Anahtar kelimeler: Akrabasının Aydin Aydın Yazim Layihalar Menfi Dinlenip İstenmiş Davadan Yoluyla

T.C.

İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ███████ E. ████████ K.
DAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit
KARAR TARİHİ
: 28.02.2025
KARAR YAZIM TARİHİ
: 28.02.2025
Taraflar arasındaki davadan dolayı Aydın Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 14.06.2022 gün ve ███████ E. ████████ K. sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili, müvekkilinin, akrabasının kullandığı genel kredi sözleşmesine, banka tarafından kendisi yeterince aydınlatılmadan ve sonradan doldurulan matbu evrak ile kefil yapılmaya çalışıldığını, sözleşme ve kefalet belgelerinin geçersiz olduğunu belirterek geçersiz olan bir kefalet sözleşmesi doğrultusunda başlatılan Aydın İcra Müdürlüğü ██████████ Esas sayılı dosya ile haksız takipten ötürü borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
CEVAP
: Davalı vekili, davanın zorunlu arabuluculuğa tabi oldu, arabuluculuğa başvurulmadan açılan davanın reddi gerektiği, harcın eksik yatırıldığı, dava dışı ... müvekkil banka ile Genel Kredi Sözleşmesi imzaladığını, davacı borçlunun da bu Genel Kredi Sözleşmesi'ne kefaletname ile müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine kefil olan davacı ... ve dava dışı ...ile diğer kefil hakkında Aydın İcra Müdürlüğü'nün ██████████ esas sayılı icra takibi başlattığını, icra takibinin tüm borçlular bakımından kesinleştiğini, kefalet sözleşmesinin yasaya uygun olarak imzalandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı davası ile; dava dışı asıl borçlunun birden fazla kredi borcu olduğunu, kendisine önceden imzalatılan kefalet sözleşmesinin sonraki kredilere de kefalet olarak kullanıldığı, kendisinin yeterince aydınlatılmadan kefalet sözleşmesinin imzaladığını belirterek borçtan sorumlu olmadığını iddia etmiş, 09.10.2014 tarihli kredi sözleşmesine davacının aynı tarihli kefalet sözleşmesi ile kefil olduğu, eşinin de aynı tarihli muvafakatnamesinin dosya içerisinde bulunduğu, kefalet sözleşmesi ve eşin muvafakatnamesinin incelenmesinde 100.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere asıl borçlunun kullandığı ya da kullanacağı nakdi/gayrinakdi tüm borçları kapsadığı, davacı tarafın eş muvafakatinin doğmamış borçları kapsayacak şekilde verilmesinin mümkün olmadığı yönündeki savunması yerinde olmadığı, davacı ve eşinin 100.000 TL ile sınırlı olarak ve açıkça doğacak tüm borçları kapsayacak şekilde sözleşmeye imzaladıklarını, muvafakatnamenin sadece ileride imzalanacak olan tüm kefalet sözleşmelerini kapsaması mümkün değilken, aynı kefalet sözleşmesi kapsamında kullandırılacak tüm borçları miktarla sınırlı olarak temin edeceğini, alınan rapor ile borç kalemlerinin ayrı ayrı hesaplandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davacının Aydın İcra Müdürlüğünün ██████████ Esas sayılı takibi nedeniyle faizin BSMV'si kaleminden 268,50 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
:Davacı vekili, █████/2022 tarihli duruşmaya mazeret dilekçesi sunulduğunu, hükme esas teşkil edecek yeni bir raporun dosyaya kazandırılması talebinin belirtilmesine rağmen buna ilişkin bir karar verilmeden dosyanın karara çıkartıldığını, mazeret dilekçesinde duruşma gününün uyap üzerinden öğrenilmesi talep edilmesine karşın, duruşma tutanağında "davacı vekilinin karar verilmesini talep ettiği"nin belirtildiğini, rapora ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını, yerel mahkemenin usul bakımından hukuka bir karar verdiğini, banka tarafından davacı yeterince aydınlatılmadan, ve sonradan doldurulan matbu evrak ile kefil yapılmaya çalışıldığını, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, müvekkilin eşinin imzasının olduğunu bildirdikleri belgenin, kefaletname onamı yerine kullanılamayacağını, kefilin kefillik sınırını ve miktarı ve müteselsil olduğununun bizzat kendi el yazısı ile imzalaması gerektiğini, matbu belgeye imza atıldığını, aydınlatılmadığını, borçlunun eşinin de aynı tarihte, aynı yazı karakteriyle ve aynı imza imzalanmış, kefaletname adı altında hukuka aykırı bir belge sunulduğunu, müvekkilin eşinin bu belgede her hangi bir yazısı olmadığını, tüm yazıların aynı kişi tarafından yazıldığını, bu konuda da kriminal inceleme taleplerinin bulunduğunu, hukukçu bir bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, mahkemece gerekçe dahi gösterilmeden hatalı rapora göre karar verildiğini, eş rızasının somut ve belirli bir kefalet sözleşmesi için ve her sözleşmeye dair ayrı ayrı olmak üzere verilmiş olması gerektiğini, gelecekte akdedilecek kefalet sözleşmeleri için genel muvafakat verilemeyeceğini, mahkeme tarafından sözleşme hukuku alanında uzman bir hukukçu bilirkişiden rapor alınmadan eksik incelemeyle karar verildiğini belirtmiştir.
Davalı vekili, katılma yoluyla istinafa başvurusunda, mahkemece davanın kabul ve red oranlarını yanlış hesaplandığını, Aydın İcra Müdürlüğü'nün ██████████ E sayılı dosyasının takip çıkışının 38.051,85-TL' olup, dava değerinin en az 38.051,85 TL olması gerektiğini, davanın kabul edilen kısmı 268,50-TL, reddedilen kısmının 37.783,35 TL olması nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücretlerinin bu kabul red oranıyla hüküm altına alınması gerektiğini, müvekkil banka lehine 5.667,50-TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, müvekkili aleyhine hükmedilen 207,99-TL yargılama giderinin de aynı nedenle hatalı hesaplandığını, dava tarihinden sonra karar tarihinden kısa bir süre önce, davaya konu Aydın İcra Müdürlüğünün ██████████ esas sayılı dosya borcunun dava dışı borçlu ... tarafından ödenmekle dosyanın infaz olduğunu, davacının iş bu davada hukuki yararı kalmadığını, davacının eşinin imzasına bir itirazı olmadığını, muvafakatin yazılı şekilde yapılması ve muvafakat veren kişi tarafından imzalanmış olmasının yeterli olduğunu, davacının istinaf dilekçesinde dava dilekçesinde ileri sürmediği iddia ve taleplere yer veremeyeceğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
GEREKÇE
: Dava, kefaletin geçersizliği nedeniyle genel kredi sözleşmesinden kaynaklı borcun tahsili hususunda başlatılan icra takibi dolayısıyla menfi tespit istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde davacı tarafça, Aydın İcra Müdürlüğü'nün ██████████ E sayılı dosyasında başlatılan takipten ötürü borçlu olunmadığının tespitinin talep edildiği, dava dilekçesinde harca esas dava değerinin belirtilmediği, ancak tevzi formunda harca esas değerinin 1.000,00-TL olarak belirtildiği, davaya konu icra takibinin takip çıkışının 38.051,85-TL olup, davacının menfi tespit talebinin takip konusu tüm miktara ilişkin olduğu dikkate alındığında, mahkemece eksik harç ikmal edilmeden müteakip yargılama işlemlerine devam edilerek dosyanın esasının sonuçlandırılmasının yasanın emredici hükümlerine aykırı olduğu, bu durumda, mahkemece, Aydın İcra Müdürlüğü'nün ██████████ E sayılı dosyasında takip miktarının 38.051,85-TL olup, davanın menfi tespit talebine ilişkin olduğu da dikkate alınarak, dava tarihi itibariyle dava değeri belirlendikten sonra, 492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 30 ve 32. maddesi hükümleri gereğince işlem yapılarak, harç ikmal edildiği taktirde davaya devam edilip işin esası hakkında bir karar verilmesi, harç tamamlanmadığı taktirde ise dosyanın HMK'nın 150. maddesi gereğince işlemden kaldırılması ve yasal süresi içerisinde harcı yatırılmak suretiyle yenilenmediği taktirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, yasanın emredici hükümlerine aykırı davranılarak davanın esasının sonuçlandırılması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle HMK'nun 353/1-a.4 maddesi gereğine kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenenlerle;
1-Davacı vekili ile katılma yoluyla istinafa gelen davalı vekilinin istinaf başvurularının ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,
2-Aydın Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 14.06.2022 gün ve ███████ E. ████████ K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf yoluna başvuranlar tarafından yatırılan istinaf harçlarının istek halinde istinaf yoluna başvuranlara iadesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-4 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.28.02.2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!