Anahtar kelimeler: Araçlı Davatazminat Çarpmanın Çarpan Arkadan Önündeki Etkisiyle Çarptığını Duran Sunmuş

T.C.

İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2024
KARAR TARİHİ
:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; ... plakalı aracın █████/2023 tarihinde sürücü ... idaresindeyken trafik yoğunluğu nedeniyle duran dava dışı ... idaresindeki müvekkilinin işleteni olduğu... plakalı araca arkadan çarptığını, çarpmanın etkisiyle müvekkile ait aracın önündeki ... plakalı araca arkadan çarpmasıyla 3 araçlı yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin kusuru bulunmadığını, kazanın meydana gelmesinde dava dışı arkadan çarpan aracın kullanan sürücünün kusurlu olduğunu, kazada müvekkiline ait ... plakalı aracın ağır hasarlandığını, aracın davalı ... A.Ş. ye ... numaralı kasko poliçesi ile sigortalandığını, müvekkilinin hasarın onarımı için sigorta şirketine başvurduğunu, davalı şirket tarafından açılan hasar dosyası üzerinden yapılan değerlendirme neticesinde araçtaki hasarın miktarının fazlalığı nedeniyle müvekkilinin aracının perte ayrılmasına karar verildiğini, hasar dosyası kapsamında sigorta şirketi tarafından sovtaj bedeli olarak 284.000,00-TL + hasar bedeli olarak 296.000,00-TL olmak üzere aracın rayiç bedelinin toplam 580.000,00-TL olarak belirlendiğini, sigorta şirketi tarafından belirlenen bedelin ödenmiş olduğunu, ancak haricen piyasada yapılan araştırmalara göre davalı sigorta şirketi tarafından müvekkilinin aracının rayiç değerinin düşük hesaplandığını düşünmekte olduklarını, kaza tarihi itibari ile müvekkile ait aracın rayiç değerinin ortalama 765.000,00-TL olduğunun tespit ettiklerini, müvekkili ile davalı sigorta şirketi arasında mutabakat imzalanmış ise de belirlenen rayiç değerinin gerçeği yansıtmadığının alınan raporla tespit edilmiş olduğunu, bu sebeple bahse konu mutabakat ile belirlenen rayiç bedelinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, mutabakatnamenin de geçerli kabul edilemeyeceğini, arz ve izah edilen tüm bu nedenlerle HMK 107/1. madde gereğince belirsiz alacak davamızın kabulüne, şimdilik, 100,00-TL pert farkı bedelinin poliçe limitleri dâhilinde davalı şirketin kaza / temerrüt tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizinden aşağı olmamak üzere enflasyon oranında faiz ile birlikte tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; HMK gereğince delillerin tebliğine karar verilerek, bu delillere karşı itiraz etme, karşı delil sunma hakkının saklı olduğunu beyan ettiklerini, dava konusu talebin kısmi başvuru ya da belirsiz alacak olarak açılmasında hiçbir hukuki yarar bulunmadığını, tüm bu açıklamalar eşiğinde dava konusu somut olayın değerlendirildiğinde dosya davacısı yönünden dava değeri dava tarihi itibariyle tüketici hakem heyetlerinin zorunlu görev sınırı dahilinde kaldığının açık olduğunu, uyuşmazlık miktarı bakımından tüketici hakim heyetine başvuru zorunluluğunun bulunduğunu, davacının ilgili raporu esas almayarak HMK'nın 109'uncu maddalerine dayanarak kısmi alacak davası açmasında hukuki yarar bulunmadığını, iş bu başvurunun usulden reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin mevzuata uygun olarak başvuru sahibinin mutabakatname ve ibraname gereğince kasko poliçesinden kaynaklanan gerçek zararını ödeyerek poliçeden doğan sorumluluğunu yerine getirmiş olup, davacı tarafa ödemesi gereken başkaca bir sorumluluğu bulunmadığını, davacı sigortalıya genel şartlar ve kasko poliçesine uygun şekilde hazırlanan eksper raporu doğrultusunda ve sigortalı ile öncelikle rayiç bedeli hususunda tam mutabakat sağlanmış olduğunu, ayrıca müvekkili şirketin sigortalı-davacı tarafından pert süreçlerinin gerçekleştirilerek mutabık kalınan tutar sigortalı hesabına ödenmiş olduğunu, müvekkil şirketin bu kazadan ve poliçeden kaynaklı bir sorumluluğunun bulunmadığını, yürürlükte bulunan "Kasko Poliçesi Genel Şartlarının" ve sigortalısı ile müvekkil şirket arasında akdedilmiş bulunan ve ekte yer alan "sözleşmenin (poliçenin)" davaya konu kısımlarına ilişkin maddelerinin incelenmesi gerektiğini, müvekkili şirket nezdinde 21.04.███████.04.2024 vade tarihli ... numaralı "Genişletilmiş Kasko Paket Sigorta Poliçesi" ile sigortalı... plaka sayılı araçta, 13.11.2023 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle 22.11.2023 tarihinde yapılan ihbar ile ... sayılı hasar dosyası açıldığını, eksper raporu doğrultusunda aracın ağır olarak kabul edildiğini, Sovtaj firması olan ... Otomotiv İç ve Dış Tic. A.ş. tarafından 05.02.2024 tarihinde 284.000,00 TL sigortalı şirket hesabına, müvekkil sigorta şirketi tarafından sigortalı şirket hesabına 19.02.2024 tarihinde 296.000,00 TL ödeme gerçekleştirilmiş olduğunu ve tüm sorumluluk yerine getirilmiş olduğunu, davacının, davalı sigorta şirketini ibra ettiğini, tüm zararın eksper raporu doğrultusunda ve taraflar arasında sağlanan mutabakat neticesinde müvekkil şirket tarafından karşılanmış olduğunu, davacı tarafından ödemenin yetersiz olduğuna adir dosyaya hiçbir kanıt, ilave bir fatura ve ödeme dekontu sunulmadığını, kaza tarihindeki tespit edilen rayiç bedelin gerçeği yansıtır olup sigortalı araç ile aynı km de tramersiz kazasız araçlardan daha üst rakamda müvekkil kurum tarafından pert ödemesi yapılmış olduğunu, pert araçlarda ikame araç hizmeti verilmediğini, Davanın usulden reddini, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun madde 3 de yer alan tanımlar içerisinde tüketici ve tüketici işlemlerinin açıkça yer aldığını, davacının tüzel kişilik olması tüketici olmadığı anlamına gelmemekle birlikte, ayrıca tüketici işlemi kavramı kapsamında sigorta sözleşmelerinin de ayrıca ve açıkça belirtildiğini, Ticari bir iş olmayıp Tüketici İşlemi söz konusu olduğunu,
dava konusu davacının faaliyet alanı ile ilgili olmadığını,
Tüketici Hukuku kapsamında bir tüketici işlemi olduğunu,
mevcut dosya ve delil durumunun açık olduğunu, uyuşmazlık TKHK kapsamında "Kasko Poliçesi" kapsamında Tüketici Mahkemesinin görev alanında yer almakta olup, görevsizlik kararı verilmesini, belirtilen taleplerin kabul görmemesi halinde ise delillerinin, tanık anlatımları ve tüm beyanları doğrultusunda, davacı ile davalı arasında yazılı mutabakat oluşu ve davacının davalı müvekkil sigorta şirketini ibra etmiş olması nedeniyle, "Zenginleşme Yasağı" ilkesinin gözetilerek zararın somut olarak hiçbir delil ile ispatlanmamış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; davalı sigorta şirketi tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait araç için pert farkı bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde davacının malik olduğu, ... plakalı aracın davalı nezdinde kasko poliçesi ile sigortalandığı, █████/2023 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle davacının aracının perte ayrıldığı, bu kapsamda 284.000,00TL sovtaj bedeli ile 296.000,00 TL hasar bedeli olmak üzere toplam 580.000,00TL davalı tarafından davacıya ödendiği, davacı tarafından █████/2024 tarihli ibraname ile davalının ibra edildiği anlaşılmıştır. Eldeki davanın kasko poliçesinden kaynaklandığı, davacı tarafından imzalanan ibraname karşılığı haklarını saklı tutmadan feragat beyanında bulunduğu anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir (Aynı yönde Y a r g ı t a y 4 . H u k u k D a i r e s i, ██████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilamı).
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan 427,60 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13-14 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
4-Davalı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!