Anahtar kelimeler: Forwardelik Suudi Arabistana Denizcilik Alıcısı Emtiaların Kocaeliden Taşımasına Aydınlatma Pasif

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi(Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)TARİHİ
: 29.03.2023NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVA
: İtirazın İptaliTaraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; 08.07.2020 tarihinde Kocaeli'den Suudi Arabistan'a göndericisi davalı şirket, alıcısı ... olan aydınlatma ürünlerinin taşımasına ilişkin davalı ile forwardelik hizmeti ilişkisi kurulduğunu, emtiaların taşınmasına ilişkin yükleme talimatının davalıdan geldiğini, yükleme ve taşıma süreçlerinin davalı ile takip edildiğini, müvekkilinin yüklemesini organize ettiği ... nolu ... ile taşınan ihracat yükünün 08.07.2020 tarihinde "freight prepaid" olarak ... gemisine yüklendiğini, deniz taşımasının ... tarafından yapıldığını, emtianın Suudi Arabistan'ın Ad Dammam limanına 04.08.2020 tarihinde vardığını ve alıcısı tarafından alınmayarak limanda bekletildiğini, bu nedenle demuraj ücreti, yurt dışı liman masrafları ve konteyner gecikme ek hizmet bedeli oluştuğunu, tüm bildirimlere rağmen halen yükün alıcısı tarafından çekilmediğini, zararın artmaması için demuraj ücreti ve diğer masrafların karşılanarak emtiaların terki yoluna gidildiğini, bu masrafların fiili taşıyan ... firmasınca müvekkiline fatura edildiğini ve fatura bedellerinin ...'ye ödendiğini, davacının katlanmak zorunda kaldığı demuraj ve liman masraflarını 10.05.2021 tarihli fatura ile davalıya bildirildiğini, davalının faturaya itiraz ettiğini, itirazın kabul edilmeyerek faturanın davalının ticari defterlerine işlenmesi için ihtarname gönderildiğini, fatura konusu 48.041,00 USD alacağının tahsili amacıyla İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini dava ve talep etmişlerdir. Davalı vekili, savunmasında özetle; takip ve dava konusunda Ankara Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, taşınan aydınlatma ürünlerinin Riyad şehrinde yapılan bir otel inşaatında kullanılmak üzere gönderildiğini, inşaatın ... şirketince yapıldığını, dava dışı ... End. Tur İth İhr San Tic. Ltd. Şti'nin otelin dekorasyon işini üstlendiğini, müvekkilinin ise ... Şirketi ile olan anlaşmaya dayalı olarak aydınlatma ürünlerini projesine uygun ürettiğini, nakliye sürecinin ise ... Mobilya tarafından temin edilerek ürünlerin teslim edildiğini, müvekkili şirkete alıcısı ... olan ürünlerin dava konusu süreçten öncesinde 11.12.2019, 05.05.2020, 30.06.2020 ve 13.07.2020 tarihlerinde dört defa nakliye için ürün teslim edildiğini, nakliye bedelinin müvekkilince ödenmediğini, taraflar arasında taşımaya ilişkin sözleşme bulunmadığını, aynı zamanda ticari ilişki sürecinde de müvekkilinin bir yükümlülüğün olmadığın davacı tarafından bilindiğini, bu nedenle 10.02.2021 tarihli 48.041,00 USD bedelli faturadaki demuraj bedeli, yurt dışı yansıtma bedeli ve konteyner bedelinin müvekkilinden ayrıca talep edilemeyeceğini, bunların nakliye bedelinin feri niteliğinde olduğunu, demuraj bedelinin istenmesi için taraflar arasında sözleşme bulunması süresterya süresi ve ücretinin tespiti gerektiğini, taraflar arasında bir taşıma sözleşmesi bulunmadığından müvekkilinin bu alacaklar nedeniyle sorumluluğu bulunmadığını, sözleşmenin nispiliği ilkesi gereğince başka kişiler arasındaki taşıma sözleşmesinden müvekkilinin sorumlu olmadığını, kısaca demuraj bedeli, yurtdışı yansıtma bedeli ve konteyner bedelinin taşıma bedelinden ayrı olarak talep edilemeyeceğini, bunların nakliye bedelinin feri niteliğinde olduğunu ve bunların nakliye bedelinin ödenmesi yükümlülüğü kapsamında olduğunu, davacının da müvekkilinin nakliye bedeli ödemesi yükümlülüğünün bulunmadığını kabul etiğini, konteyner beklemesi veya gecikmesi sebebiyle taşıyan lehine doğan alacakların bir yıllık zamanaşımına tabi olduğunu ve TTK'nın 1246. maddesine göre sürenin alacağın muaccel olduğu andan itibaren işlemeye başlayacağını, gün üzerinden konteyner bekleme ve gecikmesi parasının kararlaştırıldığı durumlarda her günün sonunda doğan alacak için ayrıca bir yıllık zamanaşımı süresi işlemeye başlayacağını, 08.07.2020 tarihinde yüklemesi yapılan ürünlerin 04.08.2020 tarihinde limana ulaştığını ve alacağın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... İcra takibine konu alacak 10.05.2021 tarihli, ...numaralı, 48.041 USD bedelli faturaya dayanmaktadır. Söz konusu fatura incelendiğinde; alacağın ... acenteliği A.Ş. faturalarına istinaden "demuraj" yurt dışı masraf" ve "konteyner gecikme ek hizmet" kalemlerinden oluştuğu, alacakların ... nolu deniz yük senedi kapsamında ... ve ... numaralı iki konteynerin Yarımca Limanından, Suudi Arabistan/ Ad Damman Limanına ... gemisiyle ... firmasına gönderilen malların taşınmasıyla alakalı oluştuğu görülmektedir. Dolayısıyla davacının talebi fiili taşıyana ödenen konteyner demuraj/ bekleme ücreti/yurt dışı masraf bedilinin yükleten/ yükün satıcısı olan davalıya rücu edilmesi istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkili ... firması ile davalı ... Şirketi arasında Kocaeli Suudi Arabistan arası deniz yoluyla taşıma için forwarderlik sözleşmesi kurulduğunu, organize edilen deniz taşımasının fiilen ... tarafından gerçekleştirildiğini, yükün alıcı tarafından çekilmemesi ve limanda beklemesi sebebiyle icra takibine konu alacakların oluştuğunu, bu alacakların müvekkili ... tarafından ... firmasına ödendiğini beyan etmektedir. Taşınan mal ile ilgili satım sözleşmesi satıcı davalı ... firması ile alıcı dava dışı ... firması arasında akdedilmiştir. Bu satıma ilişkin 30.06.2020 tarihli faturada FOB teslim şekline yer verildiği görülmektedir. FOB teslim şeklinde navlun sözleşmesinin kurulması alıcıya düşmektedir. Bu itibarla satıcı, taşıtan değil üçüncü kişi yükleten olarak karşımıza çıkmaktadır. Alıcı ise taşıtan ve gönderilen sıfatlarını bünyesinde barındıran kişidir. Davacının icra takibine konu ettiği faturada, ... Acenteliğinin kendilerine kestiği faturaların davalı borçluya yansıtıldığı belirtilmiş olup ... Acenteliği'nin davacı ... şirketine kestiği faturalar da dosyada bulunmaktadır. Bu faturalarda konişimentoya yada konteyner numarasına yer verilmemiş olsa da miktar olarak davacı faturası ile uyumlu olduğu görülmektedir. ... numaralı deniz yük senedinde; yükleten olarak davalı / satıcı ..., gönderilen olarak ise satım sözleşmesinin alıcısı ... firması gösterilmiştir. Deniz yük senedinde ...'ın Shipper olarak gösterilmiş olması tek başına onu taşıtan haline getirmemektedir. Zira konişimento ya da deniz yük senetlerinde taşıtan değil navlun sözleşmesinin tarafı olsun ya da olmasın, yükletene 'Shipper' hanesi altında yer verilmektedir. Öte yandan dosyaya sunulan yükleme talimatı ile Doğu Marmara Gümrük müdürlüğünün 08.02.2023 tarihli cevabi yazısı ekinde gönderilen gümrük beyannamesinde ihracatçı olarak ... firması gösterilmiş, 30.06.2020 tarihli mal faturası da bunun tarafından kesilmiştir. Buna göre ihracat işlemlerinin ... adına yapıldığı görülse de, talimat yolu ile alınan muhasip raporu ekindeki 22.12.2022 tarihli tutanakta, ... firması muhasebecisi olan ...'ın bahse konu ihracat işleminin ... Mobilya firmasının ... firmasından teklif istemesi ile başladığını ...'ın teklif mektubu ile ... Mobilya firmasının bu teklifi kabul etmesinden sonra ürünlerin imalatı yapılarak, fabrikadan ... Mobilyaya tesliminin gerçekleştirildiğini, ayrıca bir sözleşme yapılmadığını, ürünler Suudi Arabistana ihract edileceğinden bu ülkenin gümrük uygulamalarında Saso Belgesi zorunluluğu olduğundan bu belgeyi ise sadece aydınlatma ürünleri imalatı yapan fabrikalar alabildiğinden ürünlerin ihracatının Lampart adına yapılmak zorunda kalındığını bu firmanın sadece ürünleri imalat ve fabrikada teslim sorumluluğunu üstlenip ihracat işleminin EXW 'İş yerinde teslim' şeklinde yapıldığını, davacı ... Denizcilik ile ... firması arasında dava konusu ihracat ile ilgili herhangi bir sipariş veya sözleşme, faturalaşma ve ödeme belgesi gibi herhangi bir ticari işlemin bulunmadığını ürünlerin fabrikadan ... Mobilyaya teslim edildiğini bildirmiştir. Davaya konu satım ve taşıma ilişkisinde davacı ... şirketinin davalıya karşı denizyoluyla taşımayı taahhüt ettiğinde dair bir bilgi ya da belge ve dosyada mevcut değildir. Mal faturasındaki FOB kaydına göre taşımının yapılması alıcı / gönderilen sorumluluğundadır. Tüm bunların karşısında davacı forwarder şirketinin taşımayı kime karşı üstlendiği, bir başka ifade ile alt taşıtanın kim olduğunun tespiti navlun faturasının kime kestiği, navlunu kimden tahsil ettiğinin belirlenmesi ile mümkün olacaktır. Bu açıdan 01.02.2023 tarihli ara karar ile dava konusu taşıma ile ilgili navlun faturaları ile ödeme belgelerinin dosyaya sunulmasına karar verilmiştir. Davalı vekilinin 20.03.2023 tarihli dilekçesi ekinde dosyaya sunulan ... numaralı 08.07.2020 tarihli dava konusu ..., ... numaralı konteynerlerin Yarımca'dan Damman Port Limanına taşınması ile ilgili navlun faturasının ... tarafından ... Mobilya adına kesildiği, yine fiili taşıyan ... acenteliği A.ş'nin de ... Denizcilik adına 09.07.2020 deniz ihracat navlun faturası düzenlediği görülmektedir. Davacı ... Denizcilik firması tarafından ... Mobilya adına kesilen navlun faturası, alt taşıtanın ... Mobilya olduğunu göstermektedir. Her ne kadar ihracat belgelerinde ... gösterilmiş olsa da davacı forwarder şirketinin kime karşı taşımayı üstlendiği, bir başka ifade ile alt taşıtanın kim olduğu tespit edilirken navlun faturası esas alınmalıdır. Davacının ... Mobilya adına düzenlediği navlun faturası, alt taşıtanın ... firması olduğunu ortaya koymaktadır. ... San ve Tic. Ltd. Şti.'nin muhasebecisinin yukarıda açıklanan beyanı da bu doğrultuda olduğundan, tüm bu saptamalar sonucunda davalı Lampart firmasının dava konusu taşımada taşıtan sıfatının bulunmadığı değerlendirilerek, bu kanaat ışığında davalıya karşı açılan davanın pasif husumet yokluğundan..." gerekçesiyle davanın pasif husumet nedeniyle reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilince davalı adına düzenlenmiş bir navlun faturasının bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, oysa müvekkilinin bu taşımada Freıght Forwarder/ Taşıma İşleri Organizatörü olduğunu, uyuşmazlığın navlun ücretinden kaynaklanmadığı gibi, navlun faturası düzenlenip düzenlenmemesi ile dava konusu faturadaki kalemler arasında bir ilişki de bulunmadığını, müvekkilinin taşıma işleri organizatörü olarak, davalının hak sahibi olduğu yüke ilişkin varma yerinde yükün boşaltılması mümkün olmadığından, oluşan demuraj ve terk masrafları dahil tüm masrafları üstlendiğini, müvekkilince yapılan bu masrafları TTK ve Taşıma İşleri Organizatörlüğü Yönetmeliği gereğince talep edilebileceğini, Yükün varma limanında çekilememesi ve demuraj oluşmasının, davalının kusurlu ürün imal ederek yurt dışına satmasından kaynaklandığını, bu durumun resmi makamlarca tespit edilmesi üzerine emtiaya bloke konulduğunu ve ürünlerin teslim edilememesi nedeniyle demuraj oluştuğunu, buna ilişkin olarak varma limanında düzenlenen tutanakta üretici ve ihracatçısı ... Şirketi olan muhtelif aydınlatma emtiasının yapılan analizinde, emtiaların bloke halinde olduğu, imhası gerektiği, bunun da ambalajlarının işaretlenmemiş olması, standartlara aykırılık, planlanan voltajın işaretlenmemesi, planlanan gücün işaretlenmemesi, talimat ve kılavuzun gönderilmemesi, topraklama etiketinin bulunmaması, planlanan frekansın işaretlenmemesi, topraklama kablosunun ürün gövdesine bağlanmamış olması, ürün açıklama kartının yetersiz olması, ürün izolasyon sınıflandırma kodunun işaretlenmemesi nedeniyle standartlara aykırı olması, elektrik sağlamlığı testinin olumsuz sonuç vermesi, nem dayanıklılığı testinde izolasyonda çökme meydana gelmesi gibi sayılan sebeplerle emtiaların güvenlik ve tüketici kullanımı için uygun olmadığının tespit edildiğini, bu durumda üretici ve ihracatçı olan Lampart'ın kusurlu mal imal ederek sattığını, emtianın çekilememesi ve demurajın oluşmasının asıl sorumlusunun davalı ... Şirketi olması nedeniyle zararlardan sorumlu olacağını, Navlun faturası bulunmamasının ret gerekçesi olamayacağını, müvekkilinin taşıma işleri organizasyoncusu ve Forwarder olması nedeniyle her zaman navlun faturası düzenlemek zorunda olmadığını, bu hususun TTK'nın 926. maddesinde belirlendiğini, anılan hükme göre yükün alıcısı ve göndereninin birlikte sorumlu olduklarını, Taşıma İşleri Organizatörlüğü Yönetmeliğinin 18/3 ve 18/4 maddelerinde de davalının hak sahibi olduğu yüke ilişkin olarak, taşıma işleri organizatörünün varma yerinde yükün boşaltılması mümkün olmadığından oluşan demuraj ve terk masrafları dahil tüm masraflarını talep hakkı bulunduğunu, faturada yazılı miktarların TTK ve Yönetmelik hükümlerine göre taşıma işleri organizatörünün masrafları niteliğinde olması nedeniyle davalının sorumlu olacağını, FOB satış şeklinin kural olarak satıcıya taşıma sözleşmesi kurma borcu yüklemediğini, ancak satıcı taşıma sözleşmesini taşıyan ile kurduğu takdirde hem taşıtan hem yükleten sıfatına sahip olacağını, taşımanın davalı tarafından organize edildiğinin gönderilen elektronik pastalar ve bilirkişi raporu ile kanıtlandığını, bu nedenle davalı/satıcı ile alıcı arasında gerçek .ir FOB satış ilişkisinin bulunmadığının anlaşılacağını, bir an için davalının taşıtan olmadığının kabulü halinde dahi konteyner demuraj masraflarından davalının sorumlu olacağını, taşıma sözleşmesi yerine geçen konşimentoda davalının davalının Shipper (Yükleten/ Taşıtan) olarak yer aldığını, ... (Gönderilen) ... ve taşıtanın .. olduğunu, konşimentonun ön yüzünde yer alan ".../TACİR" kavramının içine yükle ilgililer olarak bilinen taşıtan, yükleten ve gönderilen dahil tüm tarafların girdiğini, bu kişilerin taşıyana karşı birlikte sorumlu olduklarını, konteynerin gün sonunda taşıyana iade edilmemesi halinde bu kişilerin birlikte sorumlu olacağını, davalının bu konişmentonun ve taşıma sözleşmesinin tarafı olduğunu ve aynı zamanda konişmentoya .../TACİR olarak kayıtlı olduğunu, gönderilen şirketin yükün teslimini talep etmemesi nedeniyle borcun tarafı olamayacağını, davalının taşıtan sıfatı bulunduğu gibi ... Mobilya'nın ihracat işlerine aracı olduğu ve tüm işlemlerin davacı tarafından yürütüldüğünü, Dava konusu taşıma bakımından forwarder firma olan müvekkilinin, fiili taşıyan ... firmasına navlun ödemesi yaptığını, taşımanın konteyner taşıması olarak yapıldığından yükle ilgililer (yükleten, taşıtan, gönderilen), konteynerin zamanında taşıyana iade edilmesi sorumlu olacağını, bu hususun konşimentonun ön yüzündeki "..." açıklamalarıyla sabit olduğunu, davalının ayıplı ürünleri ihraç etmesi nedeniyle gecikme zararlarının oluştuğunu, ayıplı ürünlerin bloke edilerek teslim edilemediğini, konteyner demuraj ücretinin fiili taşıyan ... tarafından hesaplanarak müvekkiline fatura edildiğini, müvekkilinin bu bedelleri ödeyerek davalıdan talep etme hakkına sahip olduğunu, bilirkişilerin de tespit ettiği üzere dava dosyasındaki mail yazışmaları ve ihtarnameler uyarınca davalının yükün taşıtanı olması ve kusurlu ürün imal ederek yurtdışına satması ve bu durumun resmi makamlarca tespit edilmesi üzerine emtiaya bloke konulması ve bu nedenle teslimin yapılamaması nedeniyle oluşan demuraj bedelinden sorumlu olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.İNCELEME VE GEREKÇE Dava, konteyner gecikme bedeli (konteyner demuraj bedeli) ve taşınan emtiadan kaynaklanan ayıplar nedeniyle yapılan masrafların tahsili için başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali ve icra inkar tazminatının tahsili talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın pasif husumet yönünden reddine, karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı 10.05.2021 tarihli 48.041 USD bedelli ... A.Ş. faturalarına istinaden demuraj, yurt dışı masraf ve konteyner gecikme ek hizmet kalemlerinden oluşan faturaya dayalı olarak takip başlatmıştır. Alacak ... nolu deniz yük senedi kapsamında ... ve ... numaralı iki konteynerin Yarımca Limanından, Suudi Arabistan/ Ad Damman Limanına ... gemisiyle ... firmasına gönderilen aydınlatma emtiasının taşınmasıyla ilgili olduğu görülmektedir. Davacı, fiili taşıyana ödenen konteyner demuraj bedeli, bekleme ücreti ile yurt dışı masraflarının yükleten ve yükün satıcısı olan davalıdan tahsilini istemiştir. Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... Şirketi arasında Kocaeli'den Suudi Arabistan'a deniz yoluyla emtia taşıma için forwarderlik sözleşmesi kurulduğunu, organize edilen deniz taşımasının fiilen ... tarafından gerçekleştirildiğini, varma limanına götürülen yükün alıcı tarafından çekilmemesi ve limanda beklemesi sebebiyle takibe konu alacakların oluştuğunu, bu alacakların müvekkilince fili taşıyıcıya ödendiğini ileri sürmektedir. Uluslararası satım sözleşmeleri ilişkilerinde, satım konusu emtianın hangi noktada alıcısına teslim edildiğine ilişkin satım türleri geliştirilmiştir. Tarafların seçtiği satım türüne göre, satılanan hangi aşamada alıcıya teslim edilmiş sayılacağı ve buna bağlı olarak yük üzerinde kimin hak sahibi olduğu, sigorta menfaati bulunduğu ve emtiaya ilişkin masraflara kimin katlanması gerektiğine ilişkin yeknesak kurallar bulunmaktadır. Eldeki davaya konu aydınlatma emtiası ile ilgili satım sözleşmesi satıcı olan davalı ... Şirketi ile dava dışı alıcı ... firması arasında düzenlenmiş ve satıma ilişkin 30.06.2020 tarihli faturada FOB teslim şekline yer verilmiştir. FOB teslim şeklinde navlun sözleşmesinin kurulması alıcıya aittir. Bu nedenle bu tür satımda satıcı, taşıtan olmayıp, taşıma sözleşmesinde üçüncü kişi yükleten olarak yer almaktadır. Bu sözleşmede alıcı ise taşıtan ve gönderilen sıfatlarına sahip olacaktır. Takibe konu faturada, fiili taşımacı olan ... AŞ'nin davacıya düzenlediği gecikme ve masraf faturaları davalıya yansıtılmıştır. Taşımaya ilişkin ... numaralı deniz yük senedinde, yükleten olarak davalı/ satıcı ... Şirketi, gönderilen olarak ise satım sözleşmesinin alıcısı ... firması gösterilmiştir. Deniz yük senedinde davacının "Shipper" olarak gösterilmiş olması tek başına onu taşıtan haline getirmemektedir. Zira konişimento ya da deniz yük senetlerinde taşıtan değil navlun sözleşmesinin tarafı olsun ya da olmasın, yükletene "Shipper" hanesi altında yer verilmektedir. Dosyadaki yükleme talimatı ile Doğu Marmara Gümrük Müdürlüğünün 08.02.2023 tarihli cevabi yazısı ekinde gönderilen gümrük beyannamesinde ihracatçı olarak davacı ... Şirketi gösterilmiş, 30.06.2020 tarihli mal faturası da davacı tarafından düzenlenmiştir. İhracat işlemlerinin ... adına yapılmasına rağmen, mahkemece yapılan araştırma ve toplanan delillerden, ihracat işleminin dava dışı ... Mobilya Şirketinin, davacıdan teklif istemesi ile başladığını, davacının teklif mektubu ile ... Mobilya Şirketinin bu teklifi kabul etmesinden sonra ürünlerin imal edilerek, fabrikadan ... Mobilyaya teslim edildiği, ürünlerin ihraç edileceği Suudi Arabistan gümrük uygulamaları gereğince aranan uygunluk belgesinin sadece aydınlatma ürünleri imalatı yapan fabrikaların verebileceği, bu nedenle ürünlerin ihracatının ... adına yapılmak zorunda kalındığı, bu şirketin sadece ürünleri imalat ve fabrikada teslim sorumluluğunu üstlenip ihracat işleminin Ex Wor şeklinde yaptığı anlaşılmaktadır. "İş yerinde teslim" şeklinde anlaşılması gereken bu teslim şeklinde, davacı ile davalı arasında dava konusu ihracat ile ilgili herhangi bir sipariş veya sözleşme, faturalaşma ve ödeme belgesi gibi herhangi bir ticari işlemin bulunmadığını ürünlerin fabrikadan ... Mobilyaya teslim edildiği belirlenmiştir. Davaya konu satım ve taşıma ilişkisinde davacı şirketinin, emtianın deniz yoluyla taşınması için davalıya bir taahhütte bulunduğuna ilişkin kanıt bulunmamaktadır. Mal faturasındaki FOB kaydına göre taşımının yapılması alıcının/gönderilen sorumluluğundadır. Buna karşın davacının, taşımayı kime karşı üstlendiğinin navlun faturasından anlaşılabilecektir. Dosyaya sunulan belgelerden, ... numaralı 08.07.2020 tarihli dava konusu ..., ... numaralı konteynerlerin Yarımca'dan Damman Port Limanına taşınması ile ilgili navlun faturasının davacı tarafından ... Mobilya adına düzenlendiği, yine fiili taşıyan ... AŞ'nin de davacı şirket adına 09.07.2020 deniz ihracat navlun faturası düzenlediği görülmektedir. Navlun faturasının davacı tarafın düzenlemesi ile davacının taşımacı olduğu anlaşılmaktadır. Davacının ... Mobilya Şirketine düzenlenen navlun faturası, alt taşıtanın ... Mobilya olduğunu göstermektedir. İhracat belgesinde davacı şirketin gösterilmesine rağmen, forwarder hizmeti veren davacının taşımayı kime karşı üstlendiğinin, bir başka anlatımla alt taşıtanın kim olduğu tespitinde, navlun faturasının esas alınması gerekmektedir. Davacının ... Mobilya adına düzenlediği navlun faturası, alt taşıtanın ... Moilya Şirketi olduğunu göstermektedir. Dosyadaki tüm belgelerde davacının taşıtan sıfatının bulunmadığı, sözleşme ilişkisinin davalı ile kurulmadığı dosyadaki tanık beyanları ve TTK'nın 1200. maddesindeki navluna ilişkin düzenlemenin davalı savunmalarını doğruladığı, istinaf başvurusunda sözü edilen Yargıtay kararlarının tamamının taşıyan ve taşıtan hakkında olduğu, yükletenin sorumluluğuna ilişkin herhangi bir karar sunulmadığı gibi buna ilişkin bir yasa hükmü bulunmadığı, istinaf başvurusunda sözü edilen yazışmaların davalıyı taşıma sözleşmesinin tarafı hâline getirmediği anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf nedenlerinin reddi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 435,50 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine, 5-Dosyanın, karar kesinleştikten sonra, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 20.02.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.KANUN YOLU
: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.