oranda temerrüt faizi işletilebilmesi için TCMB'ye bildirilen oranın değil, belgelenmesi halinde bankanın fiilen uyguladığı akdi faiz oranlarının esas alınması gerekmektedir. Bankalar tarafından TCMB'ye uygulanacağı bildirilen, ancak müşterilerine uygulamadıkları en yüksek faiz oranları, temerrüt faizinin belirlenmesine esas alınmamaktadır. Somut olayda dava konusu krediye en son yıllık %28 oranında akdi faiz uygulandığı tespit edilmiştir. Bu orana sözleşmenin 11.b maddesine göre %30 ilavesiyle bulunan temerrüt faizi oranı yıllık %36,40 olarak tespit edilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda da yıllık %36,40 oranı üzerinden hesaplama yapılmıştır. Bu durumda davacı banka tarafından krediye fiilen uygulanan akdi faiz oranına göre sözleşme gereği tespit edilen temerrüt faizine itibar edilerek karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş olup, davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,7‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!