Anahtar kelimeler: Omuzluk Asena Pupa Kıç Şamandıra Karaya Köpüklü Tankerinin Tankerin Limanı

T.C.
D A N I Ş T A YDÖRDÜNCÜ DAİREEsas No
: ██████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ... Petrol Taşımacılığı Anonim ŞirketiVEKİLLERİ
: Av. ...- Av. ...KARŞI TARAF (DAVALILAR)
: 1-...BakanlığıVEKİLİ
: Hukuk Müşaviri ...2- ... Büyükşehir Belediye BaşkanlığıVEKİLLERİ
: Av. ... - Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Antalya Limanı Demir Sahası, Petrol Ofisi A.Ş. Şamandıra Tesisi'ne bağlı halde bulunan ve karaya petrol tahliyesi yapan Asena isimli petrol tankerinin kıç omuzluk kısmından çıkan köpüklü atık su kaynaklı deniz kirliliğinin, davalı idare elemanlarına düzenlenen █████/2020 tarihli tutanak ile tespit edilmesi ve anılan tarihte tankerin iskele pupa kısmından alınan numunelerin analiz edilmesi sonucunda askıda katı maddeye ilişkin değerlerin ilgili mevzuatta öngörülen sınır değerden yüksek olduğunun anlaşılması üzerine, 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 20. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinin (4) numaralı alt bendi uyarınca deniz suyunun kirletildiğinden bahisle, davacı şirket adına 1.803.004,32-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Antalya Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma Daire Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı idari yaptırım kararının iptali ile 5236 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca ödeme süresi içinde anılan para cezasının ödenen dörtte üçlük kısmının (1.352.253,24 TL) yasal faiziyle birlikte iade edilmesi istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E: ..., K:... sayılı kararda; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile sunulan fotoğraflar ile davalı idareye bağlı denetim ekipleri tarafından düzenlenen tutanağın birlikte değerlendirilmesinden, ilgili mevzuat hükümleri gereğince, idarenin, kirliliği saptadığı tutanağı tanzim etmesinin suçun tespitinde esas işlem olarak kabülünün gerektiği, numune alınması, fotoğraf, film ve video çekimi gibi hususların ise tespit anındaki imkanlar dahilinde yapılmasının ise tali nitelikte işlemler olduğu, bahsi geçen ticari geminin denize balast suyu boşaltarak kirliliğe yol açtığının sabit olduğunun anlaşılması karşısında, davacı şirketin idari para cezasıyla cezalandırılmasına yönelik tesis olunan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından; İdare Mahkemesi ve Bölge İdare Mahkemesi kararlarının gerekçesiz olduğu; dava konusu işlemin yetki unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu; davalı idare tarafından askıda katı madde analizine ilişkin laboratuvar ölçümlerinde yer verilen hata payı dikkate alındığında, söz konusu analiz sonucunun sınır değerin altında değerlendirilmesi gerektiği, gemi çalışanlarınca alınan numune örneklerinin analiz sonuçlarına göre, davalı idarenin analiz sonucunun aksine, askıda katı maddenin sınır değerlerin içinde kaldığı, deniz yüzeyindeki köpüğümsü oluşumun doğal bir olay olduğu, insan eli ile ortaya çıkarılmış bir kirlilik olmadığı ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: 1- Davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, dava konusu işlemin dayanağı tutanakta, Asena gemisi etrafında başka bir geminin bulunmadığı hususunun açıkça tespit edildiği, olay tarihinde idare elemanlarınca alınan numunelerin, yeterlik belgesini haiz, akredite laboratuvarda analiz edildiği, davacının ölçüm belirsizliği dikkate alındığında, askıda katı maddenin sınır değerler içerisinde kalacağına yönelik iddiasının yerinde olmadığı, zira laboratuvar denet raporunda ölçüm belirsizliği sütununda yer verilen değerlerin, relative değerler olmadığı, analiz sonucuna etki eden net değerler olduğu; belirtilen nedenlerle, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.2- Davalı Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, olay tarihinde idare elemanlarınca alınan numunelerin, yeterlik belgesini haiz, akredite laboratuvarda analiz edildiği, davacı tarafından yaptırılan analiz sonucunun ise akredite olmayan bir kurumda yaptırılan rapora dayandırıldığı, kaldı ki anılan raporda analize esas numunelerin olaydan 2 gün sonra alındığının belirtildiği, davalı idare denetim ekibince çekilen fotoğraf ve video görüntülerinin incelenmesinden, fiilin sabit olduğunun anlaşılacağı, bu kapsamda numune tutanağı ve deney raporları dikkate alınarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; belirtilen nedenlerle, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaltadır.TETKİK HÂKİMİ
: ...DÜŞÜNCESİ
: Dava; 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 20. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinin (4) numaralı alt bendi uyarınca deniz suyunun kirletildiğinden bahisle, davacı şirket adına 1.803.004,32-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Antalya Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma Daire Başkanlığının █████/2020 tarih ve 42468 sayılı idari yaptırım kararının iptali ile 5236 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca ödeme süresi içinde anılan para cezasının ödenen dörtte üçlük kısmının (1.352.253,24-TL) yasal faiziyle birlikte iade edilmesi istemiyle açılmıştır.Anayasa'nın 6. maddesinde, hiç bir kimse veya organın kaynağını Anayasa'dan almayan bir Devlet yetkisini kullanamayacağı; 127. maddesinde ise, mahalli idarelerin kuruluş ve görevleri ile yetkilerinin, yerinden yönetim ilkesine uygun olarak kanunla düzenleneceği belirtilmiştir.2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 12. maddesi, "...Bu Kanun hükümlerine uyulup uyulmadığını denetleme yetkisi Bakanlığa aittir. Gerektiğinde bu yetki, Bakanlıkça; il özel idarelerine, çevre denetim birimlerini kuran belediye başkanlıklarına, Denizcilik Müsteşarlığına, Türkiye Çevre Ajansına, Emniyet Genel Müdürlüğüne, Jandarma Genel Komutanlığına ve Sahil Güvenlik Komutanlığına devredilir..." hükmünü; 24. maddesi ise, "...Bu Kanunda öngörülen idarî yaptırım kararlarını verme yetkisi Bakanlığa aittir. Bu yetki, 12. maddenin birinci fıkrası uyarınca denetim yetkisinin devredildiği kurum ve merciler tarafından da kullanılır..." hükmünü içermektedir.Bu bağlamda, 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 12. ve 24. maddelerine dayanılarak Çevre ve Orman Bakanlığınca çıkarılan "Yetki Devri Genelgesi" konulu █████/2011 tarihli, 2011/9 sayılı Genelge ile, Türkiye'nin yargılama yetkisine tabi olan deniz yetki alanlarında 2872 sayılı Çevre Kanunu hükümlerine uyulup uyulmadığının denetlenmesi ve aynı Kanun'un 24. maddesi hükmüne göre idari yaptırım kararı verme yetkisinin, Genelge'de belirtilen şarlarda belli idarelere tanındığı, bu kapsamda anılan Genelge'nin 4. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığına da yetki devri yapıldığı, anılan Genelge'nin 7. maddesinde ise, Çevre Kanunu'nun 20. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi uyarınca (son paragraf hariç) gemilere idari yaptırım uygulanması yetkisinin, 4. maddede sayılan Büyükşehir Belediye Başkanlıklarına devredildiği görülmektedir.5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 3/b maddesinde belediyenin organları; belediye meclisi, belediye encümeni ve belediye başkanı şeklinde tanımlanmış; 34/e maddesinde "Kanunlarda öngörülen cezaları vermek" belediye encümeninin görevleri arasında sayılmış; anılan Kanun'un 38. maddesinin (h) ve (p) bentlerinde de "Meclis ve encümen kararlarını uygulamak", "Kanunlarla belediyeye verilen ve belediye meclisi veya belediye encümeni kararını gerektirmeyen görevleri yapmak ve yetkileri kullanmak" görev ve yetkilerinin belediye başkanına ait olduğu belirlenmiştir. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 28. maddesinde ise, "Belediye Kanunu ve diğer ilgili Kanunların bu kanuna aykırı olmayan hükümleri ilgisine göre büyükşehir ve ilçe belediyeleri hakkında da uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.Bu durumda; 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 20. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinin (4) numaralı alt bendi uyarınca denetim yetkisinin, yetki devrinin yapıldığı Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı Çevre Koruma Daire Başkanlığı personeli tarafından gerçekleştirilebileceği, anılan Kanun hükmü uyarınca idari para cezası verilmesi yetkisinin, Genelge ile Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığına devredildiği görülmekle birlikte; 5393 sayılı Belediye Kanunu ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu uyarınca, kanunlarda öngörülen cezaları verme yetkisi belediye encümenine tanındığından; Antalya Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma Daire Başkanlığınca tesis edilen dava konusu işlemde yetki unsuru yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Bu nedenle, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz isteminin reddine,2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, fazladan yatırılan ...-TL celse harcının istemi halinde davacıya iadesine,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.