Anahtar kelimeler: Bakiyenin Satımdan Tevzi Faturaya Akdedilmiş Cari Esasının İlişki Den Anadolu

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davalı arasındaki ticari ilişki nedeniyle 2023 yılında davalıya satış yapıldığını, faturaya konu ürünlerin eksiksiz teslim edildiğini, faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediğini, 95.846,43 TL tutarlı bakiyenin ödenmemesi nedeniyle takip başlatıldığını ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini iddia ve talep etmiştir.
CEVAP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşme ile cari hesap ilişkisi bulunmadığını, müvekkile teslim edilen bir fatura bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
DELİLLER
:
----İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı takip dosyası, Taraflara ait ticari defter ve belgeler, Vergi dairelerinden gelen taraflara ait ba/bs formları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
14.11.2024 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 29.01.2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi raporunda özetle; Davacıya ait Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunun 183-184-185 maddeleri ve 6102 Sayılı TTK’nın 64.maddesinde belirtilen usul ve esaslara uygun olarak tutulduğu, kayıtların usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği, Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdikleri ile GIB onaylı e-beratların yasal süresi içerisinde alındığı, dolayısıyla ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu, Sayın Mahkemenizin 14.112024 tarihli duruşmasının 1 numaralı ara kararında taraf ticari defterlerinin 06.12.2024 günü saat 10:30’da mahkeme salonunda hazır bulundurulması, tarafların yerinde inceleme talep etmesi halinde ticari defterlerin bulunduğu yerin 2 haftalık süre içerisinde beyan edilmesi yönünde karar kurulduğu ancak davalının belirtilen gün ve saatte ticari defterlerini hazır bulundurmadığı ayrıca yerinde inceleme de talep etmediği, Davacının davalı adına 2023 yılında toplamda 162.925,42 TL tutarlı fatura düzenlendiği, faturaların aynı tarihte Gelir İdaresi Başkanlığının E-fatura sistemi aracılığıyla davalıya, davalının ise 8 günlük sürede herhangi bir itirazda bulunmadığı, iade faturası düzenlemediği, faturalar karşılığında davalının toplamda 67.079,00 TL ödeme gerçekleştirdiği, bu işlemler neticesinde 20.12.2023 takip tarihi itibariyle davacı nezdinde davalının 95.846,42 TL borçlu olarak göründüğü, Faturaların aynı tarihte Gelir İdaresi Başkanlığının E-fatura sistemi aracılığıyla davalıya teslim edildiğini gösterir e-fatura zarf dökümlerinin ayrıca sunulduğu, yapılan incelemeye göre huzurdaki davaya konu 162.925,42 TL tutarlı 4 adet faturanın davalıya teslim edildiği, davalının ise 8 günlük sürede herhangi bir itirazda bulunmadığı, iade faturası düzenlemediği, Sayın Mahkemenizin ticari defter deliline göre davacı lehinde hüküm kurması halinde20.12.2023 takip tarihi itibariyle davalıdan istenebilir tutarın 95.846,43 TL olacağı tespit edildiği ancak hususla ilgili nihai değerlendirmenin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, Takip ile birikmiş faiz talebinde bulunulmadığı şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE
:
Dava, açık hesaba dayalı genel haciz yolu ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir. İcra dosyası celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf ,bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.
Somut olayda; davacı davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın asıl alacağına yönelik itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu, yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde davalı tarafın kayıtlarını sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapıldığı, davacı şirketin davalı şirkete mal veya hizmet satışı yaptığı bağlı bulundukları vergi dairelerine beyan ettikleri BA-BS formların birbiri ile örtüştüğü, davacı kayıtlarında 95.846,42 TL alacaklı göründüğü, HMK 222.maddesi uyarınca ticari defter ve kayıtların davalı tarafından eksiksiz sunulmadığı görülerek davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği kanaatine varılarak davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 95.846,42 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 95.846,42 TL alacaklı olduğu, form BA-BS beyannamelerinden davalının davacıdan fatura alarak kayıtlarına intikal ettirmesi karşısında artık ispat yükünün davalı tarafa geçmiş olduğu ve aksinin dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği, faturaya dayalı ve likit olması nedeniyle davacının ayrıca icra inkar tazminatına yasal şartları bulunduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE; davalı tarafından ----. İcra Dairesinin ------ esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 95.846,43 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA,
2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi İŞLETİLMESİNE,
3-Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 19.169,28 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
4-Davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
5-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 6.547,26 TL harçtan, peşin yatırılan 1.157,59 TL harcın düşümü ile geri kalan 5.389,67 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
6-Davacı tarafından yapılan 1.157,59 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 65,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 6.650,19‬ TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
9-3.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!