Anahtar kelimeler: Aitplaka Dağı Otogarında İndirdikten Yolcularını Ağrı Mamulleri Otobüs Otobüsünün Tütün

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.SUÇ
: 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefetHÜKÜM
: Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaSanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:I. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiin temyiz istemi; mahkûmiyet kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.II. GEREKÇEOlay tutanağına ve dosya kapsamına göre, 20.01.2013 tarihinde, ihbar üzerine, Ağrı Dağı adlı otobüs firmasına ait....plaka sayılı yolcu otobüsünün, Antalya otogarında yolcularını indirdikten sonra gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında Cumhuriyet savcısı tarafından verilen yazılı arama emrine istinaden temyiz dışı sanıklar birinci şoför ...., ikinci şoför ... ve muavin...'ın hazır bulunduğu esnada yapılan aramada aracın muhtelif yerlerinde 123 karton kaçak sigara ele geçirildiği, bahsi geçen temyiz dışı sanıklar hakkındaki iletişim tespit tutanakları içeriklerine göre sanık ...'nin suça konu kaçak sigaraları sipariş verdiği anlaşılmıştır.Sanık aşamalardaki savunmasında; ismi geçen şahısları tanımadığını, sigara istemediğini, tape kayıtlarında geçen şahıslar ile görüşmüş olabileceğini, sigaraları kendisine teslim edemediklerini başkalarına satmış olabileceklerini beyan etmiştir.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.İletişimin dinlenilmesi ve kayda alınmasına dair tutanaklar dava dosyasında mevcuttur.İletişimin tespiti, kayda alınması, dinlenmesi ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesiyle ilgili 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 135 inci maddesindeki iletişim tespiti karar tarihinde yürürlükte olan düzenleme; "Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturmada, suç işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkânının bulunmaması durumunda, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının kararıyla şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi tespit edilebilir, dinlenebilir, kayda alınabilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir. Cumhuriyet savcısı kararını derhâl hâkimin onayına sunar ve hâkim, kararını en geç yirmidört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi halinde tedbir Cumhuriyet savcısı tarafından derhâl kaldırılır." şeklinde olup, yine aynı maddenin altıncı fıkrası da, "Bu madde kapsamında dinleme, kayda alma ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine ilişkin hükümlerin ancak aşağıda sayılan suçlarla ilgili olarak uygulanabilir,a)Türk Ceza Kanunu'nda yer alan;1.Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (Madde 79, 80),2.Kasten öldürme (Madde 81, 82, 83),3.İşkence (Madde 94, 95),4.Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, Madde 102),5.Çocukların cinsel istismarı (Madde 103),6.Uyuşturucu veya uyarınca madde imal ve ticareti (Madde 188),7.Parada sahtecilik (Madde 197),8.Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç Madde 220),9.Fuhuş (Madde 227, fıkra 3)10.İhaleye fesat karıştırma (Madde 235),11.Rüşvet (Madde 252),12.Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama (Madde 282),13.Silahlı örgüt (Madde 314) veya bu örgütlere silah sağlama (Madde 315),14.Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk (Madde 328, 329, 330, 331, 333, 334, 335, 336, 337) suçları,b)Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (Madde 12 ) suçları,c)Bankalar kanunun 22 nci maddesinin üç ve dört numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu,d)Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar,e)Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 68 inci ve 74 üncü maddelerinde tanımlanan suçlar.Bu maddede belirlenen esas ve usuller dışında hiç kimse, bir başkasının telekomünikasyon yoluyla iletişimini dinleyemez ve kayda alamaz." biçimindedir.Anılan yasal düzenlemeler ışığında bir suç soruşturması nedeni ile dinleme kararı alınabilmesi için suç işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkanının bulunmamasının gerekli olduğu gibi, aynı zamanda soruşturması yapılan suçların da altıncı fıkrada düzenlenen suçlardan olması gerekmektedir.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun ███████-283 Esas, ████████ Karar ve 10.12.2013 tarihli kararında da, "... telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında elde edilen delillerin aynı kanunun 135 inci maddesinin altıncı fıkrasında sayılanlar dışında bir suçun soruşturma ve kovuşturulmasında kullanılmaması ise delil değerlendirilmesi yasaklarına örnek olarak gösterilebilir." şeklinde belirtilen yasak delil niteliğinde olan kanıtların hükme esas alınamayacağı ifade edilmiştir.Yine 5271 sayılı Kanun'un 138 inci maddesinin ikinci fıkrasında "Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında, yapılmakta olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan ve ancak, 135 inci maddenin altıncı fıkrasında sayılan suçlardan birinin işlendiği şüphesini uyandırabilecek bir delil elde edilirse; bu delil muhafaza altına alınır ve durum Cumhuriyet savcılığına derhâl bildirilir." hükmünün yer aldığı,Dosya kapsamına göre sanığa atılı eylemin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, 5752 sayılı Kanun ile değişik 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasına aykırılık suçunu oluşturduğu, bu suçun katalog suçlar arasında da bulunmaması karşısında tapelerin tesadüfen elde edilen delil olarak da kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu suretle sanık ... yönüyle iletişimin tespiti tutanaklarının delil olarak kabul edilemeyeceği, sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, savunmasının aksine suça iştirak ettiğine ilişkin cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilerek atılı suçtan beraatine karar verilmesi yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 27.11.2024 tarihinde karar verildi.