Anahtar kelimeler: Gkarar Aileye Çekirdek Annesi Talepli Denizli Babası Devrinin Kardeşi Başkan

DOSYA NO
:KARAR NO
:KARAR TARİHİ
: █████/2025T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN
:ÜYE
:ÜYE
: ...KATİP
: ...İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:...TARİHİ ...NUMARASI
: ... EsasDAVACI
: ...VEKİLİ
: ...DAVALILAR
: ...VEKİLİ
: ...DAVANIN KONUSU
: Anonim Şirkette Hisse Devrinin İptaliG.KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen ara kararına yönelik davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin babası ....█████/2018 tarihinde annesi ...ın ise █████/2024 tarihinde vefat ettiğini, müvekkilinin 4 kişilik bir çekirdek aileye sahip olduğunu, kardeşi ... Annesi ... ve babası ... olduğunu, baba ...isimli şahıs firmasının, █████/2018 tarihinde vefat edene kadar sahibi olduğunu, ilgili firma ....i ilinin tanınmış Tekstil Firmalarından biri olduğunu, ticaret odasından edinilen bilgiler ve müvekkilin anlatımlardan anlaşıldığı üzere 2015-2018 yıllarında yıllık cirosu 100.000.000 TL'yi (Yüz milyon TL) bulan cirolara sahip olduğunu, ilgili firmanın .... ve ... gibi dış ülkelere ihracatı olduğunu, bu büyük işletmenin sahibi ve tek yetkilisi baba .... olduğunu, baba .... █████/2018 tarihinde kanserden vefat ettiğini, müvekkili o tarihte 18 yaşından küçük ve bakıma muhtaç olduğunu, babasının vefatı sonrası kendisinin ve kardeşinin vasisi müvekkilin annesi olduğunu, anne ....o tarihte 2. seviye kanser hastalığı ile boğuşmakta olduğunu, fiziksel ve ruhsal olarak büyük bir bunalımda olduğunu, eşinden kalan miras malları yönetilmeli, bunun yanında büyük bir ekonomik güce sahip şirket ticari hayatına devam etmesi gerektiğini, yönetilmesi gerektiğini, bunun yanında 18 yaşından küçük iki erkek çocuğu olduğunu .... hanımın bu kadar çok işi tek başına kaldıracak ruhsal ve fiziksel güce sahip olmadığını, işte burada ortaya davalı amcalar çıktığını, baba ... vefat ettiği zaman anne ... hanımın yanına kendisine yardım edeceğini ve şirketin işleri için yardımcı olacağını söyleyen davalı amcalar .... geldiğini, öncelikle şirketin çok büyük sıkıntılar yaşadığını ve kardeşleri ... ile şirkete karşı açılmış çok fazla dava olduğunu söylediklerini, bu davaların sonunda ciddi para cezaları ödeyebileceğini hatta hapis cezası çıkabileceğini ama kendilerinin ilgileneceklerini söylediklerini, şirket ile ilgili hiçbir şeyi dert etmemesi gerektiğini, kendilerinin halledeceğini, yardımcı olacaklarını söylediklerini, hapis ve para cezası alacağına inandırılan anne çok geniş bir vekalet vermeyi ve sürecin işleyişinde istediklerini yapmayı kabul ettiğini, bütün süreç bundan sonra başladığını, davalılar anneye ilk iş olarak apar topar yeni bir firma kurdurduklarını, ..., █████/2018 tarihinde yani eşinin vefatını takip eden yedinci günde, ... ait firmayla aynı adreste ve eşit sermayeyle miras kalan ticari işletmenin devamı niteliğinde aynı konularda hizmet veren yeni bir şirket kurdurduklarını, .... ait şirketin ....ait şirketin devamı olduğunun en büyük kanıtı ilk şirkete ait tüm malvarlığı ve şirketin isminin olduğu gibi ikinci firmaya aktarılması olmasını, yani ... ait ... firması olduğu gibi... isimli şahıs firmasına aktarıldığını, daha sonra da Anonim Şirkete aktarılacak isim ...olduğunu,... .isimli şahıs şirketinin kuruluşu sırasında gösterilen sermaye ve mal varlığı aslında baba .... terekesine ait olduğunu, ....'ın terekesinin yani şirketinin Mirasçısı olan müvekkil o tarihte 18 yaşından küçük olduğunu, bu sebeple şirketin ve mal varlığının intikal ve devir işlemleri yasal varis olan anne tarafından yapıldığını, yasal mirasçı olan müvekkili ve kardeşinin yasal haklarını zedelendiğini, ... şahıs firmasına ait taşınır, taşınmaz mal varlığına ilişkin intikal ve devir işlemleri incelendiğinde bu durum daha da netlik kazanacağını, söz konusu .... firması █████/2019 tarihli tür değiştirme planı ve tür değiştirme raporu esas alınmak suretiyle █████/2019 tarihli genel kurul kararıyla tür değişikliği kararı alındığını, tür değişikliğine ilişkin ilan, █████/2019 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi'nin.... sayfalarında yer aldığını, .... firması, 800 pay adetli ve 4.000.000,00-TL sermaye bedelli paylarının tamamı kurucu .... ait olan anonim şirketi haline gelmiş ve ..... unvanını aldığını, söz konusu şirketin tür değiştirdiği tarih itibariyle payların tamamı kurucu .... ait olduğunu, bu şirket; bütün varlıkları, sermayesi ve faaliyetleri ile birlikte ... isimli şirketin devamı niteliğinde olduğunu, ticaret sicil üzerinden yapılan incelemede görüleceği üzere .... isimli firma vefat tarihi itibari ile terkin edilmediğini, .... isimli Şahıs firması tür değişikliği ile anonim şirkete dönüşürken aynı tarihte terkin edilmiş ve içi boşaltıldığını, bu durum da iki firmanın birbirinin devamı niteliğinde olduğunun kanıtı olduğunu, tüm bu işlemler ve yargılama sırasında ortaya çıkacak işlemler ya ... adına vekaleten ya da işleyişte ... İrade Fesadına uğratılarak yapıldığını, ....'nin yüzde yüz hissesine karşılık gelen 800 adet hissenin tamamına sahip olan .... hisselerin ...adetini ... Noteri .... Tarih Yev.No .... numaralı noter devir işlemi ile davalı.... devrettiğini, bu devir işlemi hisselerin Sermaye bedeline denk gelen 2.750.000 TL karşılığında gerçekleştiğini, şirketin o tarihteki gerçek değeri ise Yüz milyonlarca lira etmekte olduğunu, Şirketin üzerine kayıtlı taşınmazlar dahi yaklaşık 150.000.000 TL değerinde olduğunu, böyle bir şirketin bu paralara devredilmesi hayatın olağan akışına uygun olmadığını, ayrıca bu devir işlemi için müvekkilin annesi .... asla para ödenmediğini, ilgili tarihte ve yakın zamanlarında görüleceği üzere bu tarihlerde annenin hesap hareketlerinde böyle bir para bulunmadığını, .... bankalarına ait geçmiş dönem hareketleri istendiğinde bu durum netlik kazanacağını, müvekkilinin annesi açıkça kandırıldığını, kendisinin çaresizliğinden, tecrübesizliğinden, hulus ve saffetinden faydalanıldığını, davalılara duyduğu güven ve ailevi duyguları istismar edildiğini, davalılar, devir işleminin akabinde aynı gün işe koyulduklarını ve █████/2019 tarih ███████ sayılı Genel Kurul Kararıyla yönetim kurulu, yetkililer ve genel kurul iç yönergesine ilişkin değişiklikler yapmış ve bu değişiklikleri █████/2019 tarihinde tescil ederek █████/2019 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin ....sayfalarında yayımladıklarını, söz konusu değişikliklere göre müteveffanın kardeşleri olan huzurdaki dosyanın davalıları .... █████/2022 tarihine kadar yönetim kurulu üyesi olarak seçildiklerini ve .... yönetim kurulu üyeliği görevine son verildiğini, müvekkillerin annesi piyasa değeri Yüz Milyonlarca Lira olan öncesinde eşine sonrasında ise kendisine ait olan şirketin hisselerini, yönetimini hiç bir kar amacı olmadan davalı amcalara öylece devrettiğini, banka kayıtları geldiğinde müvekkilin ve annesinin hesabına yıllarca hiç ödeme yapılmadığı ve şirketin tüm gelirlerinin şirket kasasına ve oradan davalıların cebine veya direk amcaların cebine gittiği görüleceğini, müvekkili ve ailesi varlık içinde yokluk çekmiş ortada böyle bir şirket varken başkalarının eline muhtaç yaşadıklarını, █████/2019 tarihli Genel Kurulla yönetimi devralan davalılar bununla da yetinmemiş kısa zamanlarla her şeyi elde etmeyi planladıklarını, müvekkilin annesi olan... kardeşi davalı.... █████/2019 tarihli genel kurul öncesinde 544 adet 2.720.000,00-TL sermaye bedelli payı ....devraldıklarını, daha sonrasında ise yine davalı .... üzerinde geriye kalan 256 adet 1.280.000,00-TL sermaye bedelli payı da devraldıklarını, bu devir işlemi noterde yapılmamış ya da bir sözleşmeye bağlanmamış sadece pay defterine işlendiğini, pay defterine işlenen bu devir işlemine ilişkin Adi Yazılı olsa dahi bir Sözleşme taraflarınca bulunamadığını, uygulamada çıplak payın devrinde adi yazılı da olsa bir sözleşmenin olması bunun da bir nüshasının şirkete bildirilerek Pay defterine işlenmesi gerektiği, burada belirtilen 1.280.000 TL ödeme de asla yapılmadığını, bu muvaazalı devir sonrası; █████/2020 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı düzenlendiğini, davalı ...a ait tek ortaklık bildiriminde bulunulduğunu, davalılar.....temsilcilik görevleri devam ederek █████/2023 tarihine kadar tekrar temsilci seçildiğini, müvekkil ....ait olan 800 adet hisseden 544'ü, 2.720.000,00-TL bedel karşılığında █████/2019 tarihinde davalı .... tarafından devralındığını, bu devir işlemi.....Noterliği'nce tanzim edilen ... numaralı devir senedi ile gerçekleştiğini, .... ait 800 hisseden geriye kalan 256 adet hisse ise sadece pay defterine işlenmek sureti ile devredildiğini, bu işlemler sonrası anneye hiç para ödenmediğini, bu işlemlerin sonucunda müvekkilin annesi, babasının terekesine ait şirketin tamamını hem kendisinin hem de 18 yaşından küçük çocuklarının hisseleri ile amcalara devrettiğini, söz konusu devir işlemlerinin tamamı aldatma kastı ile müvekkilin çaresizliği ve tecrübesizliğinden faydalanılarak yapıldığını, şirketin işleyişinden bir haber olan anne amcalara güvendiğini nereye parmak koyarlarsa oraya imza attığını, davalı .... ile müteveffa ... arasında somut bir bağ olduğu açık olduğunu, müteveffanın gelir elde ettiği ve ticari işlerini sürdürdüğü şahıs firmasının ...devamı ....'olduğu, yapılan işin mahiyeti, iş yeri adresi, faaliyet alanı, iş ile ilgili kullanılan araç/gereçler, firmaya ait araçlar vb. hem ...'de hem de ..... birebir aynı olduğu, ....... vefatını takip eden yedinci günde müvekkil.... tarafından kurulduğunu, uyuşmazlığa konu olaylar gerçekleşene kadar müvekkil, davalı şirketin hem ortağı hem de yöneticisi konumda olduğu, bahse konu şirketin; .... firmasıyla aynı adreste ve eşit sermayeyle kurulmuş olduğunu, birebir aynı konularda hizmet veren, önceki firmanın devamı niteliğinde olan bir şirket olduğunu, müvekkilin annesi kendi geçimini ve ailesinin geçimini tehlikeye sokacak şekilde tüm hisselerini para almadan devretmesi hayatın olağan akışına açıkça aykırı olduğunu, müvekkilin annesi .... kanser gibi ciddi bir hastalığın pençesinde olduğunu ve hastalığının yanı sıra psikolojik sorunlar da yaşadığını, psikolojik sorunlar hasebiyle ilaç kullanması mecburiyeti hasıl olduğunu, ruhen ve bedenen bir bunalımın içinde olan müvekkilin annesi .... ayırt etme gücünün zayıfladığını, olayları sorgulayabilme ve tahlil edebilme yeteneğinde azalmanın var olduğu açık olduğunu, bu nedenlerle ...dünyevi işleri takip etmede zorluklar yaşadığını ve ticari işlerde kandırılmaya müsait bir hale geldiğini, bu sırada güvenebileceği tek aile üyesi olan davalılarda bu güveni kötüye kullandığını bu vesile ...Noterliği'nce tanzim edilen... yevmiye numaralı belgeye istinaden gerçekleşmiş olan 544 adet 2.720.000,00-TL sermaye bedelli pay devri gerekse pay defterine işlenen 256 adet 1.280.000,00-TL sermaye bedeli pay devrinin; olağan koşullar altında gerçekleşmediği açık olduğunu, Denizli 7. Noterliğinde gerçekleştirilen devir işlemi de açıkça şüpheli olduğunu, Muris .... hastalığı sırasında, yapılan tetkikler sonucu müvekkilin annesi ... ....a da kanser teşhisi konulduğunu, eşinin kaybı üzerine müvekkilin annesi ruhen ağır bir bunalıma girdiğini ve ilaç yoluyla psikolojik destek almaya başladığını, kullandığı psikolojik ilaçlar ve aldığı kanser tedavisi kendisini sağlıklı düşünmek ve hareket etmekten alıkoymuş kandırılmaya müsait bir hale getirdiğini, .... günlük ihtiyaçlarını dahi karşılamaktan aciz duruma geldiğini, bakıma muhtaç halde olduğunu, müvekkilin annesinin haleti ruhiyesi ve bedenen yaşadığı sıkıntılar göz önüne alındığında .... Noterliği'nce tanzim edilen .... numaralı belgeye istinaden gerçekleşmiş olan 800 adet hisseden 544'ünün devrinin de sağlık raporu talep edilmeden gerçekleşmiş olması da şüphe uyandırıcı olduğunu, müvekkilinin annesi şirketi idari yönetimi konusundaki tecrübesizliği ve bilgisizliği sebebiyle aldatıldığı gibi ....n vefatı öncesi şirkete karşı açılan davalar sebebiyle korkutulmuş kendisine para ve ciddi hapis cezaları ile karşılaşacağı söylendiğini, ...efatı sonrası ve öncesi açılan icra takipleri ve hukuk davalarının tamamı davalı vekilleri tarafından devam ettirildiğini, tahsil edilen bazı dosya alacakları dahi müvekkile veya annesine ödenmemiş davalılar vekili tarafından davalıların kendi nam ve hesaplarına yatırıldığını, müvekkil'in annesi pay devirlerinin karşılığında herhangi bir ödeme almadığını, müvekkilinin annesine ait olan 800 adet hisseden 544'ü, 2.720.000,00-TL bedel karşılığında davalı ...tarafından devralındığını, Pay defterinde yazılı bilgilere göre 800 hisseden geriye kalan 256 adet hisse ise █████/2020 tarihinde 1.280.000,00-TL tutar karşılığında davalı.... devredildiğini, pay defterinde yazılı bilgilerin aksine ....devir karşılığında elden ödendiği iddia edilen bedelleri almadığını müvekkilinin annesi vefatından önce davalılara karşı hukuki anlamda savaşını başlattığını ancak hakkı olana almaya ömrü yetmediğini, davalılar müvekkilinin annesine şirketin yönetiminde yardımcı olacaklarını söyledikten sonra, geniş yetkili bir vekaletname aldıklarını, baba ... terekesine ait olan ve şahıs firması üzerinde bulunan araçlara ilişkin tasarruflarda bulunulmuş ve tasarrufların karşılıkları müvekkilin annesine ödenmediğini, bu süreçte yurt dışına yapılan ihracat işlemleri ya da yurt içinde yapılan ticari işlemler neticesi elde edilen maddi gelirler asla müvekkili ile paylaşılmamış ve kendisine ödeme yapılmadığını, müvekkilinin 21 yaşında olduğunu ve bakmakla yükümlü olduğu 12 yaşında kardeşi olduğunu, anne ve babası vefat ettiğini, haklı olduğu bu davanın masrafını karşılayacak maddi olanaklara sahip olmadığını, bu sebeple adli yardım taleplerinin kabulünü ve davalıların şirketin mal varlığını kaçırma ihtimalinden dolayı ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın haksız olması sebebiyle reddi gerekmekte olduğunu, öncelikle, taraflarına göre davacı taraf "ya tutarsa" niyetiyle hukuki bir deneme için davayı açtığını, milyon dolarlık bir talebe havi ve belirsiz alacak davasına konu olamayacak tarzda olan iş davada, davacı harca esas değeri 10.000TL gösterdiğini, ikinci olarak; davaya dayanak yapılmaya çalışılan fiili ve hukuki sebepler de yine deyim yerinde ise "ya şudur, ya budur, o da olmaz ise budur, bu değilse diğeridir" yöntemiyle istinad edilen "davanın ve yargılama sebeplerinin muayyenliği ilkesine" aykırı hususlar olduğunu, diğer bir husus da, yargıtay'a göre; gabin, hata ve hile iddiaları aynı davada ileri sürülemeyeceğini, bu hususlara ek olarak, dava dilekçesinde ileri sürülen tüm iddialar tamamen davacının amcaları olan müvekkillerinin hakkındaki rahmetli annesi .... sağlığında asılsız ve su-i zanna dayalı olarak yersiz vehim ve önyargılarla doldurulduğunu, ve manen etkilenmiş olmasından kaynaklı olduğunu, bu sebeple gerçekliği ve inandırıcılığı mevcut olmadığını, müvekkilleri aleyhine yapılan ve lehine takipsizlik kararı verilen şikayette savcılığa verdiğimiz ifadelerde beyan ettikleri gibi müvekkil ...Genel müdürü ve yöneticisi olduğunu, kardeşi olan davalı müvekkil ... ise şirketin % 100 payın sahibi olarak üzere tek hissedarı olduğunu, davacının annesi....ise vefat eden kardeşleri.... rahmetli eşi olduğunu, ... sağlığındayken her ne kadar şirket gerçek kişi vergi levhası olarak onun şahsı adına kayıtlı olsa da işbu şirkette müvekkillerinin....de kardeşi müvekkil .... ile üst düzey yönetici statüsünde ama üç kardeş olarak şirketin o dönemde EŞİT sahipleri oduğunu, şirket o dönemde hiçbir kurumsal yapısı olmayan ve cari işlemlerden dönen para ile günü kurtaran, kredilerle işleyebilir (dönebilen) bir halde olduğunu, kurumsal bir yapı olmadığı, şirketin ekonomik ve idari yönden verimli bir işleyişi olmadığı için de şirket, benzetmek gerekirse “bir atölye/fason gibi sıradan bir iş yeri mantığıyla, aynen zanaat ehli bir ustasının şahsi el becerisine bağlı, "o ustanın şahsi varlığı, iş becerisi ve ömrü kadar baki” olan yani, şahıslara bağlı, kira olan bir yerde imalat yapan, ihracat imkânı yok denecek kadar kısıtlı, malvarlığı yok denecek kadar az veya olmayan ve de cari döngüsüne ve etraftan aldığı elden ödünçlerine ve kredilere mahkûm durumda, nihayette de ancak günü kurtaran bir yapıda olduğunu, davacının babası ve davalı müvekkillerimizin kardeşi olan....t, uzun süre kanser tedavisi gördüğü için tüm işten ve şirket işleyişinden 2018 yılında rahmetli olmasından iki yıl önce 2016’da zaten zaruretten çekildiğini, .... vefat ettikten sonra, müvekkilleri davalıların bunca emek ve maddi-manevi hayatlarını ortaya koydukları, ....... gerçek kişi ismiyle kayıtlı vergi levhası altında ....unvanı ile faaliyet gösteren işletme, ... iş hayatından çekildiği 2016’dan beri sadece müvekkil ...sahibi olduğu ve büyütmeye çalıştıkları, izah edilen şekilde aslında zor durumda olan ..... gerçek kişi ismiyle kayıtlı vergi levhası altında ...." unvanı ile faaliyet gösteren bir işletme olmasından ötürü cari miras hukuku kuralları gereği, gerçekte fiilen işletmenin tek sahibi .... olmadığı halde ve davalı müvekkiller... de üç kardeş olarak eşit biçimde hakları olduğu halde, sonradan vefat eden ... ve çocuklarına o dönemde şeklen miras kalmış görünmekte olduğunu, davacı...., müvekkillerin vefat eden kardeşi .... oğlu ve kendilerinin de yeğeni olduğunu ,müvekkillerin deyim yerinde ise elinde büyümüş olan, tüm maddi-manevi varlıklarını ortaya koyarak sahiplendikleri yeğenleri olduğunu, davacı yeğenlerini bu şekilde isnatlarda bulunmaya iten hususlar; çevresinin kışkırtması ile öç alma duygusu, kendisini ispat etme, kendi ayakları üzerinde durma, gücü elde etme duygusu olduğunu, davacı..., babası vefat etmeden önce birlikte çalıştıkları işyerleri olan ... isimli işyeri hakkında, gençliğin de verdiği heyecanla işyeri üzerinde "önceden babam da oradaydı, O'nun da emeği vardı" diye ...l üzerinde hakkı olduğunu düşünerek kendine göre gelecek planı kurmakta olduğunu, şirketi davalı müvekkil kardeşler.... ayağa kaldırdıktan ve bir seviyeye getirdikten (2016-2024 arası tarihler) sonrası yani 8 yıl sonra her nedense .... ve oğlu davacı... tarafından sahiplenmeler olunca .... oğlu ve yeğenimiz olan ve şuan ergin/reşit hale gelen ...., defalarca iş yerine çağrılarak, 'bu şirketin ... kardeşler tarafından nereden nereye getirildiği ve bu şirketin tamamen şahıslara bağlı olduğu, davalıların kendilerine de bir şey olsa kendi eşleri ve evlatlarının da bu şirketi yürütemeyeceği, bu şirketin televizyonlarda gördükleri büyük Holding yapılarında olmadığı, o şirketlerin bir devlet kurumu gibi işleyen ve devam eden bir kurumsal yapı ve sermayeleri olduğu, o tarz şirketlerde vefatlar vs dahi olsa profesyonel çalışan ve CİO'ların şirketi devam ettirdiği, ama ... o ölçekte olmadığı, Kobi değimiz küçük ve şaha bağlı bir şirket olduğu ve tamamen sağ kalan davalı iki kardeşin becerisi kadar yürüdüğünü ve şirkette bir hak ve alacakları olmadığı' hususları defaatle izah edildiğini, bu sebepler ile davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar asla gerçeği yansıtmamakta, davacı yeğenlerinin o dönemde yaşı küçük olduğundan hala olan bitenin farkında olmadığı, işletmenin adeta uçurumun kıyısından döndüğünden habersiz davrandığı açıkça görülmekte olduğunu, .... isimli kişinin sevk ve idare ettiği ve azmettirdiği süreçte tüm bu yaşanılanlar göstermektedir ki burada bir hak arama değil ... de alet edildiği halde ...ve ilişki içinde olduğu yapılanmaların tarafından ....ne çökme girişimi olduğunu, müvekkiller hakkında hepsi takipsizlikle sonuçlanan pek çok şikayet ....tarafından birlikte ve organize olarak yapıldığını, bu asılsız şikâyetler ve hukuk davaları iş bu mafyatik eylemleri maskelemek için olduğunu, davacı taraf asılsız iddia ve suçlamalarda bulunduğunu, hal böyle iken, davacının sanki şirket pay devirleri geçersizmiş ve pay karşılıklarını devirler sırasında almamış gibi, şirket maddeten ve hukuken düze çıkıp işler hale geldikten sonra herhangi bir alacağı kalmadığı halde haksız para koparmak adına pazarlık için iş bu dava açtığını, O dönemde şirket çok zor günler geçirdiğini, gerek mali mevzuat gerekse miras hukuku ve yaşı küçük çocuklar sebebiyle, şirketin işleyişi hukuken ve idareten kilitlendiğini, Maliye İdaresi, araçlara ve banka hesaplarına tedbir koyduğunu, Şirket, cari ödemelerini yapamaz hale geldiğini, müvekkilleri ... ise, Maliye İdaresi ile yoğun görüşmelerle geçici çözümler bularak işletmeyi ayakta tutmayı başardıklarını, Rahmetli ....iş hayatından çekildiği 2016’dan beri sadece müvekkil ..... sahibi olduğu ve büyütmeye çalıştığı, ticari itibarını kaybederek iflas etmemesi ve tüm sorumluluklarını yerine getirerek ticari faaliyetini sürdürebilmesini temin için inisiyatif ve sorumluluk alarak şirketi yeniden kurup, kurumsal bir yapıya kavuşturup yönetilebilir olmasını sadece ikisi sağladığını, rahmetli .... sağlığında gerçek kişi işletmesi görünen işletmenin neredeyse hiçbir malvarlığı olmadığı, müvekkillerinin, şirketi gerçek kişi işletme yapısından kurtarmak zorunluluğu ile karşı karşıya kaldıklarını, bu hantal ve yürümez durumdaki ve şeklen de .. miras kalmış gibi görünen işletmeyi idare edebilmek için müvekkillerinin o tarihte sağ olan.... dan idari yetkilere haiz bir vekâletname aldıklarını, bu vekâlet ile şirketin günlük işlerini yürüttüklerini, bunun dışında başka bir iş ve işlem yapılmadıklarını, bu vekâlet ile .... adına bir hisse devri vs de yapılmadığını, .... da o dönem ki vekaletle yapılan (ki şirketin fiilen sahipleri zaten müvekkillerdir) tüm iş ve işlemlerden dolayı şirket hisselerini devir ederken (yani şirketten ayrılırken vekaleten yapılan iş ve işlemlerden dolayı bir hak veya zarar talebinde bulunmamıştır) bir şerh veya itiraz da düşmemiş olup, bu haliyle zımni veya açık onayını vermiş durumda olduğunu, çünkü, şirketin vergi levhası sahibi gerçek kişi ..... vefat edince ve de ....'in dışında eşit hakka sahip diğer gerçek sahipleri olan müvekkillerinin de gerçek kişi miras şirketi içinde imza yetkileri şeklen olmayınca, zaten zor durumda olan şirket hepten bir kaos ortamına girdiğini, zira, bankalar, müşteriler, tedarikçiler karşılarında işleyişte imza atacak, şahsi kefalet koyacak, bu kefalati kabul edilecek, işlere ve süreçlere hâkim bir ticaret erbabı hukuken kalmayınca her şey içinden çıkılmaz bir hale doğru sürüklendiğini, İş bu vekalet bu haliyle kullanıldığını, ...'nın şahsi iş ve işlemleri için alınmadığını, bu kargaşa ortamında müvekkilleri, hukukçuların ve mali müşavirlerin mülakatları doğrultusunda şirketin ayakta kalması için bir tüzel kişi şeklinde varlık kazanmasına karar verdiklerin, bu hususlardan rahmetli ...'nın bilgisi ve rızası mevcut olduğunu, Noterlikte ve gerekse haricen şirket pay devirleri, ... tarafından bizatihi kendi ıslak imzası ile resmi olarak noter huzurunda yapıldığı ve ... da ilgili pay bedellerini aldığını da beyan ettiğini dava dilekçesinde iddia edildiği gibi müvekkili ... tarafından kardeşi müvekkili ...’e vekâleten yapılmış bir pay devir işlemi olmadığın, ..., ...’nın şirket paylarının tamamını ...’dan vekaleten değil asaleten devir aldığnı, ... gerek Noterlikte paylarını devir sırasında “devir bedelini NAKDEN VE TAMAMEN tahsil ettim” diye kayıtlara geçirerek ve de gerekse bakiye pay bedelini “ELDEN” aldığını bildiren şirket pay defterini imzalayarak paylarının bedelini tahsil ettiğini, Davacı taraf iddialarını bir adım daha ileriye taşıyarak bu kez de.... Noterliğinde gerçekleştirilen pay devirinin de şüpheli olduğunu beyan ettiğini, davacı taraf şirketteki bir kısım araçlar ile ilgili tasarruflar yapıldığını, işleyişte gelirlerin rahmetli annesine ödenmediğini ileri sürdüğünü, talep ettikleri işbu ihtiyati tedbir istemi ile müvekkili şirketi idari ve mali olarak kilitlemek, ticari bakımdan çalışamaz hale getirmek ve neticeten zarar vermek isteyen asıl davacı taraf olduğunu, kayyum atanması talebinin reddine karar verilmesini öncelikle ve önemle talep ettiklerine, davacı tarafın adli yardım talebinin reddine , davalı firmaya kayyum atanması koşullarının somut davada mevcut olmadığı nazara alınarak istemlerin reddine, Tenkis davasının yargılamasında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olmakla öncelikle bu istem yönünden usulen görevsizlik kararı verilmesine, 2 yıllık hak düşürücü sürede dava açılmadığından süre yönünden davanın reddine , davacının davasını dayandırdığı tüm sebepler itibarıyla açıkladıkları hususlar nazara alınarak yargılama sonunda esas yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemenin 11.10.2024 tarihli ara kararı ile; Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edildiğinden, 6100 sayılı HMK'nın 392/1. Maddesi gereğince, adli yardım nedeni ile TEMİNATSIZ OLARAK, davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile; Davalı şirket adına kayıtlı taşınmaz mallar ile yine şirket adına kayıtlı araçların trafik sicil kayıtlarına ihtiyati tedbir konulmasına, Davalı şirketin banka hesaplarına tedbir konulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine, Davalı şirkete tedbiren kayyım atanması talebinin reddine," karar verilmiştir.Mahkemenin 08.11.2024 tarihli ara kararı ile; "Mahkememizin █████/2024 tarihli kararı ile verilen ihtiyati tedbir ara kararına yapılan itirazların REDDİNE, Davacının Adli yardım talebinin kabulüne yönelik mahkememizin █████/2024 tarihli ara kararına davalı tarafça itiraz edilmiş ise de, HMK 334 vd. Hükümlerine göre adli yardımın reddine dair karara karşı kararı veren mahkeme nezdinde itiraz yasa yolunun açık olup; adli yardımın kabulüne dair ara kararlara karşı ise kanunda açıkça düzenlemiş bir yasa yolu bulunmadığından, davalının itirazının nihai karar ile birlikte kanun yoluna tabi olacağı anlaşılmakla bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, HMK 395. Maddesi uyarınca yapılan tedbirin teminat karşılığında kaldırılması veya değiştirilmesi yönündeki davalı talebinin ise mahkememiz ara kararında davalı şirket adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz malvarlıklarına tedbir konulmasına karar verildiği, davacının talebinin ise hisse devrinin iptali ve olmadığı takdirde tenkise yönelik olduğu anlaşılmakla mahkememizce şartların oluşmadığı kanaati ile REDDİNE," karar verilmiştir.Mahkemenin 11.10.2024 tarihli ara kararı ile; "Davacı vekilinin Adli Yardım talebinin mevcut dosya kapsamı, delil durumu nazara alınarak şartları oluşmakla yargılama giderleri ve harç bakımından KABULÜNE, dosyada yapılacak giderlerin ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere şimdilik şuçüstü ödeneğinden yapılmasına , Adli yardımdan yararlanan kişinin mali durumu hakkında kasten veya ağır kusuru sonucu yanlış bilgi verdiğinin ortaya çıkması veya sonradan mali durumunun yeteri derecede iyileştiğinin anlaşılması halinde, Adli Yardım kararının HMK'nın 338. maddesi gereğince kaldırılacağının iş bu ara kararın davacı vekiline tebliği yolu ile İHTARINA, " karar verilmiştir.Davalılar vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilgili talepler hakkındaki ara kararların davanın taraflarının cevap dilekçelerinin teatisi aşaması tamamlandıktan sonra değerlendirilmesinin daha hakkaniyetli ve adil olacağını, zira dava haksız olmakla birlikte davacı tarafça dava dilekçesinde ileri sürülen tüm hususların yargılamaya ve ispata muhtaç hususlar olduğunu, bu davada davanın usulen reddini gerektirir usuli eksiklerin mevcut olduğunu, Denizli C.Başsavcılığının davacı tarafın şikayetleri hakkında verdiği KYOK kararları ve SHM'nin davacı tarafın tespit istemlerinin reddine dair kararının bir hak arama değil ... ve ...'nin alet edildiği halde .... ve ilişki içinde olduğu yapılanmaların tarafından ...'ne çökme girişimi olduğunu, davacı tarafın asılsız iddia ve suçlamalarda bulunduğunu, herhangi bir alacağı kalmadığı halde haksız para koparmak adına pazarlık için bu davanın ikame edildiğini, adli yardım isteminin kabulüne dair ara kararı yönünden , davacının maddi gücünün bulunmadığını, yardıma muhtaç olduğunu, dava masraflarını karşılamaya imkanı olmadığını resmi belge ve deliller ile ispat etmesi gerektiğini,davacının bu davanın giderlerini karşılayacak mali güç ve imkana sahip olduğunu, davacının adına kayıtlı ve murislerinden intikal etmiş menkul , gayrimenkul mallar, taşıt ve parasal imkanlara sahip olduğunu, davacının mali gücü hususunda resmi kurumlardan ve çevresinden mali durum araştırması ve tespiti yapılmaksızın adli yardım talebinin kabulüne dair ara karar kurulmasının haksız bir ara karar olduğunu, bu sebeple davacının adli yardım talebinin kabulüne dair ara kararın istinaf incelemesinde kaldırılarak reddine ilişkin karar verilmesin talep ettiklerini, mahkemenin █████/2024 tarihli ara kararı ile , davacının haklarının korunması bakımından şirketin mal varlığında telafisi güç zararlarının meydana gelmemesi bakımından şirke adına kayıtlı taşınmaz mallar ile yine şirket adına kayıtlı araçların trafik sicil kayıtlarına ihtiyati tedbir konulması talebinin kabulüne karar verildiğini, bu ara kararın gerekçesi davacının diğer bir kısım ihtiyati tedbir taleplerinin reddine dair ara kararının gerekçesi ile çelişkili halde olduğunu, bir kısım ihtiyati tedbi isteminin reddine dair ara kararının gerekçesi davacının tüm tedbir talepleri hakkında da geçerli olduğunu, zira şirketin tüm malvarlığı 6-7 aydır aleyhe yapılan bunca haksız şikayete ve dava açılacağı tehdidine rağmen yerli yerince durduğunu, ticari faaliyetlerinde aktif olarak kullanıldığını, müvekkillerinin iyi niyetli olduğunu, davacının iddia ettiği malvarlığı değerleri hakkında herhangi bir tasarruf girişimi vs. olumsuz veya davacı tarafa veyahut şirkete zarar verici hiçbir şüpheli davranışta bulunmadıklarını, talep ettikleri bu ihtiyati tedbir istemi ile müvekkili şirketi idari ve mali olarak kilitlemek, ticari bakımdan çalışamaz hale getirmek ve neticeten zarar vermek isteyenin davacı taraf olduğunu, davacı tarafın bu ihtiyati tedbir talebi ve diğer talepleri gibi haksız ve usule aykırı olduğundan dava dilekçesine ihtiyati tedbir istemi hususunda kanaat verici deliller eklenmediğinden ve şirketin tekrar toparlanması mümkün olmayacak seviyede zarara uğraması , mali döngüsünün aksaması ve işlemez duruna düşecek olmasından dolayı artık bu aşamadan sonucu bu şirketi ne davalı müvekkillerin ne de başkasının kurtarabilmesi söz konusu olmayacağından ihtiyati tedbir isteminin kısmen kabulüne dair ara kararın istinaf incelemesinde kaldırılmasına karar verilmesini, bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulüne karar verilerek davacının adli yardım talebinin kabulüne dair ara kararı ve bu ara karara ilişkin yapılan itirazlarına karşı verilen karar verilmesine yer olmadığına dair kararı ile ihtiyati tedbir talebini kısmen kabulüne dair kararı ve bu ara karara ilişkin yapılan itirazların reddine dair kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE
:Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;Dava; aldatma, korkutma ve gabin iddiasına dayalı anonim şirkette hisse devrinin iptali, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkin, istinaf başvurusuna konu uyuşmazlık ise kısmen kabulüne karar verilen ihtiyati tedbir taleplerine yönelik itiraz sonrası mahkemece itirazın reddine dair ve adli yardım talebinin kabulüne ilişkin ara kararlardır.Somut olayda davacı tarafça davalı şirkete ait hisselerin müteveffa annesinin iradesinin sakatlanarak devredildiği iddiasına dayalı olarak davalılar adına olan hisselerin iptali ile payı oranında davacı adına tesciline, hisselerin tamamının iptali mümkün olmadığı takdirde devir geçerlilik şartlarını sağlamayan 256 adet hissenin devrinin iptali ile payı oranında davacı adına tescili veya hisse bedellerinin davacıya ödenmesi ya da terditli olarak tenkis talebinin kabulü için iş bu dava açılmış olup, talep üzerine mahkemece davalı şirket adına kayıtlı taşınmazlar ile araçların 3. Kişilere devrinin önlenmesine yönelik tedbir konulmuş, banka hesapları üzerine konulması talep edilen tedbir talebi ve davalı şirkete kayyım atanması talebi reddedilmiş, davacının adli yardım talebi kabul edilmiş, davalılar vekili tarafından adli yardım talebinin kabulüne ve kabul edilen davalı şirket adına kayıtlı taşınmazlar ile araçların 3. Kişilere devrinin önlenmesine yönelik tedbir kararının kaldırılmasına ilişkin itirazın reddine dair ara karar istinaf edilmiştir.Öncelikle belirtmek gerekir ki; davacının adli yardım talebinin kabulüne ilişkin karar HMK'nin 334 ve devamı maddelerince verilmiş olup, HMK kapsamında adli yardım kabul kararına karşı istinaf yolu açık olmadığından davalıların bu yöne ilişkin istinaf talebi yerinde değildir.Dosyanın incelenmesinden, mevcut deliller ve özellikle eldeki davanın davalısı olan şirkette hisse devrini talep eden davacının da haklarının korunması ve şirket malvarlığında telafisi güç zararların meydana gelmemesi bakımından kısmen verilen tedbir kararının yerinde olduğu, ilk derece mahkemesi kararının ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varıldığından; davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca reddine karar vermek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-.... Ticaret Mahkemesi'nin ...esas sayılı dosyasında verilen..... tarihli ara kararlarına karşı davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gerekli 615,40 TL karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle KESİN olarak karar verildi. █████/2025....Başkan.....Üye....Üye....KatipBu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.