Anahtar kelimeler: Troleybüs Eshot Havagazı Şoförü Otobüs Hat Büyükşehir İzmir İşçisi Kesinlik
9. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : ████████ E., █████████ K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : İzmir 4. İş Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ███████ K.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin İzmir Büyükşehir Belediyesi İzmir Elektrik Su Havagazı Otobüs ve Troleybüs (ESHOT) Genel Müdürlüğünde hat şoförü olarak çalıştığını, İzmir 10. İş Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunun ve müvekkilinin davalı Belediye işçisi olduğunun tespit edildiğini, davacının 28.02.2014 tarihinde ESHOT Genel Müdürlüğünde örgütlü bulunan Belediye İş Sendikasına üye olduğunu, üyeliğinin 24.06.2014 tarihli yazı ile İzelman Genel Hizmet Otopark Özel Eğitim İtfaiye ve Sağlık Hizmetleri Ticaret AŞ'ye (İzelman AŞ) bildirildiğini, İzelman AŞ'nin de Sendikanın bildirdiği üye listesini 02.07.2014 tarihli yazı ile ESHOT Genel Müdürlüğüne bildirdiğini, ancak davacının Belediye İş Sendikasının toplu iş sözleşmesinden yararlandırılmadığını ileri sürerek ücret, gece çalışma ücreti, fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti, giyim yardımı, temizlik yardımı, yemek yardımı, yakacak yardımı, akıllı kart ve sürücü kartı primi farkları ile kıdemliliği teşvik primi, bayram yardımı ve ilave tediye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, İzmir 10. İş Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasının derdest olması nedeniyle derdestlik itirazında bulunduklarını, davacının İzelman AŞ işçisi olması nedeniyle davalı İdareye husumet yöneltilemeyeceğini, davacının aynı anda iki toplu iş sözleşmesinden yararlanması sonucunu doğuracak nitelikteki taleplerin reddine karar verilmesi gerektiğini, Sendika tarafından davacının üyeliği İdareye bildirilmediğinden davacının toplu iş sözleşmesinden yararlanmasının söz konusu olmadığını, İzelman AŞ ile aralarındaki hukuki ilişkinin muvazaalı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İzmir 10. İş Mahkemesinin ███████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyasında davalı ESHOT Genel Müdürlüğü ile İzelman AŞ arasında asıl işveren alt işveren ilişkinin muvazaalı olduğu ve davacının başlangıçtan itibaren ESHOT Genel Müdürlüğünün işçisi olarak kabul edilmesi gerektiğine karar verildiği, kararın kesinleştiği, davacının 26.01.2014 tarihinde Disk Genel İş Sendikasından istifa ettikten sonra 28.02.2014 tarihinde Belediye İş Sendikasına üye olduğu, üyeliğinin 02.07.2014 tarihinde davalı ESHOT Genel Müdürlüğüne bildirildiği, 15.03.2014-14.03.2016 tarihleri arasında geçerli toplu iş sözleşmesinin 18.07.2014 tarihinde, 15.03.2016-14.03.2018 tarihleri arasında geçerli toplu iş sözleşmesinin 02.09.2016 tarihinde imzalandığı, imza tarihinde sendika üyesi olan işçinin toplu iş sözleşmesinin yürürlük tarihinden itibaren yararlanacağı kabul edildiğinden davacının Belediye İş Sendikasının tarafı olduğu toplu iş sözleşmesinden 15.03.2014 tarihinden itibaren yararlanması gerektiği gerekçesiyle yapılan hesaplamalar doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamından davalı ESHOT Genel Müdürlüğü ile İzelman AŞ arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunun kesinleşen İzmir 10. İş Mahkemesinin ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla sabit olduğu, davalının muvazaa bulunmadığına yönelik itirazlarının yerinde olmadığı, davacının 28.02.2014 tarihinde Belediye İş Sendikasına üye olduğu, üyeliğinin toplu iş sözleşmesinin imza tarihinden (18.07.2014) önce 02.07.2014 tarihinde davalı ESHOT Genel Müdürlüğüne bildirildiği, bu kapsamda 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 39/2 hükmü gereğince davalının taraf olduğu toplu iş sözleşmelerinden yürürlük tarihinden itibaren yararlanması gerektiği, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamalarda hata bulunmadığı, hükmedilen vekâlet ücretinin yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
    1.Müvekkili İdare ile İzelman AŞ arasındaki ilişkinin muvazaalı olmadığını,
    2. Davacının Belediye İş Sendikası üyeliğinin müvekkili İdareye bildirilmediğini,
    3. Davacının aynı anda iki toplu iş sözleşmesinden yararlanmasının mümkün olmadığını,
    4. Bilirkişi raporundaki hesaplamaların hatalı ve fâhiş olduğunu,
    5. Davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Uyuşmazlık, davalı ESHOT Genel Müdürlüğü ile ihbar olunan İzelman AŞ arasındaki ilişkinin muvazaalı olup olmadığı, muvazaanın varlığı hâlinde davacının gerçek işverenin işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinden yararlanma koşulları ve davacının dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığı ile bu alacakların hesaplanması ve vekâlet ücretine ilişkindir.
    1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
    2. Dosya kapsamına göre davacının 28.02.2014 tarihinde Belediye İş Sendikasına üye olduğu, üyeliğinin 02.07.2014 tarihinde davalı ESHOT Genel Müdürlüğüne bildirildiği görülmektedir. Yargılama sırasında düzenlenen hükme esas bilirkişi raporunda, davacının Belediye İş Sendikası ile davalı arasında düzenlenen 18.07.2014 imza ve 15.03.2014-14.03.2016 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden, yürürlük başlangıç tarihinden itibaren yararlanabileceği kabul edilerek hesaplama yapılmıştır.
    Dairemiz uygulamasına göre muvazaalı asıl işveren alt işveren ilişkisinin varlığı hâlinde, işçinin gerçek işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmesi, o işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesine taraf işçi sendikasına üyeliğinin gerçek işverene bildirildiği tarihten itibaren mümkündür (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 13.12.2022 tarihli ve ██████████ Esas, ██████████ Karar sayılı kararı).
    Somut olayda davacının, üyelik bildirim tarihi olan 02.07.2014 tarihinden itibaren davalı işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanabileceğinin düşünülmemesi hatalı ise de, davalının zamanaşımı def'i dikkate alınarak 19.03.2015 tarihinden sonraki döneme ilişkin alacakların hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesince verilen karar sonucu itibarıyla yerinde görüldüğünden belirtilen husus bozma sebebi yapılmamıştır.
    3. 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 sayılı Kanunla 6212 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanun'a (6772 sayılı Kanun) göre davacının ilave tediye alacağına hak kazanıp kazanmadığı ve bu alacağın hesaplanmasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
    Belediye İş Sendikası ile davalı arasında imzalanan toplu iş sözleşmelerinde; 6772 sayılı Kanun gereği ilave tediye verileceği ve ayrıca her yıl iki aylık yani 60 günlük ücreti tutarında ikramiye ödeneceği belirtilerek yılda toplam 112 günlük ücret tutarında ilave tediye ve ikramiye ödeneceği kararlaştırılmıştır.
    Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacıya yılda 60 günlük ücreti tutarında ikramiye ödendiği tespit edilerek 6772 sayılı Kanun gereği her yıl için 52 günlük ilave tediye alacağı hesaplanmıştır. Ancak davacının ücret bordroları incelendiğinde 2017 yılında 97 günlük ücreti tutarında ikramiye ödemesi yapıldığı görülmektedir. Buna göre davacının tespit edilen ücreti üzerinden 2017 yılı için bakiye 15 günlük ilave tediye alacağının hesaplanması gerekirken hatalı hesaplamaya itibarla yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
    2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
    Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
    Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!