Anahtar kelimeler: Yazim Layihalar İzmir Dinlenip İstenmiş Davadan Üye Yoluyla Yine İstinaf

T.C.
İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ11. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: 07.04.2022NUMARASI
: ████████ Esas ████████ KararDAVANIN KONUSU
: TazminatKARAR TARİHİ
: 05.03.2025KARAR YAZIM TARİHİ
: 05.03.2025Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 07.04.2022 tarih ve ████████ Esas ████████ Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davalı ... A.Ş. vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili, 15.08.2012 tarihinde, müvekkiline ait ve kendi sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davalıların ZMMS sigortacısı ve işleteni olduğu ... plakalı aracın çarpıştıklarını, müvekkilinin yaralandığını, Bayındır Sulh Ceza Mahkemesinin ████████ Esas ███████ Karar sayılı ve İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ E. ████████ K. sayılı dosyalarında kazanın meydana gelmesinde karşı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, İzmir Adli Tıp Kurumu'nun 03.10.2018 tarihli raporu ile müvekkilinin %3,3 oranında sürekli iş göremezliğinin oluştuğunun tespit edildiğini, müvekkilinin Uşak Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden aldığı 25.08.2020 tarihli raporda %12 oranında sürekli iş göremezliğinin olduğunun tespit edildiğini, davalı sigorta şirketine zararlarının karşılanması için talepte bulunduklarını, ancak olumlu cevap alamadıklarını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili 20.01.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile; dava değerini 144.471,39 TL'ye yükseltmiş,, talep miktarının 15.000,00 TL'lık kısmı için kaza tarihinden, ıslahla artırılan 129.471,39 TL'lik kısmı için ıslah tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davadaki tüm taleplerin zamanaşımına uğradığını, davanın kesin hüküm nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, davacının eldeki davaya konu kaza ile ilgili olarak daha önce İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında maddi tazminat talebiyle dava açtığını, dosyada verilen kararın kesinleştiğini, davacının gerekli belgelerin tamamını ibraz ederek başvuru şartını yerine getirmediğini, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... A.Ş. vekili, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin ve dava dışı sürücünün kazanın meydana gelmesinde kusuru veya ihmalinin bulunmadığını, talep edilen maddi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacının daha önce açmış olduğu İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ███████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyasında basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı bu kaza nedeniyle 5 ay çalışamadığını iddia ettiğini, Adli Tıp Raporunda ise iyileşme süresinin 3 ay olarak belirlendiğini, davacının kaza tarihindeki yaşı, sağlık durumu, 3 ay içinde iyileşebileceği yönündeki tespitler göz önüne alındığında bu şekilde bir yaralanma nedeniyle davacının %12 oranında sürekli engel halinin varlığının kabul edilemeyceğini, rapordaki tespiti kabul etmediklerini, davacıya davalı sigorta şirketi ve SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, kazanın ilk derece mahkemesinin yargı çevresi sınırlarında meydana gelmesi nedeniyle yetki itirazının yerinde olmadığı; uyuşmazlık konusunun ayrıca ceza yargılamasına konu edilmesi nedeniyle 8 yıllık uzamış zamanaşımı süresine tabi olduğu, dava tarihi itibariyle 8 yıllık sürenin sona ermemiş olduğu; aynı konuda davacı tarafça açılan geçici iş göremezlik zararı ve manevi tazminat talepli İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasına sunulan kusur raporunda davanın gerçekleşmesinde davalı ... A.Ş.'ye ait aracın sürücüsü olan dava dışı ...'in %100 oranında kusurlu olduğunun, davacının kazanın gerçekleşmesinde bir kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, bu kusur oranlarının İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesince hükmüne esas alındığını, kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, sözü edilen dosyasında davalı sigorta şirketi taraf olarak yer almıyor ise de, eldeki dosyaya getirtilen kusur raporuna beyan ve itirazlarını sunmak üzere taraf vekillerine tebliğ edildiği, itiraz ve beyanlarının alındığı; kazanın davalıya ait araç sürücüsünün şerit değiştirmesi sırasında gerekli dikkat ve özeni göstermemesi ve davacının sürücüsü olduğu motosikletin aynasına çarpması suretiyle gerçekleştiği, bu itibarla davalı tarafın %100 oranında ve asli kusurlu olduğu, Bayırdır Sulh Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas ███████ Karar sayılı dosyasında davalı tarafa ait araç sürücüsünün asli kusurlu olarak mahkumiyetine karar verildiği, kararın Yargıtay onaması ile kesinleştiği; Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı öğretim üyelerinden alınan 21.06.2021 tarihli raporda davacının %10,03 oranında sürekli iş göremezliğinin oluştuğunun ve 3 ay süreli geçici iş göremezlik süresinin bulunduğunun tespit edildiği; Uşak Üniversitesi E.A.H. 25.08.2020 tarihli maluliyet raporunda %12 oranına maluliyet bulunduğu beyan edilmekte ise de anılan raporun engellilik değerlendirmesi maksadıyla içlerinde adli tıp uzmanı bulunmayan sağlık kurulu tarafından düzenlendiği, geçerli yönetmeliğe göre düzenlenmediği, 02.11.2021 tarihli aktüerya raporunda, TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak ve prgresif rant yöntemine göre davacının sürekli iş göremezlik tazminatının 144.471,39 TL olarak hesaplandığı; davalılar tarafından cevap dilekçesinde müterafık kusur savunmasında bulunulmadığı, müterafık kusurun resen değerlendirilecek bir husus olmadığı, bu nedenle davacının motosiklet kullanırken koruyucu kask ve ekipman kullanıp kullanmadığının ayrıca değerlendirilmediği ve indirim uygulanmadığı, dava dilekçesinde açık bir şekilde dava tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulduğu, ıslah dilekçesinde ise kaza ve ıslah tarihinden itibaren avans faizi talep edildiği; dava dilekçesinde dava tarihinden itibaren faiz talep edildiği, artık kaza tarihinden dava tarihine kadar geçen süre için elde edilen faiz hakkından vazgeçilmiş sayıldığı, ıslah dilekçesi ile farklı bir tarihten itibaren faiz talebinde bulunulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, 144.471,39 TL sürekli iş gücü tazminatının davalı ... Sigorta A.Ş. açısından poliçe limitini aşmamak kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminatın 15.000,00 TL'sine dava tarihinden, bakiye 129.471,39 TL'sine ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmiştir.Karara karşı davalı ... A.Ş. vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF NEDENLERİ
: ... A.Ş vekili, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin kazanın meydana gelmesinde kusurunun veya ihmalinin bulunmadığını, ilk derece mahkemesince müterafik kusur savunmasında bulunulmadığı iddiasıyla bu yönde bir değerlendirme ve indirim yapılmadığı yönündeki gerekçenin hatalı olduğunu, müvekkili şirketin ve dava dışı sürücünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, sürücü ...'in seyir halinde iken önünde motosikleti ile seyir halinde olan davacıyı geçmek istediğinde korna çalarak uyardığını, kurallara uygun şekilde sollama yaptığı sırada davacının motosiklet aynasının sürücünün kullandığı kamyonet kasasının sağ arka köşesine çarptığını, davacının yere düşmesi üzerine sürücünn hemen yanına gittiğini ve davacıyı hastaneye götürdüğünü, davacının daha önce İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında maddi tazminat talebinde bulunduğunu, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilerek kesinleştiğini, mahkemece davacının maluliyet oranına ilişkin çelişkili raporlar bulunmakta iken bu çelişkiler giderilmeden hatalı değerlendirme sonucu hüküm kurulduğunu, çelişkinin giderilmesi için ATK 3. İhtisas Dairesinden kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre denetime ve hüküm kurmaya elverişli yeni bir rapor alınması gerektiğini, mahkemece bilirkişiye sevk edilen ve bilirkişi tarafından hazırlanan 02.11.2021 tarihli raporda kalıcı işgöremezlik zararının TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak belirlendiği ifade edilmişse de Yargıtay'ın istikrarlı biçimde tazminat hesaplamalarında PMF 1931 yaşam tablosunu esas aldığını, talep edilen tüm zararın diğer davalı sigorta şirketi tarafından ödenmesi gerektiğini, mahkemece verilen kararda sigorta şirketi ile müvekkili şirketin müteselsil sorumluluğuna gidilmesinin hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.... Sigorta A.Ş. vekili, HMK'nın 6. maddesi gereğince, yetkili mahkemenin müvekkilinin yerleşim yeri olan İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının daha önce İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında maddi tazminat talebinde bulunduğunu, konusu ve tarafları aynı olan bir dava hakkında daha önce verilmiş bir hüküm bulunmakla davanın kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketçe sigortalı olan aracın sürücüsü dava dışı ...’in kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, sürücünün seyir halinde iken önünde motosikleti ile seyir halinde olan davacıyı geçmek istediğinde korna çalarak uyardığını, kurallara uygun şekilde sollama yaptığı sırada davacının motosiklet aynasının kamyonet kasasının sağ arka köşesine çarptığını, kazanın bu şekilde gerçekleştiğini, kazanın oluşmasına sebebiyet veren davacı motosiklet sürücüsünün davranışlarının yeterince incelenmediğini, davacının maluliyet oranına ilişkin çelişkili raporlar bulunduğunu, bu çelişkiler giderilmeden hatalı değerlendirme sonucu hüküm kurulduğunu, ATK 3. İhtisas Dairesinden kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre denetime ve hüküm kurmaya elverişli yeni bir rapor alınması gerektiğini, aktüerya bilirkişi raporunda hesaplama yapılırken Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nda düzenlenmiş olan %1,8 teknik faizin dikkate alınmamış olmasının hatalı olduğunu, Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarih ve ███████ E. ███████ K. sayılı kararının, kanun düzenleme metoduna ilişkin bir husus olduğunu, Trafik Sigortası Genel Şartlarının iptaline veya yürütmesinin durdurulmasına ilişkin verilmiş bir karar olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.GEREKÇE
: Dava, trafik kazası nedeniyle karşı aracın işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısından sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.2918 Sayılı KTK'nın 109/1. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar"; aynı kanunun 109/2. maddesinde "Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir" hükmüne yer verilmiştir.KTK'nın 109/2. maddesine göre, ceza kanununda öngörülen uzamış zamanaşımı süresinin tazminat talebiyle açılacak davalarda uygulanabilmesi için, eylemin ceza kanununa göre suç sayılması gerekli ve yeterlidir. Fail hakkında mahkumiyet kararı verilmesi veya bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin o davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması şart değildir. Yine, Ceza Kanunu’nda öngörülen uzamış zamanaşımı süresi, olay tarihinden itibaren işlemeye başlayacaktır. Sürenin işlemeye başlaması için, zarar görenin, zararı ve onun failini öğrenmesi koşulu da aranmaz. (Yargıtay HGK 20.12.2006 tarih 2006/4-80 E. - ████████ K.; 30.11.2011 tarih ve ███████-569 E. ████████ K.)Somut olayda; meydana gelen kaza sonucunda davacı yaralanmıştır. Kaza tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı TCK'ya göre uzamış zamanaşımı süresi 8 yıldır. Davaya konu trafik kazası 15.08.2012 tarihinde meydana gelmiş olup, uzamış zamanaşımı süresi 15.08.2020 tarihi itibariyle dolacaktır. Davacı tarafından 30.12.2020 tarihinde dava açılmıştır. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili süresi içerisinde mahkemeye sunduğu cevap dilekçesinde zamanaşımı definde bulunmuştur. Dava dilekçesinde davaya konu tazminat talebi için zorunlu arabuluculuk başvurusunda bulunulduğu beyan edilmiş olup, 6325 sayılı HUAB'nun 18/A-15.maddesi gereğince başvuru ile duran zamanaşımı süresi son tutanağın düzenlendiği tarih itibariyle tekrar işlemeye başlayacaktır. Dosya kapsamında arabuluculuk belgeleri mevcut olmadığından, arabuluculuğa başvuru tarihi ve dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı denetlenememektedir. Yine 7226 sayılı Kanun, 6325 sayılı Kanun ve 7036 sayılı Kanun'un zamanaşımının durmasına ilişkin amir hükümleri gereğince Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle 13.03.2020-15.06.2020 tarihleri arasındaki 95 günlük süre boyunca duran zamananaşımı süresinin eklenmesi gerekmektedir. (Yargıtay 4. HD 12.06.2023 tarih ve █████████ █████████) Ayrıca, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşik kararlarında belirtildiği üzere, bedensel bütünlüğün zarar gördüğü ve tedavinin uzunca bir süreye yayıldığı durumlarda, oluşan zararın miktarı tıbbi bakım ve tedavi sonucunda düzenlenen hekim raporuyla belirli bir açıklığa kavuşmaktadır. Gelişen bir durumun bulunduğu, zararın niteliği ve kapsamının bu nedenle sonradan öğrenildiği hallerde zamanaşımı zararın kesin miktarının öğrenildiği tarihten başlayacaktır. (Yargıtay HGK 21.03.2001 gün 2001/4-258 E., ████████ K.; 05.06.2002 gün 2002/4-470 E., ████████ K.; 15.05.2015 gün ███████-2035 E., █████████ K.; 01.03.2017 gün ███████-2372 E., ████████ K. sayılı ilamları)İlk derece mahkemesince öncelikle arabuluculuk belgeleri taraflardan temin edilerek, zamanaşımını kesen ve durduran olguların somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği ve uzamış zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı denetime elverişli şekilde araştırılıp davalı ... Sigorta A.Ş.'nin zamanaşımı defi hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz araştırma ile hüküm kurulması isabetli bulunmamıştır. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin bu istinaf sebebi yerindedir.Davalı ... A.Ş. vekilinin müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği yönündeki istinaf sebebinin incelenmesinde; Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde sözkonusu olan müterafik kusur, Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması sözkonusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılması da gerekebilecektir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından, mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78. maddesi ile atıf yapılan Karayolları Trafik Yönetmeliğince koruyucu ekipman/tertibat takılmasının zorunlu olduğu hallerde meydana gelen yaralanma ve ölüm ile illiyet bağı kurulması durumunda hesaplanan tazminattan müterafik kusur nedeniyle yerleşik uygulama doğrultusunda birden fazla müterafik kusur indirimi sebebinin varlığı olsa da %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak tazminatın belirlenmesi cihetine gidilmelidir. (Yargıtay 4. HD 17.03.2022 tarih ve ██████████ E. - █████████ K. █████/2022 tarih ve ██████████ E. - █████████ K., 04.04.2022 tarih ve ██████████ E. - █████████ K. ,23.03.2022 tarih ve ██████████ E. - █████████ K.)İlk derece mahkemesince, davacının kaza sırasında Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 150/1-a bendi gereğince motosiklet sürücü ve yolcuları için öngörülen koruyucu ekipmanları kullanıp kullanmadığı araştırılarak, kullanmadığının tespiti halinde bu durumun davacının maluliyeti ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı değerlendirilerek sonucuna göre tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmasının gerekip gerekmediği hususunda sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde müterafik kusurun defi niteliğinde olduğundan bahisle bu yönde değerlendirme yapılmaması hatalıdır. Davalı ... A.Ş. vekilinin bu istinaf sebebi yerindedir.Davacı tarafından geçici iş göremezlik tazminatı, ulaşım gideri, araç hasar bedeli, değer kaybı ve manevi tazminat istemleriyle İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas ████████ Karar sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumu İzmir Adli Tıp Şube Müdürlüğünden alınan 03.10.2018 tarihli raporda, kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre davacının %3,3 oranında sürekli iş göremezliğinin meydana geldiği tespit edilmiş olup, eldeki dosyada Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Sağlık Kurulundan alınan 21.06.2021 tarihli raporda ise yine aynı yönetmeliğe göre davacının %10,3 oranında sürekli iş göremezliğinin bulunduğu tespit edilmiştir. Bu arada davacının kişisel müracaatı üzerine Uşak Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından verilen sağlık kurulu raporunda davacının kaza nedeniyle %12 oranında sürekli iş göremezliğinin bulunduğu tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince her ne kadar Uşak Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen raporda adli tıp uzmanı bulunmayan heyet tarafından düzenlendiğinden bahisle dikkate alınmadığı belirtilmiş ve esasen bu raporun kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenip düzenlenmediği de denetlenememekte ise de; mahkemece eldeki dosyada Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinden alınan rapor ile İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesince Adli Tıp Kurumu İzmir Adli Tıp Şube Müdürlüğünden alınan raporlar arasında maluliyet oranı bakımından büyük oranda fark bulunduğundan, bu çelişki giderilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetli görülmemiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalı ... A.Ş. vekilinin maluliyet oranına ilişkin istinaf sebepleri yerindedir.Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurularının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,2-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.04.2022 tarih ████████ E. - ████████ K.sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-İstinaf yoluna başvuranlar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendilerine iadesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere 05.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.