Anahtar kelimeler: Smh Satımdan Sakarya Esaskarar Emrine Yazildiği Niyetli Katip Kötü Durdurulmasına

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
HAKİM
: ...
KATİP
: ...
DAVACI
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu tarafından Sakarya 2. İcra Müdürlüğü'nün █████████ E. sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı tarafın 29.09.2023 tarihli SMH2023000000005 numaralı fatura karşılığı ürünleri teslim alıp ödemelerini gerçekleştirmediğini, arabuluculuğa başvurduklarını, tarafların anlaşamadığını belirterek itirazın iptalini, Sakarya 2. İcra Müdürlüğü █████████ E. sayılı takibin devamını, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu faturanın, davacı tarafından bir limited şirket olan davalı şirkete karşı düzenlendiğini, davacı ve davalının tacir olduğunu, uyuşmazlığın hizmet verdiği faaliyet alanı ile yani davacının ticari işletmesi ile ilgili olduğunu, bu nedenle uyuşmazlık konusunun bir tüketici işlemi olmadığını, mahkemenin görevsiz olduğunu, davacının, işbu davayı açmadan önce, TTK md. 5/A uyarınca ticari uyuşmazlıklarda dava şartı zorunlu arabuluculuk çözüm yoluna başvurduğunu, davacının ... numara ve 63.453,08 TL bedelli faturaya konu teslim ettiği ürünlerde ayıbın tespit edilmesi ile birlikte derhal davacıya bildirildiğini, davacının bu durumu da kabul ettiğini, bir süre davalıyı oyaladıktan sonra davaya konu icra takibini başlattığını, faturaya konu ürünlerin, davacı tarafından üretilmesini müteakip davalıya teslim edilmeden, yani davalının ayıp denetimi yapmasına olanak bırakmadan davalı adına boyahaneye teslim edildiğini, boya işlemi sonucunda da ürünlerdeki ayıplar ortaya çıktığını, bu durumun davacıya derhal bildirildiğini, davacının kusurunundan kaynaklanan ayıp nedeniyle müşterisinin ürünü kabul etmediğini, hem de ürünün işlenmesi için neredeyse fatura tutarında masraf yaptığını ve davalının zarara uğradığını belirterek öncelikle davanın görevsiz mahkemede ikâme edilmiş olması nedeniyle USULDEN REDDİNİ, Mahkemenin aksi kanaatte olması hâlinde davanın ESASTAN REDDİNİ, alacak tutarının %40'ından az olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinin 12.03.2025 havale tarihli dilekçesiyle davadan feragat ettiği görülmüştür.
Davalı vekilinin 19.03.2025 havale tarihli dilekçesiyle yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığını beyan ettiği görülmüştür.
Davadan feragat 6100 sayılı HMK’nun 307. maddesinde davacının talep sonucundan kısmen ya da tamamen vazgeçmesi şeklinde tanımlanmış olup, HMK.'nun 311. maddesinde, feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı; 310. maddesinde ise, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman davadan feragat edilebileceği hükümleri düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı vekili tarafından davadan feragat edilmekle, feragatın yargılamaya tek yönlü olarak son veren ve kesin bir hükmün sonuçlarını doğuran taraf işlemi olması nedeniyle davanın feragat nedeniyle reddine; davacı vekilinin █████/2025 tarihli feragat dilekçesinde, feragat nedeniyle karşı taraftan herhangi bir ücreti vekalet ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını belirttiği, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13 fıkrasının son kısmında; "Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden" sayılacağının belirtildiği de nazara alındığında, hazinece ödenen yargılama gideri olan zorunlu arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri olması ve davacı tarafın feragat nedeniyle karşı taraftan herhangi bir ücreti vekalet ve yargılama gideri taleplerinin olmadığı beyanlarına istinaden, davacıya yükletilmesi gerektiği kanaatine varılmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Talebin feragat sebebiyle reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince maktu karar ve ilam harcının üçte biri olan 205,13 TL'nin peşin harçtan mahsubu ile fazladan alınan 410,27-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın talep aranmaksızın taraflara tebliğine,
5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde iadesine,
6-Arabuluculuk sarf ücreti olan 3.600,00-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydına,
Dair; tarafın yokluğunda, HMK 320 maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile Sakarya Bölge Adliyesi Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere tensiben karar verildi.█████/2025
Katip ...
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!