Anahtar kelimeler: Olanplaka Sehpası İlerisinde Devrilmesi Takılarak Direğine Giderken Tabir Kamyonetin Cam

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; " “…Olay Yeri İnceleme tutanağına göre 26.02.2022 tarihinde saat 10:50 sıralarında -----. Şirketine ait olup sürücü ---- kullanımında olan ---- plaka sayılı aracın ----- ilerisinde bulunan ---- İnşaat sahasına park ettiği, aracın üzerine ---- Adi Ortaklığına ait olup sürücü ----- isimli şahsın kullanımında olan------plaka sayılı kamyonetin --- ait inşaat alanına giderken kamyonetin üzerinde bulunan cam taşıma sehpası olarak tabir edilen demir malzemenin elektrik direğine bağlı kablolara takılarak ------plaka sayılı aracın üzerine devrilmesi neticesinde maddi hasarlı kaza meydana geldiği, aracın üzerine 6-7 metre uzunluğunda boru demirin düştüğü, olay sonrası kolluk kuvvetleri tarafından tutanak tanzim edildiği, oluşan zarardan davalıların müşterek ve müteselsil sorumlu oldukları, müvekkili tarafından sigortalısına 25.03.2022 tarihinde 27.139,29TL ödeme yapıldığı, alacağın tahsili için yapılan icra takibinin yapılan itiraz ile durdurulduğu, bu vs. nedenler ile itirazın iptal edilerek takibin devamına karar verilmesi….” talep edilmiştir.
CEVAP
:
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; “…öncelikle kolluk kuvvetleri tarafından tanzim edilmiş olan tutanakta olayın nasıl olduğunun belirtilmiş olduğu ve davacının da kabulünde olduğu, her ne kadar olay direk düşmesi gibi gözükse de polis tutanağına göre ---- isimli ----- plaka sayılı araç sürücünün yan tarafta bulunan ----- inşaat alanına giderken kamyonetin üzerinde bulunan Cam taşıma sehpasının / demir paletlerin elektrik direğine bağlı kablolara takıldığı ve direğin bu şekilde düştüğünün belirtildiği, bu kapsamda müvekkillerinin kusurunun bulunmadığı ve esas kusurlunun dava dışı ------ plaka sayılı araç sürücünün olduğu, bu vs. nedenler ile davanın reddedilmesi…“ talep edilmiştir.
DELİLLER
:
Olay yeri inceleme tutanağı, dava konusu plakalara ilişkin trafik tescil ve ruhsat bilgileri, hasar dosyası, faturalar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.12.11.2024 tarihli ara karar ile dosyanın bir kusur hasar bilirkişisi, nitelikli hesaplama uzmanı ve elektrik mühendisi bilirkişisinden oluşan heyete tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve █████/2024 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
Bilirkişi raporunda özetle; ARAÇ HASAR VE KUSUR TESPİTİNE YÖNELİK; Dosya kapsamında dava konusu kazanın gerek kolluk kuvvetleri tarafından tanzim edilmiş olan Olay Yeri İnceleme Tutanağı ve gerekse dosya muhteviyatı sunulmuş olan bilgi, belge ve dokümanların incelenmesi sonucunda kaza mahallinin KTK ve Yargıtay Genel Kurulu Kararı kapsamında karayolu özelliği sağlayan ve karayolu ile bağlantısı bulunan inşaat şantiyesinde meydana gelmiş olduğu ve nedenle kazanın trafik kazası olarak değerlendirmesi gerektiği, Dava konusu kaza ile hasar durumunun uyumlu olduğu, Dava konusu araçta kaza tarihi itibariyle orijinal parça kullanılması durumunda KDV ve işçilik dahil 29.697,83 TL (İskontosuz) hasar meydana gelmiş olduğunu, bu kapsamda talebe bağlılık ilkesi gereği talep edilmiş olup icraya konu edilen 27.139,29TL.nin piyasa rayiçlerine uygun ve kadri marufunda bulunduğu, Davaya konu Trafik Kazası Kapsamında; Dava dışı---- plaka sayılı araç sürücüsü ----’ın %100 kusur oranı ile asli ve tam kusurlu olduğu, Dava konusu kazanın------plaka sayılı aracın tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu üzerinde gabari üzeri cam sehpa yüklemiş olması ve bu sehpanın elektik direği kablolarına takılarak devrilmesi sonucunda meydana gelmiş olması nedeni ile------plaka sayılı araç sürücüsü --- ’in KUSURSUZ olduğu, , █████/2022 tarihinde saat 11.00 sıralarında Olay Yeri İnceleme Tutanağı’nda imzaları bulunan ---- (Zarar gören araç sahibi) - ( ---- plaka araç şöförü) ----- Proje Müdürü)‘nın da belirtildiği gibi ---- isimli şahsın yetkilisi olduğu----- Adi Ortaklığına ait ---- isimli şahsın kullanımında olan----plaka sayılı kamyonetin yan tarafında bulunan ---- ’a ait inşaat alanına giderken kamyonetin üzerinde bulunan cam taşıma sehpası olarak tabir edilen demir malzemenin elektrik direğine bağlı kablolara takıldığı ve direğin bu nedenle düşmüş olduğu, “Davalıların yapı malikinin sorumluluğu düzenlenmesi karşısında sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, bu yöndeki sorumluluğun irdelenmesi” hususunda borçlar mevzuatına yönelik değerlendirme neticesinde: Davacı tarafından davalılar aleyhine T.C. ----. İcra Müdürlüğü’nün------sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde 27.139,29TL.lik asıl alacak ile 3.434,61TL.lik işlemiş faiz olmak üzere toplamda 30.573,90TL.nin ödenmesinin talep edildiği; Kusursuz sorumluluk kapsamında düzenlenen “yapı malikinin sorumluluğu”na ilişkin TBK m. 69 hükmünün ilk fıkrasının “Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür.” şeklinde olduğu; Ancak yukarıda yer alan teknik inceleme neticesinde-----plakalı aracın sürücüsü olan dava dışı----- ’ın % 100 kusur oranı ile asli ve tam kusurlu olduğu” tespit edildiği için bu tespitin kabulü halinde yapı malikinin sorumluluğunun doğmayacağı; zira binanın veya yapı eserinin yapımındaki bozukluğun veya bakımındaki eksikliğin bu zarara sebebiyet vermediği; yapı ile zarar arasında illiyet bağının bulunmadığı; Sigorta mevzuatı yönünden değerlendirmelerin ise uzmanlık alanımızın dışında kaldığı görüş ve kanaatine varıldığı görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE
:
Dava, kasko sigortacısının trafik kazasından kazasından kaynaklı olarak yapmış olduğu ödemenin 6100 sayılı TTK'nın 1472.maddesi kapsamında rücuen tahsili istemiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebi istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir. İcra dosyası celp edilmiş, davalıların ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu ve huzurdaki davanın süresi içerisinde ikame edildiği tespit edilmiştir.
Uyuşmazlık; Davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ait aracın karışmış olduğu trafik kazasına ilişkin kasko sigorta poliçesinden kaynaklı yapmış olduğu ödemeleri davalılara rücu edip edemeyeceği, davalıların trafik kazasından kaynaklı sorumluluklarının bulunup bulunmadığı, davalıların yapı maliki sorumluluğu düzenlemesi karşısında sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, bu yöndeki sorumluluğun irdelenmesi, elektrik direğinin belirlenen yönetmelik ve düzenlemelere uygun inşa edilip edilmediği, davacı yan davalılara rücu edebilecek ise kaza nedeniyle kusur oranlarının belirlenmesi, dava dışı-----Plakalı araç sürücüsünün sorumluluğu bulunup bulunmadığı, davalının kusuru da bulunmakta ise gerçek zararın tespit edilmesi, dava dışı sigortalının aracında kazadan kaynaklı hasar meydana gelip gelmediği, hasar meydana gelmiş ise zararın tespiti, araçtaki onarımın hasarla uyumlu olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi geregince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”. Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları; fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir.
Toplanan deliller ve dosya kapsamı itibariyle dosyanın bilirkişile tevdi edilerek rapor tanzim edilmiş, alınan bilirkişi raporunda davalının kusurlu olmadığının bildirildiği görülmüştür.
Bilindiği üzere, 6098 Sayılı TBK. 49 maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Öte yandan, bugüne kadarki yerleşik Uyuşmazlık Mahkemesi kararları ile son dönem gelişen ve Yargıtay -----. Hukuk Dairesi'nin █████/2019 gün ve ---- esas, ---- karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri bunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarında uygulanacağı; Karayolları Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri başlıklı 7.maddesinde yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve mal güvenliği yönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak, araçların güvenli geçmesi ile ilgili tüm tedbirleri almak, davalının görevleri arasındadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olayda; davalının tazmin sorumluluğundan bahsedebilmek için zarar, kusur ve illiyet bağı unsurlarının bulunması gerektiği, somut olayda Dava konusu kazanın ----- plaka sayılı aracın tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu üzerinde gabari üzeri cam sehpa yüklemiş olması ve bu sehpanın elektik direği kablolarına takılarak devrilmesi sonucunda meydana geldiği, davalıların yapı maliki sorumluğunun meydana gelen kazanın oluşumunda davalının herhangi bir etkisinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacının zararı ile davalının eylemi arasında illiyet bağı bulunmadığı, meydana gelen kazada ---- plaka sayılı aracın sürücüsünün tek başına etken olduğu, davalıların kusuru bulunmadığı anlaşılmakla, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir.
Davalı tarafın kötüniyet tazminatının değerlendirilmesinde; takibin haksız olması ve davacının kötü niyetli olması gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötü niyetli olduğunu iddia eden davalının üzerindedir. Davacı tarafın kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davalıların kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalıların kötü niyet tazminatı talebinin yasal şartlar oluşmadığından REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin yatırılan 522,13 TL harcın düşümü ile geri kalan 93,27 TL harcın davacı taraftan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA ,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA ,
4-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
5-Davalılar kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
6-3.800,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
Dair;6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar davalılar vekilinin yüzüne karşı davacı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!