Anahtar kelimeler: Seçkin Kurumsal Kurumsallaşmasına Başarılı Finansmanla Ülkemizin Kapasitesinin Orta Verimli Vadeli

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİARA KARAR TARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ████████ Esas (Derdest Dava Dosyası )DAVA
: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/2025İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin yurtdışı kurumsal kaynaklardan uzun vadeli yatırım sermayesi sağlayarak ülkemizin orta ölçekli ve alanında başarılı seçkin şirketlerinin kurumsallaşmasına, teknolojisinin yenilenmesine, kapasitesinin ve ihracatının artırılmasına, uzun vadeli finansmanla daha verimli yatırımlar yapmasına, yurtdışına açılmasına ve de ilave istihdam sağlamasına destek olacak şekilde özsermaye yatırımları yapan ve bu yatırımların yönetilmesinde yönetim kurulu seviyesinde rol oynayan bir yatırım ve yönetim şirketi olduğunu, Müvekkilinin, aralarında ... Bankası ve ... Sigorta gibi kamu menfaati için çalışan büyük kurumsal kaynaklardan da benzer amaçla uzun vadeli yatırım sermayesi sağlayarak bu sermayeyi orta ölçekli şirketlerin gelişmesi için yatırıma dönüştürdüğünü, Müvekkilinin yeni yatırımlar yapmak üzere araştırmalar yürüttüğü dönemde; davalılardan ...’nın danışmanlığı ve aracılığı ile davalı ... tarafından davalı ...’in %45,0 oranındaki hisselerinin müvekkiline devrine yani ...’nın ...’a yatırım yaparak %45 oranındaki hissesinin satın alınmasına ilişkin projenin müvekkiline tanıtımı ve söz konusu yatırımın sunumu yapıldığını, Davalı ...’nın yapmış olduğu tanıtım üzerine müvekkilinin, Proje’ye ilgi duyduğunu ve ilk etapta yaptığı incelemeler doğrultusunda ve davalıların Proje’nin kârlı ve verimli bir yatırım olduğuna ilişkin müvekkilinde oluşturdukları güvenle Proje’nin yatırıma değer ve karlı bir proje olduğuna kanaat getirdiğini, bunun üzerine davalı ...’nın yatırım danışmanlığı eşliğinde davalı Hissedarlar ile müvekkilinin bir araya geldiğini, akabinde ...'in %45,0 oranındaki hisselerinin müvekkilinin birlikte çalıştığı yatırım fonuna (... A.Ş. ... Yatırım Fonu) devri için davalı Hissedarlar ile 13.09.2023 tarihinde “Ön Protokol” akdedildiğini, işbu ön protokol ile davalı ...’ın %45,0 oranındaki hissesinin, belirlenen bir yatırım bedeli karşılığında müvekkiline devri ve bu amaçla da Hisse Devir Sözleşmesi ve Hissedarlar Sözleşmesi imzalanmasının taahhüt edildiğini, ön protokol'de yer alan tüm koşullarda mutabık kalınmasına ve ön protokol'ün 6.2. maddesinin birinci cümlesinde yer alan tüm hususların sağlanmış olması ve hisse devrinin yapılması için tüm konularda anlaşılarak 25 aralık 2023 günü hisse devir sözleşmesinin imzalanması için bir araya gelinmiş olmasına rağmen; yatırım süreci, davalılar tarafından haksız olarak ve sebep göstermeksizin kötü niyetli bir şekilde son dakikada engellediğini, akabinde de hisse devrinin engellenmesi ile kasıtlı ve planlı bir şekilde ön protokoldeki münhasırlık süresinin bitmesi beklenerek bitiminden itibaren 3 gün sonra davalı alpar hisselerinin davalı pragma ile aralarında organik bağ bulunan bir fona devredildiğini, davalı pragma ve temsilcileri, müvekkili ile imzalanacak olan hisse devir sözleşmesi'nin, kendisi tarafından kurulmuş fonu yöneten pcp ile imzalanmasını sağladığını ve hissedarları ön protokoldeki yükümlülüklerine aykırı davranmaya yönelttiğini ve yatırım görüşmeleri kapsamında edindiğinin müvekkiline ait ticari sırları kendi çıkarları doğrultusunda kullandığını ve haksız bir şekilde müvekkilinin yatırım hazırlığından yararlandığını, bu haliyle; davalı pragmanın, tamamen haksız rekabet kurallarına aykırı bir şekilde, bilinçli kasıtlı ve de planlı bir kurgulama ile davalı alparın hisselerini kendisinin kurduğu fona devredilmesi yönünde ticari ahlaka sığmayan tekliflerde bulunarak kendisine menfaat sağlaması Türk Ticaret Kanunu'nun 55/c-l ve ttk 55-c-2 hükümlerine aykırı olduğunu beyanla;öncelikle teminatsız olacak şekilde, aksi kanaatte olunması halinde uygun bir teminat karşılığında 2004 sayılı İİK. m.257 ve devamındaki hükümler gereğince tüm davalıların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ilişkin dava değeri kadar ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:İlk Derece Mahkemesi █████/2024 tarih ve ████████ Esas sayılı ara kararında;"Dava; haksız rekabet ve sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık sebebi ile belirsiz alacak istemine ilişkindir.Dava dilekçesi ekinde bilgi belgeler ile arabuluculuk son tutanağı sunularak ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş ise de, davaya konu alacağın miktarı ile muacceliyetinin yargılamayı gerektirdiği, karşı taraf borçluların ödemelerden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunduğuna dair bilgi ve belgenin dosyada bulunmadığı görülmekle, böylece İİK.'nun 257 vd maddelerinde düzenlenen şartların gerçekleşmediği anlaşılmakla ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir...."gerekçesi ile, ''1-Davacı alacağının miktarı ve muacceliyeti yargılamayı gerektirdiğinden, İİK.'nun 257 vd maddelerinde düzenlenen şartların gerçekleşmediği anlaşılmakla ihtiyati haciz talebinin REDDİNE '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince delilleri üzerinde gerekli inceleme yapılmaksızın peşinen ihtiyati haciz taleplerinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı bir karar olduğunu, İhtiyati haciz talebinin kabulü için diğer şartlar mevcutsa, alacağın varlığının ve muaccel hale gelmiş olduğunun yaklaşık olarak ispat edilmesinin yeterli olduğunu, ara kararın kaldırılarak dava değeri kadar ihtiyati hacze karar verilmesi gerektiğini,İleri sürerek, ilk derece mahkemesi tarafından verilen ara kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, haksız rekabet ve sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık sebebiyle açılan maddi ve manevi tazminat davasında ihtiyati haciz istemine ilişkindir.Mahkemece, İhtiyati haciz talebinin reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasıdır. İİK'nun 257/1.maddesinde "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." hükmü, İİK'nın 258/1.maddesinde ise; "Alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." hükmü yer almaktadır.Davacı taraf dava dilekçesi ile; Ön protokol'de yer alan tüm koşullarda mutabık kalınmasına ve ön protokol'ün 6.2. maddesinin birinci cümlesinde yer alan tüm hususların sağlanmış olması ve hisse devrinin yapılması için tüm konularda anlaşılarak 25 Aralık 2023 günü hisse devir sözleşmesinin imzalanması için bir araya gelinmiş olmasına rağmen; yatırım süreci, davalılar tarafından haksız olarak ve sebep göstermeksizin kötü niyetli bir şekilde son dakikada engellendiği, akabinde de hisse devrinin engellenmesi ile kasıtlı ve planlı bir şekilde ön protokol’deki münhasırlık süresinin bitmesi beklenerek sürenin bitim tarihi olan 13.01.2024 tarihinden 3 gün sonra, yani 16.01.2024 tarihinde yönetim kurulu kararı alıp işbu karar ile birlikte davalı ...’ın davalı ... ile organik bağ içinde bulunan PCP ile hisse devir sözleşmesi imzaladığı ve davalı ...’ın hisselerinin %8,73’ünün bu şirkete devredildiğinin tespit edildiğini, Davalı ... ve temsilcileri, ... ile imzalanacak olan hisse devir sözleşmesi’nin, kendisi tarafından kurulmuş fonu yöneten PCP ile imzalanmasını sağladığını ve hissedarları ön protokol’deki yükümlülüklerine aykırı davranmaya yönelterek ve yatırım görüşmeleri kapsamında edindiği ...’ya ait ticari sırları kendi çıkarları doğrultusunda kullandığını ve haksız bir şekilde ...'nın yatırım hazırlığından yararlandığını, bu haliyle; davalı ...’nın, tamamen haksız rekabet kurallarına aykırı bir şekilde, bilinçli kasıtlı ve de planlı bir kurgulama ile davalı ...’ın hisselerini kendisinin kurduğu fona devredilmesi yönünde ticari ahlaka sığmayan tekliflerde bulunarak kendisine menfaat sağlayarak haksız rekabette bulunduğunu ileri sürmüştür.Somut olayda, davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların haksız rekabet oluşturup oluşturmayacağı, maddi ve manevi tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı hususları açılan eldeki davada iddia ve savunma doğrultusunda toplanacak deliller ve yapılan yargılama neticesinde ortaya çıkacaktır. Davacı tarafça ibraz edilen belgeler, ara karar tarihi itibariyle TTK'nun 54,55 maddeleri kapsamında davalılardan talep edilebilecek muaccel ve rehinle temin edilmemiş tazminat alacağının varlığı ve miktarına dair HMK'nın 390/3 maddesine göre yaklaşık olarak ispata yeterli değildir. Karşı tarafın, mallarını kaçırmaya, gizlemeye veya kendilerinin kaçmaya çalıştığını gösterir delil de sunulmamıştır. Bu hali ile, ara karar tarihi itibariyle İİK 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediği, değişen durum ve şartlara göre de her zaman yeniden talepte bulunulabilecek olup buna göre, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin verilen karar, usul ve yasaya uygun olduğundan talep eden davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.