Anahtar kelimeler: Cad Bam Karşiyaka Karşıyaka Yazim Etkili Adresinde Sonuca İzmir Özetle

T.C.
İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ20. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ███████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2016 (Dava) - █████/2022 KararNUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVA
: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)BAM KARAR TARİHİ
: █████/2025KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarihli ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ..., ... Cad. No:... adresinde yeni bir fabrika inşaa ettirdiğini, fabrikanın tüm kaba inşaatının tamamlandığını, elektrik tesisatı ve aksamlarının kurulumu, kullanılacak makinelerin yerleştirilmesi işlemlerinin sürdüğü sırada 07.06.2015 tarihinde hırsızlık olayının meydana geldiğini ve bakır kabloların çalındığını, bakır kabloların bedelinin tedarikçi olan ve sözleşme ile taşeron olarak fabrikanın tüm elektrik aksamını kurmakta olan şirkete ödendiğini, hırsızlar tarafından çalınan bakır kabloların değerinin 257.112,76 TL olduğunu, davalı sigorta şirketi ile müvekkili şirket arasında imzalanmış ... sigorta poliçesinin bulunduğunu ancak davalı sigorta şirketi tarafından hırsızlık hadisesinin gerekli önlem ve tedbirlerin alınmadığı iddiasıyla red edildiğini, Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığının █████████ Soruşturma sayılı dosyasında tahkikatın devam ettiği ileri sürülerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 50.000,00 TL tazminatın rizikonun gerçekleşme tarihi olan 11.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini istemiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketi ile davacı şirket arasında ... Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, davacı tarafın müvekkilinde ait iş yerinde meydana gelen hırsızlık nedeni ile toplam 4.262 metre bakır kablonun çalındığından bahisle poliçe teminatı altında oluşan zararın ödenmesini istediğini, dava konusu yapılan 4262 metre bakır borunun yaklaşık 10 tona karşılık geldiğini, davacının ... Bölgesinde ... Limited Şirketi aracılığı ile çalıştırılan 3 güvenlik görevlisi olduğunu bunların güvenliği sağladıklarını, buna rağmen güvenlik görevlilerinin fabrikanın deposuna mesafesinin 250 metre uzaklıkta olmasına rağmen güvenliğinin sağlandığının iddia edildiğini, ayrıca mevcut bina teminatına ilaveten 03.04.2015 tarihinde zeyilname ile demirbaş ve makina tesisat demirbaşlarının poliçeye ilave edildiğini, mevcut yaşanan olayda çalınan bakır kabloların makara halinde depolanmış olması nedeni ile olay tarihi itibari ile henüz kurulu tesisat vasfını taşımadığını, ayrıca demirbaş olarak da değerlendirilemeyeceğini, yine söz konusu kabloların ola tarihinde yüklenici firmalardan olan ... firmasına faturalı olduklarını, yaşanan hırsızlık olayı sonrasında sigortalı firma adına fatura edildiklerini, bu sebeple kabul edilemez olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüşlerdir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:Mahkemece, ''... inşaat halindeki işyerinin ... Sigorta A.Ş tarafından düzenlenen 03.04.2015 başlangıç ve 31.12.2015 bitiş tarihli ... numaralı ... Sigorta Poliçesi ile sigortalandığı; █████/2015 tarihli Zeyilname ile demirbaş- malzeme- tesisat ayrımı yapılmaksızın 8.600.000,00 TL limitli hırsızlık teminatının verildiği; 06.06.2015 – 07.06.2015 tarihlerinde sigortalıya ait riziko adresinden KDV dahil 303.393,06 TL değerindeki bakır kabloların çalınmış olduğu, sigortalı davacının poliçe özel şartlarında hırsızlık teminatının geçerli olabilmesi için getirilmiş “gece bekçisi bulundurma” koşulunu yerine getirdiği, çalınan bakır kabloların inşa halindeki fabrikada tesisat, montaj, elektrik ve otomasyon işleri ile kurulumu yapılacak makinelerin döşenmesi için kullanılmak üzere temin edildiği, bu nedenle demirbaş vasfından söz edilemeyeceği ancak poliçe özel ve genel şartlarına göre muhteviyat olarak nitelenebilecek bu kabloların hırsızlık teminatına dahil değer olarak kabul edilebileceği ancak davacı sigortalının, poliçe ve zeyilname düzenlenen tarihlerde fabrika binası içinde kapalı ve kilitli (kamera sistemi bulunan) bir depoda muhafaza etmekte iken, o alanda yapılacak zemin çalışması nedeni ile “daha az güvenli, kamerasız, havalandırma kısımları açık” fabrika binası dışında başka bir kilitli depoya naklettiği, bu depoda kilit kırılmaksızın, havalandırma boşluklarından girilerek hırsızlık eyleminin icra edildiğinden bu durumun sigortalının sözleşme devam ederken, rizikoyu ağırlaştıran hallerden olduğu, sigortacıya zamanında bildirmediğinden zararın artmasına neden olduğu buna göre davacının 1/3 tenzil yapıldıktan sonra 202.262,04 TL talep edebileceği...'' gerekçesiyle; ''...Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile 202.262,04 TL nin █████/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin 54.850,72TL bakımından davanın REDDİNE...'' şeklinde karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; gerek bilirkişi raporlarında ve gerekse de hükümde belirlendiği gibi taraflar arasında akdedilen poliçede aranılan şartlardan kilitli olmak ve güvenlik hususunun müvekkili firmaca yerine getirildiğini, bu nedenle sigortacının aldığı prim ile, ağırlaşan riziko nedeni ile alması gereken prim arasında prim farkı oranı olarak 1/3 gibi bir oranın belirlenmesini hakkaniyetten uzak bulduklarını, bu durumda belirlenmiş bir kriter, bir sabit standart bulunmamakta olduğuna göre neden bu oranın 4 ya da 1/5 olarak belirlenmediğinin de izahı olmadığını, mahkemece verilen hükümde de bu oranı olayın oluşumuna göre değerlendirmesi gerektiğini, davada mahkemece verilen 1/3 oranındaki tenzilatın çok yüksek olduğunu, hükmün bu yönüyle kaldırılarak davanın tümü ile kabul edilmesini ya da daha adil bir oran belirlenmesi sureti ile hüküm tesis edilmesine karar verilmesini, davalı tarafın hukuka aykırı istinaf başvurusunun reddine ve taraflarınca yapılan istinaf başvurusunun değerlendirilmesi sureti ile davanın tamamı ile kabul edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; söz konusu kararın eksik ve hatalı bilirkişi incelemesi sonucunda kurulduğunu, müvekkili şirket nezdinde meydana gelen hasarlar neticesinde ekspertiz raporu tanzim edilmiş olmakla birlikte koruma ve/veya güvenlik tedbirlerinin hiçbir şekilde yerine getirilmediğinin tespit edildiğini, bu kapsamda dava konusu hasar açısından müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığının belirlendiğini, ancak mahkeme kararına esas bilirkişi raporu kapsamında eksik ve hatalı inceleme yapılmış olmakla birlikte hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle karara dayanak olarak alınan bilirkişi hesap raporunun hatalı ve davaya esas konuya ilişkin yetkisiz bir kurul tarafından hazırlandığını, müvekkili şirketin poliçe teminat kapsamı haricinde olan bir hasardan sorumlu tutulmasının olanaksız olduğunu, işbu dava, sigortalı riziko adresinde meydana gelen hırsızlık hadisesi neticesinde ikame edilmiş olmakla birlikte dava ikame edilmeden önce davacı tarafça müvekkili şirket nezdinde hasar başvurusu gerçekleştirildiğini, işbu hasar dosyasına istinaden müvekkili şirket nezdinde hasar dosyası oluşturulduğunu ve meydana gelen hasarın tanzim edilen poliçe teminat kapsamı içerisinde yer alıp almadığına ilişkin ekspertiz raporu tanzim ettirildiğini, işbu ekspertiz raporu uyarınca, riziko mahallinde yapılan tespitler ile birlikte koruma ve/veya güvenlik tedbirlerinin hiçbir şekilde yerine getirilmediğinin tespit edildiğini, bu kapsamda dava konusu hasar açısından müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığının belirlendiğini, müvekkili şirket nezdinde tanzim edilen sigorta poliçesi uyarınca hırsızlık teminatının aktif hale gelebilmesi için sigortalı tarafından gerekli önlemlerin alınması gerektiğini, kaldı ki işbu hususun müvekkili şirket tarafından tanzim edilen sigorta poliçesinde kayıt altına alındığını, sigortalı tarafından gerekli güvenlik önlemlerinin alınmamış olduğu müvekkili şirket nezdinde tanzim edilen ekspertiz raporu ile birlikte sabit hale gelmiş olmasına karşılık işbu itiraz dilekçesine konu bilirkişi raporunda hiçbir şekilde inceleme ve tespite tabi tutulmadığını, müvekkili şirket nezdinde tanzim edilen Hırsızlık Teminatı uyarınca meydana gelen hırsızlık hadisesinin Hırsızlık Genel Şartları hükümlerinde tanımlanmış bir şekilde meydana gelmesi gerektiğinin belirtildiğini, söz konusu hususlara ilişkin itiraz ve beyanlarını ayrıntılı bir şekilde dosyasına sunmalarına karşılık yerel mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, müvekkili şirket aleyhine hüküm kurulduğunu, belirtilen hususlar dahilinde müvekkili şirketin poliçe teminat kapsamı haricinde olan dava konusu talebe ilişkin herhangi bir sorumluluğu bulunmamakla birlikte müvekkili şirket aleyhine verilen haksız ve hukuka aykırı kararın kaldırılmak suretiyle davanın müvekkili şirket açısından reddine karar verilmesi gerektiğini, hırsızlık hadisesine konu emtiaların, demirbaş listesine kayıtlı olmadığını, işbu hususun bilirkişi raporu ile sabit hale geldiğini, işbu hususa karşılık müvekkili şirket aleyhine yerel mahkeme tarafından hüküm kurulduğunu, bu kapsamda anılan dava kapsamında müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmamakla birlikte işbu haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirket nezdinde tanzim edilen sigorta poliçesinde yer alan hırsızlık teminatı başlıklı maddesinde,“sigortalı yerde ekli hırsızlık genel şartları hükümlerinde tanımlanmış şekilde icra olunmuş hırsızlıklar ve hırsızlar tarafından verilecek tahribatlar teminata dahildir. çalınan mallar değer ve miktarlarının tespitinde sigortalının beyanının kanuni defter ve kayıtlarıyla uyumlu olması şarttır.”denilmek suretiyle hırsızlık teminatına konu malların kanuni defter ve kayıtlarında bulunan mallar açısından geçerli olacağının kayıt altına alındığını, işbu kapsamda bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere hırsızlığa konu dava konusu emtianın demirbaş listesinde yer almadığı sabit olmakla birlikte anılan hasara ilişkin müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, ne var ki, işbu husus yerel mahkeme tarafından hiçbir şekilde değerlendirilmeksizin müvekkili şirket aleyhine hüküm kurulduğunu, belirtilen sebeplerle haksız ve hukuka aykırı yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, müvekkili şirketin sorumluluğu açısından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, ... Sigorta Poliçesi ile sigortalanan iş yerinde gerçekleşen hırsızlık olayında çalınan bakır kablolar nedeni ile oluşan zararın tazmini istemine yöneliktir.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Mahkemece █████/2017 tarihli, ███████ Esas- ████████ Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, davacının istinaf itirazı üzerine Dairemizin █████/2021 tarih ve ████████ Esas ███████ K. sayılı ilamıyla; "....Bilirkişi heyetinden alınan 12.07.2016 tarihli raporda işyerinde özel güvenlik mevcut olması sebebiyle poliçedeki hırsızlık teminatına dair şartın yerine getirildiği fakat demirbaş kavramına mahkemenin vereceği anlama bağlı olmak üzere iki ihtimalli olarak görüşte bulunulduğu anlaşılmış, davalı vekili poliçede yer alan güvenlik koşulunun sağlanmadığı ve demirbaş şartının gerçekleşmediğini belirterek rapora itiraz etmiş, bu sefer heyete güvenlik konusunda uzman bilirkişi de eklenerek ek rapor alınmış ve kök rapor ile aynı sonuca ulaşılmış, mahkemece hırsızlık olayına konu olan bakır kabloların tesisat olarak değerlendirilmesinin mümkün olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dava konusu olayda poliçe ve zeyilnamelerin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği nazara alındığında dava konusu işten anlayan, ehil bir sigortacı bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır...." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı; Dairemiz kaldırma kararı sonrasında kaldırma kararına uygun işlem yapıldığının anlaşıldığı; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporunun somut olayın özelliklerine uygun, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu; davaya konu hırsızlık olayının meydana geldiği inşaat halindeki işyerinin hırsızlık olayının gerçekleştiği tarihi kapsayacak şekilde" ... Sigorta Poliçesi" ile sigortalandığı; █████/2015 tarihli Zeyilname ile demirbaş- malzeme- tesisat ayrımı yapılmaksızın hırsızlık teminatının verildiği, poliçe tanzim tarihinden sonra sigortalıya ait riziko adresinden bakır kabloların çalınmış olduğu; hesaplanan tazminatın poliçe limiti içerisinde kaldığı; Sigortalı/Davacının poliçe özel şartlarında hırsızlık teminatının geçerli olabilmesi için getirilmiş “gece bekçisi bulundurma” koşulunun yerine getirmiş olduğu; olayın meydana gelişi ve dosya kapsamı nazara alındığında tazminattan yapılan 1/3 oranındaki tenzilin uygun olduğu; dosyada mevcut Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığı █████████ soruşturma sayılı dosyasının içeriği de nazara alındığında Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla; davacı ve davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir.Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekili ve davalı vekilinin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarihli ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-İSTİNAF AŞAMASINDA;Davacıdan alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 534,70-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,Davalıdan alınması gereken 13.816,52-TL istinaf karar harcından peşin alınan toplam 3.454,13-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 10.362,39-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),3-Davacı ve davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2025