Anahtar kelimeler: Ştiyi Beşiktaş Kurduklarını Çektiği Nakit Devrettiğini Hisselerini Hisse Tlyi Bankadan

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ████████ Esas 2022/7 Karar
DAVA
: İtirazın İptali (Hisse Devir Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
: Davacı vekili, sermayesi tamamen müvekkil tarafından karşılanan tarafların ortak olduğu dava dışı ... Ltd. Şti.'yi kurduklarını, müvekkilin verdiği nakit para dışında bankadan kredi çektiği 17.700-TL'yi de davalıya verdiğini, kuruluştan kısa bir süre sonra tarafların ayrılmaya karar verdiğini, müvekkilin hisselerini Beşiktaş ... Noterliği'nin █████/2013 tarihli ... yevmiye sayılı hisse devri sözleşmesiyle davalıya devrettiğini; tarafların kendi aralarında da aynı tarihte hisse devri protokol sözleşmesi akdettiklerini, buna göre davalının müvekkiline şahsi olarak 41.637-TL nakit ve 17.700-TL banka kredisi olmak üzere toplam 59.337- TL borcu bulunduğunu; davalının Kasım 2013-Nisan 2014 arasında müvekkiline her ay 455-TL kredi borcuna sayılmak üzere toplam 1.000-TL ve Mayıs 2014-Ekim 2014 arasında 1.550-TL olmak üzere toplamda 68.950-TL ödeyeceğinin kararlaştırıldığını; ancak davalının ödemeleri düşüldükten sonra 43.650-TL borcu kaldığını; bu alacağın tahsili için davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, ancak davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili, TTK 595'e göre hisse devir sözleşmesinin yazılı ve noter tarafından tasdiklenmesi gerektiğini, noterde imzalanan █████/2013 tarihli sözleşmede, davacının 25.000-TL tutarındaki %50 payını müvekkiline devrettiği, bu miktarı nakden ve tamamen aldığının yazılı olduğunu; davacının aynı tarihli dayandığı adi yazılı sözleşmenin belirtilen şekil şartına uyulmadığından geçersiz olduğunu, noterde yapılan hisse devriyle de hükümsüz kılındığını ve davacının alacağını kanıtlaması gerektiğini ileri sürerek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
: Mahkemece, devir sözleşmesi TTK 595'e göre geçerli olarak yapıldıktan sonra, sözleşmenin esaslı unsuru olmayan devir bedeline ilişkin ayrı bir sözleşme yapılabileceği, bu yeni sözleşmenin TTK'daki şekil şartlarına tabi olmadığı, davacının █████/2013 tarihli noter senedindeki “devir bedelinin nakden ve tamamen ödendiği” beyanının borcun söndürüldüğünü kabule yeterli bulunmadığı, hisse devri sözleşmesi ve dava dilekçesinde belirtilen bedellerin ödendiğinin ispat yükünün davalı üzerinde olduğu (Yargıtay 11. HD'nin █████████ E., █████████ K. ve █████████ E., ██████████ K. sayılı ilamları); noterde düzenlenen █████/2013 tarihli sözleşmeyle davacının hissesinin davalıya devredildiği; tarafların imzasını taşıyan █████/2013 tarihli belgede ise, davalının hisse devir bedeli karşılığı olarak, davacıya toplam şahsi borcunun 41.637-TL tutarı nakit ve 17.700-TL'si de kredi olmak üzere toplam 59.337-TL olduğu, 17.700-TL tutarlı kredi borcunun davalının her ay 455-TL ödeyerek 60 ayda kapatacağı, 60 ay sonunda 9.600-TL faiz olmak üzere toplam 27.300-TL ödenmiş olacağından, kredinin erken kapanmasına çaba gösterileceği, kredi borcu erken kapanırsa durumun güncelleneceği, davalının Kasım 2013 Kasım-Nisan 2014 aylarını kapsayan 6 ay boyunca, davacıya her ay 1.000-TL ödeyeceği, bunun 455-TL'sinin kredi ödemeleri için, 545-TL'sinin ise nakit borcuna karşılık olacağı, davalının Mayıs 2014-Ekim 2014 aylarını kapsayan 6 ay boyunca, davacıya her ay 1.550-TL ödeyeceği, 455-TL'si kredi ödemeleri için, 1.095-TL'sinin ise nakit borcuna karşılık olacağı, bu koşullarla birlikte davacı dava dışı şirketteki 50 payı ile 25.000-TL tutarında hissesini davalıya devretmiş olacağının belirlendiği; buna göre sözleşmenin imzalanmasından itibaren davacının şirketteki hisselerini noter aracılığıyla devir edeceğinin kararlaştırıldığının anlaşıldığı; davalı, devir bedeline ilişkin sözleşmedeki imzayı inkar etmiş ise de, bilirkişi incelemesiyle imzanın davalı eli ürünü olduğu anlaşıldığı; davacının bankadan kullandığı kredinin faizli toplamının 27.275,07-TL olduğu, 41.637-TL davacının davalıdan nakit alacağının bulunduğu, toplam alacağın 68.912,07-TL olduğu, davalı tarafından .. Bankası ile aracılığıyla yapılan ödemeler ve Vakıfbank kredisi için yapılan ödemelerin toplamının 13.494-TL olduğu, ödemelerin mahsubuyla davacının davalıdan 55.418,07-TL alacaklı durumda bulunduğu, ancak takipte 43.650-TL asıl alacak talep edildiğinden taleple bağlı kalınması gerektiği; davalı takipten önce temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz istenemeyeceği ve icra inkar tazminatının şartlarının bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının icra takibine 43.650-TL'ye ilişkin itirazının iptaline, takibin takip şartları ile devamına, fazla istemin reddine, alacağın %20'ni oranındaki 8.730-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davalı vekili, davacının hissesini █████/2013 tarihinde noterde akdedilen sözleşmeyle müvekkiline devrettiğini, davacının noterdeki sözleşmede 25.000-TL hisse bedelini nakden ve tamamen aldığını beyan ettiğini; buna rağmen davacının hisse devriyle ilgili adi yazılı bir sözleşme iddiasının hayatın akışına aykırı olduğunu; mahkemece TTK 595 dikkate alınmadan davanın kabulüne karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu; kabul anlamına gelmemek üzere Yargıtay 11. HD'nin █████████ E., █████████ K. sayılı ve █████/2020 tarihli ilamında belirtildiği üzere, mahkemenin kabul ettiği miktardan 25.000-TL'nin mahsubunun gerektiğini; adi yazılı sözleşmedeki imza itirazının eksik incelendiğini tüm belgelerin celbinin beklenmediğini ve Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
: Dava, limited şirket hisse devir bedeli alacağının tahsili için başlatılmış icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir. TTK'nın 595. maddesi gereğince esas sermaye payının devri ve devir borcu doğuran sözleşmeler yazılı şekilde yapılır ve tarafların imzaları noterce onanır. Ayrıca devir sözleşmesinde ek ödeme ve yan edim yükümlülükleri, rekabet yasağı, ağırlaştırılmış veya tüm ortakları kapsayacak biçimde genişletilmiş ise, bu husus, önerilmeye muhatap olma, ön alım, geri alım ve alım hakları ile sözleşme cezasına ilişkin koşullarda belirtilir. Eldeki davada davacı, davalı ile ortak oldukları limited şirketteki 25.000-TL'ye karşılık gelen %50 oranındaki hissesini aralarındaki █████/2013 tarihli adi yazılı sözleşmedeki hisse bedeli ödeme koşullarıyla davalıya devretmeyi taahhüt etmiştir. Söz konusu hisse devrine ilişkin olarak da TTK'nın 595. maddesine uygun olarak, aynı tarihte noterde akdedilmiş onaylama şeklindeki hisse devri sözleşmesi akdedilmiştir. Resmi sözleşmede hisselerin 25.000-TL bedel karşılığında devredildiği, davacının devir bedelini nakten ve tamamen aldığını beyan etmiştir. Davalı adi yazılı sözleşmenin geçersiz olduğunu ve altındaki imzanın kendisine ait olmadığını belirtmiştir. Yargılama aşamasında davalının tatbik imzaları alınarak ve yeterli sayıda imza örnekleri temin edilerek grafolog bilirkişiden rapor alınmıştır. Söz konusu raporda sözleşmedeki imzayla tatbik ve örnek imzalarının tümünün tersim biçimi, ebadı, eğimi, yönü, doğrultusu, seyir, sürat, istif, alışkanlıklar ve baskı derecesi bakımından uygunluk olduğu, bunun sonucu olarak da sözleşmedeki imzanın davalıya ait olduğu belirlenmiştir. Bu tespite göre raporun hükme esas alınabileceği anlaşıldığından, davalının Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmasına ve eksik belge ile inceleme yapıldığına ilişkin itirazları kabul edilmemiştir. Limited şirket hisse devir işlemlerinde bedel veya alacak bakımından ayrı bir sözleşmenin yapılabileceği ve bu sözleşmenin TTK'nın 595. maddesi uyarınca resmi şekilde yapılma şartı aranmamaktadır. Davacı ile davalı arasında yapılan █████/2013 tarihli adi yazılı sözleşmedeki imzanın davalıya ait olduğu belirlenmiştir, ancak davalı bu sözleşmenin geçersiz olduğunu ileri sürmüştür. Bu sözleşme, davacının paylarının belli bir bedel karşılığı belirlenen vadelerle ödenme koşuluyla davalıya devredileceğini düzenlemektedir. Sözleşme, devir bedelinin miktarının tespitine ve ne şekilde ödeneceğine ilişkin olduğundan geçerlidir. Başka bir ifadeyle noterde düzenlenen hisse devir sözleşmesindeki bedelin alındığına ilişkin kaydın aksinin davacı tarafça sunulan ve imzası inkar edilmeyen protokolle ispatlanması mümkündür. Dolayısıyla limited şirket hisse devir bedeli ve bunun ödeme şekline ilişkin sözleşmenin ayrı olarak, adi yazılı şekilde düzenlenebileceği, devir bedeline ve ödeme şekline ilişkin hisse devir şekli olan noterde imzaların onaylanmasının bir geçerlilik şartı olmadığı, yüksek yargı kararlarında içtihat edilmiştir (Yargıtay 11. HD'nin █████████ E., ██████████ K. sayılı ve █████/2013 tarihli ilamı). Ayrıca Yargıtay 11. HD'nin █████████ E. ve ██████████ K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, resmi şekilde düzenlenen pay devrinden ayrı olarak pay bedelinin ve ödeme şeklini düzenleyen bu tür sözleşmelerin düzenlenebileceği ve adi yazılı şekilde düzenlenen sözleşmeyle devir bedeli ve vadeleri gösterildiğinden, tarafların noterde düzenlenen belgede, bedelde muvazaa yaptıkları kabul edilmelidir. Bu kabul karşısında artık, noterde düzenlenen sözleşme makbuz hükmünde de kabul edilemeyeceğinden 25.000-TL de mahsup edilemeyecektir. Bu nedenle mahkemece, bedel belirleyen █████/2013 tarihli sözleşmeye itibar edilerek, karar verilmesi isabetli bulunmuştur (Yargıtay 11. HD'nin █████████ E., █████████ K. sayılı ve █████/2024 tarihli ilamı). Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 2.981,73-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 745,44‬-TL harcın mahsubu ile kalan 2.236,29‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 26-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!