Anahtar kelimeler: İletildiğini Konteyner Hizmete Acentelik Kara Deniz Kayseri Taşımacılığı Firma Yazim

T.C.
KAYSERİBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ6. HUKUK DAİRESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024ESAS NO
: ████████KARAR NO
: █████████DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2025İSTİNAF KARARYAZIM TARİHİ
: █████/2025Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarih ve ████████ Esas - █████████ sayılı kararı davacı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, kara, hava deniz ve konteyner taşımacılığı yapan firma olduğunu, davalı şirkete iç taşıma hizmeti ve acentelik hizmeti verdiğini, verilen hizmete ilişkin faturalar düzenlenerek davalıya iletildiğini, davalının tüm talep ve ısrarlara rağmen fatura bedelini ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosya ile takip başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı ile takibin durduğunu, derdest davanın itirazın iptali ve takibin devamı amacıyla ikame edildiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının yurtdışından gelen tekstil atıklarını işleyerek hammadde galine getirip yurtiçi ve yurt dışı piyasalara sunduğunu, davalının yurtdışına ihracat yaparken davacıdan hizmet aldığını ve konteyner hizmeti sağlandığını, müvekkilinin alınan hizmetin bedelini zamanında ve eksiksiz ödediğini, herhangi bir borcu olmadığını, davacının haksız yere fatura kestiğini ve kesilen faturaların da davalı şirket muhasebe departmanı tarafından hata sonucu süresinde iade edilmediğinden sisteme kayıt edilmek zorunda kalındığını, davalının davacıya herhangi bir Türk Lirası borcu olmadığını, cari hesapta görünen USD borcu bakımından davalının faturaların kesildiği tarihte bir takım malları ihraç etmek için davacı ile sabah saatlerinde telefonla görüştüğünü, kendisine 9 konteyner gerekebileceğini söylediğini, ancak taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığını, gümrükte yaşanan birtakım idari sorunlar sebebiyle malın ihracatının yapılamayacağının anlaşıldığını davacı ile yapılan görüşmeden 2-3 saat sonra kendilerinin aranarak ihracatın gerçekleşmeyeceğini, konteyner ihtiyacı olmadığının beyan edildiğini, davacının herhangi bir hizmet vermemiş olmasına rağmen 9 konteyner bedelini sabahtan rezerve yaptığı iddiası ile fatura kestiğini, bu sebeple verilmemiş hizmete dayalı kesilen faturalardan kaynaklı müvekkilinin borcu olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; "...Somut olayın değerlendirilmesinde, davacı vekili tarafından, davalı şirkete iç taşıma ve acentelik hizmeti verildiği,verilen hizmete ilişkin faturalar düzenlendiği,ancak davalının ödeme yapılmadığı beyan edilmiş, davalı vekili tarafından ise, davacı şirkete ticari ilişki kapsamında vermiş olduğu hizmetin karşılığı olan bedellerin ödendiğini,ödenmemiş herhangi bir borcun bulunmadığını,faturaların haksız olarak düzenlendiğini, USD borcu bakımından ise davalının faturaların kesildiği tarihte bir takım malları ihraç etmek için davacı ile sabah saatlerinde telefonla görüştüğünü, kendisine 9 konteyner gerekebileceğini söylediğini, ancak taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığını, gümrükte yaşanan birtakım idari sorunlar sebebiyle malın ihracatının yapılamayacağının anlaşıldığını davacı ile yapılan görüşmeden 2-3 saat sonra kendilerinin aranarak ihracatın gerçekleşmeyeceğini, konteyner ihtiyacı olmadığının beyan edildiğini, davacının herhangi bir hizmet vermemiş olmasına rağmen 9 konteyner bedelini sabahtan rezerve yaptığı iddiası ile fatura kestiğini, bu sebeple verilmemiş hizmete dayalı kesilen faturalardan kaynaklı müvekkilinin borcu olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup davacı tarafça düzenlenen faturaların her iki tarafın defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.Davalının söz konusu faturuları ticari defterlerine geçirdikten sonra 8 gün içinde itiraz etmemekle TTK'nın 21/2. maddesi gereği fatura içeriğini kabul etmiş sayılacağından, Usd üzerinden düzenlenen faturalardaki hizmetin verilmediği, faturalardan davalının sorumlu olmadığı,ayrıca verilen hizmet bedelinin ödendiği iddiası yönünden ispat yükü davalı tarafta olup dosya kapsamında ispata yarar yazılı delilin bulunmadığı, yemin deliline de dayanılmadığı anlaşıldığından davacının açık hesaptan kaynaklı asıl alacak miktarı üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Her ne kadar icra takibinde işlemiş faiz talep edilmiş ise de davalının takipten önce temerrüde düşürüldüğüne dair dosyamıza herhangi bir delil sunulmamış olması nedeni ile davacının faiz talebi yerinde görülmediğinden faiz isteminin reddine karar verilmiştir.Bununla birlikte itiraza konu takip açık hesap ilişkisine dayandırılmış olup,davalı bu miktar borçlu olduğunu kendi ticari defterleri ile bilebilecek durumda olduğundan alacağın likit olduğu gözetilerek İİK'nın 67/2 maddesi gereği hüküm altına alınan asıl alacağın % 20' si oranında icra inkar tazminatının da davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir.İcra inkar tazminatı hesabında emsal nitelikteki Yargıtay 19 Hukuk Dairesi'nin ██████████ E. ██████████ Karar sayılı ilamı doğrultusunda döviz üzerinden talep edilen alacağın takip tarihindeki “Türk Lirası” karşılığı üzerinden hükmedileceği gözetilmiştir. Ayrıca emsal nitelikteki Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin █████████ E. █████████ Karar sayılı ilamı ve Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin █████████ E. █████████ Karar sayılı ilamı doğrultusunda kabul edilen döviz alacağı yönünden dava tarihindeki kurun TL karşılığı üzerinden davacı yararına maktu vekalet ücreti taktir edilmiş..." gerekçesiyle Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının Kayseri Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı doyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 9.897,00-TL ve 1.647,00-USD asıl alacak üzerinden devamına, işlemiş faiz miktarına yönelik itirazın iptali isteminin reddine, İtirazın kısmen iptaline karar verilen asıl alacak miktarı olan 9.897,00-TL ve 1.647,00-USD' nin toplamı (takip tarihi itibariyle 1USD= 18,2649-TLhesabıyla) 39.979,29-TL' nin %20' si oranında olmak üzere (7.995,85-TL) icra tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.İşbu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Gerekçeli kararda davalı tarafın temerrüde düşürülmediği yönündeki kararın eksik ve hatalı olup hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, her ne kadar işbu davada alınan bilirkişi raporuna istinaden davalı tarafın temerrüte düşürülmediği yönünde yerel mahkemece karar kılınmışsa da bilirkişi değerlendirmesinin eksik olup gerekçeli kararın da hatalı olduğunu, dava dilekçesinde de izah ettiği üzere davalı yanın, müvekkili şirket tarafından düzenlenen ve ulaştırılan fatura bedellerini, tüm talep ve ısrarlara rağmen ödemediğini, uzunca bir süre boyunca müvekkili şirketi oyaladığını, dolayısıyla davalı tarafın temerrüde düşürüldüğü ve vadesi gelen fatura yönünden ayrıca temerrüde düşürülmesinin gerek de olmadığı dosya kapsamındaan açıkça anlaşıldığını, kaldı ki asla kabul anlamı taşımamak kaydıyla bir an için davalıya ödeme açısından bir ihtar çekilmediği varsayılsa dahi müvekkilinin takip öncesi faize yine de hak kazandığını, zira bilindiği üzere Ticari hükümlerle mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçlarının TTK'nin aşağıda metnini verdiği 1530. maddesinde düzenlendiğini, somut uyuşmazlığın, ticari işletmeler arasında hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemler nedeniyle faturaya bağlı alacaktan kaynaklandığını, müvekkilinin davalıya ihtar çekmediği varsayılsa dahi, davalı GİB üzerinden gönderilen dava konusu faturaları teslim aldığı tarihi takip eden otuz günlük sürenin sonunda mütemerrit sayılacağı ve müvekkilinin de faize hak kazanacağını, bu sebeple müvekkilinin takip öncesi faiz talebinin de kanuni düzenleme gereği hukuka uygun olduğunu belirterek; istinaf dilekçesinde arz ve izah edilen vemahkemece re'sen gözetilecek hususlar neticesinde; istinaf talebinin kabulü ile Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13.12.2024 tarihli, ████████ E. █████████ K. sayılı haksız ve hukuki mesnetten yoksun faize ilişkin kısmen red kararının kaldırılmasına, kararın düzeltilerek davanın bütün olarak kabulüne ve Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı takibin devamına karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; İstinafa cevap dilekçesinde arz ve izah olunan sebeplerle karşı tarafın haksız istinaf başvurusunun reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.Dava, itirazın iptali davasıdır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir. Davacı taraf kararı istinaf etmiştir. İstinaf dilekçesinde netice olarak istinaf yoluyla kaldırılarak düzeltilmesi istenen karardaki red edilen değer (faiz) 1.353,79 TL ve 57,08 USD olduğu anlaşılmıştır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İstinaf Yoluna Başvurulabilen Kararlar” başlığını taşıyan 341. maddesinin 2. fıkrasında açıkça; “Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.” 4. Fıkrasında :"(4) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz." şeklinde düzenlenmiştir.█████/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ''istinaf yoluna başvurulabilen kararlar'' kenar başlığını taşıyan 341. maddesinin 2-3-4. fıkralarında değişiklik yapılarak "binbeşyüz" Türk Lirası ibaresi "üçbin" Türk Lirası olarak değiştirilmiş, yine 6763 sayılı Kanunun 47. maddesinde kanunun yayımı tarihi ile yürürlüğe gireceği aynı Kanunun "Parasal sınırların artırılması" başlıklı ek 1. maddesinde;"(1) 200 üncü, 201 inci, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz.(2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır." hükmü getirilmiştir.Mahkemece 13.12.2024 tarihinde nihai karar verilmiş olup, hükmün verildiği tarih itibariyle kesinlik (İstinaf edilebilme) sınırı 28.250,00 TL’dir. Dava tarihi █████/2023 olup dava tarihi itibariyle istinaf/kesinlik sınırı 17.830,00TL olduğundan, dava tarihi itibariyle de kesinlik (istinaf edilebilme) sınırının altındadır. ( Anayasa Mahkemesinin ████████ esas-████████ karar sayılı,█████/2024 tarihli ve Resmi Gazetenin █████/2025 tarihli 32798 sayılı sayısında yayımlanan kararıyla, 6100 sayılı HMK na █████/2016 tarihli ve 6763 sayılı kanunun 44. Md ile eklenen ek 1. Maddesinin (2) numaralı fıkrasında yeralan "...341 inci ve 362 inci..." ibaresi ile "...362 inci..." ibaresinden sonra gelen "...ve..." kelimelerinin Anayasa aykırılığı nedeniyle iptaline karar verilmiş olması nedeniyle)"Ön incelemeMADDE 352- (Değişik
: 20/7/2017-███████ md.)(1) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda aşağıdaki durumlardan birinin tespiti hâlinde öncelikle gerekli karar verilir:a) İncelemenin başka bir dairece veya bölge adliye mahkemesince yapılmasının gerekli olmasıb) Kararın kesin olmasıc) Başvurunun süresi içinde yapılmamasıç) Başvuru şartlarının yerine getirilmemesid) Başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmemesi(2) Ön inceleme heyetçe veya görevlendirilecek bir üye tarafından yapılır ve ön inceleme sonunda karar heyetçe verilir.(3) Eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosya incelemeye alınır." şeklindeki yasa hükmü gereğince dosya üzerinden yapılacak ön incelemede kararın kesin olduğunun tespiti halinde ön incelemede öncelikle gerekli kararın verilmesi gerekir.Davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna konu edilen hükmün redde konu miktarın/dava değerinin gerek dava tarihi itibariyle kesinlik sınırının altında olması gerekse HMK 341/4 maddesi gereğince hükmün verildiği tarih itibariyle miktar veya değeri yirmi sekiz bin ikiyüz elli Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin verilmiş kararlar kesin olup istinaf kanun yoluna gidilemeyeceği hüküm altına alındığından, davacının istinaf başvuru dilekçesinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 346/1. maddesi uyarınca kararı veren mahkeme tarafından reddine karar verilmemiş ise de; aynı Kanun hükmü ve 352/1-b maddesi uyarınca, istinaf başvuru dilekçesinin kesin olan bir karara ilişkin olması sebebiyle davacının istinaf başvurusunun HMK 341/2-4 ve 352/1-b maddeleri gereğince usulden reddine dair dosya üzerinden yapılan ön incelemede karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2024 tarih ve ████████ E. - █████████ sayılı nihai kararının istinafa konu dava değerinin/red edilen karar miktarının dava/karar tarihi itibari ile kesinlik (istinaf edilebilme) sınırı kapsamında kaldığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2-4 ve 352/1-b maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,2-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf posta/yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerlerinde bırakılmasına,3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafça yatırılan 615,40 TL maktu istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; HMK'nın 359/4 maddesi gereğince de karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK'nın 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. █████/2025