Anahtar kelimeler: Davaalacak Salon Devrinden Yüklendiğini Mezkur Tevzi Firmalarla Akdedilen Tesisin Firmalardan

T.C.

İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2017
KARAR TARİHİ
:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkilinin davalı firmalarla 2008 – 2012 yıllarında çalıştığını, mezkur tesisin kuruluşlarına devrinden önce ve sonrasında temizlik ve salon hizmetlerinin davalı firmalardan hizmet satın alınmak suretiyle temin edildiğini, hizmet alımı yapılan firmalarla akdedilen sözleşme ve teknik şartname uyarınca çalıştırılan işçilerin ... Başkanlığı mevzuatı ile her türlü işçi ve işveren hakkındaki mevzuata göre işçi alınmasını, işçi haklarının ödenmesini, işçi çıkartılması ve sair konularda tüm sorumluluk yüklenici firmalara yüklendiğini, karar hakkında süresince istinaf yoluyla başvurulan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi'nin 31.12.2016 tarih ve .... sayılı ilamı ile yerel mahkeme kararının kesin olarak kısmen kabulüne karar verildiğini, anılan karar davacı vekili tarafından .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyasından icraya konulduğunu, icra emri gereğince stopaj kesintisi yapıldığını, daha sonra icra dosyasına ödeme yapıldığını, zikredilen nedenler ve yukarıda belirtilen sözleşme hükümleri kapsamında ... Sosyal Tesislerinde yüklenici firmaların işçisi olarak çalıştığını, ...'ya sorumlu oldukları dönemler itibariyle davalı yüklenici şirketler tarafından ödenmesi gereken 21.986,66-TL tazminat (Stopaj dahil) yargı kararı gereğince kuruluşlarına icra dosyasına ödendiğinden rücuan tahsili zammında işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu iddia ederek; davalı yüklenicilerin işçisi ...’nın açtığı davada yargı kararı gereğince ödenen 21.986,66-TL’nin icra dosyasına ödeme tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte sorumlu oldukları dönemler itibariyle rücuan davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Vekilinin Cevap Dilekçesinde Özetle; davalı firmadan talep olunan alacak kalemlerinin tamamı zamanaşımına uğradığını, zamanaşımına uğrayan alacak kalemleri için dava açılamayacağını, bu sebeple bu davanın reddi gerektiğini, dava haksız ve mesnetsiz olduğundan reddi gerektiğini, dava konusu sözleşmeye yapılan işler ihaleye çıkıldığında davacı tarafından şartname yayınlandığını ve davalı firma bu şartnameye göre ihaleye dahil olduğunu, şartnamelerde sözleşmenin ayrılmaz bir parçası ve eki olduğunu, teklif fiyata dahil hususların içinde nelerin yer aldığı tek tek sayıldığını, şartname, davacı asıl işverenin kanun karşısındaki sorumluluğunu asla devre dışı bırakmayacağını, dava dışı işçi mahkeme ilamını icra takibine konu ettiğini, takip başlattığını ve davacı tarafından ödeme yapıldığını, taraflarına herhangi bir belgeyle vesikalandırılamadıklarını, olsa da iddia olunduğunu, davacı tarafından icra takibi hükme aykırı olduğunu, itiraz edilmediğini ve takip miktarı dava dışı işçiye ödendiğini, davacının hukuken üzerine düşen savunma hakkını kullanmadığını, kendi ihmalinden dolayı uğradığı zarardan davalı şirket sorumlu olmadığını, anılan ve sayın mahkemece resen belirlenecek sebeplerle binaen, öncelikle işbu davanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine, zamanaşımına uğrayan borç sebebi ile davanın usul yönünden reddini, usulden reddi mümkün değil ise davanın esastan reddini talep etmiştir.
Davalılar ... İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti ile ... Tic. Ltd. Şti. Vekilinin Cevap Dilekçesinde Özetle; davalı firma ihale davacı idareden ihale yolu ile yüklendiği iş yapmaya devam ettiğini, işten ayrılan dava dışı işçi kıdem tazminatından kendisini sorumlu gördüğünü ve işçiye kıdem tazminatı ödemesi yaptığını, davacı davalı ile aralarında imzalanan hizmet işleri genel şartnamesi'ne dayanarak işçilere ödediği işçilik alacaklarını tazmin amacıyla rücu davacı açtığını, ancak davacı yanın dayanak olarak gösterdiği sözleşmelerle, gerek idare tarafından matbu olarak hazırlanan bir sözleşme hükmü olmasını, gerek mezkur madde üzerinde davalı müzakere olanağı sağlanmadığını, davalı aleyhine ağır bir şart olması dolayısıyla genel işlem koşulu niteliğinde olduğunu, dava dışı işçinin ihale kapsamında alınan işte çalışan diğer işçilerin doğrudan hastaneden emir ve talimat alarak çalıştırıldığını, gerekse hastane işçi alma ve işten çıkarma yetkisini kendisinde bulundurduğunu, hususlar birlikte değerlendirildiğinde dava konusu olayda alt işveren asıl işveren ilişkisinin gerçek anlamıyla var olmadığının kabulü gerekçe olacağını, tüm hususlar dahilinde davalı firmanın sorumlu sayılamayacağını, sorumluluğun davalı idarenin üzerinde olduğu kabul edilerek davanın davacı firma yönünden husumet yokluğu sebebiyle reddini, bunun kabul edilmemesi halinde işçinin davalı bünyesinde çalıştırıldığı süre zarfıyla orantılı ve çıkan rakamın da müşterek müteselsilen sorumluluk nedeniyle yarısından sorumlu olması şeklinde olması gerektiğini, izah etmeye çalışılan nedenlerden dolayı davalı firma yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesini, davanın esastan girilmesi halinde yukarıda yer verilen HGK kararından da açıkça görüleceği üzere tarafların %50 kusurlu sayılması sebebiyle dava dışı işçinin alacaklarından davalı firmanın kendi dönemiyle sınırlı olarak sorumlu olduğu miktarın müşterek müteselsil sorumlu sıfatıyla asıl işveren olan davacı kurum ile birlikte sorumluluğuna karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... İnşaat Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti'ye usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı davaya cevap vermeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 128. Maddesi uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayıldığı anlaşıldı.
Mahkememizin █████/2020 tarih ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiği, davalı ... Vekilinin █████/2020 havale tarihli ve davacı vekilinin █████/2020 havale tarihli dilekçeleri ile istinaf başvurusunda bulunduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi'nin █████/2024 tarih ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararı ile Mahkememizin █████/2020 tarih ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verildiği, dosyanın Mahkememizin ████████ Esas Sayılı sıra kaydına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin █████/2024 Tarih ████████ Esas █████████ Karar Sayılı Kararının Bozma Gerekçesinde; "... Mahkemece, davacı yanın, davalı yanlardan 21.986,66-TL alacaklı olacağı sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de davanın neden kabul edildiği hususunda bir açıklamanın yer almadığı, delillerin tartışılarak değerlendirmesinin yapılmadığı, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer almadığı ve kararın denetlenebilirliğinin olmadığı görülmektedir. Yani, kararın gerekçe içermediği açık ve tartışmasız olduğu gibi husumet yöneltilen dörk davalının müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna dayalı açılan rücuen tazminat davasının tek bir davalı varmış gibi karar verilmesi de hatalı olmuştur. O halde mahkemece yapılacak iş, yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler, emsal yargıtay kararları ve açıklamalar doğrultusunda, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri incelenerek tarafların sorumluluğu belirlendikten sonra son alt işverenin alacağın tamamından sorumlu olmasının İş Kanunu gereği yalnız işçiye karşı olup Yargıtay emsal kararlarında belirtildiği şekilde, işçiyi çalıştırmış olan alt işverenlerin her birinin dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemi kapsayan kısmından sınırlı sorumlu olacağından, her bir davalının sorumlu olduğu miktar yönünden denetime açık hüküm kurmaya elverişli alınacak rapor sonucuna göre iddia, savunma ve deliller birlikte değerlendirilerek, özellikle Anayasanın 141/3. maddesi ve 6100 sayılı HMK’nın 27. ve 297. maddeleri kapsamında gerekçe oluşturularak, vardığı yargıyı içerir ve denetlenebilir hüküm kurmak olmalıdır. Buna göre; asıl işverinin, dava dışı işçiye ödediği tazminattan dolayı rücu şartları oluşması durumunda; kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludur. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşeceği ve sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de aynı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir. Bu nedenle yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır. Kabule göre de; taraflar tacir olup her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklanan ticari işlerde ticari temerrüt faizin uygulanması gerekirken yasal faize hükmedilmesi hatalı olmuştur..." şeklinde karar verilmiştir.
Mali Müşavir bilirkişinin █████/2024 tarihli raporunda özetle; "Davacı Kurum’un dava dışı işçi ...’dan dolayı 16.02.2017 tarihinde yatırılmak
zorunda kalınan 21.986,66-TL’den davalıların tam sorumlu olduğu duruma göre hesaplama aşağıdaki
gibidir;
Sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLER
:
-Bilirkişi raporu
-Tarafların beyan ve dilekçeleri
-Tüm dosya kapsamı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, dava dışı işçi için ödenen bedelin alt işverenlik ilişkisi kapsamında davalıların sorumlulukları oranında rucuen tahsili istemine ilişkindir.
İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup, bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı takdirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de aynı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 23.12.2021 tarih █████████ E., █████████ K.)
Yargıtay kararıyla istikrar kazanan uygulama ve taraflar arasındaki muhtelif sayıdaki sözleşme ve eki niteliğinde olmasına atıf yaptığı şartnameler uyarınca her alt işverenin çalıştırdığı işçinin kendi çalıştırdığı dönem itibariyle işçilik haklarından kaynaklı hakların ödenmesinin tamamından sorumlu olduğu belirlenmiştir. Dava konusu uyuşmazlık kapsamında dava dışı ... isimli işçinin işçilik alacakları .... İş Mahkemesi .... sayılı dosyası ile ilama bağlanmış ve ödemeler davacı tarafından icra kanalıyla yapılmıştır. İşçilerin iş yeri devri niteliğindeki geçişleri ve devam eden hizmet akitleri kapsamında her bir davalının, yukarıda esasları verildiği şekilde her bir tazminat kaleminin niteliği de gözetilerek kendi dönemindeki çalıştırma süresi ile sınırlı veya orantılı olacak şekilde sorumlulukları hesap edilmiştir. Alınan █████/2024 tarihli raporda ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının son işverene yüklendiği, kıdem tazminatının çalışma süresi ile orantılandığı, ücret niteliğindeki alacakların döneme göre yüklendiği görülmekle denetime elverişli rapor hükme esas alınmıştır. Ödenen bedelin tümü davalıların sorumluluklarına göre paylaştırılacak şekilde davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;
1-Davanın KABULÜ ile,
Davalı ... şirketi yönünden; 1.497,60-TL rücu tazminatının █████/2017 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte anılan davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı ... şirketi yönünden; 10.582,46-TL rücu tazminatının █████/2017 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte anılan davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı ... Şirketi yönünden; 1.258,40-TL rücu tazminatının █████/2017 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte anılan davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı ... şirketi yönünden; 8.648,21-TL rücu tazminatının █████/2017 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte anılan davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.501,91-TL harçtan peşin alınan 375,48-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 1.126,43‬-TL harcın; (Kaldırma öncesi 2019/... E. 2020/... K. Sayılı dosya ile tahsilde mükerrer olmamak kaydıyla)
Davalı ... şirketi yönünden; 76,73-TL'sinin
Davalı ... şirketi yönünden; 542,17-TL'sinin
Davalı ... Şirketi yönünden; 64,47-TL'sinin
Davalı ... şirketi yönünden; 443,06-TL'sinin tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan; 31,40-TL başvurma harcı, 375,48-TL peşin harç, 8,97-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 415,85-TL harç bedelinin;
Davalı ... şirketi yönünden;28,33 -TL'sinin
Davalı ... şirketi yönünden; 200,15-TL'sinin
Davalı ... Şirketi yönünden; 23,80-TL'sinin
Davalı ... şirketi yönünden; 163,57-TL'sinin tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından toplam tebligat, bilirkişi ücreti, müzekkere olmak üzere toplam 6.229,10-TL yargılama giderinin;
Davalı ... şirketi yönünden; 424,28-TL'sinin
Davalı ... şirketi yönünden; 2.998,15-TL'sinin
Davalı ... Şirketi yönünden; 356,52-TL'sinin
Davalı ... şirketi yönünden; 2.450,15-TL'sinin tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 21.986,66-TL vekalet ücretinin;
Davalı ... şirketi yönünden; 1.497,60-TL'sinin
Davalı ... şirketi yönünden; 10.582,46-TL'sinin
Davalı ... Şirketi yönünden; 1.258,40-TL'sinin
Davalı ... şirketi yönünden; 8.648,21-TL'sinin tahsili ile davacı yana verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
7-Karar kesinleştiğinde .... İş Mahkemesi .... sayılı dosyasının iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ... Hakim ...
E-İmzalıdır* E-İmzalıdır*

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!