Anahtar kelimeler: Çarpma Vücudunda Plakası Cismani Kaçtığından Yaya Yakınlarında Araçla Yerini Çarpması

T.C.

İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ███████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ
: █████/2018
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA/
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 29.10.2017 tarihinde ...(ifade tutanaklarına göre) sevk ve idaresindeki plakası belirlenememiş olan araçla, ... adresi yakınlarında yaya olan ...’ye çarpması neticesinde çift taraflı yaralamalı trafik kazası meydana geldiği; çarpma sonucu sürücü ve araç olay yerini terk ettiği; kaza nedeniyle müvekkil ağır şekilde yaralandığı ve vücudunda çeşitli yaralanmalar meydana geldiği; kazada yaya ...'nin hiç bir kusuru olmadığı; kazanın ardından ... Cumhuriyet Başsavcılığınca ... soruşturma numaralı dosya ile soruşturma başlatıldığı; kazaya sebebiyet veren araç olay yerinden kaçtığından dolayı sürücü ve plakası tespit edilemediği; kaza sonucu müvekkilin ağır şekilde yaralandığı ve uzun süren bir tedavi süreci atlattığı; müvekkilin vücudunun muhtelif yerlerinde çeşitli yaralanmalar meydana geldiği; kaza esnasında yaya konumunda olup kazada herhangi bir kusuru olmadığı; kazaya ilişkin herhangi bir kusur bildiren tutanak tutulmadığı neticeten 29.10.2017 tarihinde meydana gelen çift taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle müvekkilin uğradığı maddi zararlar için fazlaya dair talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik ...'nin sürekli iş göremezliği dolayısıyla 100,00 TL, malul durumda olduğu dönemde ki geçici iş göremezliği için 100,00 TL olmak üzere toplamda 200,00 TL maddi tazminatın davalının temerrüte düştüğü tarihten itibaren işlemiş yasal faiziyle birlikte davalı tarafından müşterek ve müteselsilen tazmin edilmesine ve yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
SAVUNMA/
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, meydana gelen olayın trafik kazası olmamasından bahisle davanın reddi gerektiği; söz konusu huzurdaki davada ise, hasar dosyasının celbiyle de görüleceği üzere, söz konusu olay mahalinde bir grup şahıs arasında kavga hadisesi meydana geldiği, yaşanan arbede içerisinde ... adlı kişinin olay yerinde bulunan insanların üzerine aracını kasten sürdüğü, bu sırada davacı ...'nin yaralandığı; olayla ilgili olarak ... İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından kasten yaralama, mala zarar verme suçlarından fezleke düzenlendiği; kabul anlamına gelmemekle birlikte plakası tespit edilemeyen araçların sebebiyet verdiği kazalar nedeni ile açılan davalarda öncelikle tespit edilemeyen aracın varlığının ve bu aracın kazaya sebebiyet verdiğinin somut delillerle ispatlanması gerektiği; kabul anlamına gelmemekle birlikte plakası tespit edilemeyen araçların sebebiyet verdiği kazalar nedeni ile açılan davalarda öncelikle tespit edilemeyen aracın varlığının ve bu aracın kazaya sebebiyet verdiğinin somut delillerle ispatlanması gerektiği; öncelikle kazaya karışan tescilsiz vasıtanın cinsinin tespiti gerektiği; müvekkil kurumun geçici iş görmezlik tazminat sorumluluğu bulunmadığı; müvekkil kurumun sorumluluğu poliçedeki teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğu; yargılama öncesi sayın davacı vekili tarafından müvekkil kuruma yapılan başvuru üzerine müvekkil kurumca başvuru değerlendirildiği; başvuruya cevaben 01.08.2018 tarihli cevabi yazısı ile olay mahalinde bir grup kişinin kavga etmesi nedeniyle arbede meydana gerldiği ve iletilen evraklar çerçevesinde olayın trafik kazası olmadığı, bunun ile birlikte ... Emniyet Müdürlüğü tarafından Kasten yaralama, mala zarar verme suçlarından fezleke hazırlandığı tespit edildiği; olayın trafik kazası olmaması nedeniyle haklı olarak talebin karşılanması mümkün olmadığından müvekkil müvekkil kurumun temerrüdünden bahsedilemeyeceği neticeten dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, 6098 sayılı TBK m.54'de düzenlenen bedensel zararın tazmini davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlığın, plakası belirlenemeyen aracın davacıya çarpması nedeniyle meydana gelen bedensel zarar miktarının tespitinden kaynaklandığı anlaşılmıştır.
Mahkememizin ...Esas ████████ Karar sayılı ilamında "Dosya kapsamı ile davacının daimi maluliyeti söz konusu olmadığından daimi iş göremezlik zararının söz konusu olmayacak ise de davacı açmış olduğu davada her ne kadar geçici iş göremezlikten kaynaklanan zararını davalı sigorta şirketi yerine kaim olmak kaydıyla ... Hesabı'ndan tahsilini talep etmiş ve 4 aylık iyileşme süresi için geçici iş göremezlik zararı söz konusu olabilecek ise de; tazminata esas trafik kazasının █████/2017 tarihinde meydana gelmiş olması nedeniyle davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ...’na tabi olması ve şartın A.3 maddesi ile sigorta kapsamının “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde tanımlanmış olması karşısında sigortacının sorumluluğunun sigorta genel şartlarında öngörülen şartlara sıkı sıkıya bağlanmış olduğu görülmektedir. Dolayısı ile sigortacının sorumluluğunun dış sınırını 2918 sayılı KTK, iç sınırını ise ...’ları oluşturmaktadır. Böylece 2918 sayılı KTK gereği işletenin sorumluğunda kalan bir tazminatın sigortacının sorumluluğunda kalabilmesi için ... ile sigorta kapsamına alınmış olması gerekir. Aksi halde sigortacı sorumlu tutulamaz. Çünkü sigortacının sorumluğunun dayanağı sigorta sözleşmesi ve sözleşmeni eki niteliğindeki genel şartlardır. İşletenin sigorta yapma mecburiyeti ile sigortacının zarardan sorumluluğu farklı kavramlardır. Trafik sigortasının işleten bakımından zorunlu olması sigortacının her türlü zarardan sorumlu olduğu anlamına gelmez. Kaldı ki sigortacıyı, sigorta sözleşmesi ve sözleşmenin eki olan genel şartlar dışında, oluşan zarardan sorumlu tutmayı gerektiren yasal bir dayanak yoktur.
Bu kapsamda ...’ının A.5. maddesi ile sigorta kapsamına giren teminat türleri “a) Maddi Zararlar Teminatı”, “b) Sağlık Giderleri Teminatı”, “c) Sürekli Sakatlık Teminatı” ve “d) Destekten Yoksun Kalma (Ölüm) Teminatı” olarak sıralanmıştır.
Ancak bu teminatlardan “b) Sağlık Giderleri Teminatı: Üçüncü kişinin trafik kazası dolayısıyla bedenen eski haline dönmesini teminen protez organ bedelleri de dahil olmak üzere yapılan tüm tedavi giderlerini içeren teminattır. Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98’inci maddesi hükmü gereğince sona ermiştir.” şeklinde düzenlenen “sağlık giderleri teminatı”na bakıldığında, teminatın yer aldığı başlığa aykırı olarak genel şartın bu maddesinde öngörülen zarar kalemleri tamamen sigortacının sorumluğu dışına çıkarılmış ve “sağlık giderleri teminatı”ndan kaynaklanan sorumluluk tümden SGK’ya yüklenmiştir.
Hatırlanacağı üzere 6111 sayılı yasa m.59 ile değiştirilen 2918 sayılı KTK. m. 98 hükmü ile sadece genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmetlerinden kaynaklanan tedavi giderleri SGK’ya yüklenmişti. Ancak şartın 1.6.2015 tarihinde yürürlüğe giren A.5.b. bendi düzenlemesi ile bir adım ileriye gidilerek “sağlık giderleri teminatı”ndan kaynaklana tüm sorumluluk SGK’ya yüklenmiştir.
Düzenleme ile kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar oluşan;
-Tüm tedavi giderleri,
-Protez organ bedelleri,
-Tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri,
-Trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler, sağlık gideri teminatı kapsamına alınmıştır.
Sonra da sağlık giderleri teminatından kaynaklanan sorumluğun SGK’ya ait olduğu ve sigorta şirketi ile ... Hesabının sorumluluğunun sona erdiği ifade edilmiştir. Şartın A.5.b bendi düzenlemesinin lafzından açıkça bu sonuç çıkmaktadır. Bu kapsamda geçici iş göremezlik tazminatı olarak anılan tazminatın da SGK’ya yüklendiği anlaşılmaktadır. A.5.b bendi düzenlemesinin bu anlamı, A.5.c ve Ek altı kapsamında başvuru sırasında sunulması öngörülen belgeler ile birlikte incelendiğinde daha açık olarak ortaya çıkmaktadır.
Ancak bu düzenlemeye rağmen uygulamada sigortacı veya güvence hesabının sağlık giderleri teminatı kapsamında kalan tazminattan sorumlu tutulup tutulamayacağı sorun yaratmaktadır. Bunun için genel şartların hukuki yeri ile A.5.b. bendinin etkisinin irdelenmesi gerekir.
Sigorta genel şartları, sigorta poliçesinin arkasında yazılı olan ve her sigorta dalı için ayrı ayrı düzenlenerek ilgili bakanlık tarafından tasdik edilen sigorta mukavelesinin eki niteliğindeki şartlardır. Kanunu emredici hükümlerine aykırı olmamak üzere tanzim edilen bu şartlar sigorta mukavelesinde tarafların hak ve borçlarını göstermektedir. Esas itibariyle bakıldığında Kender’in dediği gibi sigorta genel şartları sigorta mukavelesi şartlarıdır. (Reyegan Kender 2005 Türkiye Hususu Sigorta Hukuku, İstanbul 12 Levha Yayınları, S.191)
Öğretide kimi yazarlar sigorta poliçesi genel şartlarının Borçlar Hukuku alanında tanımlanan ve kabul edilen genel işlem şartı niteliğinde olduğunu (Sibel Korkmaz, 2004, Sigorta Sözleşmesinde İspat Sorunları, Ankara Seçkin Yayınları, S.145) söylemekte ise de 2918 sayılı KTK. m.90’ın “(Değişik madde: ... S.K. 3. mad.) Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki hükmü ile sigortacının sorumluğunun açıkça .... ile sınırlı olduğunun öngörülmüş olması karşısında bu yöndeki iddiaya itibar edilemez. Bu yönde bir iddianın söz konusu olabilmesi için sigortacının sorumluğunun özel olarak düzenleyen genel bir hükmün olması ve sigorta sözleşmesinin rızai olma (iradi olma) özelliğine aykırı olarak, genel şartların zarar görene de kabul ettirilmiş olması gerekir. Oysa sigorta genel şartları idari bir işlem ile kamu kurumu tarafından ihdas edilmektedir. Ayrıca 2918 sayılı KTK. m. 90 hükmü sigortacının sorumluğunun genel şartlar kapsamında belirleneceğini açıkça hükme bağlamaktadır. Bu durum karşısında genel şartın düzenlemesi dolaylı olarak kanun hükmü niteliğinde olmaktadır. Çünkü hukuka uygunluk denetimi üst bir normun varlığı halinde yapılabilir. Bu anlamda emredici hükümler hariç, genel şartın üstünde sigortacının sorumluğunu belirleyen üst bir norm söz konusu değildir.
Nitekim 5684 sayılı Sigortacılık Kanunun 11/1. maddesinde Sigorta Genel Şartlarının (...’nın) etkisi; “Sigorta sözleşmelerinin ana muhtevası, Müsteşarlıkça onaylanan ve sigorta şirketlerince aynı şekilde uygulanacak olan genel şartlara uygun olarak düzenlenir. Ancak, sigorta sözleşmelerinde işin özelliğine uygun olarak özel şartlar tesis edilebilir. Bu hususlar, sigorta sözleşmesi üzerinde ve özel şartlar başlığı altında herhangi bir yanılgıya neden olmayacak şekilde açık olarak belirtilir.” şeklinde düzenlenmiş olup, tarafların bakanlıkça belirlenen genel şartlara aykırı olarak özel şart kabul ederek sigortacının sorumluğunu daraltamayacağı, aleyhe şart kabul edemeyeceği öngörülmüştür. TTK’nın 1425/3. maddesinin “Kanunlarda aksine hüküm bulunmadıkça, genel şartlarda sigorta ettirenin, sigortalının veya lehtarın lehine olan bir değişiklik hemen ve doğrudan uygulanır. Ancak, bu değişiklik ek prim alınmasını gerektiriyorsa, sigortacı değişiklikten itibaren sekiz gün içinde prim farkı isteyebilir. İstenilen prim farkının sekiz gün içinde kabul edilmemesi hâlinde sözleşme eski genel şartlarla devam eder.” şeklindeki hükmü ile de ....nın lehe olan hükümlerinin derhal uygulanacağı öngörülmüştür. Bu hükümler hep birlikte ele alındığında genel şartların sigorta poliçesinin ayrılmaz bir parçası olduğu, tarafları ve poliçeden dolayı hak talebinde bulunan herkesi bağladığı görülmektedir. Bu ilkeler ışığında ...’nın A.5.b. maddesine bakıldığında sağlık giderleri kapsamındaki teminatların SGK’ya yüklendiği veya maddede öngörülen zarar kalemlerinin SGK tarafından üstlenildiği görülmektedir.
SGK’nun üstlenmiştir çünkü ...’ları sigortacı ve sigorta ettiren bakımından genel şart niteliğinde ise de hak talep eden üçüncü kişiler ile idare bakımından düzenleyici bir idari işlem niteliğindedir. Bu sebepledir ki ...’nın iptali için Danıştay’a iptal davası açılmaktadır. Bu yönü ile bakıldığında idare düzenleyici bir idari işlem ile sağlık sigortalarından kaynaklana sorumluğu üstlenmiş olmaktadır. Bu idari işlem hak sahiplerine de bu idari işlem kapsamında hak talebinde bulunma yetkisi vermektedir. Bir an için genel şartların idare için de sözleşme hükmü niteliğinde olduğu düşünülecek olduğunda da idarenin genel şart hükümleri ile borç üstlendiği sonucu çıkmaktadır.
Şartın A.5.b. maddesinin kapsamı ve uygulanması bakımından henüz Yargıtay uygulaması olmasa da Bölge Adliye Mahkemeleri arasında da uygulama birliği sağlanmış değildir. Adana Bölge Adliye Mahkemesinin (Adana BAM. 3. HD. 05.06.2018 tarih ...E. ve... K.)kararı dışında, diğer BAM’lar (İstanbul BAM. 9. HD. 12.03.2020 tarih ... E. ve ...K., Samsun BAM 3. HD. 25.03.2020 tarih ...E. ve...K., G.Antep BAM 17. HD. █████/2020 tarih...E. ve ... K. ve G.Antep BAM 17. HD. █████/2020 tarih ...E. ve ...K.)tedavi giderlerinin SGK’ya yüklenmediği veya geçici iş göremezliğin hala sigorta şirketlerinin sorumluğunda olduğu yönünde kararlar verilmektedir. Ancak bu yöndeki karalar var olan hukuka (dö lege lata) aykırı ve ancak olması gereken (dö lege feranda) hukuka uygun kararlardır.
Bu nedenle daimi maluliyetin söz konusu olmaması nedeniyle daimi iş göremezlikten ve de geçici iş göremezlikten kaynaklanan zararın da sigorta güvencesinde olmaması nedeniyle geçici iş göremezlik bakımından da davanın reddine karar vermek gerekmiştir." karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulduğu anlaşılmakla,
İstanbul BAM 8. HD ...Esas ... Karar sayılı ilamında "1-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların █████/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, █████/2008 tarihi ile █████/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, █████/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, █████/2015 tarihi ile █████/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'e, █████/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik'e uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Bkn: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin █████/2022 gün... Esas-...Karar sayılı ilamı)
Somut olayda, ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlendiği ve davacı tarafın itirazına uğradığı anlaşılan █████/2020 günlü raporun, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmediği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, mahkemece davacı tarafın haklı itirazları da gözetilerek Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalından kazanın meydana geldiği █████/2017 tarihi itibariyle yürürlükte olan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre usulüne uygun, denetime ve karar vermeye elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla yeni bir rapor alınıp hasıl olacak sonuca göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın (-usuli kazanılmış haklara halel gelmemek kaydıyla) çözüme kavuşturulması gerekirken, hatalı yönetmelik hükümleri doğrultusunda düzenlendiği anlaşılan, dolayısı ile de yetersiz ve geçersiz nitelik taşıyan bir raporun hükme esas alınması neticesinde davacının kalıcı iş göremezlik zararına ilişkin talebinin reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır.
2-Bundan ayrı; █████/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5.maddesinin "Sağlık Giderleri Teminatı" başlıklı (b) maddesinde " Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar, tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile, trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık giderleri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderlerin teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup, ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." denmekte ise de; 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanmış ve sınırlandırılmıştır. KTK'nun 98.maddesinde; trafik kazaları nedeniyle, üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın, SGK tarafından karşılanacağı belirtilmiş olup; 6111 sayılı yasanın geçici 1.maddesi ile de, "Bu kanunun yayınlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin SGK tarafından karşılanacağı belirtilmiş olup, buna göre SGK 6111 sayılı yasa ile değiştirilen 2918 sayılı KTK'nun 98.maddesi uyarınca tüm tedavi giderlerinden değil sadece söz konusu madde kapsamında kalan tedavi giderlerinden sorumludur. Diğer bir ifadeyle SGK'nun hangi tedavi giderlerinden sorumlu olduğu, kanun uyarınca belirlenmiş olup, anılan kanun kapsamı dışına çıkılarak yapılan genel şartlardaki düzenlemeler ile, SGK'nun sorumluluk kapsamının genişletilmesi, bir kanun maddesinin idarenin yapmış olduğu bir düzenleme ile değiştirilmesi mümkün değildir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun █████/2004 tarih, ... K.sayılı İçtihadı). Bu durumda, SGK'nun sorumluğunun kapsamını belirleyen KTK'nun 98.madde hükmüne aykırı olacak şekilde düzenlenen Genel Şartlardaki bu yöndeki bir belirlemenin KTK'nun 92.maddesine █████/2016 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik sonucu eklenen (i) maddesi nedeniyle yasal hale geldiği de söylenemeyeceği gibi, anılan düzenlemelerin Anayasa Mahkemesi kararı ile de iptal edildiği gözetildiğinde, bedensel zararın bir türü olan geçici iş göremezlik zararının giderilmesinden davalı ... Hesabı'nın sorumlu olduğu konusunda duraksamamak gerekir. Bu durumda mahkemece, davacının yaralanması nedeniyle herhangi bir maluliyet oluşmadığı sonucuna varılsa dahi, iyileşme süresi içerisinde geçici iş göremezliğe uğradığı kabul edilerek, tarafların iddia ve savunmaları ile delil durumu gözetilerek, düzenlenecek bir aktüer bilirkişi raporu alınmadan, yazılı biçim ve şekilde davacının geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin talebinin reddine karar verilmesi de doğru değildir.
Eksik inceleme, araştırma ve değerlendirme ile karar verilemez.
Sonuç itibariyle az yukarıda bentler halinde gösterilen nedenler gereğince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-a/6 hükmü uyarınca kaldırılmasına" karar verildiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 29.10.2017 tarihinde meydana gelen plakası tespit edilemeyen aracın davacının yaya olarak yer aldığı sırada meydana gelen kaza nedeniyle davacının yaralanmasından kaynaklı geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebiyle iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davaya konu kaza nedeniyle ... CBS ... soruşturma numaralı dosya kapsamında soruşturma başlatıldığı ve davacının soruşturma dosyası kapsamında alına beyanında özetle, olay yerinde kavgayı ayırmak içn bulunduğu esnada davadışı ...'nın kullanımında olan ancak plakasını alamadığı,markasını bilmediği bir aracın kendisine hızla gelip çarptığı ve kolunun kırıldığı sonrasında hastaneye götürüldüğünü beyan ettiği anlaşılmıştır.Uyap sisteminde yapılan incelemede ... 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında davacının katılan olarak dava dışı Arda Doğukan Dündar'ın sanık olarak yer aldığı ve trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokma ve kemik kırığına sebebiyet verecek şekilde yaralanma suçlarından beraat kararı verildiği ve kararın istinaf edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından davalı Güvence Hesabı'na davaya konu kaza nedeniyle başvuruda bulunulduğu ve başvuru evrakının 16.07.2018 tarihinde davalı tarafa ulaşıldığı anlaşılmakla 26.07.2018 tarihinde davalı tarafın temerrüde düştüğü ve davalının 01.08.2018 tarihli cevabi yazısında davaya konu olayın kanunda tanımlı trafik kazası niteliğinde olmaması nedeniyle karşılanması mümkün olamayacağı hususu tespit edilmiştir.
Trafik kazalarından kaynaklanan bedensel zararın tazmini davalarında, davalı işleten ile davalı sigortacının sorumluluğu paralel olup 2918 sayılı KTK'nın 85 v.d. maddelerinde düzenlenen tehlike sorumluluğu, davalı sürücünün sorumluluğu ise 6098 sayılı TBK'nun 49 v.d. maddelerinde düzenlenen haksız fiilden kaynaklı kusur sorumluluğu olup işleten sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. 2918 sayılı yasanın 86. maddesi kapsamında işleten ve sigortacı, zarara sebep kazanın ''mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri gelmiş'' olduğunu ispat etmediği sürece meydana gelen zarardan sorumludurlar. Bu nedenle zarara sebep kazanın mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan meydana geldiğini ispat yükü davalı işleten ve sigortacıda olmasına karşılık TBK m.50 kapsamında meydana gelen zararın miktarını ispat külfeti zarar görenin kendisindedir.
İhtilaf, tarafların vaki kazadaki tazminata esas kusur oranı, davacının tazminata esas maluliyet oranı ve iyileşme süresi ile yoksun kaldığı kazanç itibariyle bedensel zararının tespiti noktalarında toplanmaktadır. Kusur oranı, maluliyet oranı ve iyileşme süresi ile zarar miktarının tespiti konuları hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren haller olduğundan 6100 sayılı HMK m. 266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususları bilirkişiye tespit ettirmesi gerekmektedir. Bozma ilamı öncesi trafik bilirkişisi ...'dan alınan █████/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle "█████/2017 tarihinde ... sevk ve idaresindeki ve ancak plakası belirlenmeyen taşıt ile ... İli ... İlçesi ... Mah. ... Cad. üzerinde yaya olan davacıya çarpması neticesinde yaralamalı trafik kazası meydana geldiği, vaki kazada sürücünün hızını uygun seviyeye düşürerek dikkatli araç sürmemesi nedeniyle %75 oranında, davacı yayanın ise %25 oranında kusurlu olduğu" tespit edilmiştir.
Bozma ilamı öncesi alınan İstanbul ATK ... İhtisas Kurulu ... sayılı raporunda özetle davacının daimi maluliyetine mahal olmadığı ve iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği tespit edilmiş ise de davacının davaya konu iş bu kaza nedeniyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik kapsamında düzenlenmemesi nedeniyle hükme esas alınmamıştır. Bozma ilamı sonrası alınan İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulu ...nolu raporunda özetle "Mevcut tıbbi belgelere göre ... ve ... oğlu █████/1979 doğumlu ...'nin 29.10.2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının, █████/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileştiğini ve kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğunu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceğini, dava konusu olayın nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı" tespit edilmiştir.
... Sosyal Güvenlik Merkezi'nin cevabi yazısında davacıya davaya konu kaza nedeniyle 3 adet iş göremezlik rapor ücreti 4.374,75 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. İş bu ödemenin geçici iş göremezlik ödemesi olduğu ve kaza ile ilgili gelir bağlanmadığı, peşin sermaye değerinin oluşmadığı anlaşılmıştır.
Davaya konu kaza kapsamında her ne kadar davalı taraf olayın trafik kazası nedeniyle meydana gelmemesinden kaynaklı olduğunu iddia etmiş ise de davacının Anadolu Hastanesi genel adli muayene raporunda olay tarihi olan █████/2017 tarihinde acil servis birimine başvurulduğu; olayın öyküsünün araç çarpması olduğu; muayene bulgularında " hasta araç çarpması sonucu sol bileğinde ağrı ve şişlik mevcut" ifadesine yer verildiği anlaşılmakla soruşturma dosyası kapsamında davacının ifadesi de iş bu hususla uyumlu olduğu dikkate alındığında davalı tarafından davacının kaza dışı yaralandığı hususunu ispata elverişli delil ileri süremediği anlaşılmakla davacının plakası tespit edilemeyen araç tarafından çarpması nedeniyle davacının yaralandığı anlaşılmıştır. Kusur bilirkişi raporu dikkate alındığında davacının soruşturma dosyasındaki beyanları da göz önüne alındığında davacının taşıt yolunda bulunması nedeniyle kazanın meydana gelmesinde %25 kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
Bozma ilamı sonrası alınan ATK 2. İhtisas Kurulu'nun ... tarihli ... nolu raporunda davacının davaya konu iş bu kaza nedeniyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğundan tüm vucüt engellilik oranının %0 olduğu anlaşılmakla davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. ATK 2. İhtisas Kurulu'nun █████/2024 tarihli 4851 nolu raporunda davacının iyileşme sürecinin 4 aya kadar uzayabileceği tespit edilmekle bozma ilamı doğrultusunda Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun █████/2004 tarih, ... K.sayılı İçtihadı dikkate alındığında SGK'nın sorumluğunun kapsamını belirleyen KTK'nun 98.madde hükmüne aykırı olacak şekilde düzenlenen Genel Şartlardaki bu yöndeki bir belirlemenin KTK'nun 92.maddesine █████/2016 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik sonucu eklenen (i) maddesi nedeniyle yasal hale geldiği de söylenemeyeceği gibi, anılan düzenlemelerin Anayasa Mahkemesi kararı ile de iptal edildiği gözetildiğinde, bedensel zararın bir türü olan geçici iş göremezlik zararının giderilmesinden davalı ... Hesabı'nın sorumlu olduğu davacının geçici iş göremezlik tazminatı yönünden davalıdan talepte bulunabileceği anlaşılmakla bu yönde alınan aktüerya bilirkişi raporunda davacının işlemiş bilinen dönem tazminat miktarının 6.286,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Davacının davaya konu kazanın meydana gelmesinde %25 kusurlu olması nedeniyle iş bu miktar üzerinden 6.286,00 TL %25= 1. 571,50 TL kusur indirimi yapıldığında davacının 6.286,00 TL- 1. 571,50 TL= 4.714,50 TL geçici iş göremezlik tazminatına hak kazanacağı anlaşılmıştır. Davacının iş bu kaza nedeniyle ...Sosyal Güvenlik Merkezi'nin cevabi yazısında davacıya davaya konu kaza nedeniyle 3 adet iş göremezlik rapor ücreti 4.374,75 TL ödeme yapıldığı anlaşılmakla iş bu miktar düşülmek suretiyle 4.714,50 TL - 4.374,75 TL = 339,75 TL talep edebileceği anlaşılmıştır. Aktüerya raporunda SGK ödemesine ilişkin davacının kusur oranında indirim yapılarak hesaplama yapılmış ise de davacıya SGK tarafından 4.374,75 TL ödeme yapılması nedeniyle kusur oranı indirimi uygulanamayacağı anlaşılmakla iş bu kısım yönünden yapılan hesaplama dikkate alınmadan yukarıda izah olunduğu şekilde davacının davalıdan 339,75 TL geçici iş göremezlik tazminatı talep edebileceği davalı ... Hesabı'na başvuru evrakının 16.07.2018 tarihinde ulaştığı anlaşılmakla 26.07.2018 tarihinde davalı tarafın temerrüde düştüğü anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE,
2-Davacının 339,35 TL geçici iş göremezlik tazminatının █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 615,40 TL nispi karar harcından, peşin yatırılan 35,90 TL harç ve 62,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile 517,50 TL bakiye karar harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 339,35 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 339,35 TL vekalet ücretinin davacıdan tahisili ile davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan toplam 5.563,75 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 507,43 TL yargılama gideri ile 35,90 TL peşin harç ve 35,90 TL başvuru harcı ve 62,00 TL tamamlama harcının toplamı 641,23 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır
TASHİH ŞERHİ
Mahkememizin █████/2025 tarihli gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 1 nolu bendinde yazılı "2-Davacının 339,35 TL geçici iş göremezlik tazminatının █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," ibaresinin HMK.304. Maddesi (1). Bendi gereğince "Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir." hükmü gereğince davalının temerrüde düştüğü tarihin █████/2018 olduğu anlaşılmakla sehven yazım hatası yapılması nedeniyle "2-Davacının 339,35 TL geçici iş göremezlik tazminatının █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," şeklinde HMK 304 maddesi gereğince tashihine karar verildi.
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!