Anahtar kelimeler: Stop Ortalarında Tahmini Distribütörü Distribütörünsağlayıcının Aniden Bayi Mümessili Satımdan Arızalanması

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVANIN İLK AÇILDIĞI TARİH
:█████/2023MAHKEMEMİZE TEVZİ TARİHİ
:█████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2025----. Tüketici Mahkemesinin ---- Esas ----- Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine mahkememize tevzi edilen Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı---- 18.08.2021 tarihinde, ---- markalarının Türkiye Mümessili ve Türkiye Genel Distribütörü olduğunu, bu anlamda distribütörün/sağlayıcının, diğer davalı olan yetkili bayi üzerinde denetim yükümlülüğü ve sorumluluğu bulunduğunu, davacıya ait araç, şirket yetkilisinin "kişisel kullanımı" için satın alındığını, Kasım 2022 ortalarında (tahmini 11.11.2022 tarihinde), aniden stop ederek arızalanması üzerine, davacı şirket yetkililerinin, durumu derhal davalılara haber verdiğini ve araç, tamir için, bulunduğu yerden, çekici vasıtası ile davalı satıcı --- ilinde bulunan yetkili servisine teslim edildiğini, araç arızalandığı sırada, kullanım mesafesi, yaklaşık 24.666 KM olduğunu, müvekkiline ait aracın, davalı firmaya ait serviste, yaklaşık 19 gün bekletilerek incelenmiş ve yapılan kontroller neticesinde, aracın ilk kez yaptırılması gereken rutin bakımının, 4.000 KM aksamış olduğunun bahane edilerek, aracın turbo yağı çektiğini, bu sebeple aracın motorunda yağ kalmadığını, bu durumun neticesinde de aracın motor çaktığını, yani motorunun arızalandığı ve araçta buna bağlı sair sorunlar olduğunun açıklandığını, ancak detaylarını söyleyemeyeceklerini şifahi olarak davacıya bildirdiklerini, müvekkili tarafından, araçta mevcut sorunun çözülmesi talep edildiğinde ise, davalı firmanın devamlı olarak arıza sayısını arttırmış ve dolayısıyla talep etmiş olduğu bedeli arttırmış ve gelinen noktada, davalı firma tarafından haksız olarak talep edilen bedel, tabiri caiz ise, yeni bir araç parasına denk geldiğini, dava konusu aracın davacıya ayıplı olarak satıldığının anlaşıldığını, satın alınan araçtaki bu ayıbın, gizli bir ayıp olduğundan, davacının bu durumu, aracı satın alırken bilebilmesinin mümkün olmadığını, meydana gelen hasarın neden kaynaklandığının, tamirat masraflarının ve zararlarımızın tespiti için ileride açacağımız tazminat davasında esastan incelemeye kadar kaybolmaması ve zarar görmemesi ve aracın mevcut halinin tespit edilmesi adına, tarafımızdan, ----Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ----- sayılı dosyası ile tespit davası açıldığını, değişik iş dosyasında alınan bilirkişi raporunda gizli ayıplı olduğunu, araç onarım bedelinin 79.400,00-TL olduğunun tespit edildiğini belirterek, Davacıya satılan, ---- marka, ---- model, ---- cinsi, ----- araç sınıflı, ---- tipi, Motor No: -----, Şase No: ---- olan, ---- plaka sayılı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, dava konusu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin mümkün olmaması halinde, öncelikle onarım bedelinin tespitine, aracın davalı tarafça ücretsiz onarılmasına, verilecek süre içerisinde, davalılar tarafından ücretsiz onarım yapılmaması halinde, onarım için ödeyeceğimiz bedelin ve ayrıca, ayıptan kaynaklı olarak, araçta meydana gelen şimdilik 100,00 TL tutarındaki değer kaybı bedelinin hasar tarihinden (11.11.2022) itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, aracın arıza yaptığı 11.11.2022 tarihi itibariyle aracın kullanılmasından yoksun kalması, bu süreç içerisinde aracın sağladığı imkan ve faydadan mahrum kalmış olması sebebiyle, şimdilik, 100,00 TL mahrum kalınan kullanım bedelinin, ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı -----. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının aracını 18.08.2021 tarihinde satın aldığını, davayı 26.05.2023 tarihinde ikame ettiğini, ayıpların derhal ve gecikmeksizin yetkili satıcıya bildirilmesi gerektiğini, 2 yıl gibi bir süre sonra huzurdaki davayı açması iyi niyetten uzak olduğunu, kendi üzerine düşen ihbar yükümlülüğü usulüne uygun şekilde yerine getirmemesi nedeniyle hukuken korunamaz nitelikte olduğunu, davacı aracı teslim alırken teslim tesellüm belgesi imzaladığını, araç tesliminde araçların bizzat alıcıya gösterildiğini, iç ve dış kısımları incelenmekte ve muayene ettirildiğini, aracın herhangi bir arıza-ayıbı olmadığına dair alıcıdan beyan alınarak, alıcıya teslim ve tesellüm belgesi imzalatıldığını, aracı bayiden teslim alınırken tüketicinin aracı kontrol ettiği kabul edildiğini, dolayısı ile davacı tarafın var olduğunu iddia ettiği durum ile müvekkili şirketin hiçbir ilgisi bulunmadığını, davacı aracının periyodik bakımlarını yerine getirmediğini, davaya konu araçta tespit edilemeyen, çözülemeyen, tekrarlayan bir arıza-gizli ayıp-üretim hatası söz konusu olmadığını, kaldı ki dava dilekçesinde de ikrar edildiği üzere; davaya konu araçta iddia olunan şikayetlerin devam etmesi gibi bir durum söz konusu da olmadığını, davacı tarafın talebi üzerine araçta yapılan onarım işlemleri, davacı tarafın iddia ettiği gibi araçta değer kaybına veya başka arızaların oluşumuna yol açmıyacağını beyanla dava konusu araçta, ayıptan ari misli ile değişimi gerektirecek koşullar oluşmadığını, davacının ‘ayıptan ari misli ile değişim’ talebinin reddi gerektiğini, davaya konu aracın kaza geçirip geçirmediği ve bunun sonucunda yetkili servisimiz olmayan yerlerde işlem/onarım görüp görmediği taraflarınca bilinmediğini, bu nedenle aracın tramer kayıtlarının celbi ile başkaca kaza hasarının bulunup bulunmadığı hususlarının da araştırılmasını talep ettiklerini, davanın zaman aşımına uğradığını, husumet itirazları bulunduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı -----vekili cevap dilekçesinde özetle; Olay tarihinde davacı tarafa ait olan araç müvekkil şirkete ait olan servise çekici marifetiyle getirildiğini, davacı tarafa ait olan aracın motorunun çalıştırılmasının mümkün olmadığı tespit edildiğini ve davacıya bu husus anlatıldığını, davacı aracını ücret ödemeksizin tamir ettirmek istediğini, servislerin, araçları garanti süresince korumak ve sorunlara çözüm bulabilmek için faaliyet gösterdiklerini, davacı tarafın aracın garantiden yapılmasını istemesi üzerine müvekkili firma üstüne düşeni yaptığını ve yetkili servislerin garanti kapsamında işlem yapabilmesi için onay almaları gerektiğini, aracın 24.666 kmde olduğu, garanti kapsamında işlem yapılabilmesi için 20.000 kmnin altında olması gerektiği aracın bakımının eksik olması ve normal bakım aralığı üzerinden km geçmesi sebebiyle garantiden işlem yapılamayacağı bilgisi yetkili servise geldiğini, bu durumda, yetkili servis olan müvekkili firmanın, aracın ücretsiz tamir edilmesi mümkün olmadığından davacıya konu hakkında bilgilendirme yapıldığını ve tamire yönelik bir işlem yapılmadığını, müvekkili şirketin hiçbir kusuru olmadığını, davacının ayıp ihbar yükümlülüğünü yasal süresi içerisinde yerine getirmediğini, davacının, dava dilekçesinde her ne kadar söz konusu aracın ayıplı olduğunu iddia etmiş olsa da, aracın ayıplı olduğunun kabulü mümkün olmadığını, davacı alıcı aracını teslim alırken tüm kontrolleri yapmış ve araçta hiçbir sıkıntı olmadığını kabul ederek teslim tesellüm belgesini imzaladığını, TKHK'nın 4. maddesine göre malın ayıplı olduğunun kabulü halinde ayıplı malın yol açtığı zararlarda yalnızca üretici-imalatçı firmanın sorumlu olacağını, müvekkili şirketin, davacıya ait olan aracın üretici firması olmadığını, söz konusu araçta ayıp olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte aracın ayıplı olması halinde dahi müvekkili şirketin bu ayıbın ortaya çıkardığı zararlardan sorumluluğunun mevcut olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.SAFAHAT-----Tüketici Mahkemesinin ---- Esas ------ karar sayılı ilamı ile; "1-Mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan, HMK 114/1-c ve HMK 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden reddine, 2-Tebliğden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde ilgisilince başvurulması halinde dosyanın görevli ----Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine," şeklinde görevsizlik kararı verilmiş olup dosya mahkememiz iş bu esasına kaydedilmiştir.DelillerTarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.----AHM 'nin ---- sayılı dosyasının uyap kayıtları dosya arasına alınmıştır.------ Noterler Birliğine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.Davalı ---- yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.Otomotiv alanında uzman makine mühendisi ile sözleşme yorum ve denetim uzmanı bilirkişi heyeti kök ve ek raporları dosyaya sunulmuştur.Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe
:Dava, davaya konu ----- plakalı aracın ayıplı olup olmadığı, ayıp var ise gizli ayıp olup olmadığı, ayıp ihbarının süresinde ve usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, aracın onarımlarının yetkili serviste yapılıp yapılmadığı, aracın ayıpsız misli ile değişim şartlarının mevcut olup olmadığı, mümkün olmaması halinde, onarım bedeli tespit edilerek ücretsiz onarım hakkı olup olmadığı, onarımın mümkün olmaması halinde varsa davacının onarımlar kapsamında bedel alacağı, varsa araçtaki değer kaybı kapsamında şimdilik 100,00 TL, davacının aracın kullanılamamasından kaynaklı kazanç kaybı alacağı olup olmadığı, varsa aracın tamirattan kaynaklı kullanılamaması sebebiyle kazanç kaybı kapsamında şimdilik 100,00 TL olarak açılmış tazminat davasıdır.Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir.Dosyada, davalı ------.vekilinin zaman aşımı itirazı ön inceleme duruşmasında değerlendirilmiş, davanın süresinde açıldığı kabul edilerek yargılamaya devam olunmuştur.Dosya, yerinde inceleme yetkisi verilerek, otomotiv alanında uzman makine mühendisi bilirkişi ile sözleşme yorum ve denetim uzmanı bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, 28.04.2024 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belgeler ışığında, ----- plakalı aracın ayıplı olduğu, söz konusu tuboşarj ünitesinde yağ eksilmesinin gizli ayıp olduğu, ayıbın motor kitlenmesi ve yolda kalması sonucu ihbarının yapıldığı, aracın onarımlarının yetkili serviste yapılmadığı, çünkü aracın gizli ayıbı nedeniyle motor yağının eksilmesi sonucu motorun ve hareketli elemanlarının çalışmaz duruma gelmesi ile servis ihtiyacı sonucu aracın servise götürülmesinin davacının ihmali sonucu değil de aracın turbosunda yağ kaçağı sonucu arızanın meydana gelmesi ile servis ihtiyacı olup, 4.666 km geç bakıma giden araçta gizli ayıp nedeniyle arızanın meydana gelmesinde kullanıcının ihmalinin de olduğu, ancak sözkonusu ihmalin, arızanın asıl sebebi değil de arızaya katkı sunduğu, davacını aracını 4.666 km (20.000 km'de götürmesi gerekirken) gecikme ile motorun yatak sarmasında kullanıcı ihmali ve katkısının olduğu, ancak asıl kusur ve sorumluluğun, fabrikasyon ve imalattan kaynaklı turboşarjda mevcut gizli ayıplı aracı satan firmada olduğu rapor edilmiş olup, rapora itirazların değerlendirilmesi ve ayrıca misli ile değişim hususunda irdeleme yapılması amacıyla aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış, bilirkişilerin kök rapordaki görüş ve kanaatleri ile ek rapordaki görüş ve kanaatlerinin aynı olduğu, ayrıca, davacının aracı misli ile değişimi talebi yerine ithalatçı veya satıcının araç motorunu yenilemesinin taraflar için daha ekonomik ve pratik olacağı, aracın motor ve turbosunun değişimi veya yenilenmesi durumunda araçta yeni motor veya yeni parçalar değiştirilerek değişimi sonucu aracın sorunsuz çalışması durumunda araçta değer kaybının olmayacağı rapor edilmiştir.Dosya kapsamı, sunulan raporlar, rapora karşı yapılan beyan ve itirazlar bir bütün olarak değerlendirilerek, önceki bilirkişilerden farklı otomotiv alanında uzman makine mühendisi bilirkişi ile sözleşme yorum ve denetim uzmanı bilirkişiden oluşan yeni bir heyetten rapor alınmış, 26.12.2024 tarihli rapora göre, ----Asliye Hukuk Mahkemesine sunulan bilirkişi raporunda, motor su seviyesinin, belirlenen değerler arasında olduğu, motor yağ seviyesinin minimum seviyenin altında kaldığı, motor çevresinde ise, herhangi bir yağ kaçağı görülmediğinin belirtildiği, motor yağı değişmemesinden dolayı, yağ özelliğinde 2 ay 23 gün süre veya 4666 km fazla kullanım sırasında kirlenme oluşturduğu, motora bu şekilde hasar vermeyeceği kanaatine varıldığı, dava konusu araçların periyodik bakımlarının yılda 1 defa veya her 20.000 km'de (hangisi önce dolarsa) yapılması gerektiği, periyodik bakım işlemlerinde ilk kontrol edilen kısımların motor yağı seviyesi ve ilgili ekipmanlar olduğu, motorun yağı azalmasının veya motorda yeterli sıkıştırma olmamasının turbo arızalarına neden olabildiği, turbo arızasının, motor krank milini döndürmek için yeterli gücü üretemediğinde meydana geldiği, turbo arızası sonucunda oluşan boşluktan yağ sızabildiği, sızan yağ, turbonun bastığı hava ile birlikte yanma odasına gönderildiği ve aracın yağ yakmaya başladığı, turbo pervaneleri yağlanmak için ayrı bir hazne kullanmayıp motor yağından faydalandığı, olası bir kaçakta yağ seviyesinde azalma meydana geleceği, yağ sızıntısının zamanla artacağı ve motor yağının daha çabuk eksilmesine ve motorda aşınmalara neden olacağı, dosya içeriğindeki bilgilerden öncelikle turbo arızasının meydana geldiği, arıza ile ilgili bir girişim bulunmadığı, turbonun motor yağından yağ emmeye devam ederek motorun yağ seviyesinin minimum değer altına indiği ve bu durumda kullanılmaya devam edildiği, nihayetinde motorun kilitlenmesine sebebiyet verildiğinin tespit edildiği, bu durumda gizli veya açık bir ayıp bulunmadığı, zamanında yapılmayan bakım/onarım/parça değişimi (turbo ünitesi) ile düzeltilebilecek bir arızanın, motor kilitlenmesine kadar gittiği, motor arızasının ana nedeninin, zamanında yapılmayan bakım eksikliği sebebiyle olduğu, davacının bakım ile ilgili yükümlülüğünü yerine getirmediği kanaatine varıldığı, Mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda, alıcının misli ile değişim hakkını kullanması halinde, misli ile değişim ile birlikte aracın kullanılmamasından kaynaklanan 18.900,00 TL kazanç kaybını da talep edebileceği, fakat araç misli ile değiştirileceğinden değer kaybı zararı doğmayacağından misli değişim hakkı ile birlikte aracın değer kaybının talep edilemeyeceği, alıcının onarım hakkını kullanması halinde, ---- yedek parça listesi üzerinen arıza tarihi 14.11.2022 itibarıyla komple motor (----) fiyatının KDV hariç 43.509,49 TL KDV dahil 51.341,20TL olduğu ve %15 işçilik ile birlikte KDV hariç 50.035,91 TL KDV dahil 60.043,10TL olabileceği, güncel bedelinin KDV hariç 99.524,99 TL KDV dahil 119.429,99 TL işçilik ile birlikte 114.454,00 TL KDV dahil 137.345,00 TL olabileceği, ilgili bedeli davacının davalıdan onarım bedeli kapsamında talep edebileceği, onarım bedeli ile birlikte, motor değişimi nedeniyle dava konusu araçta meydana gelen değer kaybının 14.11.2022 tarihi itibarıyla 42.000,00 TL olabileceği, araç alıcıda kaldığından, alıcının bu tutarı da onarım bedeli seçimlik hakkı ile birlikte talep edebileceği, yine araç mahrumiyet/kazanç kaybının arıza tarihi 2022 Aralık ayı itibarıyla 18.900,00 TL olduğundan ilgili bedelin de, davacı alıcının seçimlik haklarında olan onarım hakkını kullanması durumunda talep edebileceği rapor edilmiştir.Tüm dosya kapsamından, sunulan ikinci heyet raporun hükme esas alınmaya uygun, denetime elverişli ve gerekçeli olması sebebiyle yeniden rapor alınması cihetine gidilmeyerek, her ne kadar davalı ----- tarafından husumet itirazında bulunulmuş ise de, ayıbın varlığı halinde, davalının distribütörlük sıfatına bağlı olarak, davalı tarafa husumet yöneltilebileceği kanaati mahkememizde hasıl olmuş olup, davalının husumet itirazına itibar edilmemiş, yine her ne kadar davacı tarafça, dava konusu aracın gizli ayıba bağlı olarak misli ile değişimi, mümkün olmadığı takdirde onarım bedeli tespit edilerek ücretsiz onarım hakkı, mümkün olmaması halinde varsa onarımlar kapsamında bedel alacağı, varsa araçtaki değer kaybı ve kazanç kaybı talepli dava açılmış ise de, davacının satın almış olduğu dava konusu araçta gizli/açık ayıp bulunmadığı, davacının kullanım hatasına ve zamanında bakım yaptırmamasına bağlı olarak motor arızasının oluştuğu anlaşılmış olup, ispat yükünün davacıda olduğu, TMK 6. maddesi hükmüne göre davacının ileri sürdüğü iddiaları ve aracın gizli ayıplı olduğunu ispat etmesi gerektiği, davacının, davanın ispatına yönelik yeterli delilleri sunmadığı, bu hali ile davacının aracın misli ile değişimi, mümkün olmadığı takdirde onarım bedeli tespit edilerek ücretsiz onarım hakkı, mümkün olmaması halinde varsa onarımlar kapsamında bedel alacağı, varsa araçtaki değer kaybı ve kazanç kaybına yönelik davasını ispat edemediği anlaşılmakla sübut bulmayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.(Aynı yönde Yargıtay -----Hukuk Dairesi ---- sayılı ilamı).HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın asıl ve terditli talepler yönünden REDDİNE,2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı ile davanın ilk açılışında başvuru harcından muaf Tüketici Mahkemesinde davanın açılmış olması ve mahkememize görevsizlik ile gelmesi sonucu 179,90 TL başvuru harcının toplamı olan 795,30 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir irad kaydına,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,6-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,7-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,8-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.E-duruşmaya son verildi.