Anahtar kelimeler: Anılmıştır Soncunda Kurarak Ülkesinde Etmeyi Satımdan Ton Satıcının Tedarik Satıcı

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 1) Müvekkili (Davacı) firmanın ----------- Ülkesinde faaliyet gösteren ticari bir şirket olup, ----------- faaliyet göstermekte olan davalı ... ile irtibat kurarak bir kısım ihtiyaçlarını bildirmiş akabinde görüşmeler soncunda anlaşılması sonrasında 04.01.2024 tarihinde iki firma yetkililerinin imzaları ile sözleşme akdedilmiştir. 2) Sözleşmede satıcı kısmında sözleşme tarihinde ve halen firmanın tek yetkilisi ve sahibi ----------- satıcı olarak anılmıştır. 3) Sözleşmenin "1.Sözleşmenin Konusu" başlıklı kısmında satıcının "------------ 10 ton ekipmanı" tedarik etmeyi taahhüt etmiştir. 4) Sözleşmenin "3. Sözleşmenin Toplam Değeri" başlıklı kısmında 3.1 bendinde toplam sözleşme bedeli 69.250 Amerikan Doları olarak belirlenmiş ve "2. Şartlar ve teslim süresi" başlıklı kısım 2.2 bendinde teslimat süresi alıcıdan ödeme alınmasından sonraki 45 gün içinde olarak yazılmıştır. 5) Müvekkili sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirme maksadıyla 10.01.2024 tarihinde 40.000 Amerikan Doları ve 30.01.2024 tarihinde 29.250 Amerikan Doları olmak üzere toplam 69.250 Amerikn Dolarını sözleşme tarihinden kısa bir süre sonra davalının ------------ "--------------" numaralı IBAN'ına göndermiştir. (Gönderilere ilişkin dökümler ektedir) 6) Müvekkilinin sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirdikten sonra karşı tarafın da yükümlülüklerini yerine getirmesini beklemiş ancak yükümlülük yerine getirilmediği gibi, müvekkiline yükümlülüğün yerine getirilmemesiyle ilgili her hangi bir bildirimde bulunulmamış, iletişime geçilmemiştir. 7) Yukarıda izah edilen nedenlerden ötürü müvekkili şirketin alacağına kavuşması amacıyla "Ticari Uyuşmazlıklarda Dava Şartı Arabuluculuk" kurumuna başvurulmuş, ancak yapılan iki oturum da anlaşmamayla sonuçsuz kalmıştır. Bu nedenle huzurdaki davayı ikame etme zorunluluğu hasıl olmuştur. İzah olunan maddi vakalar ile dilekçe ekinde de sunulan tüm belgeler ve haklı oldukları gösterir kuvvetli delillerin bulunduğu ve müvekkili kurum alacağının likit ve muayyen olduğu göz önünü alındığında; davanın kabulü halinde, yargılamanın uzun sürmesi ve davalının bu süreçte kötü niyetli olarak mal varlığını eksilterek dava konusu alacağın tahsilini imkansız kılması söz konusu olabileceğinden - takdiren teminatsız olarak - davalı adına kayıtlı menkul ve gayri menkuller üzerine her türlü devir ve satışı engelleyecek şekilde ihtiyadi haciz zımnında ihtiyadi tedbir kararı verilmesini talep etmeleri gerektiğini, sonuç olarak; 04.01.2024 tarihli davalı ile müvekkili arasında akdedilen alım satım sözleşmesi gereği müvekkil şirketi tarafından ödenen sözleşme bedelinin fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden dava tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek değişen oranlarda en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ettiklerinden bahisle fazlaya ilişkin artırım ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 16.182,75 TL en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline, - takdiren teminatsız olarak - davalı adına kayıtlı menkul ve gayri menkuller üzerine her türlü devir ve satışı engelleyecek şekilde ihtiyadi haciz zımnında ihtiyadi tedbir kararı verilmesine, haklı davalarının kabulü ile arabuluculuk görüşmesi vekil ile temsil edildiğinden AUTT 16/2-c hükmü uyarınca arabuluculuk vekalet ücretinin son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili █████/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Usule İlişkin İtirazları Davaya konu talep, zamanaşımına uğradığından zamanaşımı nedeniyle davanın reddini talep ediyoruz. Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı kesin yetki kuralının bulunup bulunmadığı gibi hususlar, dava şartlarından olduğundan bu hususların da ayrıca sayın mahkemece resen araştırılmasını ve usule aykırılığın tespiti halinde dava şartlarının yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini talep ediyoruz. Usul kuralları çerçevesinde, yazdığımız yazmadığımız tüm ilk itirazlarımızı sunuyor ve davanın esasa girilmeksizin usulden reddini talep ederiz. Esasa İlişkin İtirazlarımız Müvekkili şirket, 18.11.2020 tarihinde tek ortak ---------- tarafından kurulmuştur. Daha sonrasında 23.02.2023 tarihinde pay devriyle şirketin tek ortaklığı sona ermiş ve ------------ ortaklığa dahil olmuştur. 02.10.2023 tarihinde ise pay değişikliği yapılmış pay devriyle müvekkil şirket kurulduğu hale gelerek tek ortak ------------- olmuştur. Bu tarih ve değişiklikten sonra herhangi bir devir, değişim olmamış. ----------- müvekkil şirketin tek pay sahipli ortağıdır. Davacı şirket dava dilekçesi eki vekaletnamesinden de görüleceği üzere ------------ bağlantılı bir şirkettir. Müvekkili şirketin eski ortağı olan ---------- ---------- vatandaşıdır. Söz konusu konuşmaları ortaklık devam ederken kendisi yapmıştır. Daha sonrasında müvekkili şirket yetkilisinin imza ve kaşesini kullanarak söz konusu sözleşmeyi imzalamıştır. Davacı şirket tarafından gönderildiği söylenen 69.250 Amerikan Doları da yine ------------ verilmiştir. ------------ aldığı bu ücretten sonra ulaşılamamaktadır. Öğrenilen bilgilere göre kendisinin birçok dolandırıcılık suçu mevcut olup söz konusu suçlardan aranması vardır. Müvekkili yetkilisi, söz konusu kişiye ulaşamamakta ve iletişim kuramamaktadır. Davacı taraf ile yapılan konuşmalarda da ----------- tanımıyorum, onunla iş yapmadım'' ifadelerini kullanmışlardır. Dolayısıyla müvekkili şirketin bahsedilen dava konusu alacakla hiçbir alakası bulunmamaktadır. Müvekkili şirketin ticari faaliyette bulunduğu kimseye borcu olmadığı gibi davacı tarafa da bu şekliyle ödenecek herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Dolayısıyla söz konusu davanın reddini talep ettiklerini, yukarıda anlatılmaya çalışan ifadelerin doğruluğunun ispatı açısından aşağıda belirtmiş olduğumuz tanığımızın dinlenilmesini talep ederiz. İhtiyati Tedbir Talebine Karşı İtirazlarımız Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere müvekkili şirket, halihazırda ticari faaliyetleri aktif olup iş ve işlemlerine devam etmektedir. Çalışanları ve yürütmekte olduğu birçok iş ve iş potansiyeli mevcuttur. Müvekkili şirkete talep edildiği gibi ihtiyati tedbir konulması demek, ticari faaliyetine devam edememesi, işlerinin büyük ölçüde sekteye uğraması, şirket yetkilisinin iş insanı olarak ticari çevreye karşı itibarının zedelenmesi ve güvenin sarsılması demektedir. Söz konusu karar verildiği takdirde müvekkili şirkette esasa ilişkin aleyhe bir karar verilmesinin sonuçlarını doğuracaktır. Tüm bu sebeplerden dolayı ihtiyati tedbir kararının reddini talep ettiklerinden bahisle öncelikle talep edilen ihtiyati tedbirin reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin, davacı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.------------ ödemeye ilişkin hesap hareketleri getirtilmiştir.
Davacı vekilinin █████/2024 tarihli dava değerinin artırım dilekçesinde özetle; görülmekte olan ticari satımdan kaynaklı alacak davasına istinaden, davacı müvekkili ile davalı şirket arasında alım satım sözleşmesi imzalanmış, iş bu alım satım sözleşmesine istinaden; Davacı müvekkili tarafından davalı şirket hesabına toplam 69.250 USD (Amerikan Doları) gönderilmiştir. Davalı şirket tarafından, alım satım sözleşmesine konu edimler yerine getirilmemiş olması sebebiyle, taraflarınca ıslah, dava değeri, alacaklarının tamamına ilişkin hakları ve talepleri saklı kalmak kaydı ile şimdilik 500 USD (Amerikan Doları) karşılığı Türk Lirası bedeli olan 16.182,75 TL üzerinden kısmi dava açılmıştır. Hakimlikçe, müvekkili firma tarafınca, davalı şirket hesabına ödeme gönderilip gönderilmediği, gönderilmişse miktarının sorulması için -----------Ş.'ye müzekkere gönderilmiş; Gelen cevabi yazıda, müvekkili şirket tarafından, davalı şirket hesabına totel 69.250 USD (Amerikan Doları) gönderildiği bildirilmiştir. İşbu sebeple, her ne kadar taraflarınca, ıslah, dava değeri, alacaklarının tamamına ilişkin hakları ve talepleri saklı kalmak kaydı ile şimdilik 500 USD (Amerikan Doları) karşılığı Türk Lirası bedeli olan 16.182,75 TL üzerinden kısmi dava açılmışsa da; Dava dilekçesinde belirtilen dava değerinin, dava sürecinde ortaya çıkan yeni gelişmeler ve deliller ışığında, dava değerinin 69.250 USD karşılığı 2.398.127,50-TL olarak arttırılmasının gerekliliği ortaya çıkmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle, dava değerinin 69.250 USD karşılığı olan (1 Usd 34,63-TL) 2.398.127,50-TL olarak artırılmasını talep ettiklerinden bahisle fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydı ile; eksik kalan harç miktarı taraflarınca tamamlanmış olmakla; HMK 107. Madde gereği 16.182,75 TL olarak açmış bulundukları davanın dava değerini dosyaya gelen ödeme dekontları nazara alınarak 2.381.944,75-TL daha artırılarak, toplam 69.250 USD karşılığı 2.398.127,50-TL'nin işleyecek en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesine, davanın kabulüne, yargılama gideri ile vekâlet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
: Dava, satış sözleşmesinden kaynaklı ödenen satış bedelinin satılanın devredilmemesi sebebiyle iadesi istemine ilişkindir.
Taraflar arasında satış sözleşmesi imzalandığı, satış bedelinin davacı tarafça ödendiği ve davalı tarafça satılanın teslim edilmediği hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Satış Sözleşmesi Birinci Ayırım Genel Hükümler A. Tanımı ve hükümleri başlıklı 207 nci maddesi "Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Durum ve koşullara göre belirlenmesi mümkün olan bedel, kararlaştırılmış bedel hükmündedir." ve B. Satıcının borçları I. Zilyetliğin devri 1. Kural başlıklı 210 uncu maddesi "Satıcı, satılanın mülkiyetini geçirmek amacıyla, zilyetliğini alıcıya devretmekle yükümlüdür." hükmünü düzenlemiştir.Somut olayda; taraflar arasında satış sözleşmesi imzalandığı, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşme olduğu, davacı alıcının satış bedelini ödemesine rağmen davalı satıcının makul süre içerisinde satılanın zilyetliğini davacı alıcı tarafa teslim etmediği ve temerrüde düştüğü, alıcının avans olarak verdiği bedelin iadesini talep ettiği, davalı tarafın ödenen bedelin şirketin eski ortağına verildiği savunmasının borçtan kurtulma sonucunu doğurmayacağı, davalı tarafın satılanı teslim etmemekte kusurlu bulunduğu ve bedelini iade etmesi gerektiği anlaşıldığından davanın kabulüne, kısmi dava açıldığından 16.182,75 TL'ye dava tarihinden, 2.381.944,75 TL'ye ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesine, arabuluculuk vekalet ücretinin akdi avukatlık ücreti olması sebebiyle hükümde yer alamayacağına karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜ K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile,
- 16.182,75 TL'nin dava tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
- 2.381.944,75 TL'nin ıslah tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 163.816,09 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin yatırılan 427,60 TL harç ve ıslah harcı 40.678,00 TL olmak üzere toplam 41.105,6‬0‬ TL'den mahsubu ile bakiye 122.710,49‬‬‬ TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan toplam 41.105,60 TL peşin harç ve 427,60 TL başvurma harcı ile sarf edilen posta masrafı 732,00 TL olmak üzere genel toplam 42.265,2‬‬0 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 323.794,03 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26 (2) maddesi ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ----------- bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana resen iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ----------- Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!