Anahtar kelimeler: Emekliklik Tutturmak Hedefi Acentesi İcraya Mesnetsiz Yapmakla Borçluya Poliçe Anadolu

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ███████ E - ████████ K
DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili şirket tarafından borçluya icra takibi başlatıldığını, işbu icraya karşı borçlu işbu takibe haksız ve mesnetsiz bir biçimde itiraz ettiğini, ... Emekliklik yetkili acentesi olan davacı şirket, 01.09.2016 tarihinde yapmış olduğu peşin gelir protokolü gereğince 3 yıl alınan hedefi tutturmak ve 1 yıl da poliçe takip sürecini yapmakla ilgili olarak görevlendirildiğini ve bu konuda yasal bir yükümlülük altına girdiğini, davalı/borçlu ile müvekkili şirket arasında da işbu yükümlülük kapsamında 09.09.2016 tarihinde gelir-gider ortaklığı adı altında bir protokol imzalandığını, işbu protokolün içeriği;... A.Ş.'den alınan peşin gelir protokolü gereğince 3 yıl boyunca toplam 450.000 TL + 1 yıl süreyle de poliçe takip süreci gerçekleşeceği şeklinde olduğunu, bu kapsamda ... tarafından 01.03.2016 tarihinde ilk yıl için 150.000 TL toplu para müvekkili şirket hesabına gönderildiğini, daha sonraki süreçte ilk yıl hedefin tutturulmasına istinaden ikinci yıl yine gelen (01.09.2017) 150.000 TL ödenen para ile birlikte müvekkili firma tarafından hem ilk yıl hedef parasından hem de ikinci yıl hedef parasından toplamda davalı/borçluya 61.000 TL (Ödeme Emrindeki asıl alacak tutarı) kadar bedelin borç olarak gönderildiğini, fakat kendisinin isteksizliği ve protokole uygun davranışlar sergilememesi sebebiyle protokol sonlanmadan işi bıraktığını, müvekkili şirketin bu süreçte fazlasıyla mağdur olduğunu ve ikinci yıl ile daha sonraki yıllarda hedef gerçekleştirilmediği için ...Emeklilik'ten alınan ödemelerin iade edildiğini, davalı/borçluya verilen borç paralar da ... Emeklilik'ten gelen paralar olduğunu, işbu paralarda müvekkili şirket tarafından iade edildiğini, davalı/borçlu hem müvekkili şirket ile yapılan protokole riayet etmediğini hem de müvekkili şirketten aldığı borç paraları geri ödemediğini, bu sebeple haksız ve hukuka aykırı bir biçimde yapılan itirazın iptal edilerek takibinin devamına karar verilmesini ve işbu itiraza karşı borçlu/davalı adına %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili █████/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, müvekkili ile davacı şirket arasında işçi - işveren ilişkisi mevcut olduğunu, müvekkilinin SGK kaydında bu durum açıkça görüldüğünü, söz konusu davada görevli mahkeme İstanbul Anadolu İş Mahkemeleri olduğunu, görevsizlik kararı verilmesini talep etme zarureti hasıl olduğunu, davacı şirketin bahsetmiş olduğu ...ile yapılan sözleşme 01.09.2016 tarihli olmasına rağmen, müvekkili ile daha sonra 09.09.2016 tarihinde gelir gider ortaklığı üzerine anlaşıldığını, müvekkilinden önce ...yapıldığını, sözleşmeden dolayı müvekkilinin sorumlu tutması tamamıyla davacının kötü niyetli olduğunun göstergesi olduğunu, davacı müvekkilinden ne koparırsam kardır dürtüsüyle hareket etmek suretiyle huzurdaki davayı ikame ettiğini, davacının dava dilekçesinde ... tarafından 01.03.2016 tarihinde ilk yıl için 150.000 TL toplu para aldığını iddia ettiğini, bahsettiği tarihte davacı şirketin kuruluşu dahi yapılmadığını, davacının kötü niyetli olduğunun göstergesi olduğunu, davacının müvekkiline göndermiş olduğu ödemeler borç olarak değil, müvekkilinin hak edişi olarak gönderildiğini, müvekkilinin bahse konu ödemeleri hakkettiği hususu davacı ve müvekkili arasında imzalanan 09.09.2016 tarihli protokolde de açıkça ortada olduğunu, davacı şirketin borç adı altında müvekkiline gönderdiğini iddia ettiği dava konusu alacağına ilişkin hiçbir delil tarafımıza tebliğ edilmediğini, borç olarak müvekkiline gönderildiği iddia edilen ödemelerin evrakları tarafına tebliğ edildiği tarihte bu konu da daha ayrıntılı cevap verilebileceğini, müvekkilinin davacı şirketin tek yetkilisi olan ...'e "... Sigorta'dan alınan borç geri iadesi" açıklamalı ödeme dekontlarının delilleriyle birlikte sunulacağını, davacı şirketin ödeme gücü olmaması sebebiyle şirket yetkilisinin talebi üzerine tamamıyla iyi niyetli olarak davacı şirket adına 4.321,50 USD "...partaj ve BES peşin ödül 2. Yıl teminatı" açıklamasıyla ...hesaplarına gönderildiğini, davacı müvekkiline göndermiş olduğu masraf iadelerini de dosyaya konu ettiğini, buna ilişkin müvekkilinin yapmış olduğu masraf dökümü olduğunu, dava itirazın iptali davası olduğunu, dava konusu icra takibi ile uyumlu olması gerektiğini, ancak icra dosyası incelendiğinde davacının huzurdaki davada konu ettiği alacak kalemleri uyuşmadığını, davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir. Mahkeme; "Davacı vekili şirketin ...Emekliklik yetkili acentesi olduğunu, 01.09.2016 tarihinde yapmış oldukları peşin gelir protokolü gereğince 3 yıl alınan hedefi tutturmak ve 1 yıl da poliçe takip sürecini yapmakla ilgili olarak görevlendirildiğini ve bu konuda yasal bir yükümlülük altına girdiğini, davalı ile davacı şirket arasında da işbu yükümlülük kapsamında 09.09.2016 tarihinde gelir-gider ortaklığı adı altında bir protokol imzalandığını ve hem ilk yıl hedef parasından hem de ikinci yıl hedef parasından toplamda davalıya 61.000 TL kadar bedelin borç olarak gönderildiğini beyan etmiş olup, dosyaya sunulan 09.09.2016 tarihli protokolün adi yazılı bir protokol olduğu ve ... ile ... arasında imzalandığı , davalı ... SGK hizmet dökümünün incelenmesinde farklı tarihlerde farklı şirketleri 4a sigorta kolunda çalışanı olduğu ve protokol tarihi olan 09.09.2016 tarihinde dava dışı ... A.Ş. çalışanı olduğu ve █████/2016 tarihinde çıkış kaydının bulunduğu yine █████/2017-█████/2017 tarihleri arasında davalının davacı şirket çalışanı olarak göründüğü anlaşılmış olup davalı ...'ın borca dayanak olduğu gösterilen protokolün imzalandığı █████/2016 tarihinde davacının çalışanı ve ya resmi olarak şirket ortağı olmadığı gibi tacir sıfatının da bulunmadığı, uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliğinde de bulunmadığı anlaşıldığından, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari nitelikte olmadığı bu nedenle işbu dava açısından ticaret mahkemelerinin görevli olduğundan ve iş akdine dayalıda olmadığından iş mahkemesinin de görevli olduğundan bahsedilemeyeceği, bu durumda HMK'nın 2.maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde genel görevli mahkemeler olan asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu " gerekçesi ile; "1-Mahkemenin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE, 2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine" karar vermiştir. Kararı davalı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; davalı ile davacı şirket arasındaki işçi - iş veren ilişkisi müvekkilinin SGK kayıtlarının incelenmesiyle de ortaya çıkacağını,bu sebeple söz konusu davada görevli mahkemenin İstanbul Anadolu İş Mahkemeleri olduğunu belirterek ,dosyanın İş Mahkemesi yerine Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi nedeniyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava, protokol gereği davalıya ödendiği ileri sürülen bedelin iadesine yönelik yapılan takibe karşı itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı ile davacı şirket arasında belirtilen işbu yükümlülük kapsamında 09.09.2016 tarihinde gelir-gider ortaklığı adı altında bir protokol imzalandığı ve davalıya ödeme yapıldığı,davalının yükümlülüğünü yerine getirmediği davacı tarafça ileri sürülmektedir. Dava ve takip dayanağı yapılan 09.09.2016 tarihinde gelir-gider ortaklığı adı altında bir protokol kapsamında, taraflar arasındaki davanın ticari dava olmadığı,ayrıca söz konusu protokol hükümleri gereği davada iş mahkemesinin de görevli olmadığı belirlenmiştir. Davada genel yetkili Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakla,mahkemenin görevsizlik kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R
: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde / karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!