Anahtar kelimeler: Kzms Yardımdan Çarptığı Kalıcı Cismani Yaya Olayla Kazada Yazildiği Göremezlik

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: █████████
DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ
: █████/2021
KARAR TARİHİ
: █████/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2024
Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; 10.09.2017 tarihinde davalı sürücü ... idaresindeki ve davalı şirket nezdinde KZMS (Trafik) Poliçesi ile sigortalı .... plakalı aracın çarptığı davacı yaya ...' ın yaralandığını, olayla ilgili olarak Bakırköy C. Başsavcılığınca ..... sayı ile soruşturma yapıldığını ve Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verildiğini, dosyadaki belgelere göre kazada sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu belirterek davacının adli yardımdan yararlandırılmasına, yol ve tedavi giderleri için 10,00 TL, Kalıcı iş göremezlik için 10,00 TL, Geçici iş göremezlik için 10,00 TL ve bakıcı giderleri için 10,00 TL maddi tazminat ile 20.000 TL manevi tazminatın tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu trafik kazasının, davacı ...'ın yola aniden fırlamasıyla gerçekleştiğini, aracı ile yolda ilerlerken, davacı küçüğün, aracının sağ tarafında aynı istikamette ilerleyen kapalı kasa minibüs tipli aracın önünden fırlayarak karşıya geçmek isterken önüne çıktığını, davacı ...'ı, aracının önüne firlamadan önce sağ tarafta minibüs bulunması sebebiyle görmesinin dahi mümkün olmadığını, davacı küçüğün, trafik ışıkları ya da yaya geçidi bulunmayan yola, kontrolsüz bir şekilde atlayarak trafik güvenliğini ve kendisini tehlikeye attığını, davacı ...'ın aniden yola çıkmasının, yaşı itibariyle tehlikeyi sezinleyebilecek durumda olması sebebiyle davacının kusurlu davranış faktörü olaya birinci derecede etken olduğunu, ayrıca kazanın meydana geldiği sırada davacı küçük için anne ve babanın küçük yaştaki çocuk üzerinde denetim ve özen yükümlülüğünün de bulunduğunu, bu yükümlülüğün yerine getirilmemiş olduğunu, kazanın meydana gelmesinde kusurlarının bulunduğunu, ayrıca hiçbir kusurunun olmadığından bahisle, olay sonrası kendi aracı ile davacı küçüğü önce .... Hastanesine daha sonra da ... Hastanesi'ne götürüp tedavisiyle ilgilendiğini, ardından aynı gün evine kadar bıraktığını, davacı küçüğün oldukça kısa süre devam eden bakımının annesi tarafından karşılandığını, tam maluliyetinin de söz konusu olmadığını, davacı küçüğün kalıcı maluliyetinin olmadığını, yalnızca kolunda çatlak mahiyetinde dahi olmayan bir hasar meydana geldiğini, davacı küçüğün tedavi süresince ortaya çıkan çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderlerin, geçici iş göremezlik taleplerinin yine tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, ve diğer tüm tedavi ve yol giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumu ve davalı ... şirketinin sorumluluğunun bulunduğunu, somut olayda talep edilen manevi tazminatın çok yüksek olduğunu, talep edilen miktarın davacının manevi huzurunu sağlamaktan ziyade davacının zenginleşmesine, tarafının ise cezalandırılmasma, ekonomik olarak zarara uğramasına yol açacağını, ... plakalı araç davalı ... nezdinde 16.06.2017 tanzim ve 16.06.2017-2018 vade tarihli ... Poliçe Nolu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile teminat altına alındığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafin davaya konu tüm maddi ve manevi tazminat talepleri davalı ... teminatında olduğundan davalı şirketin sorumluluğunun bulunduğunu, tarafının herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, usule yönelik itirazların nazara alınarak davanın öncelikle usulden reddine, davacının haksız ve mesnetsiz iddiaları bakımından da davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; mahkememizin yetkisiz olduğunu, yetkili mahkemenin sigorta şirketinin yerleşim yeri Üsküdar olması sebebiyle İstanbul Anadolu Adliyesi Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, SİGORTACILIK Kanunu gereği müvekkili olduğun kuruma başvuru şartının gerçekleşmediğini, başvuru aşamasında sunulması gereken zorunlu evrakların taraflarına sunulmadığını, değerlendirme yapılmasının eksik evrak sebebiyle mümkün olmadığını, şirket tarafından medikale gönderilmiş olan dosyada sağlık durumuna ilişkin evrak istendiğini, davacı tarafından eksik evrak sunulmadığını, incelemeye alınamamış olması sebebiyle dava açılmasının haksız ve kötüniyetli olduğunu, söz konusu suçun şikayete bağlı bir suç olduğunu, dava konusu dosya ile ilgili tazminatın varlığına, miktarına ve diğer unsurlara hükmedilebilmesi açısından olayın trafik kazası olup olmadığını, olayın oluş şekli, tarafların kusur oranlarının önem arz ettiğini, SGK tarafından karşılanması beklenen bakıcı, tedavi ve geçici iş göremezlik giderlerinin müvekkilinden talep olunmasında hukuka uyarlık olmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumunun ödemiş olduğu tazminat varsa tespit edilerek ödenecek tazminattan düşülmesi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, tazminat hesabı yapılacaksa TRH-2010 Mortalite tablosuna uygun hesaplama yapılması gerektiğini belirterek davanın usulden reddine, kusur durumunun şüpheye mahal vermemesi adına ceza dosyanın celbini, ilgili dosya eksikliği tamamlandıktan sonra dosyanın kül halinde İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne sevkine karar verilmesini, aleyhlerine karar verilmesi halinde güncel mevzuata uygun maluliyet raporu alınması için İstanbul Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Dairesi’ne sevkine karar verilmesini, müvekkilinin kaza tarihi itibariyle sorumluluğunun tespiti açısından satış belgelerinin talep edilmesine karar verilmesini, aksi takdirde haksız ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikteki talebinin esastan reddi ile yargılama masraf ve vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Adli Tıp Kurumu .... İhtisas Kurulunun █████/2023-.... karar sayılı raporunda özetle; " .... kızı, 18.07.2003 doğumlu ...’ın 10.09.2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, █████/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; 1. Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu,2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 1.5 (birbuçuk) aya kadar uzayabileceği,3.Dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur. " belirtmiştir.
Mahkememiz dosyasına Trafik bilirkişisi görevlendirilmiş olup, bilirkişi ..... 'ten rapor aldırılmış, bilirkişi sunmuş olduğu █████/2022 tarihli raporunda özetle; "Bu trafik kazasının meydana gelmesinde; Tarafların kaza yerini birbirine yakın, fakat farklı yerde ve farklı şekilde olduğunu bildirmeleri nedeniyle, iki tarafın iddiasına göre alternatifli değerlendirme yapıldığı;(1) DAVACI YAYA ...' IN İDDİASINA GÖRE: Önceden teknik olarak belirlenmiş (KTK'nun 68, K.T. Yönet. 138. Md. Yayalara ilişkin) kuralları ihlal ederek karşıya geçmekte olan, dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacı yaya ...' ın “450 Oranında Asli Kusurlu” olduğu; Yine önceden teknik olarak belirlenmiş emredici trafik (KTK' nun 46/a, 47/c, d, 52/a, b, 53/b, 67/a, Md. Trafiğin akışı, Trafik İşaretlerine Uyma, Hızın Gerekli Şartlara Uygunluğunu Sağlama, Doğrultu Değiştirme, Araç manevraları) kurallarını ihlal eden, dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ... plakalı otomobil sürücüsü davalı ...' in de “9.50 Oranında Asli Kusurlu” olduğu; Bu seçenekte tarafların eşit derecede “450 Oranında Asli Kusurlu” oldukları (2) DAVALI SÜRÜCÜ ...' İN İDDİASINA GÖRE: 1- Önceden teknik olarak belirlenmiş (KTK' nun 68 , K.T. Yönet. 138. Md. Yayalara ilişkin) kuralları ihlal ederek karşıya geçmekte olan, dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacı yaya ...' ın “9475 Oranında Asli Kusurlu" olduğu; 2- Yine önceden teknik olarak belirlenmiş emredici trafik (KTK' nun 47/c, 52/a, b, Md. Trafik İşaretlerine Uyma, Hızın Gerekli Şartlara Uygunluğunu Sağlama) kurallarını ihlal eden, dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen .... plakalı otomobil sürücüsü davalı ...' in ise “425 Oranında Tali Kusurlu” olduğu (3) Kaza tarihinde .... plakalı otomobilin KZMS Sigortası olan davalı .... Sigorta A.Ş.' nin ise her iki seçeneğe göre (KTK' nun 91. Md. Sigorta) kurallar gereği araç sürücüsü davalı ...' in kusuru oranında ve sigorta kapsamında sorumlu olduğu aörüs ve kanaatine varılmıstır.'' şeklinde belirtilmiştir.
Mahkememiz dosyasına Doktor bilirkişisi görevlendirilmiş olup, bilirkişi .... 'ten rapor aldırılmış, bilirkişi sunmuş olduğu █████/2024 tarihli raporunda özetle; "Dosyada mübrez kusur raporunda DAVACI YAYA ...” IN İDDİASINA GÖRE davalı ...' in de “9650 Oranında Asli Kusurlu, DAVALI SÜRÜCÜ ...'İN İDDİASINA GÖRE davalı ...' in ise “96 25 Oranında Tali Kusurlu olduğu mütalaa olunmuştur.Bu durumda davalının sorumlu bulunduğu NİHAİ TEDAVİ GİDERİ; - Davacı Yaya ...'ın iddiası esas alınırsa 3.000,00 x 4 - 1.500,00 -TL - Davalı Sürücü ...'in iddiası esas alınırsa 3.000,00 x 1/4 £ 750,00-TL olduğu tespit edilmiştir.Her türlü takdir ve değerlendirme yetkisi Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinde olmak üzere 10.09.2017 tarihli dava konusu kazada davacının yaralanması ve tedavi giderleri incelendiğinde toplam nihai tedavi gideri harcamasının; - Davacı Yaya ...'ın iddiası esas alınırsa 3.000,00 x Y4 < 1.500,00 -TL - Davalı Sürücü ...'in iddiası esas alınırsa 3.000,00 x 1/4 — 750,00 -TL Olduğu görüş ve kanaatine varıldığına dair 18 (-OnSekiz-) sayfadan ibaret bilirkişi raporudur.'' şeklinde belirtilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi manevi tazminat talebine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; .... plakalı aracın karıştığı trafik kazası ile ilgili davalı tarafın sürücüsü ve sigortacısının sorumluluğu olup olmadığı, davacının sürekli ve geçici iş göremezlik, bakıcı giderleri, tedavi giderlerinin sebebi ile kaynaklanan maddi ve manevi tazminat taleplerini talep edip edemeyeceği konularında olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilince █████/2024 tarihinde bedel arttırım dilekçesi sunulmuş bu doğrultuda karar verilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporunda kusur oranlarının yaya ve sürücü iddiası olarak seçenekli olarak hesaplandığı mahkememizce yaya iddiasına göre belirlenen seçeneğin kabul edildiği, davalı tarafın %50, davacı tarafın %50 oranında kusurlu olduğu hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre belirlenmiştir.
Türk Borçlar Kanunu 49. maddesinde haksız fiil kurumunun düzenlendiği, haksız fiil sorumluluğunun doğması için hukuka aykırı fiil, zarar, illiyet bağı ve kusur koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir. TBK'nın 54. maddesi gereğince cismani zarara uğrayan kişi tamamen veya kısmen çalışma gücü kaybından doğan zararını talep edebilir. TBK'nın 54. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeniyle talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup, çalışma gücü kaybı da bu zarar türleri arasında yer almaktadır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının tespiti gerekmektedir. Hükme esas alınan ATK .... İhtisas Dairesi'nin █████/2023 tarihli raporuna göre; davacıda tespit edilen Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre sürekli iş göremezlik oranının % 0 olduğu, iyileşme süresinin 1,5 aya kadar uzayabileceği, bakıcıya ihtiyaç duymayacağı tespit edilmiştir. Hükme alınan kusur bilirkişi raporunda davalının % 50 kusurlu olduğu tespit edilmiş, davacıda sürekli maluliyet oranı oluşmadığı alınan Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı Heyet raporu ile sabit olmuştur. Davacı tarafça geçici iş göremezlik tazminatı talep edilmiş ise de davacının kaza tarihinde 18 yaşından küçük olduğu anlaşıldığından Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre küçük olan davacının geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceği kanaatine varılmıştır. Bakıcı gideri, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebi yönünden şartları oluşmadığından iş bu taleplerin reddine karar verilmiştir. Hükme esas alınan doktor bilirkişi raporuna göre tedavi gideri 1.500,00 TL hesaplandığından bu hususta davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ayrıca kazaya karışan aracın ticari araç olmaması sebebiyle yasal faiz uygulanmıştır.
Hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yöntemi ile çözülmesi ihtiyari olmakla birlikte, 6325 sayılı Kanun’da 06.12.2018 tarihli ve 7155 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, mahkemelerin iş yükünün azaltılması için bazı tür uyuşmazlıklar için mahkemeye başvurmadan önce bir dava şartı olarak “zorunlu arabuluculuk” şartı getirilmiştir. Bu bağlamda aynı kanun ile 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında ve yapılan değişiklik sonucu menfi tespit ve istirdat davaları yönünden dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir.
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Davalı ... yönünden; davadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı anlaşılmakla davacının maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden arabuluculuk dava şartının yerine getirilmemiş olması sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Maddi Tazminat Talebi Yönünden Davanın Kısmen Kabulü İle;
a)Davanın davalı ... yönünden arabuluculuk dava şartının yerine getirilmemiş olması sebebiyle usulden REDDİNE,
b)1.500,00 TL tedavi giderinin davalı ... Şirketinin poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Şirketinden alınarak davacıya verilmesine,
c)Fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Manevi tazminat talebi yönünden arabuluculuk dava şartı yerine getirilmemiş olması sebebiyle davanın USULDEN REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,60-TL ilam harcı ile 427,60-TL başvuru harcı toplamı olan 855,20-TL harcın davalı ... şirketinden alınarak hazineye gelir kaydedimesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen 54,00 TL posta masrafından kabul red oranına göre hesaplanan 52,94 TL'nin davalı ... şirketinden alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına,
5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.320,00-TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 1.294,12-TL'nin davalı ... şirketinden alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine,
6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.320,00-TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 25,88-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine,
7-Maddi tazminat yönünden; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.500,00TL vekalet ücretinin davalı ... şirketinden alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
8-Maddi tazminat yönünden; davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı ...'ne verilmesine,
9-Suç Üstü Ödeneğinden karşılanan 4.700,00 TL bilirkişi ücreti, 861,00 TL posta masrafı, 208,50 TL keşif harcı ve 385,00 TL ATVG araç ücreti olmak üzere toplam 6.154,50 TL den kabul red oranına göre hesaplanan 6.033,82 TL'nin davalı ... Şirketinden alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine,
10-Suç Üstü Ödeneğinden karşılanan 4.700,00 TL bilirkişi ücreti, 861,00 TL posta masrafı, 208,50 TL keşif harcı ve 385,00 TL ATVG araç ücreti olmak üzere toplam 6.154,50 TL den kabul red oranına göre hesaplanan 120,68-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine,
11-Suç Üstü Ödeneğinden karşılan 3.940,00-TL ATK fatura bedelinden kabul red oranına göre hesaplanan 3.862,75-TL'nin davalı ... Şirketinden alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine,
12-Suç Üstü Ödeneğinden karşılan 3.940,00-TL ATK fatura bedelinden kabul red oranına göre hesaplanan 77,25-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine,
13-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ...'in yüzüne karşı diğer davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2024
Katip ...
e imzalıdır
Hakim ...
e imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!