Anahtar kelimeler: Özetidavacı Davatazminat Ekran Satıma Kurulumu Servisi Koruyucu Televizyon Televizyonu Televizyonun

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
:█████████ EsasKARAR NO
:████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
:█████/2021NUMARASI
:████████ Esas- ████████ KararDAVA
:Tazminat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)KARAR TARİHİ
:█████/2025İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin █████/2020 tarihli fatura ile davalı şirketten 207 ekran ... marka televizyon ve televizyonu korumak amacıyla ekran koruyucu satın aldığını Satın alınan televizyonun kurulumu 17.03.2020 tarihinde ve ekran koruyucu kurulumu ise daha sonraki bir tarihte davalı şirketin yetkili servisi tarafından yapıldığını Müvekkil şirket pandemi yasaklarının kalkması itibariyle haziran ayında ekran koruyucunun kurulum itibariyle temizlenmemiş olduğunu ve temizlemenin yapılması amacıyla yetkili servis çağırdığını Temizleme işlemi yapılırken müvekkil şirket yetkilisinin eşi ... refakat ettiğini servis tarafından yapılan temizleme işleminin sonunda ekran koruyucusunda çiziklerin mevcut olduğunu çiziklerin fark edilmesinin akabinde ise televizyonu inceleme gerekliliği hasıl olmuş ve inceleme sonucunda televizyonda da ekran koruyucudaki çiziklerle aynı yerde ve aynı boyutta çiziklerin oluştuğu tespit edildiğini Müvekkil şirket , tespit sonrası derhal mail yoluyla yazılı olarak ve ayrıca müşteri hizmetlerini arayarak davalı şirkete bildirimde bulunduğunu Davalı şirket tarafından satılan ekran koruyucu da gizli ayıp olduğu yetkili servis tarafından yapılan temizleme sonucu ortaya çıktığı gibi , ekran koruyucudaki gizli ayıp aynı zamanda hasarsız olarak müvekkil şirkete teslim edilen televizyonun ekranını da çizerek zarar verdiğinden bahisle ayıplı satılan ekran koruyucunun iadesi ile bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile ödenmesine , ekran koruyucunun zarara yol açtığı televizyonun öncelikle misli ile değiştirilmesine bu mümkün olmadığı takdirde iadesi ile bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile ödenmesine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini davalı yanın %20 tazminata mahkum edilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Bilindiği üzere ayıptan sorumluluğun temel koşulu satılan ürünün ayıplı olması olduğunu, davaya konu ekran koruyucusu ve televizyon, Müvekkil Şirket tarafından 24.02.2020 tarihinde Davacı'ya satılmış olup, satışın gerçekleştirilmesi akabinde ... A.Ş. ("Yetkili Servis") tarafından ürünlerin kurulumunun gerçekleştirildiğini, Yetkili Servis Formunda da görüleceği üzere; ekran koruyucusunun kurulumunun yapıldığı sırada Davacı, ürünü eksiksiz ve sağlam olarak teslim aldığını belirtmiş ve bu yöndeki iradesi ürünü teslim alan ... tarafından ıslak imza ile ortaya koyulduğunu, bu durumda satılan ekran koruyucusunun kurulumunun yapıldığı sırada üründe herhangi bir çiziğin, dolayısıyla ayıbın mevcut olmadığı Davacı tarafından da ikrar edilmiş olduğunu, uyuşmazlığa konu ekran koruyucusunda teslim anında herhangi bir ayıp bulunmamakta olduğunu, oluştuğu iddia edilen çizikler tamamen kullanıcı hatası kaynaklı olup, bu hususta Müvekkil Şirket'in hiçbir sorumluluğunun bulunmadığı Yetkili Servis Formu ile de sabit olduğunu, bu nedenle ilgili mevzuat dâhilinde davacının talebi doğrultusunda hiçbir hak doğmadığını, her ne kadar Davacı tarafından davaya konu ekran koruyucusunda gizli ayıbın bulunduğu iddia edilmişse de, hiçbir şekilde ayıbın varlığının kabulü anlamına gelmemekle birlikte; ekran koruyucusunda var olduğu iddia edilen çiziklerin durumun mahiyeti gereği satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılabilecek bir ayıp olduğu izahtan vareste olduğunu, bu durumun aksinin iddia edilmesi, hukukumuzda yerleşik dürüstlük kuralı prensibine aykırı bir davranış olacağını, işbu sebeple olayımızda Davacı'nın Müvekkil Şirket aleyhine ikame ettiği davada dayanak olarak ileri sürmüş olduğu TBK m.223/2 hükmünün uygulanması mümkün olmadığını, olayın mahiyeti gereği gizli ayıp hükümlerine başvurulamayacak olması sebebiyle sadece TBK m.223/1 hükmünün uygulanması gündeme gelebileceğini, TBK m.223/1 hükmü bakımından ayıptan sorumluluğun şartlarından biri, alıcının kanunun kendisine yüklediği külfetleri yerine getirmiş ve ayıbı kabul etmemiş olması olduğunu, buna göre, üründe bir ayıp bulunması halinde TBK'nın 223. maddesi ile hükme bağlanan ayıbı bildirim külfeti süresi içinde yerine getirilmiş olması gerektiğini, satıcının ayıptan doğan sorumluluğundan bahsedilebilmesi için öncelikle alıcının kanunda öngörülen gözden geçirme ve ihbar külfetini yerine getirmiş olması gerekmekte olduğunu, bilindiği üzere ticari satışlarda, TTK'nın 23/1,c maddesi doğrultusunda malın teslimi sırasında belli olan ayıplar için alıcının bildirim süresi iki gün olup, açıkça belli olmayan ayıplar bakımından ise sekiz gün olduğunu, her ne kadar davacı, dürüstlük prensibine aykırı bir şekilde, ilgili ekran koruyucusunda olağan bir gözden geçirmeyle fark edilemeyecek çiziklerin bulunduğunu ve bu durumun gizli ayıp teşkil ettiğini iddia etmekteyse de, Sayın Mahkemeniz'e işbu cevap dilekçemiz ile sunmuş olduğumuz fatura ve servis raporu incelendiğinde anlaşılacağı üzere ekran koruyucusunun kurulumunun yapıldığı sırada Davacı, ürünü eksiksiz ve sağlam olarak teslim aldığını yönünde iradesini açık bir şekilde belirtmiş olduğunu, ancak bütün bunlara rağmen daha sonrasında ekran koruyucusunda bir ayıp bulunmakta olduğu iddia ediliyor olsa bile, ilgili ekran koruyucusu 24.02.2020 tarihinde satın alınmış olup ekran koruyucusuna ve televizyona ilişkin şikayetler kapsamında yetkili servise başvuru tarihi 18.06.2020 olması sebebiyle davacının dört ay sonra başvuru yaptığı görülmekle birlikte, olağan gözden geçirmeyle ortaya çıkabilecek bir ayıp niteliğinde sayılması gereken çiziklere ilişkin süresi içinde ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğinin aşikar olduğunu, hal böyleyken davacının seçimlik hakkının doğması söz konusu olmadığını, Yukarıda açıklandığı üzere davacı ilgili maddede öngörülen her iki süreyi de aşmış, bu itibarla kendisine yüklenen ihbar külfetini yerine getiremediğini, bu halde ayıba karşı tekeffül sorumluluğundan bahsetmek mümkün olmadığını, açıklanan sebeplerle mevzuat dahilinde davacının talepleri doğrultusunda hukuki şartlar oluşmadığından herhangi bir hak doğmamakta olup huzurdaki haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir.İhbar olunan ... A.Ş. Vekilinin █████/2021 tarihli dilekçesinde özetle; Davacı taraf, davalı ... Şirketinin mağazasından TV ekran koruyucu satın almıştır. TV Ekran Koruyucunun kurulması için de müvekkil şirket personellerine kurulum talimatı geldiğini, bunun üzerine müvekkil şirket personeli davacı tarafın adresine kurulum için gitmiş ve sorunsuz bir şekilde ekran koruyucunun kurulumunu gerçekleştirdiğini, sorunsuz bir şekilde kurulumun gerçekleştirildiğine dair servis formu hazırlanmış ve davacı tarafından sorunsuz bir şekilde kurulduğu için imzalandığını, nitekim Servis Formuna da bakıldığı zaman kurulum tarihinin 25.03.2020 olduğu gözükmekte olduğunu, ama davacı kurulumdan epey bir zaman sonra yani 19.06.2020 tarihinde davaya konu şikayetini gündeme getirdiğini, görüleceği üzere kurulum ile davacının gerçek dışı iddiası arasında 3 aylık bir zaman olduğunu, bu 3 aylık süre içerisinde müvekkil şirket ile alakası olmayan TV üzerinde meydana gelen bir zarar ile müvekkil şirketin ilişkilendirilmesi hakkaniyete aykırı olduğunu, ayrıca önemle belirtmek isteriz ki; TV koruyucuları sökülüp takılabilen ürünler olduğunu, yani davacı taraf da kendi başına TV ekran koruyucuyu rahatlıkla çıkarabilir ve geri takabileceğini, bu nedenle TV üzerinde meydana gelen herhangi bir zararın TV Ekran koruyucu ile bir bağlantısının kurulması mümkün olmadığını, Sonuç itibari ile davaya konu uyuşmazlık ile ilgili müvekkil şirketin bir sorumluluğu bulunmadığını, bu nedenle sayın mahkemeniz hüküm kurarken müvekkil şirketin husumet yokluğu hususunu dikkate almasını ve müvekkil şirket yönünden davacının taleplerinin usulden ve esastan reddine ilişkin karar vermesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:İlk Derece Mahkemesi kararında;"Yapılan yargılama, yasal mevzuat, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraflar arasında bir TV ve Ekran Korucusu alım satım işlemi yapıldığı, davacının davalıdan bir adet ..." ... ve ...'' aldığı ve davalı tarafından teslim edildiği, ancak satılıp teslim edilen ekran koruyucusunda çiziklerin olması nedeniyle arızalı çıktığı, bu çiziklerin ekran koruyucusunun ...'ye montajı yapılırken de ...'ye zarar verdiği, davalının ayıba karşı yükümlü olduğu, ayıplı satılan ekran koruyucunun iadesi ile bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile ödenmesini, ekran koruyucunun zarara yol açtığı televizyonun öncelikle misli ile değiştirilmesine bu mümkün olmadığı takdirde iadesi ile bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile ödenmesine kar verilmesini davacı tarafın talep ettiği, ancak bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere 24.02.2020 Tarihli ... A.Ş. Servis Formu’nda, “Tv ekran koruyucu kurulumu yapıldı” açıklaması bulunmakta olduğu, 24.02.2020 Tarihli ... A.Ş. Servis Formu’nda, “Tv ekran koruyucu ve TV’de çizikler mevcuttur. 3 çizik birbiriyle eşleşiyor. Çizik koruyucunun iç kısmındadır” açıklaması bulunmakta olduğu, dolayısıyla 24.02.2020 tarihinde tv ve ekran koruyucusunun kurulduğu ve bu tarihte ayıbın ortaya çıktığı, ancak davacı tarafından davalıya bu ayıp nedeniyle bildirimin █████/2020 tarihinde yapıldığı, ayıp ihbar sürelerinin geçtiği, taraflar tacir olduğundan ayıp ihbarının TTK’nın 18/3. maddesinde hükme bağlanan usullerle ve TTK’nın 23/3. maddesinde öngörülen süreler içinde ve gizli ayıp olması halinde BK’nın 223. maddesinin 2. ve 3. fıkralarındaki belirtildiği üzere derhal yapılması gerektiği , ispat yükünün davacı da olduğu, davacının dava dilekçesine sözleşme ve sürelere uygun ayıp ihbarında bulunduğunu gösterir belge ve kayıt sunmadığı, bu doğrultuda sözleşmeden dönmeyip, gerektiğinde ayıp ihbarında bulunduğunu usulünce ispatlayamadığı, ayıp ihbarının sözlü olarak yapıldığının tanıkla ispatının mümkün olmadığı (İstanbul Bam 13. HD'nin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı emsal içtihadı), tüm bu nedenlerle süresinde ayıp ihbarının yapılmamış olması nedeniyle davanın reddine yönelik aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ..."gerekçesi ile,'' Davanın REDDİNE," karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;"YEREL MAHKEME EKSİK İNCELEME YAPARAK USUL VE YASAYA AYKIRI KARAR VERMİŞTİR.Dava dilekçemizde, dayandığımız deliller kısmında "DAVALI ŞİRKETLE YAPILAN TELEFON GÖRÜŞME KAYITLARI'nın CELBİ" talep edilmişse de mahkeme tarafından bu husus hiçbir şekilde değerlendirmeye alınmamış ve eksik inceleme yapılmıştır. Nitekim, davalı şirket tarafından görüşmeler kayıt altına alınmaktadır. Görüşme içerikleri ve tarihler incelendiğinde davalı şirkete AYIP İHBARININ YASAL SÜRESİ İÇİNDE YAPILMIŞ OLDUĞU İSPATLANACAKTIR.MÜVEKKİL FİRMA TARAFINDAN AYIP İHBARI YASAL SÜRELER İÇİNDE YAPILMIŞ VE BU HUSUS DOSYADAKİ TÜM BİLGİ VE BELGELERLE İSPATLANMIŞTIR. Uyuşmazlığa konu ürünler dava dilekçemizde belirttiğimiz üzere █████/2020 tarihinde satın alınmıştır. Tv kurulum tarihi █████/2020 tarihindedir. Tv ekran koruyucusunun kurulumu ise █████/2020 tarihinden sonraki bir tarihte yapılmıştır. Her iki ürünün kurulumu daha önce dava dilekçemizde de belirttiğimiz üzere yetkili servis tarafından yapılmıştır. █████/2020 tarihi ve sonrası ile ilgili 7226 SAYILI KANUN'UN GEÇİCİ 1.MADDESİNİN A BENDİ gereğince süreler █████/2020 tarihinden başlamak üzere █████/2020 tarihine kadar durmuştur. Sonrasında ise █████/2020 tarihli 2480 karar numaralı resmi gazete kararı ile sürelerin durması hususu █████/2020 tarihine uzatılmıştır. Müvekkil firma ise █████/2020 tarihinde yani yasal süreye uygun olarak, dava dilekçemizin ekinde mevcut olan SMS kaydı ile ... numaralı başvuruda bulunarak ekran koruyucudaki çizik ve çiziğin zarar verdiği televizyon ile ilgili iade/değişim talebini davalı şirkete iletmiştir. Akabinde aynı başvuru numarası ile █████/2020 ve █████/2020 tarihli aramalara ilişkin sms kaydı mevcuttur. ... başvurusu ile ilgili davalı şirketle yapmış olduğu telefon görüşmelerinden netice alamayınca █████/2020 tarihli talebini yazılı olarak mail yolu ile █████/2020 tarihinde davalı şirkete iletmiştir.Tüm bu bilgi ve belgeler beraber değerlendirildiğinde davalı şirkete bildirim kanuni sürelere uygun bir şekilde yapmış ve bu husus sms kayıtları, mail bildirimi ve mahkemece eksik inceleme yapılan ve fakat davalı şirketten telefon görüşme kayıtları istenip incelendiğinde de müvekkil firma yasal süreye uygun şekilde bildirim yaptığını ispatlamış durumdadır.7226 SAYILI KANUN GEÇİCİ MADDE 1 (1) Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla; a) Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 4/███████ tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13/3/2020 (bu tarih dâhil) tarihinden,b) 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile takip hukukuna ilişkin diğer kanunlarda belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim veya icra ve iflas daireleri tarafından tayin edilen süreler; nafaka alacaklarına ilişkin icra takipleri hariç olmak üzere tüm icra ve iflas takipleri, taraf ve takip işlemleri, yeni icra ve iflas takip taleplerinin alınması, ihtiyati haciz kararlarının icra ve infazına ilişkin işlemler 22/3/2020 (bu tarih dâhil) tarihinden, itibaren 30/4/2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durur. Bu süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlar. Durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılır.Salgının devam etmesi halinde Cumhurbaşkanı durma süresini altı ayı geçmemek üzere bir kez uzatabilir ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabilir. Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır."Yargı Alanındaki Hak Kayıplarının Önlenmesi Amacıyla Getirilen Durma Süresinin Uzatılmasına Dair" Cumhurbaşkanı Kararı, 30 Nisan 2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kararda, “Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde yayılmasını ve yargı alanında doğabilecek hak kayıplarını önlemek amacıyla; 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen durma süresi, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununda öngörülen zorunlu idari başvuru yoluna ilişkin süreler hariç, 1/5/2020 (bu tarih dahil) tarihinden 15/6/2020 (bu tarih dahil) tarihine kadar (salgın hastalığın yayılma tehlikesinin daha önce ortadan kalkması halinde yeniden değerlendirilmek üzere) uzatılmıştır” Yerel mahkeme davanın reddine karar vermiş ise de izah etmeye çalıştığımız nedenlerle söz konusu karar usul ve yasaya aykırı olup istinaf incelemesine konu etme gerekliliği hasıl olmuştur. "demiştir.İlk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında inceleme yapılıp talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; davacı tarafından davalıdan satın alınan dava konusu televizyon ve ekran koruyucunun ayıplı olduğu iddia edilen davalının yetkili servisi ihbar olunan tarafından kurulan ekran koruyucusunun iadesine ve bedelinin davalıdan tahsiline, yine ayıplı olduğu iddia edilen ekran koruyucusunun satın alınan televizyona zarara verdiği iddiası ile televizyonun misli ile değişimine, bunun mümkün olmaması halinde iadesi ile bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesi talebine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı iddiası ile davanın reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili, davacı tarafından davalıdan satın alınan televizyonun davalının yetkili servisi tarafından █████/2020 tarihinde kurulumunun yapıldığını, ekran koruyucusunun ise daha sonraki bir tarihte kurulumunun yapıldığını, covid-19 pandemi yasaklarının kalkması üzerine ekran koruyucusunun bakımı ve temizlenmesi için yetkili servisin çağrıldığını ve bu sırada ekran koruyucusunda çizikler olduğunun ve bunun televizyona da zarar verdiğinin tespit edildiğini, durumun çağrı merkezi aranmak suretiyle ve mail yolu ile davalı tarafa ihbar edildiğini, ancak davalı şirkete yapılan başvuruların sonuçsuz kaldığını, bu sebeple ayıplı ekran koruyucusunun iadesine ve bedelinin davalından tahsiline, ekran koruyucusunun zarara verdiği televizyonun misli ile değişimine, bunun mümkün olmaması halinde televizyonun iadesi ile bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, dava konusu ekran koruyucusunun davalıya satımı ve yetkili servis tarafından kurulumu sırasında herhangi bir ayıp bulunmadığından davalının seçimlik haklarını kullanmasının mümkün olmadığını, ayıp olduğunun varsayılması halinde dahi iddia edilen çiziklerin açık ayıp olduğunu, süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, ayıp iddiası kabul edilmemekle birlikte Mahkemece aksinin kabulü halinde yıpranma payının mahsup edilmesi gerekmekte olduğunu ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece █████/2020 tarihli servis formunda ayıpların tespit edildiği ve davacı tarafından öğrenildiğini, buna rağmen ayıp ihbarının süresinden sonra █████/2020 tarihinde yapıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili tarafından televizyonun satın alındıktan sonra yetkili servis tarafından█████/2020 tarihinde kurulumunun yapıldığı, ekran koruyucusunun da bu tarihten sonraki bir tarihte kurulumunun yapıldığı iddia edilmiş, televizyonun kurulumunun █████/2020 tarihinde yapıldığına ilişkin dava dilekçesi ekinde belge sunulmuş ve ihbar olunan yetkili servis vekili tarafından sunulan beyan dilekçesinde ekran koruyucusunun █████/2020 tarihinde kurulumunun yapıldığı belirtilmiş ve dilekçe ekinde tarihi okunamayan servis formu, çiziklerin tespit edildiğine ilişkin █████/2020 müracaat tarihli ve █████/2020 tarihli ekran koruyucu ve televizyondaki çiziklerin tespit edildiği servis formu sunulmuştur. Davacı ve davalı tarafından dilekçeleri ekinde sunulan çağrı tarihi █████/2020 tarihi olarak gösterilen servis formunda "TV Ekran Koruyucu Kurulumu Yapıldı" ibaresinin bulunduğu, yine davacı tarafından sunulan çağrı tarihi █████/2020 tarihi olarak gösterilen servis formunda "Ekran Koruyucu ve TV'de çizikler mevcuttur. 3 çizik birbiriyle eşleşiyor. Çizik koruyucu iç kısmındadır. Çizikleri gördükten sonra müşteriniz koruyucuyu çıkarmıştır." ibaresinin bulunduğu, söz konusu servis formunda çağrı tarihinin televizyon ve ekran koruyucunun satın alındığı tarih olan █████/2020 tarihi olduğu, ancak servis tarafından kurulumun yapıldığı ve hasarın tespit edildiği tarihin bulunmadığı, dava dilekçesi ekinde sunulan televizyon kurulumuna ilişki belge ve ihbar olunan tarafından ekran koruyucunun kurulumuna ilişkin beyan edilen tarih dikkate alındığında █████/2020 tarihli çağrı tarihinin televizyon ve ekran koruyucunun satın alındığı tarihte kurulum için yetkili servisten randevu oluşturma tarihi olduğunun kuvvetle muhtemel olduğu anlaşılmakla, Mahkemece davalı şirket ve ihbar olunan yetkili servisten televizyon ve ekran koruyucunun satın alınmasına, kurulum için yetkili servisten randevu oluşturulmasına ve kurulumuna, davacı tarafından çağrı merkezi ile yapılan görüşme kayıtlarına, hasarın tespitine ilişkin servis formlarına, iddia ve savunmaya ilişkin belgeler celbedilmeden, dava dilekçesi ekinde sunulan iki adet █████/2020 çağrı tarihli servis formlarından birinde "TV Ekran Koruyucu Kurulumu Yapıldı" ibaresinin yer almasına rağmen diğerinde "Ekran Koruyucu ve TV'de çizikler mevcuttur. 3 çizik birbiriyle eşleşiyor. Çizik koruyucu iç kısmındadır. Çizikleri gördükten sonra müşteriniz koruyucuyu çıkarmıştır." ibaresinin yer aldığı dikkate alındığında çelişkili olan bu servis formlarının farklı tarihlerde oluşturulup oluşturulmadığı ve oluşturulma tarihleri, dava konusu ürünlerin kurulum tarihleri, davacı tarafından ayıbın tespit edildiği tarih, ihbar tarihleri, ayıbın hangi sebepten kaynaklandığı, ayıbın gizli mi açık mı ayıp olduğu, buna göre pandemi dönemine ilişkin duran sürelerde gözetilmek suretiyle ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığının, ayıbın süresinde yapıldığının kabulü halinde davacı tarafından davalıya gönderilen mailde ekran koruyucusunun çok gergin olarak montaj edildiğini, kullanıcı hatası ve davalının bir hatasının bulunmadığını, ancak sorumluluğun davalıya ait olduğunu belirtmesi karşısında ekran koruyucusundaki ayıbın yetkili servis tarafından hatalı kurulumundan mı yoksa kullanıcı hatasından mı kaynaklandığı, servis hizmetinin hatalı olup olmadığı, bundan dolayı davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, ayıbın giderilip giderilemeyeceği, ayıp sebebiyle davacının zararı, iade ve değişim koşullarının oluşup oluşmadığı, ayıplı haliyle ürünlerin davacı tarafından kullanılmasının kendisinden beklenip beklenemeyeceği, değişimin hakkaniyete uygun olup olmadığı, üründe kullanım sebebiyle yıpranma oluşup oluşmadığı hususlarında herhangi bir irdeleme yapmayan ve sadece hangi tarihte tutulduğu belirli olmayan servis raporuna göre hazırlanan bilirkişi raporunun esas alınmak suretiyle eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamış, davacı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Sonuç itibariyle, davacının istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın kaldırma kararı doğrultusunda yargılama yapılmak ve sonucuna göre karar verilmek üzere mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2021 tarih, ████████ esas ve ████████ karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.