Anahtar kelimeler: Tekirdağ Başkan Yazim Katip Etkili İhtiyati Haciz Üye Sonuca Özetle

T.C.
TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN
:
ÜYE
:
ÜYE
:
KATİP
:
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ..... Değişik İş - ..... Karar
İHTİYATİ HACİZ
TALEP EDEN
:
VEKİLİ
:
KARŞI TARAF
:
TALEP KONUSU
: İhtiyati Haciz
TALEP TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
TALEP
: Talep eden vekili ihtiyati haciz talep dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin hizmet faaliyetleri kapsamında borçlu .... cari hesap alacaklısı olduğunu, karşı tarafın muaccel olan borcu ödemeyerek müvekkili olan şirketi mağdur etmekte olduğunu, bu hususa ilişkin olarak tarafınca ...... İcra Dairesi nezdinde ....... Esas sayılı dosya ile icra takibi başlatılmış olduğunu, müvekkili olan şirketin zararının tazmin edilebilmesi için söz konusu icra takibi başlatılmış olduğunu, borçluların mal kaçırma ihtimali bulunduğunu, ileride alacağın tahsili imkanını sağlamak ve teminat altına almak gayesiyle borçlunun taşınmazları, menkul malları, üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının borç tutarınca haczi için teminatsız / teminatlı olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ 23.12.2024 TARİHLİ İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN REDDİNE DAİR : ''...Dosyaya talep dilekçesi ekinde ibraz edilen belgelerin incelenmesinde, her ne kadar davacı vekilince bir takım e- arşiv fatura sunularak ihtiyati haciz talep edilmiş ise de sunulan evrakların tek taraflı olduğu görülmekle, söz konusu malların teslim edilip edilmediği, faturaların ödenip ödenmediği yargılama yolu ile anlaşılabileceğinden, tek taraflı düzenlenen davalının imzasını veya kabulünü içermeyen fatura bedelleri hakkında talep edenin alacağını yaklaşık olarak ispat edemediği ve davalı aleyhine ihtiyati haciz kararı verilebilecek koşulların gerçekleşmediği kanaati hasıl olmakla, istem sahibinin talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm oluşturmuştur...'' gerekçesi ile talep edenin ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Talep eden vekilinin 07.01.2025 havale tarihli süresinde bulunan istinaf dilekçesinde özetle; talep dilekçesi içeriğini aynen tekrar ile İİK m.257 şartlarının oluştuğunu, kararın yetersiz inceleme sonucu verildiğini beyanla borçlunun borca yetecek miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının teminatsız, şayet bu mümkün değilse uygun görülecek teminat karşılığı ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
: .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23.12.2024 tarihli .... Değişik İş - ..... Karar sayılı ihtiyati haciz talebinin reddi kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan/olmayan hususlarla bunlara ilişkin delillerin tartışılması, ret ve üstün tutulma sebepleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep şu şekildedir :
Talep; ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Uyuşmazlık; 23.12.2024 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olup olmadığı noktasındadır.
Kanun koyucu, düzenlemeler yaparken hukuk devleti ilkesinin bir gereği olan ölçülülük ilkesiyle bağlıdır. Bu ilke ise “elverişlilik”, “gereklilik” ve “orantılılık” olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. “Elverişlilik”, başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaç için elverişli olmasını, “gereklilik” başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaç bakımından gerekli olmasını, “orantılılık” ise başvurulan önlem ve ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken ölçüyü ifade etmektedir. Bir kurala uyulmaması sebebiyle kanun koyucu tarafından öngörülen yaptırım ile ulaşılmak istenen amaç arasında da “ölçülülük ilkesi” gereğince makul bir dengenin bulunması zorunludur.
Konunun daha iyi anlaşılabilmesi için ihtiyatî haciz ile ihtiyatî tedbir farkına kısaca değinilmesi gereklidir;
Her iki müessesenin yöneldikleri amaç farklıdır. İhtiyatî hacizle ihtiyatî tedbir arasındaki en temel, diğer farklara da yön veren ayrım, amaç farklılığıdır. İhtiyatî tedbir, amacı bakımından koruma amaçlı, eda amaçlı ve teminat amaçlı olmak üzere üç alt ayrıma tabidir. Oysa ihtiyatî haczin amacı, sadece teminattır. Bu sebeple bir para alacağının korunması için ihtiyatî tedbir yoluna değil; ancak ihtiyatî haciz yoluna başvurulabilir (Pekcanıtez H., Medeni Usul Hukuku, 15.Bası, s. 2549).
İhtiyatî hacizde, ihtiyaten haczedilen mal ve haklar, alacaklının açtığı veya yaptığı veya açmayı yahut yapmayı düşündüğü dava veya icra takibinin konusu değildir. Hâlbuki ihtiyatî tedbirde, hakkında tedbir kararı alınan şey, esasen asıl davanın konusudur.
İhtiyatî haciz belirli bir alacak miktarı için konulduğundan, ihtiyatî hacizin uygulanmasında da bu miktar dikkate alınacaktır. İhtiyatî tedbirde çekişmeli şey veya hak üzerinde tedbir konulması yeterlidir; miktarın bu bakımdan önemi yoktur. Oysa ihtiyatî hacizde üzerine ihtiyatî haciz konulan malvarlığı miktarının alacağı karşılayıp karşılamaması önem taşıdığından kıymet takdiri gerekecektir. Genel anlamda borçlunun malvarlığının ihtiyaten
haczedildiğinin belirtilmesi yeterli değildir (Pekcanıtez H., s. 2551).
İhtiyatî haciz yalnız para (ve teminat) alacakları hakkındaki davalarda (veya icra takiplerinde) söz konusu olduğu hâlde, ihtiyatî tedbir kural olarak paradan başka şeyleri ve (haklar, taşınır ve taşınmaz mallar) diğer talepleri de kapsamaktadır. Hukukî korumaya konu olabilecek, çekişme ve dava konusu edilebilecek tüm taleplerin ihtiyatî tedbirin konusunu oluşturması mümkündür (m. 389). Öte yandan ihtiyatî tedbir sebepleri için bir sınırlama mevcut değilken (HMK m.389), ihtiyatî haciz sebepleri bakımından sınırlayıcı bir sayım söz konusudur (İİK m.257). Bunun sonucu olarak da ihtiyatî haciz için Kanunda açıkça belirtilen şartların ve sebeplerin bulunmaması hâlinde, ihtiyatî tedbire ilişkin genel hükümlerden hareket edilerek ihtiyatî haciz kararı verilemez.
İhtiyatî tedbirde çekişmeli ve bu nedenle dava konusu olan şey (mesela, taşınır veya taşınmaz bir mal) hakkında önleyici nitelikte tedbir alınır; buna karşılık ihtiyatî hacizde, alacaklıya henüz kesin haciz isteme yetkisinin (m.78; m.37) gelmediği bir dönemde, alacaklının para alacağının zamanında ödenmesi güvence altına alınır.
İhtiyatî hacizde (ihtiyaten) haczedilen mallar üzerinde (bu malların borçluya ait olduğu hakkında) bir çekişme yoktur ve bu nedenle bu mallar alacaklının açtığı veya yaptığı (veya açmayı veya yapmayı düşündüğü) bir dava veya icra takibinin konusu değildir. Oysa ihtiyatî tedbirde, üzerine ihtiyatî tedbir konulan mallar çekişmeli olup, davacının açmış olduğu veya ilerde açmayı düşündüğü bir davanın konusudur. Taşınmaz mallar üzerine ihtiyatî tedbir konulması hâlinde, genellikle taşınmazın başkasına devrinin yasaklanmasına (ferağdan men'ine) da karar verilmektedir ve üzerine
ihtiyatî tedbir konulan taşınmaz başkasına satılamamakta/devredilememektedir. Oysa, borçlu, üzerine ihtiyatî haciz konulmuş olan taşınmazını başkasına satabilir/devredebilir (İİK m.261 ve m.91).
İhtiyatî hacizde alacaklı ihtiyatî haczi kesin hacze dönüştürürse, üzerine ihtiyatî haciz konulmuş olan mal icra dairesi tarafından satılır ve bedeli ile alacaklının alacağı ödenir. Oysa ihtiyatî tedbirde, davacı davayı kazanırsa, üzerine ihtiyatî tedbir konulmuş olan mal aynen davacıya verilir (teslim edilir).
İhtiyatî haciz kararından sonra alacaklı borçlu hakkında mutlaka dava açmaya mecbur olmayıp icra takibinde de bulunabildiği hâlde (İİK mad. 264), ihtiyatî tedbir kararı alan kimse mutlaka süresi içinde dava açmak zorundadır.
İİK'nın 258. maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı hakkında kanaat verilmesi yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usûl hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır. Söz konusu hükümdeki düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın hiç aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı
anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Talep eden borcun varlığını yaklaşık olarak ispat etmelidir.
Eldeki dosya kapsamına göre; talep eden bir takım e- arşiv fatura sunularak ihtiyati haciz talep edilmiş ise de, sunulan evrakların tek taraflı olduğu, söz konusu malların teslim edilip edilmediğinin belirlenemediği, faturaların ödenip ödenmediğinin yargılama yolu ile anlaşılabileceği, tek taraflı düzenlenen karşı tarafın imzasını veya kabulünü içermeyen fatura bedelleri hakkında talep edenin alacağını yaklaşık olarak ispat edemediği ve karşı taraf aleyhine ihtiyati haciz kararı verilebilecek koşulların gerçekleşmediği, yaklaşık ispat kuralına göre değerlendirme yapılmak suretiyle ve ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, istinaf dilekçesinde öne sürülen diğer sebeplerin ise, yargılamanın esasına ilişkin olup yargılamayla çözümlenecek hususlar olduğu belirlenmiştir.
İstinaf incelemesine konu karar başlığında; talep edenin, talep eden vekilinin, karşı tarafın adreslerinin ve gerekçeli karar yazım tarihinin yazılmaması İİK'nın 260. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Saptanan ve hukuksal durum karşısında; dayanılan bilgi ve belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre İlk Derece Mahkemesinin kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre karar isabetli bulunmuş olmakla ihtiyati haciz talep edenin tüm istinaf sebepleri yapılan inceleme neticesinde yerinde görülmemiş olduğundan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine kesin olarak karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Usul ve yasaya uygun ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23.12.2024 tarih ve .... Değişik İş - .... Karar sayılı ihtiyati haciz talebinin reddine dair kararının kaldırılmasına ilişkin ihtiyati haciz talep edenin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-)İstinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazine'ye irat kaydına,
3-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
4-)İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
5-)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-)Artan avansların İlk Derece Mahkemesi tarafından HMK m.333'e uygun iadesine,
7-)Karar ilamının 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine,
İlişkin; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 341/1-b; 362/1-f; İİK'nın 265/5. maddeleri uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Başkan
e-imzalı
Üye
e-imzalı
Üye
e-imzalı
Katip
e-imzalı
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!