Anahtar kelimeler: Yaymak Evresi Usûlüne Merci Geçirme Geçirmek Mercii Şüpheliler Adalet Kişisel
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği

    SAYISI
    : █████████ Değişik İş
    SUÇLAR
    : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme
    KARAR
    : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii kararı
    KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN
    : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : İlgili kararın kanun yararına bozulması
    Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek ve yaymak suçundan şüpheliler ..., ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 17.02.2022 tarihli ve ███████████ soruşturma, █████████ sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci İzmir 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 03.10.2022 tarihli ve █████████ değişik iş sayılı kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
    Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanunun 309/1. maddesi uyarınca, 27.07.2023 tarihli ve 94660652-105-35-7105-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.09.2023 tarihli ve KYB-██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
    I. İSTEM
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.09.2023 tarihli ve KYB-██████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;
    “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında,
    Dosya kapsamına göre, müştekinin şüpheli ile husumetinin olduğu bir soruşturma dosyasındaki evrakların dosyada taraf olmayan ...’e gönderildiği, bu suretle şüphelilerin kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek ve yaymak suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca, müştekinin iddiası dışında somut bir delil bulunmadığı gekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de;
    Müştekinin ... ile whatsapp görüşmelerine ilişkin ekran görüntülerini dosyaya ibraz ettiği, şüphelinin, müşteki ile husumetinin olduğu inceleme dışı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı ██████████ soruşturma dosyasına ilişkin evrakları ...’e gönderdiğinin iddia edildiği, bu evraklar arasında müştekinin adı, soyadı, T.C. Kimlik numarası, baba adı, ana adı, doğum tarihi, doğum yeri gibi kişisel bilgilerini içeren ifade tutanağının da bulunduğu anlaşılmakla, ...’in ifadesine başvurulması, ... ile müşteki arasında geçen görüşmede yer alan soruşturma dosyasındaki evraklara ait fotoğrafların dosyaya alınması, şüphelilerin bahsedilen soruşturma evraklarının örneğini ...’e gönderip göndermedikleri hususu araştırılarak şüphelilerin hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken, belirtilen nedenlerle yapılan eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
    Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
    II. GEREKÇE
    Müştekinin şikayet dilekçesi üzerine şüphelilerin tespiti ve eylemin ne şekilde gerçekleştiğinin tespitine yönelik olarak ayrıntılı araştırma yapılarak ilgili müştekiye ait kişisel bilgilerin yer aldığı belgelerin ...’e gönderdiğinin iddia edildiği, bu evraklar arasında müştekinin adı, soyadı, T.C. Kimlik numarası, baba adı, ana adı, doğum tarihi, doğum yeri gibi kişisel bilgilerini içeren ifade tutanağının da bulunduğu anlaşılmakla, ...’in ifadesine başvurulması, ... ile müşteki arasında geçen görüşmede yer alan soruşturma dosyasındaki evraklara ait fotoğrafların dosyaya alınması, şüphelilerin bahsedilen soruşturma evraklarının örneğini ...’e gönderip göndermedikleri hususu araştırılarak şüphelilerin hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekmesi karşısında soruşturmanın genişletilmesi için itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yasal ve yeterli bir gerekçe belirtilmeksizin yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
    III. KARAR
    1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
    2. İzmir 6.. Sulh Ceza Hâkimliğinin 03.10.2022 tarihli ve █████████ Değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanunun 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA,
    5271 sayılı Kanunun 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    17.02.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!