Anahtar kelimeler: Dellilerin Plakanın Tahmiline Satımdan Tevzi Yerlere Firmaya Reeskont Ödemek Kasko

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendiGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkilimin davalı alacaklıya borçlu bulunmadığının tespitine, ----- Plakalı aracın 22.08.2023 tarihinde hangi firmaya ait olduğunun tespiti için plakanın bulunduğu ----- ve ---- il emniyet müdürlüğüne ve gerekli yerlere müzekkere yazılmasına, müvekkilin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 46.305,00TL’nin ödeme tarihi olan 25.07.2024 Tarihinden itibaren Reeskont ticari faizi ile istirdadına, Her türlü yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.DELLİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava; kasko sigorta poliçesi gereğince sigortalısına ödemede bulunan sigorta şirketinin 6100 sayılı TTK'nın 1472.maddesi kapsamında, sigortalısının haklarına halef olarak başlattığı icra takibinden kaynaklı davacı yanca ödenen paranın istirdadına ilişkindir.Davalı yanın sigortaladığı aracın ---- plakalı aracın hususi otomobil olup, sigortalı ----- adına kayıtlı olduğu görülmüştür.Dosya kapsamından dava dışı ---- adına kayıtlı -----plaka sayılı aracın kaza tarihini kapsar biçimde davacı sigorta şirketi nezdinde kasko sigortalı olduğu, -----plaka sayılı aracın █████/2023 tarihinde karışmış olduğu tarfik kazasından kaynaklı olarak ödenen paranın icra takibine konu yapıldığı, davacı yanca ise takibin kesinleşmesi nedeniyle ödeme yaptığı ve ödenen bedelin istirdatı istemine yönelik huzurdaki davayı ikame ettiği anlaşılmıştır.6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Halefiyet" başlıklı 1472. maddesinde " (1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. (2) Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur." hükmü bulunmaktadır.Anılan hükümden de anlaşılacağı üzere, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceğinden, sigortacı ancak sigortalısının zarar veren kişiden isteyebileceği kadar ve yaptığı ödemeyle sınırlı olarak rücu talebinde bulunabilir. Sigortalının zararını talep hakkı bulunmadığı durumlarda, sigortacı da halefiyetle talepte bulunamaz. Dosya kapsamında uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın haksız fiile sebebiyet veren davacıdan rücuan tahsiline yönelik icra takibine ilişkin davacı yanca yapılan ödemenin isitrdatı steminden kaynaklanmaktadır.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 22.3.1944 tarih --- Esas - ---- Karar -- sayılı kararında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açılan davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davalının sigortalısı ile zarara neden olduğu ileri sürülen davacı arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir.Somut olayda, davalı sigorta şirketinin anlamında tacir olmasına karşın sigortalısının gerçek kişi, sigortaladığı araç hususidir. Davalı sigorta şirketinin yukarıda açıklanan halefiyet ilkesi uyarınca yerine geçtiği dava dışı sigortalısı arasındaki uyuşmazlık sigorta sözleşmesinden değil, haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle yukarıda açıklanan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davaya bakma görevi genel görevli mahkeme niteliğindeki asliye hukuk mahkemesine ait olduğu, HMK'nin 114'üncü maddesinin 1'inci fıkrasının "c" bendi ve aynı Kanunun 115'inci maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca, davaya bakma görevinin asliye ticaret mahkemesine ait olmaması nedeniyle davanın usulden reddine ile mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,2-HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşme tarihinden, İstinaf yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren taraflardan birinin 2 hafta içerisinde mahkememize başvurması halinde dosyanın görevli ---- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, aksi taktirde mahkememizce Resen davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,3-HMK 331/2. Maddesi uyarınca yargılama giderleri hakkında görevli mahkemece KARAR VERİLMESİNE,4-Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi için taraflardan biri tarafından başvuruda bulunulmadığı takdirde, mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak, 6100 Sayılı HMK'nın 20/1. maddesi gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesine, harç, yargılama gideri, vekalet ücreti, gider avansı vd hususların talep halinde, 6100 Sayılı HMK'nın 331/2. ve 331/2. maddesi gereğince mahkememizce hüküm altına ALINMASINA,Dair;gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.