Anahtar kelimeler: Akdiyle Ayına Şantiye İşinde Pazarlama Haziran Geç Kuruma Anadolu Takibi
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : █████████ E., ████████ K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı işveren yanında 04.04.2004 tarihinden 2008 yılı Haziran ayına kadar kesintisiz bir şekilde en son 1.500,00 TL ücretle satış pazarlama ve şantiye işlerinin takibi işinde çalıştığını, ancak çalışmasının Kuruma geç bildirildiğini belirterek Kuruma bildirilmeyen sürelerde hizmet akdiyle çalıştığının tespitini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı işveren vekili; davacının 21.02.2008 ila 31.07.2008 tarihleri arasında sadece 5 ay müvekkili şirkette çalıştığını, başkaca çalışmasının olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı Kurum vekili; davanın reddini istemiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
    "30.07.2013 dava tarihi gözetildiğinde 04.04.2004-14.06.2005 döneminin hak düşürücü süreye uğradığı, 15.06.2005-17.07.2005 döneminde çakışan hizmet bulunduğu, sadece 17.07.2005-21.02.2008 arasında hizmet tespitinin mümkün olduğu anlaşılmıştır.
    Sonuç olarak Mahkemece yapılan yargılamaya, gerek taraflarca ibraz edilen, gerekse Mahkemece resen araştırma ile tespit edilen delillere, celp edilip incelenen kayıt ve belgelere, tanık beyanlarına, bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre davacının iddia ettiği dönemdeki kesintisiz ve sürekli çalışma iddiasını ispata yarar delil elde edilememiş olup sübuta ermediği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin, 25.07.2006 tarihinde Finansbank’a ait Tüketici/Konut Destek Kredisi Sözleşmesini ile kredi çektiğini, sözleşmede müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak ...’nın isim, soyisim, adres ve imzasının bulunduğunu, müvekkilinin davalı işyerinde çalıştığı için davalı şirket yetkilisi ...'nın müvekkilinin kiralarını ödediğini, Yine Kredi Kart borcunu ödediğini, ayrıca konut kredisi almak için müvekkiline kefil olduğunu, müvekkilinin davalı şirket bünyesinde çalıştığı için ... Ltd. Şti.’ye davalı şirketi temsilen fiyat teklifi sunduğunu, tüm bu yazılı belgelerin müvekkilinin davalı şirkette SGK girişi yapılmadan uzun süre çalıştığını gösterdiğini, davalı tarafın sadece 2008 yılı Şubat ve Temmuz ayları arasında SGK girişi yaparak müvekkilini mağdur ettiğini, davanın kabulü gerektiğini belirterek kararın bozulması isteminde bulunmuştur.
    C. Değerlendirme ve Gerekçe
    Uyuşmazlık, hizmet tespiti ve prime esas kazancın tespitine ilişkindir.
    1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un █████. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
    Ayrıca; 506 sayılı Kanun'un mülga 6. maddesi şöyledir: "Çalıştırılanlar, işe alınmalariyle kendiliğinden 'Sigortalı' olurlar. / Sigortalılar ile bunların işverenleri hakkında sigorta hak ve yükümleri sigortalının işe alındığı tarihten başlar. / Bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez. / Sözleşmelere, sosyal sigorta yardım ve yükümlerini azaltmak veya başkasına devretmek yolunda hükümler konulamaz.." anılan maddeden yola çıkarak ve yerleşik içtihatlar doğrultusunda, çalışma olgusu her türlü delille ispatlanabilirse de çalışmanın konusu, süreklililiği, başlangıç ve bitiş tarihleri konularında tanıkların sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre beyanı alınmalı, iş yerinin kapsam kapasite ve niteliği ile bu beyanlar kontrol edilmeli, mümkün oldukça iş yerinin müdür ve görevlileri, işyerinde çalışan öteki kişiler ile o iş yerine komşu ve yakın iş yerlerinde, dosyamızda davacı vekilinin sunmuş olduğu beyan neticesinde aşağıda açıklanacak olan sözleşme de göz önüne alınarak bu yeri bilen ve tanıyanlarla tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmelidir.
    3.İnceleme konusu eldeki davada, dosyaya getirtilen hizmet cetvelinde davacının dava dışı iş yerinde bildirimlerinin mevcut olduğu böylece davacının çalışmalarının kesintiye uğradığı anlaşılmıştır. Davacının dava konusu dönemde 15.06.2005 ve 17.07.2005 tarihleri arasında dava dışı iş yeri olan 1067118 sicil numaralı iş yerinden bildirimlerin bulunması karşısında bu çalışma öncesi, yani 15.06.2005 tarihinden önceki dönemin hak düşürücü sürenin davayı açılış tarihi itibariyle gerçekleştiği hususunun değerlendirilmesi isabetlidir. Bu nedenle uyuşmazlığın 17.07.2005 ile işe giriş bildirgesinin verildiği 21.02.2008 dönemine hasredildiği anlaşılmıştır.
    Bu dönemde, davalı şirket temsilcisi ... tarafından, 2005/9-12, 2006/1-2-3-4 (dekontta 'Nisan ve Mayıs ayı' ibaresi mevcut) - 5-6-7-8-9-10-11 ve 2007/1 aylarına ait davacının ev kira ödemeleri bulunduğu ve 05.07.2006 tarihli davalı ... İnşaat Prefabrik Mk. Plastik Müh. San. Tic. A.Ş. ile ... İnş. Elektrik Otomotiv Veri Top. Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasındaki proje uygulamasına ilişkin sözleşmede davacının proje sorumlusu olduğu hususları dikkate alınarak çalışan kişiler tanık olarak dinlenmeli ve bu dönemde davacının konumu, çalışmasının hizmet akdine dayalı olup olmadığı hususları araştırılarak karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile hatalı değerlendirilmesi bozmayı gerektirmiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle,
    1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
    2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
    Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    16.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!