Anahtar kelimeler: Körfez Fek Fekki Krediye Finansman Sorulduğunu Başvurduğunu İpoteğin Koşuluyla Kredisi

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2021
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA
: Tazminat (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
: Davacı vekili, dava dışı ...'in müvekkili bankaya █████/2013 tarihinde konut finansman kredisi kullanmak için başvurduğunu, krediye istinaden taşınmaz üzerinde ipotek tesis edileceği zaman taşınmazda davalı bankanın 1. derece ipoteğinin görüldüğünü, bu ipoteğin fekki için talep edilen miktarın davalı bankaya sorulduğunu ve davalı banka Körfez Şubesinin █████/2013 tarihli 317 sayılı cevabi yazısında 150.000-TL'nin ödenmesi koşuluyla ipoteğin fek edileceğinin bildirildiğini; ...'nın müvekkiline sunduğu █████/2013 tarihli yazıda, ipoteğin fekki için davalıya 98.450-TL'nin gönderilmesini talep ettiğini, yazının teyidinin davalının Körfez Şubesi çalışanı ... tarafından verildiğini; yazışmalar neticesinde müvekkilinin ...'ya kredi kullandırdığını ve taşınmaz üzerine 2. derece ipotek tesis edildiğini, davalı bankaya da 98.450-TL gönderildiğini, ancak davalının taşınmazdaki ipoteğini fek etmediği gibi 98.450-TL'yi de müvekkili bankaya iade etmediğini; sonrasında davalının Kocaeli ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasından başlattığı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte taşınmazın satışa çıkarıldığını ve █████/2014 tarihli açık artırmada 134.000-TL'ye satıldığını; davaya konu ettikleri hususun takip başladığında fark edildiğini, icra dosyasında tebligatların usulsüz olduğunu; ipoteğin fekki amacıyla müvekkili tarafından ödeme yapılmasına rağmen ipoteğin kaldırılmaması sebebiyle müvekkiline iadesi gerekirken her iki hususun da yerine getirilmediğini ve davalının bu işlemi neticesinde davacının zarara uğradığını ileri sürerek, █████/2013 tarihinde tahsil edilen 98.450-TL'nin ödeme gününden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili, taraflar arasında sözleşme olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte huzurdaki davanın sebepsiz zenginleşme ve/veya haksız fiilden sadır olduğundan talebin zamanaşımına uğradığını; davacının kredi kullandırdığı dava dışı müşterisinden alacağını tahsil etmek yerine müvekkiline dava açtığından davanın sıfat yokluğundan reddi gerektiğini; kabul anlamına gelmemekle birlikte, davaya konu alacağın dava dışı ...'den tahsil edilemediği ispat edilmeden açılan davanın mesnetsiz olduğunu ve hukuki yarar yokluğundan usulden reddinin gerektiğini; taahhütnamede belirtilen tutarda ve tarihte ödeme yapılmadığını, taraflar arasındaki hukuki ihtilafta yazılı taahhütnamenin geçerli olduğunu; taşınmazın takipteki satışından davacının alacağının bir kısmını tahsil ettiğini, bakiye alacağını tahsil edemediğine ilişkin dosyada delil bulunmadığını, davaya konu zararın varlığının, müvekkilinin kusurunun ve illiyet bağını ispat edilemediğini, bu nedenlerle haksız fiil koşullarının oluşmadığını; taşınmazın önceki maliki olan ... tarafından imzalanan ipotek resmi senedinde, taşınmazın ...'in tüm borçlarının teminatı olduğunun kararlaştırıldığını, bu nedenle müvekkilinin taşınmazın devriyle güvencesi devam eden ipoteği haklı olarak fek etmediğini; taraflar arasında sözleşme olmadığı gibi alacak ve borç ilişkisi de bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
: Mahkemece, davacının kullandırdığı krediden 98.450-TL'yi █████/2013 tarihinde davalının 1. derece ipoteği nedeniyle davalıya aktardığı, davalının davacıya yazdığı █████/2023 tarihli yazıda, (aynı gün) █████/2013 tarihine kadar 150.000-TL ödenmesi halinde ipoteğin fek edileceğini bildirdiği, bu bildirim dışında taraflar arsında herhangi bir sözleşme vs. olmadığı, dosya içerisindeki bildirimin taraflar arasında düzenlenen bir sözleşme ilişkisini doğurmadığı, bu nedenle de taraflar arasında sözleşmeye dayalı bir talepten söz edilemeyeceği, dolayısıyla davacının isteminin sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olduğu, TBK 82'de sebepsiz zenginleşmeden doğan davalarda zamanaşımı süresinin hak sahibinin geri isteme hakkını öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten itibaren 10 yıl olarak düzenlendiği, davalı tarafından zamanaşımı itirazında bulunulduğu, davacının basiretli tacir gibi hareket ederek ödemeyi yaptığı tarih olan █████/2013 tarihinden itibaren davalı tarafından ipoteğin fek edilip edilmediğini araştırması gerektiği gibi dava dilekçesinde ipotekli taşınmazın davalı tarafından açılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan Kocaeli ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takipte █████/2014 günü satışının yapıldığı ve dava tarihi itibariyle 2 yıllık zamanaşımı süresinin her halükarda dolduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili, taraflar arasında davalı banka tarafından imzalanıp verilen taahhütnameye dayalı bir hukuki ilişki olduğunu; tarafların irade açıklamalarına dayanan olaylarda sebepsiz zenginleşmeden söz edilemeyeceğini, davalının verdiği taahhütnamede 150.000-TL'nin belirtilen zamana kadar ödenmesi halinde ipoteği fek etmeyi taahhüt ettiğini, ancak belirtilen ödemenin zamanında ve tam olarak ödenmediğini, dolayısıyla ipotek fek şartlarının gerçekleşmediğini, bu nedenle ipoteği fek etmediklerini kabul ettiklerini, o zaman taraflar arasındaki hukuki ilişkiye göre aldığı parayı iade etmesi gerektiğini; taraflar arasında bir sebebi, bir hukuki sözleşmesi, bir taahhüdü icap ve kabulü olan genel hükümlere dayanan bir alacak-borç ilişkisi oluştuğunu, bu nedenle paranın iade edilmesi gerektiğini, uygulanacak zamanaşımının da 10 yıl olduğunu; gönderilen tutarın ...'in rotatif kredilerine ve banka nezdindeki diğer kredilerine mahsup edildiğini, konut kredisi kapamasına mahsup edilmediğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
: Dava, ipoteğin fekki için davalıya ödeme yapılmasına rağmen ipoteğin fek edilmediğinden bahisle zarara uğranıldığından ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir. Somut olayda davacı banka, müşterisi dava dışı ...'in █████/2013 tarihinde konut finansman kredisi kullanmak için başvuru yaptığını, krediye konu ve kredinin temini için davacı lehine ipotek konulacak taşınmazda davalı bankanın 1. derece ipoteğinin fekki için talep edilen miktarın davalıya sorulduğunu, davalının Körfez Şubesinin █████/2013 tarihli davacı bankanın İzmit Şubesi'ne hitaben düzenlediği ve gişe görevlisi ile operasyon yönetmeni tarafından imzalanan yazısında, dava dışı ...'a █████/2011'tarihinde 156.000-TL konut finansman kredisi kullandırıldığı, kredi borcunun █████/2013 itibariyle net olarak 150.000-TL olduğu, krediye ilişkin olarak ...in maliki olduğu konut niteliğindeki bağımsız bölüm üzerinde davalı banka lehine █████/2011 tarihli 1. derecede 312.000-TL bedelli ipotek tesis edildiği, söz konusu kalan tutarın (aynı gün) █████/2013 tarihine kadar ödenmesi halinde ipoteğin 7 gün içinde fek edileceğinin kabul, beyan ve taahhüt edildiğini ifade etmiştir. Dava dışı ... ve ...'in davacı bankaya hitaben verdiği █████/2013 tarihi dilekçede, ...'in sattığı konut için ...'ya kullandırılan konut kredisi bedelinin, davalı bankanın ipoteğinin fekki için 98.450-TL'nin ... Nolu hesaba konut kredisi kapama açıklamasıyla gönderilmesi, geri kalan (boşluk) TL'nin kendisine ödenmesini talep ettiği görülmüştür. Bu belgenin altında "... Körfez Şb. Bireysel ...'den IBAN No-Konut İpoteği ve tutar ... (bilgi yok) alındı" ibaresinin yazılı olduğu, altında bir imza ve isim kaşesinin bulunduğu ancak ismin okunamadığı belirlenmiştir. Dosyaya sunulan █████/2013 tarihli dekonta göre, dava dışı ...'nın davacı bankadaki hesabından ...in davalı bankadaki hesabına "... Konut Bedeli" açıklamalı 98.450-TL EFT yapılmıştır. Davalı bankanın mahkemece yazılmış müzekkereye verdiği iki cevapta, söz konusu bedel ile ...in kredi ödeme, kredi kartı ödeme ve ipotekli kredi kapama işlemlerinin yapıldığı bildirilmiştir. Davalı banka tarafından, dava dışı ..., ... ve ...'ya karşı 31.180,06-TL ipotek alacağı ve 3.052,36-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 34.232,42-TL'nin tahsili için davaya konu taşınmazdaki ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı, satış ilanı 2. derecede ipotek alacaklısı olan davacı bankaya ve diğer ilgililere Mart 2014'te tebliğe çıkarılmış ve ilanlar yapılmış, taşınmaz █████/2014'te 134.000-TL'ye ihalede satıldığı; davacı banka vekilinin icra dairesine verdiği █████/2014 tarihli dilekçesiyle, 2. derece ipotek alacaklısı olarak sıra cetveli yapılmadan ve kendilerine tebliğ edilmeden 1. derece ipotek alacaklısına ödeme yapılmasına muvafakat etmediklerini, taşınmazdaki 1. derece ipoteğin fekki için davalı-alacaklı bankaya ödeme yapıldığı halde ve ipoteğin fek edileceğine dair yazı düzenlenmesine rağmen, fek edilmeyerek taşınmazın satışa çıkarıldığı, bu nedenle davalı-alacaklı bankadan ödenen tutar ve uğradıkları zararların talep ve dava haklarının saklı olduğu belirtilmiş; ihalenin █████/2015'te kesinleşmesi üzerine █████/2015 tarihi derece kararı uyarınca █████/2015 tarihinde davalı-alacaklıya ödeme yapıldığı, aynı şekilde █████/2015 tarihinde de taşınmazdaki 2. ipoteğine istinaden davacı bankaya 33.360,46-TL ödeme yapıldığı belirlenmiştir. Eldeki davada, davacı davalı bankanın █████/2013 tarihli taahhüdüne rağmen 1. derece ipoteğin fekki için müvekkili tarafından 98.450-TL gönderilmiş olmasına rağmen ipoteği fek etmediği ve parayı iade etmediği için zarara uğradığını belirterek, 98.450-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tahsili istenilmiştir. Davalı da söz konusu taahhüdü inkar etmemekte, fakat belirtilen tarihte belirtilen miktarın yatırılmadığını savunmaktadır. Uyuşmazlığın çözümünde de söz konusu taahhüdün esas alınması gerekmektedir. Davacı bankanın dava dışı ...'ya kullandırdığını belirttiği konut kredisi kapsamında, satıma konu konutun maliki ...'nın davacı bankadaki hesabından davalının kredi borçlusu ...in hesabına █████/2013 tarihinde davalı nezdindeki kredi nedeniyle konut üzerindeki 1. derecedeki ipoteğin kaldırılması amacıyla 98.450-TL gönderildiği sabittir. Ancak söz konusu bu para esasen davacı bankanın parası değildir. Buna göre davacı öncelikle, konutun alıcısı-yeni maliki ve verdiği konut kredisinin borçlusu olan ...'den alacağını alamadığını ve bu kapsamda 1. derecedeki ipotek sahibi davalı bankanın ipoteği kaldırmamasından dolayı zarara uğradığını ispat etmelidir. Davacının davada ki iddiası ,1.derecedeki ipoteğin kaldırılacağına güvenerek ,ikinci derecede ipotek alarak konut kredisi kullandırdığına ilişkindir.Ne var ki dava dosyasında ... hakkında ipotekden elde ettiği bedel dışında kalan konut kredisinin tahsili için takip yapılıp yapılmadığı ,sonuçsuz kalıp kalmadığı belirsizdir.Davacı bankanın ikinci derece ipoteği nedeniyle bir kısım tahsilat yaptığı da anlaşılmaktadır.Eğer kredi borçlusundan tahsilat yapması imkansız ise zararını davalı bankadan isteme hakkı doğacaktır. Kredi borçlusu hakkında takip yapıp yasal yollar tüketilmeden davalı hakkında açılan davanın erken açıldığı anlaşılmış olup, henüz davalıya başvuru koşulları oluşmadan açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı hakkında açılan dava erken açıldığından reddi gerekirken , sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talebin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde bulunmamış,davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından yeniden karar verilerek erken açılan davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas - ████████ Karar sayılı █████/2021 tarihli kararının, HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA;"Erken açılan davanın reddine," İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ; "Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının mahkeme veznesine yatırılan 1.681,28-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla olan 1.065,88‬- TL harcın talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Davalı vekili için takdir olunan 13.302,75-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalıya verilmesine, 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına," İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafça yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!