Anahtar kelimeler: İpliğin Tıra Dorsesini Palet Tonluk Tırın İplik Ham Tır Ton

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2021NUMARASI
: █████████ Esas - █████████ KararDAVA
: İtirazın İptaliDavanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;DAVA
: Davacı vekili; müvekkiline ait yaklaşık 3 ton ağırlığında 4,5 palet iplik ham maddesinin taşınmasının davalı tarafından üstlenildiğini, malların davalının sahibi bulunduğu tıra yüklendiğini, davalının çalışanı olan ...'ın tır ve dorsesini yüklemeden sonra 30.05.2017 tarihinde park ettiğini, daha sonrasında tırın yanına geldiğinde müvekkiline ait 4,5 palet ipliğin araçtan çalındığının tespit edildiğini, çalınan 4,5 palet ham ipliğin yaklaşık 3 tonluk ağırlığa sahip ve hırsızlık tarihindeki değerinin 14.174-USD olduğunu, söz konusu bedelin İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, davalı tarafın sözleşme ile yüklendiği edimlerini yerine getirmediğini, kendi himayesi ve sorumluluğu altında bulunan malların çalınması sonucu kendisinden icra takibi ile talep edilen alacağa haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, davalının takibe itirazının iptali ile davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili; ilgili malların gümrükten teslim alınıp davacıya ait depoya götürüldüğünü, davacının Ramazan ayı olması nedeniyle malı iftardan sonra kabul edebileceğini söylemesi üzerine şoför tarafından aracın branda ve kapılarının nizami şekilde kapatılarak sokağa yüklü olarak park edildiğini, ancak aracın brandasının kesilmesi suretiyle hırsızlık yapıldığını, davacı tarafından dosyaya sunulan ifade tutanaklarında yer alan malın cinsi ve tonajı ile ilgili bilgilerin tamamının, davacı çalışanı ...'ın beyanları doğrultusunda kayıt altına alındığını, davacı çalışanının 4,5 palet yük ve 3 ton civarında bir malın eksik olduğunu beyan ettiğini, bu taşımaya ilişkin davacının elinde bir taşıma irsaliyesi bulunmadığını, ancak davacı tarafından çalınan malın cinsi hakkında taraflarına bilgi amaçlı gümrük belgelerinin gönderildiğini, buna ve tanık beyanlarına göre davacının toplam 28 palet net 13.920 kg poy iplik malzemesinin teslim alındığını, buna karşılık hırsızlık olayının akabinde araçta kalan 24,5 palet yükün davacının depo sorumlusu ... tarafından 31.05.2017 tarihinde tutanak ile teslim alındığını, buna göre 3,5 palet iplik çalındığını, toplam 28 paletten oluşan net 13.920 kg olan yüke göre 1 paletin ağırlığı 497,14 kg olup, 3,5 palet 1.740 kg civarında bir yükün çalındığını, aynı gümrükten alınan evrakta malın kg net fiyatının 2,52-USD olduğu yazılı olup çalınan 1.740 kg poy ipliğin değerinin 4.384-USD olduğunu, emtianın davacının kendi kusuru neticesinde çalındığını, davalı müvekkilinin gümrükten aldığı yükü doğrudan davacının deposuna teslim etmek istediğini ,zararın teslimin geciktirilmesinden doğduğunu, olaydan sonra zararın müvekkilince taşıma hizmeti verilerek karşılanması konusunda anlaştıklarını ve müvekkilince taşımalar yapıldığını, buna ilişkin olarak müvekkilince 15.10.2017 tarihli 7.080-TL ve 10.620-TL tutarlı faturalar düzenlendiğini, ancak davacının faturaları kabul etmeyerek iade ettiğini, bu taşımalardan kaynaklanan alacak için davacı aleyhine Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosya üzerinden icra takibi başlatıldığını, ancak davacı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEME KARARI
: Mahkemece; sürücü ...’ın emniyetteki ifadesinde, iftar için evine gittiğini, 23.15 sıralarında tırın bulunduğu yere geldiğinde 4,5 palet iplik ham maddesinin aracın arka kısmındaki branda kesilerek çalındığını tespit ettiğini beyan ettiği, davalı tarafın, davacı şirket yetkilisi ...’ın 24,5 palet teslim alındı imzalı fotokopi belgesine dayalı olarak, gümrük evraklarına göre 28 palet olduğunu, buna göre 3,5 paletin çalındığını ileri sürdüğü, çalınan malın miktarının olay günü tutulan resmi tutanaklara göre 4,5 palet olduğuna kanaat getirildiği, davalının şoförünün emtia yüklü aracı güvenlik kamera sistemi bulunmayan sokak önüne park etmesinde TTK 875/1 maddesi hükmüne göre ağır kusurlu olduğu, bu nedenle taşıyıcının sorumluluğunu kaldıran ve sınırlayan hükümlerinden yararlanamayacak olan davalı taşıyıcının, tüm zararlardan sorumlu olacağı, davacının bilirkişi raporunda hesaplanan 4,5 palet için 7.087,51-USD olarak alacağını ispatladığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının itirazının kısmen iptaline, takibin 7.087,51-USD asıl alacak üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %10,75 değişen oranlarda ticari temerrüt faizi işletilmesine, alacağın %20'si oranında 5.187,91-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİ
: Davalı vekili; davacıya ait malların müvekkilince gümrükten teslim alındığını ve davacıya ait depoya götürüldüğünü, ancak davacının Ramazan ayı içerisinde bulunulması nedeniyle malı iftar sonrasında kabul edebileceğini söylemesi üzerine müvekkilinin şoförünün aracı davacı tarafın deposuna çok yakın bir adreste sokağa yüklü olarak park ettiğini, ancak aracın brandasının kesilmesi suretiyle ilgili hırsızlık olayının gerçekleştiğini, çalınan malın miktarına ilişkin polis kayıtlarının davacı çalışanı ...’ın beyanları doğrultusunda hazırlandığını, davacı çalışanının 4,5 palet yük ve 3 ton civarında bir malın eksik olduğunu beyan ettiğini, gümrük belgelerine göre davacının toplam 28 palet net 13.920 kg iplik malzemesinin teslim alındığını, buna karşılık hırsızlık olayının akabinde araçta kalan 24,5 palet yükün davacının depo sorumlusu ... tarafından 31.05.2017 tarihinde teslim alındığını, dolayısıyla 3,5 palet iplik çalındığını, mahkemece çalınan yükün miktarı açıklığa kavuşturulmadan karar verildiğini,zarara karşılık müvekkilince taşımalar yapıldığını, buna ilişkin olarak müvekkilince 15.10.2017 tarihli 7.080-TL ve 10.620-TL tutarlı faturalar düzenlendiğini, ancak davacının faturaları iade ettiğini, bu taşımalardan kaynaklanan alacak için davacı aleyhine Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosya üzerinden icra takibi başlatıldığını,davacı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu, takip konusu alacak yabancı para cinsinden olduğundan, 3095 sayılı kanunun 4/a maddesinde düzenlenen faize hükmedilmesi gerekirken alacağa %10,75 değişen oranlarda ticari temerrüt faizi işletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda müvekkili tarafından yapılan bir kısım taşımaların bedelini mahsup edildiğini, ancak bir çok taşımanın bedelinin mahsup edilmemesinin hatalı olduğunu, ayrıca alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE
: Dava, yurt içi taşıma sırasında hırsızlık sonucu zayi olan olan emtia bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK.nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. Yine TTK.nın 876. maddesi uyarınca ziya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. Somut olayda; davacıya ait iplik ham maddesinin yurt içi taşımasının davalı tarafından üstlenildiği, davalının aracına yüklenen emtianın bir kısmının davalı sürücüsünün aracı sokağa park edip aracın yanından ayrılarak, akşam yemeği için evine gittikten sonra meydana gelen hırsızlık sonucunda çalındığı anlaşılmaktadır. Emtianın kısmi kaybı, araç sürücüsünün aracı güvenlikli bir park alanı yerine sokak üzerine park ederek terk ettikten sonra gerçekleştiğinden, davalı ağır kusurlu olup, davalının TTK'nın 882. maddesindeki sınırlı sorumluluk hükmünden yararlanması mümkün değildir. Araçta yüklü bulunan emtianın 28 palet 13.920- kg olduğu tarafların kabulündedir. Hem davacının çalışanı hem de davalının araç sürücüsü olay sonrasında emniyette alınan beyanlarında çalınan emtianın 4,5 palet olduğunu beyan etmişlerdir. Ancak ,davalı tarafça yargılama sırasında sunulan davacı çalışanı ... imzalı belgede ise 24,5 palet malın teslim alındığı yazılıdır. Bu durumda hemen olay sonrası emniyette alınan ifadelerde belirtilen miktara itibar edilmesi mümkün olmayıp, kalan emtianın sayılarak teslim alındığının hayatın olağan akışına uygun olduğunun kabulü ile 24,5 palet ürünün teslim alındığı ve dolayısıyla çalınan emtia miktarının 3,5 palet olduğunun kabulü gerekir. Buna göre 13.920-kg 28 palet emtianın her bir palet ağırlığı 497,14 kg olup, çalınan 3,5 palet emtianın ağırlığı 1.739,99- kg'dır. Bilirkişi raporunda emtianın kg değeri (gümrük masrafları ilavesiyle )3,16-USD olarak ve 3,5 palet emtianın toplam değeri 5.512,42-USD olarak hesaplanmıştır.Bu halde mahkemece çalınan emtianın 4,5 palet olarak kabulü ile buna bağlı olarak fazla alacağa hükmedilmesi doğru olmamıştır. Davalı tarafça; olay sonrası davacı ile anlaşmaları doğrultusunda müvekkilince çalınan emtia bedeline mahsuben davacıya taşıma hizmeti verildiği belirtilerek bir kısım sevk irsaliyeleri ile 15.10.2017 tarihli 7.080-TL ve 10.620-TL tutarlı faturalar nedeniyle takas defi ileri sürülmüştür. Bu iki faturaya dayalı olarak davalı tarafından davacı aleyhine Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosya üzerinden icra takibi başlatılmış olup davacı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın iptali davası açılıp açılmadığı hususunda ise bir bilgi bulunmamaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise; söz konusu iki faturanın davalı tarafça süresinde iade edilmiş olup davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, faturalarda belirtilen sevk irsaliyelerinin ise fatura tarihinden 2,5-3 ay öncesine ait olduğu, davacının düzenlediği sevk irsaliyelerinde taşıyıcı kısmı boş olup taşımayı davalının yaptığını gösterir bir kayıt bulunmadığı, davalı tarafça düzenlenmiş bir sevk irsaliyesi bulunmadığı, sunulan iki adet 19.06.2017 malzeme çıkış formunda ise teslim alan kısmında davacı çalışanının imzası ve araç şoförlerinin ismi bulunduğu, bu taşımalara dayalı davalı faturasının ise 3.000-TL+KDV olduğu belirlenmiştir. Bu durumda davalının düzenlediği 15.10.2017 tarihli 7.080-TL ve 10.620-TL tutarlı faturalara konu hizmetin verildiği kanıtlanamamıştır. Malzeme çıkış formları ise dava dışı taşıyıcı Kare Kara Taşımacılık firmasınca düzenlenmiş olup, birisinde araç şoförü olarak davalı sürücüsünün adı soyadı imzası ve davalıya ait araç plakası yer almaktadır. Dolayısıyla bu taşımanın davalı tarafından yapıldığı kanıtlanmıştır. Diğer formda ise araç şoförünün adı yer almamakta olup, araç plakası da farklı olup, bu taşımanın davalı tarafından gerçekleştirildiği kanıtlanamamıştır. Bu durumda davacının 3.000-TL+KDV (3.540-TL) tutarlı fatura konusu hizmetin yarısı olan 1.770-TL tutarında taşıma hizmeti verdiği kanıtlanmış olup, bu tutarın dava tarihindeki kur (3.9320) karşılığı olan 450,15-USD'nin takas defi kapsamında davacı alacağından mahsubu sonucunda 5.062,27-USD alacağa hükmedilmesi gerekirken, mahkemece takas defi dikkate alınmadan fazla alacağa hükmedilmesi doğru olmamıştır. Takip ve dava konusu alacak yabancı para cinsinden olduğundan, 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince, Devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanması gerekmektedir. Bu nedenle mahkemece alacağa avans faizi işletilmesine karar verilmesi yerinde bulunmamıştır. Diğer yandan İİK’nın 67. maddesi uyarınca, itirazın iptali davasında borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilir.Takip ve dava konusu alacak, taşıyıcının sorumluluğuna dayalı tazminata ilişkin olduğundan, likit olmayıp yargılamayı gerektirmektedir.Koşulları olmadığı halde davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi de hatalıdır. Açıklanan nedenlerle; mahkemece çalınan emtia miktarının tespitinde hata edilmesi, davalının takas definin dikkate alınmaması, yabancı para cinsi alacağa avans faizi işletilmesi ve likit olmayan alacak bakımından icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ,yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından "davanın kısmen kabulüne"fazla istemin reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2021 Tarih █████████ Esas █████████ Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibine itirazının kısmen iptaline, takibin 5.062,27-USD alacak üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren 3095 saylı kanunun 4/a maddesi gereğince faiz işletilmesine, fazla istemin reddine, Koşulları olmadığından icra inkar tazminatı isteminin reddine" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ; "Alınması gereken 1.359,69-TL karar harcından mahkeme veznesine yatırılan 881,15-TL peşin harcın mahsubuna alan 478,54-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine,Davacı tarafından yatırılan 912,55-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya ödenmesne, Davacı tarafça yapılan 1.400-TL bilirkişi ücreti ve 375,70-TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.775,70-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 635-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine taktir olunan 5.100-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davanın reddolunan kısmı üzerinden davalı lehine taktir olunan 5.100-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, " Yatırılan 476-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Davacı tarafından yapılan 13-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 5-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 56,50-TL istinaf yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 40-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2025