Anahtar kelimeler: İpek Kurumsal Uyum Almaması Onüçüncü Doğal Yılına Süreci Aşnin Piyasası
Danıştay 13. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No
:█████████
Karar No
:████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
:...Kurulu
VEKİLLERİ
: Av....
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: ... Doğal Enerji Kaynakları Araştırma ve Üretim A.Ş. yönetim kurulu üyesi olan davacı tarafından, mülga Seri:IV, No:56 sayılı Kurumsal Yönetim İlkelerinin Belirlenmesine ve Uygulanmasına İlişkin Tebliğ'in 5. ve 6. maddeleri ile II-17.1 sayılı Kurumsal Yönetim Tebliği'nin 5. ve 8. maddeleri uyarınca hazırlanması gereken Kurumsal Yönetim İlkelerine Uyum Raporunun, İpek Doğal Enerji Kaynakları Araştırma ve Üretim A.Ş.'nin 2013 yılına ait faaliyet raporunda yer almaması sebebiyle hakkında 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 103. maddesi uyarınca 269.500,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının 2. bendinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; █████/2014 tarihinde Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda (KAP) yayımlanan ... Doğal Enerji Kaynakları Araştırma ve Üretim A.Ş.'nin 2013 yılına ilişkin faaliyet raporunun Kurumsal Yönetim İlkelerine Uyum Raporu başlıklı bölümünde, ''SPK'nın █████/2004 tarih ve ███████ sayılı toplantısında alınan kararı gereğince, İMKB'de işlem gören şirketlerin faaliyet raporlarında ve internet sitelerinde yönetim ilkelerine uyumla ilgili beyan ve uyum raporlarına yer vermeleri uygun görülmüş ve bu çerçevede 2005 yılı genel kurulundan itibaren ''Kurumsal Yönetim İlkeleri Beyanı ve Uyum Raporları'' şirketin internet adresi ve faaliyet raporlarımız içinde yayımlanmıştır. ... '' şeklindeki ifadelere ve şirket hakkında genel bilgileri içeren soyut bilgilere yer verildiği, şirketin internet adresinde ise uyum raporu ile ilgili herhangi bir ibarenin yer almadığı; dolayısıyla kurumsal yönetim ilkeleri uyum raporunun şirkete ait 2013 yılı faaliyet raporunda usulüne uygun şekilde yer almaması nedeniyle, 6362 sayılı Kanun'un 103. ve 105. maddeleri uyarınca 2013 yılı için belirlenen azami tutar üzerinden idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, davacı tarafından ileri sürülen, idari para cezasının üst sınırdan uygulanmış olmasının ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, aynı nitelikteki ihlâller bakımından alt sınırdan ceza uygulanması karşısında işlemin maksat yönünden hukuka aykırı olduğu iddiasına, Kurul'un idari para cezalarına ilişkin düzenlemesinin genel bir düzenleme olduğu ve her dosya kapsamının farklı olduğu, Kurulca takdir yetkisi kapsamı içinde genel sınırlara uyularak üst sınırdan idari para ceza verilmesinde ölçülülük ilkesinin ihlâl edildiğinin kabul edilemeyeceği; bağımsız yönetim kurulu üyesi olması nedeniyle herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığı iddiasına ise, yıllık faaliyet raporunun hazırlanması ve kurumsal yönetim açıklamalarının düzenlenmesi ve genel kurula sunulmasının, Türk Ticaret Kanunu'nun 375. maddesi uyarınca yönetim kurulunun devredilemez ve vazgeçilemez görev ve yetkileri arasında sayıldığı, 11-14.1 sayılı Sermaye Piyasasında Finansal Raporlamaya İlişkin Esaslar Tebliği'nin 9. maddesinin birinci fıkrası uyarınca içerisinde faaliyet raporlarını da barındıran finansal raporların Kurul düzenlemelerine uygun olarak hazırlanmasından, sunulmasından, gerçeğe uygunluğu ile doğruluğundan, işletme ile kusurlarına ve durumun gereklerine göre işletmenin tüm yönetim kurulu üyelerinin sorumlu olduğu, 6362 sayılı Kanun'un 17. maddesinin birinci fıkrasında, bağımsız yönetim kurulu üyeliklerine ilişkin usul ve esasların Kurulca belirleneceği, 11-17.1 sayılı Kurumsal Yönetim Tebliği'nde de bağımsız yönetim kurulu üyelerinin sorumsuzluğuna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediğinden davacının anılan iddialarına itibar edilemeyeceği belirtilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, kararın gerekçesiz olduğu, kararların gerekçeli olmasının gerek kanun yoluna başvurmak, gerekse hakkaniyete uygun bir görüntü sunmak açısından davanın taraflarının menfaatini ilgilendirdiği gibi, demokratik bir toplumda kamunun menfaatini de ilgilendirdiği ve mahkemelere olan güveni pekiştirdiği, yürürlükte olmayan Tebliğe göre idari para cezası uygulandığı, Tebliğde ciddi değişiklikler yapıldığı, uyum raporunun faaliyet raporunda yer almadığı iddiasının gerçek olmadığı, uyum raporunun şirketin internet sitesinde de yer aldığı, bağımsız yönetim kurulu üyesi olduğundan kendisine isnat edilebilecek herhangi bir kusur ve sorumluluk bulunmadığı, Tebliğde bağımsız yönetim kurulu üyesinin şirketle ve şirket ortaklarıyla herhangi bir bağ veya ilişkisi olmamasının öngörüldüğü, dolayısıyla şirketin hakim ortakları ve yöneticileriyle hiçbir ilişkisi olmadığı gibi hiçbir ticari ve ortaklık ilişkisi de bulunmadığı, icracı üye olmadığı, şirketin günlük işleri ve olağan faaliyetlerine müdahil olmadığı, idari para cezasının ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, benzer aykırılıklarda alt sınırdan idari para cezası uygulandığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından, uyum raporunun kamuya duyurulan format dikkate alınarak hazırlanması gerektiği, her iki tebliğin aynı mahiyette olduğu, tereddüte mahal vermemek adına dava konusu işlemde her iki mevzuat hükmüne de atıf yapıldığı, uyum raporunun faaliyet raporu ve internet sitesinde yer almadığı, finansal raporların hazırlanmasından tüm yönetim kurulu üyelerinin sorumlu olduğu, ilgili mevzuatta bağımsız yönetim kurulu üyelerinin sorumsuzluğuna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin zarara uğratıldığı, idari para cezası tutarı belirlenirken takdir hakkının keyfi ve ölçülülük ilkesine aykırı kullanıldığı iddiasının dayanaksız olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKÎ DEĞERLENDİRME
:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, █████/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY
:
6362 sayılı Kanun'un "Genel esaslar" başlıklı 103. maddesinde, "(1) Bu Kanun'a dayanılarak yapılan düzenlemelere, belirlenen standart ve formlara ve Kurulca alınan genel ve özel nitelikteki kararlara aykırı hareket eden kişilere Kurul tarafından yirmi bin Türk Lirasından iki yüz elli bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilir. Ancak, yükümlülüğe aykırılık dolayısıyla menfaat temin edilmiş olması hâlinde verilecek idari para cezasının miktarı bu menfaatin iki katından az olamaz.
(2) Birinci fıkradaki yükümlülüklere aykırı hareket eden kişinin bir özel hukuk tüzel kişisinin organ veya temsilcisi olması veya organ veya temsilcisi olmamakla birlikte bu tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde görev üstlenen bir kişi olması hâlinde, ayrıca tüzel kişi hakkında da birinci fıkra hükmüne göre idari para cezası verilir. Aykırılığın, temsilcisi olunan veya adına hareket edilen tüzel kişinin zararına bir sonuç doğurması hâlinde, tüzel kişiye idari para cezası verilmez. ..." kuralı bulunmaktadır.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun "Genel kanun niteliği" başlıklı 3. maddesinde, bu Kanun'un hükümlerinin idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı; "Kanunîlik ilkesi" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasında, hangi fiillerin kabahat oluşturduğunun kanunda açıkça tanımlanabileceği gibi, kanunun kapsam ve koşulları bakımından belirlediği çerçeve hükmün içeriğinin, idarenin genel ve düzenleyici işlemleriyle de doldurulabileceği; ikinci fıkrasında, kabahat karşılığı olan yaptırımların türü, süresi ve miktarının, ancak kanunla belirlenebileceği; "İdarî para cezası" başlıklı 17. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında, idarî para cezasının, maktu veya nispi olabileceği, idarî para cezasının, kanunda alt ve üst sınırı gösterilmek suretiyle de belirlenebileceği, bu durumda, idarî para cezasının miktarı belirlenirken işlenen kabahatin haksızlık içeriği ile failin kusuru ve ekonomik durumunun birlikte göz önünde bulundurulacağı; yedinci fıkrasında ise, idarî para cezalarının her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için █████/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
6362 sayılı Kanun'un 103. maddesinde, her kişiye veya olaya özgü ceza tutarlarının belirlenmesinin mümkün olmaması nedeniyle cezaların bireyselleştirilmesi için kanun koyucu tarafından cezanın alt ve üst sınırları gösterilmekte, ancak bu iki sınır arasında bir ceza belirleme konusunda da idareye takdir yetkisi verilmektedir.
Alt ve üst sınır arasında idareye bırakılan takdir yetkisinin makûl ve ölçülü olmayan şekilde kullanılması eşitsizliğe, haksızlığa ve keyfiliğe yol açabilecektir.
Sermaye Piyasası Kurulu'nun ...tarih ve... sayılı "6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu Çerçevesinde Tesis Edilecek İdarî Para Cezalarına İlişkin Uygulama Esasları" başlıklı ilke kararında; idari para cezası uygulamalarında, ilgililerin Kurul görevlileri ve çalışanları ile süreç içerisinde olan işbirliği, ilgili hakkında daha evvel aynı ihlâl nedeniyle idarî para cezası tesis edilmesi, ihlâlin önemliliği, ihlâlin doğurduğu zararın büyüklüğü, ihlâlin gerçekleştirilme şekli, ilgilinin kusurunun yoğunluğu, ilgilinin savunmasındaki samimiyeti, ihlâl nedeniyle doğan zararın tazmini ve/veya aykırılığın giderilip giderilmediği, yatırımcıların zarar görüp görmediği, ilgili tarafından elde edilen menfaatin büyüklüğü gibi kıstaslar çerçevesinde yapılacak değerlendirmeler neticesinde ve bu ölçüde Kanun ile belirlenen alt limitten uzaklaşması yoluna gidileceği, hizmet birimlerince Kurul'a sunulacak öneri yazılarında Kanun ile belirlenen alt limitten uzaklaşılarak idarî para cezası tesis edilmesinin talep edilmesi hâllerinde bu talebin gerekçelerinin de açıkça belirtilmesi gerektiği yönünde düzenlemelere yer verilmiştir.
6362 sayılı Kanun'un 103. maddesinde belirtilen idarî para cezası yaptırımı konusunda idarenin takdir yetkisini kullanırken Kabahatler Kanunu'nun 17. maddesi ve ilke kararında belirtildiği üzere; kabahatin haksızlık içeriği ile failin kusuru ve ekonomik durumunu birlikte göz önünde bulundurması ve idarî para cezası tesis edilirken hangi nedenle alt sınırdan uzaklaşıldığının yargısal denetime imkân verecek şekilde somut olarak ortaya konulması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, ... Doğal Enerji Kaynakları Araştırma ve Üretim A.Ş. yönetim kurulu üyesi olan davacıya, mülga Seri:IV, No:56 sayılı Kurumsal Yönetim İlkelerinin Belirlenmesine ve Uygulanmasına İlişkin Tebliğ'in 5. ve 6. maddeleri ile II-17.1 sayılı Kurumsal Yönetim Tebliği'nin 5. ve 8. maddeleri uyarınca hazırlanması gereken Kurumsal Yönetim İlkelerine Uyum Raporunun, İpek Doğal Enerji Kaynakları Araştırma ve Üretim A.Ş.'nin 2013 yılına ait faaliyet raporunda yer almaması sebebiyle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 103. maddesi uyarınca 2013 yılı için üst sınır olan 269.500,00 TL idari para cezası verildiği, ancak davalı idare tarafından idarî para cezasının hangi nedenle üst sınırdan verildiğinin somut bilgi ve belgelerle ortaya konulamadığı anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı ve işlemin iptali gerektiği düşüncesiyle, temyiz talebinin kabulü ile davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla karara katılmıyoruz.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!