Anahtar kelimeler: Aracıyla Yazim Kazasında Layihalar Sevk Asli Plakalı İzmir Dinlenip İstenmiş

T.C.

İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Tazminat
DAVA TARİHİ
: █████/2021
KARAR TARİHİ
: █████/2025
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2022 tarih ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:Davacı vekili, 17.12.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında asli kusurlu dava dışı ...’in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla davacının kullanmakta olduğu elektrikli motosiklete çarpmış ve davacının ağır yaralanmasına sebebiyet verdiğini, kazanın meydana gelişi kaza tespit tutanağında açıklandığını, kusurun tamamı ... plakalı araç sürücüsünde olduğunu, davacının meydana gelen kazada hiçbir kusuru bulunmadığını, kaza yerinden davacının Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldığını ve ilk müdahale burada yapıldığını, 18.12.2020 tarihinde ... Hastanesinde ameliyata alındığını, ancak bu operasyonla tedavi tamamlanmadığından davacının 23.02.2021 tarihinde yeniden ... Hastanesinde operasyon geçirdiğini, tedavisi ve kontrolleri halen devam etmekte olduğu, davacının kazadan sonra hiçbir zaman eski sağlığına kavuşamayacak olduğunu, hali hazırda bakıma muhtaç duruma düştüğü, günlük rutin işlerini yaparken dahi çok büyük efor sarfederek, acıya katlanmakta ve sağlığı bundan böyle de eskisi gibi olamayacağı, davalı şirket, davacıya çarparak yaralanmasına sebebiyet veren ... plakalı aracın 1284283220 nolu ZMMS poliçesini düzenleyen şirket olup, bu kaza nedeniyle davalı şirkete 03.02.2021 tarihinde ihbarda bulunulduğunu ve başvuru evrakı 05.02.2021 tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiğini, fakat davalı şirket tarafından 15 günlük yasal süre içinde hiçbir geri dönüş olmadığı, bunun üzerine arabuluculuğa başvurulduğu fakat arabuluculuk görüşmesinde de anlaşma sağlanamadığı, davacının bu kaza nedeniyle kalıcı bir hasara uğramış olup, geçirdiği operasyonların ağırlığı göz önünde tutulduğunda, hayat kalitesinin hiçbir zaman eskisi olmayacağını, bu nedenle davacının geçici ve sürekli iş kaybı nedeniyle uğradığı cismani zararın tazminini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili █████/2022 dilekçesi ile davadan feragat ettiğini açıklamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekili ile davalı vekili feragat dilekçeleri ile davadan feragat ettiğini bildirir dilekçe sunduğunu, feragat beyanının ön inceleme tutanağının imzalanmasından sonra mahkemeye sunulduğunu, davacı vekili vekaletnamesinde feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
: Davacı vekili, kararın usul ve yasaya aykırı olup, yargılama gideri olan arabulucu ücretinin davalıya tahmili gerektiğini, Mahkemece, konusuz kalan davada “davanın esastan reddine karar verilmiş” gibi, yargılama gideri ve vekalet ücreti haksız şekilde ve bu konuda bir değerlendirme yapılmadan davacıya yüklendiğini, davanın konusuz kalması halinde davanın açıldığı tarihte haksız olduğu tespit edilen taraf yargılama giderini ödemekle yükümlü olacağını, bu nedenle yargılama gideri hakkında hüküm kurulabilmesi için mahkemece davanın açıldığı tarihte haksız olan tarafın tespit edilmesi gerektiğini, yasal mevzuat gereğince önce sigorta şirketine yazılı başvuru yapıldığını, ancak sigorta şirketinin davacının zararını ödemediğini, yasal yükümlülük gereği arabulucuya başvurulduğunu ancak sigorta şirketi yine davacının zararını ödemediğini, yargılama sürecinde alınan raporlar neticesinde davadaki sorumluluğu kabul ederek davacı ile sulh girişimi başlattığını, davalı sigorta ile haricen sulh olunduğunu ve tazminatın ödenmesini takiben, ödeme ve anlaşma hususunun Mahkemeye bildirilerek, davadan ödeme nedeniyle feragat edildiğini, tarafların birbirinden yargılama gideri talebinde bulunmadığını, ancak arabulucu ücreti, tarafların üzerinde tasarruf edebileceği bir gider olmayıp, bu hususta HMK 331. Madde uygulanarak davanın açılış zamanındaki haklılığına göre yargılama giderlerinden ve dolayısıyla arabulucu ücretinden de sorumlu tarafın belirlenmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu kabul ederek davacının zararını ödemesi, davanın açılmasına sebebiyet verdiklerini ve davacının davanın en başından itibaren haklı olduğunu ortaya koyduğunu, yargılamanın geldiği aşamada da kusur durumu mahkemece tespit edilmiş olup, davacının davaya konu kazada kusursuz olduğunun tespit edildiğini, dolayısıyla sigorta şirketinin zarardan sorumlu olacağının ortaya çıktığını, ancak Mahkemenin, davadan “tazminatın ödenmesi nedeniyle yani davanın konusuz kalması nedeniyle feragat edildiği hususu göz ardı edilerek,” Feragatin, açılış zamanındaki haklılığa göre hareket edilmesi gerektiğini, yargılama gideri olan ve davanın sonunda haksız tarafa yüklenecek olan arabulucu ücretinin somut şartlar altında davalı sigorta şirketine yüklenmesi gerektiğini, Mahkemenin arabulucu ücretinin davayı açmakta haklı olan davacıya yüklenmesi” yönünden hukuka aykırı olduğunun tespiti ile kararın bu yönden kaldırılarak, arabulucu ücretinin davalı sigortaya tahmiline karar verilmesini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
:Dava, 17.12.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın feragat nedeniyle karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı yasanın 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesine eklenen 5/A- 1 maddesinde " Bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmüne, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 2. Fıkrasında ise "davacı arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içerir davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
TTK'nın 4. maddesi uyarınca tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın bu kanunda düzenlenen hususlardan çıkan uyuşmazlıklar mutlak ticari davayı, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlıklar ise nisbi ticari davayı teşkil eder. Davanın konusu TTK hükümleri içerisinde düzenlenmiş bulunan sigorta sözleşmelerinden kaynaklanmış olup TTK 4 maddesi uyarınca mutlak ticari dava niteliğindedir, bu nedenlerle 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 Sayılı Yasa uyarınca arabuluculuk dava şartına tabidir. Davadan önce davacı tarafça 7155 Sayılı Yasa uyarınca arabuluculuk başvurusunun yapılıp bu şartın yerine getirildiği ve taraflar arasında anlaşılamama tutanağı tutulduğu sabittir.
Somut olayda; dava arabuluculuk dava şartına tabi olduğu, buna göre arabuluculuk aşamasında oluşan arabuluculuk giderinin de bir yargılama gideri olarak sayılması gerektiği değerlendirilmelidir. Yargılama aşamasında davacı taraf vekilinin dosyaya sunduğu █████/2022 tarihli dilekçesinde davalı ile anlaşmaları nedeniyle feragat isteminde bulunulduğu görülmüştür. Davacı tarafın doğrudan doğruya feragat isteminde bulunmadığı davalı taraf ile hükümden önce anlaşmaları sonucu feragat dilekçesi sunduğu belirlenmiş olmakla davalı tarafın davaya sebebiyet verdiği anlaşılmıştır. Esasen dava açıldıktan sonra davalı tarafça sulh olunması nedeniyle davanın feragat ile sonuçlandığı, feragatın karşılıklı sulh olunması nedeniyle gerçekleştiği, HMK 307 maddesi gereğince feragat edilmiş ise de yargılama aşaması ve davacının feragat dilekçesi içeriğine göre bu feragatin davalı tarafın davanın devamı sırasında yapmış olduğu ödeme nedeniyle gerçekleştiği içerik itibariyle davanın konusuz kalması nedeniyle bu dilekçenin verildiği ve davalı tarafın dosya kapsamı ve delil durumuna göre dava açılmasına sebebiyet verdiği gözetildiğinde davadan önce 7155 Sayılı Yasa gereğince başvurulan arabuluculuk dava şartı yolundaki arabulucuya ödenen ücretin de yargılama giderlerinden sayılması gerektiği ve buna göre bu ücretin davaya sebebiyet veren davalıdan tahsil edilmesi gerekirken, yanılgıya düşülerek davacıdan tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
Bu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.05.2022 tarih ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
Harçlar Kanunu'nun 22. maddesine göre davadan feragat ön inceleme duruşmasından sonra gerçekleştiğinden, karar tarihindeki maktu ve karar ilam harcının 2/3'ü oranına isabet eden ve bu orana isabet edip alınması gereken harç olan 410,27-TL harçtan peşin alınan 59,30-TL harcın düşülmesi ile eksik kalan bakiye 350,97-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Tarafların karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 25/9 ve 26.maddesi gereğince 6183 Sayılı Yasa kapsamında 1.320,00-TL olan arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
4-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
5-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 220,70-TL istinaf yoluna başvurma harcı ve 26,00-TL posta masrafı olmak üzere toplam 246,70-TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere █████/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!