Anahtar kelimeler: Davaalacak Uğraşmakta İnceledikten Teslimatı Konteynerlar Kapıların Evraktan Kapı Mallar Projeler

T.C.
İSTANBUL16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ ESASKARAR NO
:███████DAVA
:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:█████/2023KARAR TARİHİ
:█████/2025Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket, inşaat işleri ile uğraşmakta olan bir firma olup, yurtdışında projeler yaptığını, müvekkilinin ...’de devam etmekte olan projesinin kapı işleri için davalı taraf ile anlaşma yapıldığını, taraflar arasındaki anlaşma uyarınca, davalı yan müvekkiline belirtilen süre içerisinde kapı teslimatı yapılacağını, müvekkili şirket ise bunları inceledikten sonra konteynerlar ile inşaatın yapıldığı ...’e göndereceğini ancak davalı yan anlaşma konusu kapıların önce bir kısmını hatalı ve ayıplı hazırladığını, kalan kısmını ise hiç yetiştirmediğini, ayıplı mallar ile ilgili dava ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyası ile davanın devam ettiğini, konteynerlar vasıtası ile yapılan sevkiyatlarda bilindiği gibi gönderim talep eden taraf konteyner kiralamakta bu kiralanan konteyner, geminin sevkiyat tarihine kadar yüklemeye uygun olduğunu, müvekkili şirket, davalı yana tüm bu bilgileri vermiş olmasına rağmen, kapılar kesinlikle hazır edildiğini, ve konteynerlar zamanında yüklenemediğinden gemi hareket tarihi kaçırıldığını, müvekkilinin yüksek bedeller ile kiralamış olduğu ve bedelini ödediği konteynerlar boş bir şekilde gittiğini, müvekkili davalı yanın edimini zamanında ifa etmemesinden dolayı açıkça zarara uğradığını, kendilerine bu bilgi verildiğinde hiç ilgilenilmediğini ve zarar tazmin edilmeye çalışılmadığını, davalarının kabulüne karar verilmesini, 82.867 TL ve ana paraya ilk fatura tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ve 1900 USD ile ana paraya uygulanacak kamu bankalarının 1 yıllık döviz hesaplarına uyguladığı azami mevduat faizi ile birlikte davalı yandan alınarak davacı şirkete verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf ile yapılan sözleşmeye binaen kapılar hazırlandığını ve davalı yana haber verilmiş ancak teslim alınmadığını Halen kapılar mevcut hazır beklediğini, Davalı sözleşmede görüleceği üzere herhangi bir teslim yeri belirtmediğini bu nedenle müvekkil ifa görevini yerine getirdiğini, ürünleri hazırladığını ancak teslim yeri gösterilmediğini ürünler gelip teslim edildiğini, Davacı yanın konteyner kiralaması ve bilgilerini müvekkiline teslim etmesi gerekirken yükümlülüklerini yerine getirmediğini, müvekkiline hiçbir bilgi verilmediğini, Ayrıca ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyası ile ayıplı kapı teslimi yapıldığına ilişkin iddia gerçeği yansıtmadığını, İlgili yargılamanın konusu olmamakla birlikte müvekkilinin hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, Kapılar müvekkili tarafından teslime hazır olup davacı yan konteynır ayarlayamadığı için kapıları zamanında teslim almadığını, davalı müvekkili kapıları zamanında hazırlamış olup teslim alınmamasından sorumlu olmadığını, haksız ve kötü niyetli olan davanın reddini, kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.DELİLLER
:... ATM'nin ... E. Sayılı dosyasının Uyap üzerinden geldiği görüldü. Okundu dosyasına alındı.Hukuk bilirkişisi ... ve Mali Müşavir ... ve Lojistik Uzmanı ... tarafından hazırlanan 24.09.2024 tarihli bilirkişi heyet raporu mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri tüm deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir.Dava; taraflar arasında kapı yapımına ilişkin olarak akdedilen eser sözleşmesi kapsamında kapıların zamanında teslim edilmemesi nedeniyle temerrüt iddiasıyla oluşan zararın tazmini talepli davadır.Hukuk bilirkişisi ... ve Mali Müşavir ... ve Lojistik Uzmanı ... tarafından hazırlanan 24.09.2024 tarihli bilirkişi heyet raporundan özetle;"...Gerek İcra dosyası, gerekse dava dosyası içeriği, Davacı şirkete ait Ticari Defterleri ve belgeler üzerinde yaptığımız inceleme ve değerlendirme sonuçları aşağıda arz edilmiştir. 1. Davacı Şirkete ait 2023 yılı Ticari Defterlerinin yasal süresinde TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, dolayısı ile sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, 2. Davacı yana ait Ticari Defter kayıtlarına göre, Davacı Şirketin Ticari Defter kayıtlarına göre, dava tar le Davalı yandan 52.000,00 TL alacaklı olduğu, 3. Sunulan fatura ve ticari defter kayıtlarına göre, Davacı şirketin malın geç teslim edilmesinden kaynaklandığı ileri sürülen 83.811,37 TL ve 1.900,00 USD gider yapmış olduğu harcamanın davalıdan temin edilen ve bunlarla birlikte başkaca temin edilen yüklerin taşınması için yapılan taşıma ve sevk harcamaları olduğu, 4. Davalı yan, inceleme günü olan 26.04.2024 saat 14:30'da Ticari Defterlerini sunmadığı ve yerinde inceleme talep etmediğinden Davalı yana ait Ticari Defter incelemesi yapılamadığı, 5. Tedarik ve taşıma süreci bakımından davacının toplam harcamasının davalıdan temin ettiği yüklerle birlikte sevk ettiği başkaca malzemelerin Türkiye-Avustralya taşıması için katlandığı ödemeler olduğu, Davacının bu ödemeleri davalıdan talep edebilmesi için tüm taşınan emtianın davalıdan kaynaklı sebeplerle boşa çıktığı ve sattığı malların bedelini tahsil edemediğini ispat etmesi gerektiği, Davalıdan temin edilen üç (3) adet kapının yurtiçi tedarik edildiği, davalının konteyner ve konteynerde zarara uğramasından sorumlu tutulamayacağı, davacı yanca davalının tedarik ettiği kapı emtialarının davacı yana zarar verdiğinin sabit olmadığı, 6. 16.02.2023 ve 21.02.2023 Tarihli “... Ç.K. Sistemleri Teknik Şartname Ve Fiyat Teklifi”incelendiğinde davacı yanın iki teklifle toplam üç kapı imalat işi verdiği, toplam 70.000 TL bedelle anlaşma sağlandığı, davalı yanın ise ürünlerin hazır olduğunu ileri sürdüğü dava dosyasında, davalının ürünleri teslim etmeye hazır olduğunun belirtildiği, 7. Bu noktada davacı davalının süresinde ifada bulunmadığı bu nedenle gemi masrafına katlandığı iddia edilmekte iken; davalı ürünlerin hazır olduğu davacı tarafından ifa talebinde bulunulmadığının ileri sürüldüğü, taraflar arasında ifa yerine ilişkin herhangi bir anlaşmaya rastlanılamadığı, bu yönü ile bu noktada TBK'nın “İfa Yeri” başlıklı 89. madde hükmünün uygulanması gerektiğinin düşünüldüğü, 8. Taraflar arasındaki hukuki ilişkiye konu edimin niteliği itibariyle parça borcu niteliğini haiz olduğunun ifade edilmesi gerektiği, zira bahse konu kapılar davacının talebi doğrultusunda bireysel özellikleriyle belirlenen borç niteliğini haiz olduğu, dolayısıyla bu noktada TBK m. 89/f.1-b.(2) hükmünden hareketle ifa yerinin sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yer olduğu sonuç ve kanaatine ulaşıldığı, 9. Bununla birlikte her ne kadar davalı yan taşıma-montaj taahhüt etmiş ise de davacının bu kapıların gönderileceği adres ve gemi bilgilerini davalı ile paylaştığına veya davalıyı ifaya davet ettiğine ilişkin bir belgeye rastlanılamadığı, bu yönü ile davalının temerrüde düştüğünden bahsetmek mümkün olmayacağı gibi davacının temerrüde bağlı zararların tahsili noktasında davalıdan talepte bulunmasının mümkün olmadığının düşünüldüğü, 10. Son olarak tedarik ve taşıma süreci bakımından davacının toplam harcamasının davalıdan temin ettiği yüklerle birlikte sevk ettiği başkaca malzemelerin Türkiye-Avustralya taşıması için katlandığı ödemeler olduğu bu yönü ile dava dilekçesinde katlanıldığı iddia edilen masrafların tamamının salt huzurdaki davanın taraflarının konu edindiği üç adet kapının nakliyesine ilişkin olmadığının anlaşıldığı, bu yönü ile Sayın Mahkemece davalının temerrüde düştüğü ve davacının uğradığını iddia ettiği zararın davalıdan kaynaklandığı kanaatinde olunması ihtimalinde dahi davalının sorumluluğunun hangi miktarda olduğunun tespitinin mümkün olmadığı, sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Değerlendirmelerimiz, asli ve nihai hukuki takdiri ile tavsifi HMK m. 266/c.2 ve m. 279/f.4 hükmü ile 6754 sayılı Kanun m.3/£3 hükmü icabı tamamen ve münhasıran Mahkemeye ait olmak üzere Sayın Mahkemenin takdirine saygıyla arz olunur. Ancak, Muhterem Mahkemeyi bilirkişi görüşü takyit etmediğinden, sayın yargı makamının tamamen davacı savları veya tamamen davalı savunmaları yönünde hüküm kurmakta bütünüyle muhtar olduğu, meselenin asli ve nihai hukuki tavsifinin sadece Sayın Mahkemeye ait bulunduğu tartışma dışıdır.24.09.2024..."şeklinde görüş bildirmişlerdir.Huzurdaki davada davacı vekilince taraflar arasındaki kapı yapım ve alımına ilişkin sözleşmenin davalı tarafça süresinde ve usulüne uygun teslimatın gerçekleştirilmemesi nedeniyle Sidney'de devam eden projesine sevkiyat yapılamaması nedeniyle kiralanan konteynırların boş olarak sevk edildiği, davalının edimini yerine getirmemesi nedeniyle bu kapsamda uğradığı taşımacılık ve ferilerine ilişkin zararlarının davalı taraftan tazminin talep edildiği görülmüştür.Bir borç ilişkisinde alacaklı bakımından önemli olan, borcun sözleşmede ön görülen zamanda, şekilde, nitelikte ve miktarda ifa edilmesidir. Şayet borçlu, bu borçlara aykırı borcu hiç veya gereği gibi ifa etmezse borca aykırı davanmış olur. TBK'nın 112. Maddesinde yer aldığı üzere ''Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür'' denilmiştir. Borca aykırılık halleri ise borçlu temerrütü kusurlu ifa imkansızlığı, borcun gereği gibi ifa edilmemesi, sözleşme öncesi kusurlu davranış olarak sıralanmakla somut olayda davacının iddiasının borca aykırılık hallerinden borçlunun temerrütüne dayandığı, müspet zararın sözleşme tam olarak ifa edilmiş olsa idi alacaklının mal varlığının oluşacağı durum ile sözleşmeden ifa edilmemiş olması nedeniyle mevcut durum arasındaki fark olduğu bu kapsamda tazmini istenen zarar kaleminin müspet zarar niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafın davacıya sözleşme konusu kapıların teslim alınması hususunda haber verilmiş olmasına rağmen davacı tarafından teslim alınmadığı ifade edilmekle somut olay bakımından borca aykırılık hallerinden temerrüt şartlarının oluşup oluşmadığı, borcun nevi gereği teslim borcunun kime ait olduğunun tetkiki gerekmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmede kapıların teslimi konusunda bir düzenleme bulunmadığı görülmekle TBK genel hükümlere göre ifa yerinin tespiti gerekmiştir. TBK'nın 89. Maddesinde ''Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır;1. Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde,2. Parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde,3. Bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde,ifa edilir.Alacaklının yerleşim yerinde ifası gereken bir borcun doğumundan sonra alacaklının yerleşim yerini değiştirmesi sebebiyle ifa önemli ölçüde güçleşmişse borç, alacaklının önceki yerleşim yerinde ifa edilebilir.'' düzenlemesi mevcuttur. Sözleşmede ifa edilecek edimin davacının talebine göre hususileştirilmiş, nitelikleri belirlenen kapılar olduğu anlaşılmakla edimin niteliğinin parça borcu olduğu anlaşılmıştır. Bu kapsamda da TBK 89/1-2. Maddesine göre borç konusunun bulunduğu yerde ifa edilmesi gerekir. Her ne kadar davacı tarafça kapıların taşıma ve montaj yükümlülüğünün davalıya ait olduğunu ifade etmiş ise de bu hususta davalı yana gönderilen ihtar bulunmadığı, TTK 18/3. Maddesi gereğince ''Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır.'' düzenlemesinin bulunduğu gerek edimin niteliğinin parça borcu olduğu gerekse davacı tarafça davalı yana gönderilen ihtar bulunmadığı görülmekle davalı bakımından temerrüt şartlarının gerçekleşmediği, davacının müspet zararlarının tazmini talep edebilmesi için öncelikle borca aykırılık hallerinin mevcut bulunması gerektiği, huzurdaki davada davalının temerrütünün söz konusu olmadığı anlaşıldığından borca aykırılık hallerinin gerçekleşmediği kanaatine varılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE,2-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 2.303,25 TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 1.687,85 TL'nin davacının talebi halinde davacıya iadesine,3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 30.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,5-Yargılama giderlerinden sayılan 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır