Anahtar kelimeler: Bam Karşiyaka Karşıyaka Yazim Yıllarına Olağanüstü Etkili Kurul Sonuca İzmir

T.C.

İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2021 (Dava) - █████/2022 (Karar)
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA
: Genel Kurul Kararlarının İptali
BAM KARAR TARİHİ
: █████/2025
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas-████████ Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin █████/2021 tarihinde gerçekleştirilen 2016, 2017, 2018, 2019 yıllarına ait olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların 2,3,4,8,9,10,11,13,14.maddelerinin kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırılığı sebebiyle iptalini talep ettiklerini, müvekkilinin yönetim kurulu üyesi sıfatı bulunmamakta olup, genel kurul toplantısında alınan 2,4,9,10,11,14.maddelerinin iptali gerektiğini, davalı şirket yönetim kurulu üyeleri olan ... ve ...'in, 2016, 2017, 2018, 2019 yıllarına ait olağanüstü genel kurul toplantısı organize edilmesi konusunda ilanlı genel kurul toplantısı çağrısı yapmış olup müvekkilinin azınlık hissedarı olarak vekaleten toplantıda hazır bulunduğunu, kararlarda muhalefet şerhi işlendiğini ve müvekkili adına olumsuz oy kullanıldığını, ancak bu maddelerin oyçokluğu ile kabul edildiğini, öncelikle davalı şirketin, █████/2016 tarihinde çağrısız olarak gerçekleştirmiş olduğu 2014-2015 yıllarına ait başka bir olağan genel kurul toplantısında; %100 toplantı nisabının iki farklı hazirun cetveli sunularak müvekkili adına sahte imzalar ile sağlandığını ve müvekkilinin katılmadığı yok hükmündeki toplantıda müvekkilinin yönetim kurulu üyesi olma iradesi olmadan yönetim kurulu üyesi olarak seçildiğini, dolayısıyla, iradesi bulunmamasına rağmen kendisi davalı şirket yönetim kurulu üyesi olarak seçildiğinden, işbu dava konusu genel kurul toplantısında da kendisinin bu sıfata haiz olamayacağını, kaldı ki, aynı mahkemenin ████████ Esas sayılı dosyasında bahsi geçen █████/2016 tarihli yok hükmündeki genel kurul toplantısı çerçevesinde alınan kararların ve yine bu genel kurul toplantına bağlı olarak alınan 2016/2 karar no ve █████/2016 tarihli yönetim kurulu kararının süresi içerisinde iptalinin talep edildiğini, söz konusu yönetim kurulu kararındaki imzanın müvekkiline ait olmadığının Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin ████████ Esas-████████ Karar sayılı kararıyla da sabit olduğunu, mahkemenin ████████ Esas-████████ Karar sayılı başka bir dosyasında müvekkilinin yönetim kurulu üyesi olma iradesi bulunmadan yönetim kurulu üyesi olarak seçilmiş olması ve bu durumun diğer pay sahiplerince bir hak değil de zorunluluk olarak yapılmış olmasının, işbu dosyadaki genel kurul kararlarının iptalini gerektirdiğini ve yönetim kurulu üyesi olma iradesi göstermeyen bir kimsenin, üye olarak seçilmesinin mümkün olmadığı yönündeki haklılıklarının bir kez daha net bir şekilde ortaya konduğunu, buna ek olarak; genel kurul toplantı çağrı ilanı ve █████/2021 tarihli yönetim kurulu kararı toplantı çağrısının davalı şirketin yönetim kurulunda olduğu belirtilen ... ve ... tarafından yapıldığını, bu durumun dahi tek başına davalı şirketin, yönetim kurulu üyelerinin bu kişilerden oluştuğunu açıkça kabul ettiğini gösterdiğini, ertelenen genel kurul toplantı çağrısının ise bu sefer yönetim kurulunda olduğu belirtilen ..., ... ve ... tarafından yapıldığını, davalı şirketin dahi müvekkilinin şirket yönetim kurulunda olmadığını kabul ettiğini, dava konusu yapılan toplantıda yönetim kurulu yıllık faaliyet raporunun onaylandığı 2 numaralı kararın söz konusu raporun oylamasında hem usulüne uygun olarak hazırlanmamış olması (Yönetim Kurulundan sadece ...’in imzasının bulunması) hem de müvekkilinin bilgisi ve üye olma iradesi olmadan yönetim kurulu üyesi olarak seçilmesine sebebiyet veren genel kurul kararının ve sahte imza ile alındığı ispat edilen yönetim kurulu kararının iptaline yönelik mahkemenin ████████ Esas sayılı dosyası üzerinden devam eden bir dava olması nedeniyle bu maddenin onaylanmasına müvekkilince muhalefet edildiğini, ancak bu raporun, diğer pay sahiplerinin oy çokluğu kabul edildiğini, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmesine yönelik 4 numaralı kararında ibra oylaması yapılan kişinin, o şirkette yönetim kurulu üye sıfatını taşıması gerektiğinin açık olduğunu, aynı şekilde gündemin 14.maddesinde yukarıda belirtilen tüzel kişiye (... San. Tic. Ltd. Şti) karşı TTK’nın 396.maddesi çerçevesinde dava açılması yönündeki kararın oy çokluğu ile kabul edildiğini, ancak söz konusu şirketin davalı şirket nezdinde yönetim kurulu üyesi sıfatına haiz olmamasından dolayı böyle bir sorumluluk davası açılamayacağının ortada olduğunu, bunun bile, diğer iki hissedarın bilinçsiz bir şekilde, davalı şirketi daha da kilitlenme noktasına getirme amacını gösterdiğini, kaldı ki, mahkemenin ████████ Esas-████████ Karar sayılı dosyasında da müvekkilinin YK üyesi olarak seçilmesi konusunda iradesi olmadığı dikkate alınmadan söz konusu durumun bir hak değil de zorunluluk olarak yapılmış olmasının, işbu dosyada genel kurul kararlarının iptalini gerektirdiğini, müvekkilinin █████/2021 tarihinde gerçekleşen genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyesi olma iradesi göstermemiş olmasına rağmen oyçokluğu ile kendisinin yönetim kurulu üyesi olarak seçildiğini, 8 numaralı maddenin görüşülmesi ve müzakeresine geçildiğinde, müvekkilinin yönetim kurulu üyeliğine seçimi konusunda, muvafakati olmadığı, bu yönde bir iradesinin olmadığı belirtilmiş olmasına rağmen, oyçokluğu ile seçilmesine karar verildiğini, bir üyenin, yönetim kurulunda bulunup bulunmamasının, üyeliği kabul etmesi şartına bağlı olduğunu, bu görevi kabul ettiğine yönelik açık bir beyanda bulunmadığı müddetçe, yönetim kurulu üyelik sıfatı yüklenemeyeceğini, bunun şirketin diğer paydaşlarının kötü niyetli olduğunu ve dürüstlük kuralının ihlal edildiğini gösterdiğini, bu çerçevede 8 numaralı genel kurul kararının iptal edilmesi gerektiğini, finansal tabloların onaylanması konu edilen 3 numaralı maddeye müvekkili tarafından tablolarda yer alan kayıtların akıbetinin ortaya konamaması sebebiyle muhalefet edilmişse de söz konusu maddenin oyçokluğu ile kabul edildiğini, yeni TTK’nın 514.maddesi uyarınca anonim şirketin finansal tablolarını hazırlama yükümlülüğünün yönetim kurulunda olduğunu, ibraz edilen finansal tabloların kriterlere uygun olarak hazırlanmadığı ve işbu tabloların yönetim kurulu tarafından hazırlanması ve tüm üyelerin imzasının bulunması gereken bir doküman olmasına rağmen kendilerine ibraz edilen belgelerde sadece ...’in imzasının olduğunu, 2 numaralı karar için yaptıkları açıklamaların burada da geçerli olup, ... ve ...’in de yönetim kurulu üyeliğinde bulunduğu iddia ediliyorsa, neden kendilerinin finansal tablolarda imzasının bulunmadığının anlaşılamadığını, buna ek olarak; taşeronlara ödendiği anlaşılan 3.770.000,00 TL’nin 2019 yılına kadar aynı şekilde kayıtlarda yer aldığı ve herhangi bir tahsilat ya da avans karşılığı iş yapıldığı görülmediğinden ve söz konusu kayıt tek başına dahi yukarıda belirtilen finansal tabloların şeffaf ve güvenilir olması gerektiği kriterlerine aykırılık teşkil etmesinden dolayı finansal tabloların kabulüne muhalefet edildiğini, taşeronlara verilen miktarın dayanak belgeleri ve geri alınmaması konusunda yazılı bilgi verilmemesinin, başlı başına hazırlanan finansal tabloların gerçeğe uygun olmayan kayıtlar ile oluşturulduğunu gösterdiğini, ...’in şahsi gayrimenkulünü satarak davalı şirkete verdiği iddia edilen borcun iade edilmesi yönündeki 13 numaralı maddenin kabulünün mümkün olmadığını, ...’in ne amaçla ve neye dayalı olarak bu borcu şirkete verdiği ile ilgili herhangi bir kayıt bulunmadığı gibi, bir dayanak belge de gösterilemediğini, böyle bir borcun varlığı bir an olsun kabul edilse dahi, uzun süredir ticari faaliyeti bulunmayan davalı şirketin hangi kaynak ile söz konusu borcu ödeyeceğinin merak konusu olduğunu, bunun ortaklık hakkını zedeleme maksadını açıkça gösterdiğini, şirkette herhangi bir nakdi giriş çıkışı yokken böyle bir borcun ...’e iade edilmesini karara bağlamanın diğer hissedarlar tarafından şirketi daha da borç batağına sürüklemek olduğunun şüphesiz olduğunu belirterek, █████/2021'de gerçekleştirilen 2016, 2017, 2018, 2019 yıllarına ait olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların 2,3,4,8,9,10,11,13,14. maddelerinin kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırılığı sebebiyle iptalini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalının süresinde cevap dilekçesi sunmadığı, ancak vekili aracılığıyla sunduğu beyan dilekçesinde özetle; genel kurul toplantısının usulüne uygun olarak icra edildiğini, öncelikle TTK'nın 446. maddesine göre iptal talebinde bulunulabilmesi için toplantıya katılım sağlanılması ve iptali istenilen kararlara olumsuz oy veren kişilerin dava ikame hakkı olması gerektiğinin açık olduğunu, ancak davacı vekili olarak ...'ın vekaleten katılıp oy kullandığının toplantı kayıtları ile sabit olduğunu, vekaletnamesinde bu yönde temsil yetkisinin bulunmadığının açıklığı karşısında davacı yan temsil edilmemiş olduğundan mahkemede dava ikamesinin TTK'nın 446.maddesine göre mümkün olamayacağını, davanın reddi gerektiğini, kaldı ki, davacının, şirket yönetim kurulu üyesi olup TTK'nın 390/2. maddesine göre genel kurul toplantısında vekil aracılığı ile oy kullanması veya olumsuz oy kullanmasının mümkün olmadığının açıklığı karşısında dava ikamesinin TTK'nın 446. ve 290/2. maddesine göre de mümkün olamayacağını, hisse oranları incelendiğinde; 3.330 pay ..., 1.660 pay ..., 10 pay
...'ın ortak olduğunu, davacı yan tarafından kararların iptali istenmiş ise de alınan tüm kararların TTK'nın 621.vd maddelerine göre 2/3 çoğunluğun oyu ile alınabileceğinin açıklığı karşısında davacının usul ve yasalara aykırı ve hakkın kötüye kullanılması niteliğindeki taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, benzer nitelikte Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasında davanın derdest olup alınan █████/2019 tarihli bilirkişi raporunun da savunmalarını destekler mahiyette olduğunu, Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas-████████ Karar sayılı mahkeme kararının İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi'nin █████████ Esas-█████████ Karar sayılı ilamı ile bozulmuş olup halen derdest olduğunu, davaya konu edilen genel kuruldan sonra ███████. ayında aynı konular ile ilgili olarak GK toplantısı yapılmış olduğundan davacı tarafından davanın ikamesinde hukuki yarar kalmamış olduğunu, bu yönden dahi davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:
Mahkemece, "...Tüm dosya içeriği ve delillerin, kısmen bilirkişi raporunun değerlendirilmesi sonucunda; I-Gündemin 2.maddesinin yönetim kurulunun 2016-2017- 2018-2019 yılları faaliyet raporuna ilişkin olduğu, oy çokluğuyla faaliyet raporlarının kabulüne karar verilip davacının olumsuz oyu ve muhalefet şerhinin (şirket ile devam eden davalar sebebiyle yönetim kurulu sıfatının bulunmadığı iddiası karşısında yönetim kurulu üyeliği ve başkan yardımcılığı sıfatını taşımadığı, tek imzalı raporun geçerli olmadığı yönündeki) mevcut olduğu, TTK'nın 375. madde hükmü uyarınca yıllık faaliyet raporunun ve kurumsal yönetim açıklamasının düzenlenmesi ve genel kurula sunulması, genel kurul toplantılarının hazırlanmasının, yönetim kurulunun devredilemez ve vazgeçilemez görev ve yetkileri arasında sayıldığı, dava konusu genel kurul toplantısında sunulan yıllık faaliyet raporlarında yönetim kurulu üyesi ...'in imzasının bulunduğu, başka imzanın bulunmadığı, bu itibarla 'yönetim kurulunun' imzasını içermemesi nedeniyle gündemin 2.maddesi ile alınan yıllık faaliyet raporunun kabulüne ilişkin genel kurul kararının iptalinin gerektiği, II-Gündemin 3.maddesinin finansal tablolara dair olduğu, müzakere sonucunda oy çokluğuyla finansal tabloların kabulüne karar verilmiş olup; davacının olumsuz oyu ve muhalefet şerhinin (taşeronlara ödendiği anlaşılan 3.770.000,00 TL' nin 2019 yılına kadar aynı şekilde kayıtlarda yer aldığı ve herhangi bir tahsilat ya da avans karşılığı iş yapılmadığı, bu konuda taşeronlara verilen miktarın dayanak belgeleri ve geri alınmayışı konusunda öncelikli yazılı olarak bilgi verilmesi gerektiği yönündeki) olduğu, TTK'nın 375.madde hükmü uyarınca yıllık faaliyet raporunun ve kurumsal yönetim açıklamasının düzenlenmesi ve genel kurula sunulması, genel kurul toplantılarının hazırlanmasının, yönetim kurulunun devredilemez ve vazgeçilemez görev ve yetkileri arasında sayıldığından, dava konusu genel kurul toplantısında sunulan yıllık faaliyet raporu ve finansal tabloların yönetim kurulu üyesi ... tarafından düzenlenip, başka yönetim kurulu üyesinin imzasının bulunmaması nedeniyle gündemin 3.maddesi ile alınan finansal tabloların kabulüne ilişkin genel kurul kararının iptalinin gerektiği, toplantıda 3.770.000,00 TL harcamanın dayanağı kayıtlar ile ilgili bilgi verilmemesi, finansal tabloların kaydi olarak şirket bilanço ve beyannamelerine uygun hazırlanmasının tek başına yeterli olmaması karşısında bu yöne ilişkin bilirkişi raporuna itibar edilmediği, III-Gündemin 4.maddesi yönetim kurulu üyelerinin 2016-2017-2018-2019 yılı faaliyet hesaplarından dolayı yönetim kurulu üyelerinden ...'in oy çokluğuyla ibrasına; davacının ibra edilmemesine oy çokluğuyla ve davacının muhalefet şerhiyle (davacının yönetim kurulu üyesi sıfatı taşımadığı için ibra oylaması yapılamayacağı yönündeki); yine ...'in ibrasına oy çokluğuyla (davacının olumsuz oyu) ile karar verildiği, finansal tabloların usulüne uygun düzenlenmemesinin, öncelikle ilgili gündem maddelerinin görüşülmesini de engelleyeceği, bu bağlamda, müdürlerin yıllık faaliyet raporları ve ibrasının da görüşülemeyeceği, genel kurul usulüne uygun düzenlenmiş finansal tablolar hakkında müzakerede bulunmadan yıllık faaliyet raporunun ve ibra kararının yeteri derecede aydınlanmamış olan genel kurulda görüşülmesinin mümkün olmadığı, yasaya uygun olarak tüm yönetim kurulu üyeleri tarafından düzenlenmiş yıllık faaliyet raporları ve finansal tabloların gerçeğe uygun şekilde, gerekçeleri ile ortaya konulmasından sonra genel kurulun bunların haklı olup olmadığı noktasında karar alabileceği, genel kurul buna rağmen finansal tablolar ve bununla bağlantılı hususları görüşüp karara bağlar ise bu kararların iptal ile malul olacağı, bu itibarla, yönetim kurulu üyelerinin ibrası finansal tablolarla ilişkili olduğundan finansal tablolara ilişkin alınan kararın iptal müeyyidesine tâbi olması nedeniyle yönetim kurulu üyelerinin ibrasının da iptal müeyyidesine tâbi olduğunu kabul etmek gerektiği, IV-Gündemin 8.maddesinin yönetim kurulunun seçimine ilişkin olduğu, dava konusu █████/2021 tarihli genel kurul toplantı tutanağına göre yönetim kurulu üyeliğine ..., ... ve ...'nun seçildiği, oysa, davacı ...'nun temsilcisinin müvekkilinin yönetim kurulu üyeliğine seçilmek istemediğini bildirdiği, yönetim kurulu üyeliğinin isteğe bağlı bir kurum niteliğinde olduğu, bu nedenle davacının yönetim kurulu üyeliğine seçilmesinin mümkün olmadığı, yine yönetim kurulu üyeliğine seçilen ...'in önceki yönetim kurulunda da yer almakta olduğu, yönetim kurulunun imzasını taşımayan bilançolar ve finansal tablolar düzenlenip görüşülmeden yönetim kurulu üyeliğinin seçiminin mümkün olmadığı, bu itibarla, ..., ... ve ...'nun yönetim kurulu üyeliğine seçilmesine ilişkin karar geçerli olmayıp iptalinin gerekli olduğu, davalı şirket genel kurulu tarafından █████/2021 tarihli toplantıda davacının yönetici seçilmeyip 9.gündem maddesi ile ...'in yönetim kurulu üyeliklerine (tek üyelik) seçildiğinin anlaşılmakta olduğu, ancak, davacının dava konusu yönetim kurulu üyeliğinin seçilmesine ilişkin genel kurul kararının iptal edilmesinde -█████/2021 tarihli genel kurul tarihinden önceki döneme ilişkin hukuki ve cezai sorumluluğunun gündeme gelme riski bulunduğu için- hukuki menfaatinin öncelikli olduğunun aşikar olduğu, bu yüzden bu karar ile ilgili davanın konusuz kaldığından söz edilemeyeceği, V-A)9.gündem maddesi ile alınan 'şirket ortağı ve aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olan ...'nun şirkete olan borcunun tahsilinin istenmesi ve bu konuda kendisine alacak davasının açılmasına'; 10.gündem maddesi ile alınan 'şirket ortağı ve aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olan ...'nun ... San. ve Tic. A.Ş.'nin ihtilaflı olduğu ... A.Ş. ile onun kiracılarıyla şirketin referansını ve taşeronlarını kullanıp TTK 396.madde yasağına aykırı iş yapması nedeniyle şirketin uğradığı maddi ve manevi tazminat davası açılmasına'; 11.gündem maddesi ile 'şirket ortağı ve aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olan ...'nun ... San. ve Tic. A.Ş.'nin ihtilaflı olduğu ... A.Ş. iş yapım, şirketin alacağını engellenmesi sonucu uğranılan kendisine maddi manevi tazminat davası açılmasına'; 14.gündem maddesi ile alınan '... San. Tic. Ltd. Şti.'nin TTK'nın 396.madde rekabet yasağına aykırı işlemlerden dolayı tazminat davası açılmasına' ilişkin genel kurul kararlarının şirket ile ortağı arasındaki borç para-haksız rekabet-haksız fiil gibi ilişkilere dayanması, bu iddiaların gerçek olup olmadığının tespitinin işbu genel kurul kararlarının iptali davasında değil, ileride şirket tarafından açılacak davalarda tespitinin mümkün olduğu, aksi düşüncenin şirketin hak arama hürriyetine engel olma sonucunu doğuracağı kanaatine varıldığından, bu kararlara ilişkin iptal talebinin reddine karar vermek gerektiği, B)13.gündem maddesi ile alınan 'şirket ortağı ...'in şahsi gayrimenkulünü satarak şirkete verdiği borcun belgelenmesi şartıyla şirket tarafından ödenmesine' ilişkin kararın icrai bir yönünün bulunmaması ve taraflar arasında hukuki ilişki mevcutsa bu ilişkinin tâbi olduğu hukuki olgular çerçevesinde çözümlenmesinin mümkün olması karşısında sözü edilen kararın iptali talebi hukuki dayanaktan yoksun bulunmakla, sonuç olarak; davalı ... San. ve Tic. A.Ş. tarafından -2016-2017-2018-2019 faaliyet yıllarına ilişkin- █████/2021 tarihinde gerçekleştirilen genel kurul toplantısında 2, 3, 4 ve 8.gündem maddeleri ile alınan kararların İPTALİNE, 9, 10, 11, 13 ve 14.gündem maddeleri ile alınan genel kurul kararlarının iptali talebinin REDDİNE..." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
:
DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN; "...Genel kurul toplantısının, davacı yanın TTK'nın 420.vd maddelerine göre şirkete ait finansal verilerin incelenebilmesi amacıyla erteleme talebi kabul edilerek █████/2021 tarihinde usulüne uygun olarak icra edildiğini, davacı vekili olarak ...'ın vekaleten katılıp oy kullandığının toplantı kayıtları ile sabit olduğunu, ancak vekil olan kişinin vekaletnamesinde bu yönde temsil yetkisinin bulunmadığının açıklığı karşısında davacı yanın temsil edilmemiş olduğunun ortaya çıkması ile mahkemede dava ikamesinin TTK'nın 446.maddesine göre de mümkün olamayacağını, bu yöndeki itirazları değerlendirilmeksizin karara varılmış olmasının istinaf nedenleri olduğunu, kaldı ki, davacı ...'nun şirket yönetim kurulu üyesi olup TTK'nın 390/2.maddesine göre genel kurul toplantısında vekili aracılığıyla oy kullanması veya olumsuz oy kullanmasının mümkün olmadığının açıklığı karşısında dava ikamesinin TTK'nın 446.ve 390/2.maddesine göre mümkün olamayacağını, bu yöndeki itirazlarının da değerlendirilmediğini, dolayısıyla ortada hak düşürücü süre içinde ikame edilmiş bir dava olmadığından işin esasına girilmeden davanın reddi gerektiğini, hisse oranları incelendiğinde, 3.330 pay ..., 1.660 pay ..., 10 pay ...'ın ortak olduğunu, genel kurul kararında alınan tüm kararların TTK 621.vd maddelerine göre 2/3 çoğunluğun oyu ile alınabileceğinin açıklığı karşısında bu yöndeki itirazları değerlendirilmeksizin karara varılmış olmasının istinaf nedenleri olduğunu, iptaline karar verilen 2, 3, 4 nolu kararlar yönünden tüm mükellefiyetlerin eksiksiz olarak yerine getirildiğini, yönetim kurulu üyesi olan davacının imzadan imtina etmesi sonucunda 3.████████ oranında hisse sahibi yönetim kurulu üyesi tarafından faaliyet raporlarının imzalanarak sunulduğunu, faaliyet ve muhasebe hesaplarının tamamının davacı yan tarafından incelendiğini, hatta toplantı erteleme talebi kabul edilerek █████/2021 tarihinde usulüne uygun olarak icra edildiğini, davacının taleplerinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, tüm itiraz ve beyanları dikkate alınmaksızın eksik inceleme ile karar verildiğini, ayrıca dosya kapsamında alınan teknik bilirkişi raporu dahi lehlerine iken mahkeme tarafından aleyhe karara varılmış olduğunu, dosya muhteviyatından da sabit olduğu üzere müvekkili şirketin ekonomik zorluğa düştüğünü, aynı zamanda davacı olan ortak tarafından da sürekli olarak şirketin faaliyetlerinin engellenmiş olması neticesinde faaliyetinin neredeyse kalmadığını, hakim ortak olan ... tarafından tek taraflı olarak şahsi varlıkları satılarak şirketin borçlarının ödenmeye çalışıldığını, bu hususların dosya muhteviyatı ile sabit olmasına karşın bu yöndeki beyanları dikkate alınmaksızın karar verildiğini, iptaline karar verilen 8 nolu karar yönünden ...'nun istemi dışında yönetim kurulu üyesi seçilmesine ilişkin maddenin iptal edilebileceği belirtilmiş ise de, dava konusu edilen genel kurul kararının tescil ve ilan edilmediğini, uygulayabilmesi ve hukuki niteliğe sahip olabilmesi için tescil ve ilan edilmesi gerektiğini, genel kurul kararı tescil ve ilan edilmediğinden hukuki nitelik kazanmamış olması itibariyle ortada iptali gereken bir husus olmadığını..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN; "...9, 10, 11, 13 ve 14.maddeler yönünden taleplerin reddedilmesinin hatalı olduğunu, öncelikle müvekkilinin yönetim kurulu üyesi sıfatını taşımadığı hususuna netlik getirmek istediklerini, müvekkilinin █████/2016 tarihli genel kurul dahil bu zamana kadar yönetim kurulu üyesi sıfatına sahip olmadığını, yönetim kurulu üyesi sıfatına sahip olmamasının, █████/2021 tarihli genel kurulda alınan kararların iptal edilmesi gerekçelerinin temelini oluşturduğunu, zira, █████/2016 tarihli GK toplantısı çağrısız ve ilan prosedürü gözetilmeden gerçekleştirilmiş olup, çağrısız genel kurulların ön şartı olan %100 toplantı nisabının müvekkilinin sahte imzası ile sağlandığını, toplantıda hazır bulunmamasına rağmen, bilgisi ve yönetim kurulu üyesi olma iradesi bulunmadan davalı şirket yönetim kuruluna seçilmiş olmasının, iptal davasına konu edilmesini gerektirdiğini, işbu iptal davasının Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasında derdest olduğunu, dolayısıyla █████/2016 tarihli GK kararının yok hükmünde olduğunun açık olduğunu, kaldı ki, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından, davalı şirketin müvekkilinin yönetim kurulu üyesi olma iradesi bulunmadan yönetim kuruluna seçtiği bir başka genel kurul kararı (Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas-████████ Karar) ile dava konusu edilen █████/2021 tarihli yönetim kurulu seçimine yönelik genel kurul kararı ile aynı sebepler çerçevesinde iptal edildiğini ve iptal gerekçelerinin haklı bulunduğunu, bir üyenin, yönetim kurulunda bulunup bulunmamasının, o kişinin üyeliği kabul etmesi şartına bağlı olduğunu, açıkça bir beyanda bulunmadığı müddetçe, bu kişiye yönetim kurulu üyelik sıfatı yükletilemeyeceğini, 9 numaralı kararın iptal edilmesi gerektiğini, müvekkilinin kendisine karşı dayanağı sunulamayan bir borcunun olduğunun iddia edilmesi ve bu konunun genel kurul gündemine alınmış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bir an olsun böyle bir borç olduğu düşünülse dahi borcun kaynağının dahi gösterilememiş olmasına rağmen diğer pay sahiplerince bu maddenin kabul edilmiş olmasının ... ve ...’ın açıkça müvekkilini zarara sokma, ortaklık hakkını zedeleme amacıyla hareket ettiklerini gösterdiğini, kaldı ki, mahkeme tarafından davalı şirketin finansal tablolarının ve faaliyet raporlarının yönetim kurulu üyelerinden sadece ...'in imzasını taşıması sebebiyle usulüne uygun olarak hazırlanmadığı tespit edilmişken, 9 numaralı kararın neden iptal edilmediğinin anlaşılamadığını, zira, genel kurul gündemini oluşturan maddelerin birbiriyle bağlantılı olduğunu, 2 ve 3 numaralı kararların iptaline hükmedilmesinin 9 numaralı kararın da kendiliğinden iptalini gerektirdiğini, hayali, hesap oyunları ile oluşturulan, kaynağı belirsiz işbu borcun kabulünün mümkün olmadığını, 10 ve 11 numaralı kararların, 14 numaralı kararın iptal edilmesi gerektiğini, TTK’nın 396.maddesinden açıkça görüleceği üzere, söz konusu hükmün yönetim kurulu üyelerinin şirket faaliyet konusunu oluşturan işlemlerine yönelik haksız rekabet oluşturan eylemlerinden sorumlu olacağına yönelik bir düzenleme olduğunu, ...’nun yönetim kurulu üye sıfatı bulunmaması sebebiyle, söz konusu madde kapsamında değerlendirilerek kendisine bu yönde bir sorumluluk atfedilemeyeceğini, alınan kararlar çerçevesinde, hiçbir şekilde zararın varlığını kabul anlamına gelmemek üzere, diğer iki hissedarın bilinçsiz bir şekilde, davalı şirketi daha da kilitlenme noktasına getirme amacı güttüklerini açıkça gösterdiğini, müvekkilinin yönetim kurulu üyesi sıfatını taşıyıp taşımadığının mahkeme tarafından öncelikli olarak değerlendirilmesi gerektiğini, bu değerlendirme yapılmadan, işbu maddelerin iptal edilmemesinin anlaşılabilir olmadığını, ...’in, şahsi gayrimenkulünü satarak davalı şirkete borç verdiği ve söz konusu borcun kendisine iade edilmesine konu edilen 13 numaralı gündem maddesinin iptali gerektiğinin açık olduğunu, zira, bahsi geçen borca yönelik ne amaçla ve neye dayalı olarak bu borcu davalı şirkete verdiği ile ilgili herhangi bir kayıt bulunmadığı gibi, toplantı anında dahi bu duruma ilişkin bir dayanak belge gösterilemediğini, böyle bir borcun varlığı bir an olsun kabul edilse dahi, uzun süredir ticari faaliyeti bulunmayan davalı şirketin, hangi kaynak ile söz konusu borcu ödeyeceğinin şüpheli olduğunu, ...’in bu yöndeki iddiasının açıkça, hayali borçlar yarattığını ve müvekkilinin şirkette sahip olduğu ortaklık hakkını zedeleme maksadını açıkça gösterdiğini, faaliyet raporlarından ve finansal tablolarından da açıkça görüldüğü üzere, şirkette herhangi bir nakdi giriş çıkışı söz konusu değilken böyle bir borcun ...’e iade edilmesi yönündeki kararın iptal edilmemesinin, mahkeme tarafından davalı şirketin diğer hissedarların şirketi daha da borç batağına sürükleme amaçlarının desteklendiğini gösterdiğini, şirket hesaplarının usulüne uygun olarak hazırlanmamış olması da göz önünde bulundurulduğunda, mahkemenin eksik incelemeye dayalı olarak karar verdiğini ortaya koyduğunu..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, anonim şirket genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı her iki taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
1-6102 sayılı TTK'nın 445.maddesi hükmünde belirtildiği üzere; kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kurallarına aykırı olan genel kurul kararlarına karar tarihinden itibaren 3 ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde iptal davası açılabilir. TTK'nın 446. maddesinin 1. fıkrasının "a" bendine göre de; toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten pay sahibi genel kurul kararının iptali istemiyle dava açabilecektir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; öncelikle davanın, dava konusu genel kurul toplantısının yapıldığı 27.05.2021 tarihinden itibaren 3 aylık hak düşürücü sürede açılmış olduğu, TTK'nın 446/1. maddesi gereği davacı ortak adına toplantıya vekaleten davacı avukatının katıldığı ve kararlara karşı olumsuz oy kullanarak usulüne uygun olarak TTK'nın 446/1/a maddesi uyarınca muhalefet şerhlerini yazdırdığı anlaşılmış olmakla birlikte, dava konusu toplantıdan önceki (ertelenen) ve sonraki toplantılara dair vekaletnameler dosyada olduğu halde, davaya konu 27.05.2021 tarihli olağanüstü GK toplantısı için davacı tarafından vekiline özel verilmiş bir vekaletname dosyada yer almadığından, açıkça istinafa da getirilmiş bulunan ve re'sen de gözetilmesi gereken bu husustaki eksiklik nedeniyle mahkeme kararının kaldırılması gerekmiştir.
2-Dava konusu GK kararlarının ... nezdinde tescil ve ilan edilmediğine, daha sonradan yeni bir genel kurul daha yapıldığına ve işbu davanın konusuz kaldığına dair itiraz bakımından yapılan değerlendirmede; somut uyuşmazlığa konu GK'da alınan kararların içeriği bakımından kurucu nitelikte olmayan bu hususlar iptal davası açılmasına engel nitelikte görülmemiş, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu değerlendirilmiştir.
3-Davacının YK üyeliğine dair ve bununla bağlantılı itirazları bakımından; davacının, davadışı 2014-2015 olağan genel kurul toplantısında (17.06.2016 tarihli GK hk.) YK üyesi olarak seçilmesine dair karar ve YK toplantısında alınan 12.07.2016 tarihli karar bakımından açmış olduğu iptal/yokluk/butlan davasının derdest olup, aynı mahkemenin ████████ E. sayılı dosyasında yargılamasının görülüp red kararı verilmiş olduğu, ancak dosyanın istinaf aşamasında olduğu ve kesinleşmediği görülmektedir. 17.06.2016 tarihli GK toplantısı hazirun cetvelindeki ve 12.07.2016 tarihli YK kararındaki imzaların sahte olduğuna dayalı bu dava ile aynı konuda Karşıyaka 4.Asliye Ceza Mahkemesi'nde de "özel evrakta sahtecilik" suçuna dayalı bir ceza dosyası olup, sanık olarak ... hakkında mahkumiyet verildiği, İzmir BAM 22. CD tarafından istinaf incelemesi sonucunda kararın kaldırıldığı (faydasız sahtecilik bakımından tartışılmak üzere), mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda faydasız sahtecilik gerekçesiyle beraat kararı verilip, istinaf isteminin de esastan reddedildiği, eldeki dava bakımından alınan raporlarda ve mahkemenin gerekçeli kararında tüm bu mahkeme dosyalarının getirtilip değerlendirilmek suretiyle tartışılmadığı, ilgili evraklara bakıldığında; davacının 17.06.2016 tarihli GK'da 3 yıl süre ile YK'ya seçildiği, bu toplantıya dair hazirun cetvelindeki imzanın kendisine ait olduğu (YK kararındakinin ise ona ait olmadığı) anlaşılmakta olup, buna göre bir dönem davacının YK üyeliğinin bulunduğu kabul edilebilir ise de, devamındaki süreçte davacının bu defa 2016 yılı GK toplantısına dair (15.03.2017 tarihli toplantı), aynı mahkemenin ████████ E. sayılı dosyasında GK kararlarının iptali istemli açtığı bir dava daha olup, davacının YK üyeliğine seçilmesine dair kararın, iradesi dışında YK üyesi seçilemeyeceği ve açıkça istemediğinin de vekili aracılığıyla dile getirilip toplantı tutanağına yazıldığı gerekçesiyle bu kararın iptaline karar verilmiş olduğu, istinaf incelemesi neticesinde de istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilerek temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, 2017 tarihinde yapılmış olan bu genel kurul toplantısında davacının YK üyesi seçilmesi kararı iptal edilmiş olmaktadır. Ancak bu dosyanın kesinleşme tarihinin 09.09.2021 olduğu, yani eldeki davaya konu GK tarihi olan 27.05.2021 itibariyle kesinleşmediği de anlaşılmaktadır. Davacının bu süreçte YK üyeliğini zımnen kabulüne ve YK üyesi olarak herhangi bir işlem yapıp yapmadığına, huzur hakkı vesair ödeme alıp almadığına dair de araştırma yapılmadığı, mahkemece tüm bu hususların karar yerinde tartışılıp değerlendirilmediği görülmüştür. Alınan bilirkişi raporunun da bahse konu bu dosyalara dair bilgi ve belgeler temin edilmeksizin düzenlendiği gibi hüküm kurmaya yeterli de olmadığı görülmekle, mahkemece anılan tüm eksiklikler tamamlandıktan sonra taraf itirazlarını karşılayacak surette konusunda uzman yeni bir heyetten rapor alınarak karar tesis edilmek üzere, mahkeme kararının kaldırılması gerekmiştir.
4-Faaliyet raporları ve finansal tablolara dair gündem maddesi bakımından yapılan değerlendirmede; mahkeme kararında bu konuda bilirkişi raporundan ayrılınmış olduğu ve tek imza ile düzenlenen bu belgeler bakımından alınan kararların geçersiz olduğu sonucuna varıldığı, TTK 375/f ve 514.maddelerin açık hükümleri uyarınca bu kabulün yerinde olduğu görülmekle, yıllık faaliyet raporları ve finansal tabloların dayanak belgelerinin, bunların usule uygun hazırlanıp hazırlanmadığı hususlarının YK üyelerinin ibrası ile doğrudan bağlantılı olduğu da gözetilerek, bu yöndeki istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
5-Davacıya tazminat ve alacak davaları açılmasına dair GK kararlar ve taşeron olduğu belirtilen ... ...Ltd. Şirketine karşı TTK 396.maddeye dayalı rekabet yasağı davası açılmasına dair karar bakımından bakımından; bu konuda mahkemenin GK yerine geçerek dava açılmasına engel teşkil edecek nitelikte bir hüküm tesis etmesi yerinde olmayacak olup, mahkeme kararı bu yön itibariyle isabetli bulunmuştur. Yine YK başkanı ...'in kişisel taşınmazını satıp şirkete borç vermesine dair 13.madde bakımından; dayanak belgeleriyle belgelenmesi şartıyla borcun şirket tarafından ödenmesine dair bu madde, şarta bağlı ve henüz ödeneceği müphem nitelikte olduğundan, borcun varlığının belirlenmesi akabinde bir ödeme sözkonusu olur ise ayrıca hukuki yollara başvurulabileceğinden bu konudaki mahkeme kararında da bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜNE; Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
3-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin SAİR İSTİNAF İTİRAZLARININ REDDİNE,
4-İSTİNAF AŞAMASINDA;
a-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,
b-Davalı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine,
5-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
7-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!