Anahtar kelimeler: Kazık Leasing Proforma Kodlu Faturada Satım Fiyatının İmzalamasının Model Finansal

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin "---------- Kazık Yapım İşi" için sözleşme imzalamasının akabinde, sözleşme konusu işin yerine getirilmesinde gerekli olan "---------" temini için davalı ile iletişime geçtiğini ve proforma fatura talep ettiğini, davalı tarafça düzenlenen █████/2023 tarihli proforma faturada "----------" Kodlu -------- Model ------- peşin fiyatının 600.000,00 USD olduğunu ve teklif geçerlilik süresinin 14 olduğu belirtildiğini, müvekkilinin verilen proforma fatura uyarınca ---------- Bankasına Finansal Kiralama Leasing başvurusu yaptığını ve başvurunun onaylandığını, proforma faturada yazılı teklifin geçerlilik süresi içinde satış sözleşmesinin yerine getirilmesi istemiyle ödeme yapılacağının bildirildiğini ancak davalının fiyat yükselttiğini, yeni fiyatın ---------- Bankasına bildirildiğini, proforma faturanın içeriğinden satım sözleşmesine konu malın niteliklerinin yanı sıra semenin tartışmasız ve net olarak belirli olması, teslim yeri ve ödeme şartlarının açık bir şekilde yer alması halinde proforma faturanın icap niteliğinde olduğu kabul edildiğini, icap niteliğinde olan proforma faturanın müvekkili şirkete gönderilmesi ile birlikte sözleşmenin kurulması için kabul beyanı gerektiğini, kabul beyanı da ------------ Bankasına başvuru yapılması ile birlikte karşı tarafa yönelttiğini ve taraflar arasında sözleşmenin kurulduğunu, sözleşmenin kurulmasına karşın davalı taraf hukuka aykırı olarak makine bedelinin arttığını bankaya bildirerek sözleşmeye aykırı davrandığını, davalı şirketin fiyat artışına gitmesi nedeniyle müvekkil şirket sözleşmeye konu makineyi alamadığını ve kar kaybına uğradığı gibi makineyi alacağı fiyatın üzerinde bir bedelle üçüncü bir firmadan temin etmek zorunda kaldığını, proforma faturanın verildiği tarih ile müvekkilin emsal makineyi aldığı tarih arasında geçen kur farkı sebebiyle de müvekkil şirketin zarara uğradığını, dava açılmadan önce davalı şirkete ihtarname gönderildiğini, ihtarnamenin tebliği ile birlikte davalı taraf temerrüde düşürüldüğünü, zarar kalemlerine bu tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiğini iddia ederek; davalının sözleşmeye aykırı olarak fiyat artışı yaparak makinenin satışına engel olmasından kaynaklı olarak başkaca makine almak zorunda kalan müvekkilinin uğradığı kur farkı zararı için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5,00 USD'nin 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tazmini ile müvekkiline ödenmesini, makinenin kararlaştırılan süre içerisinde müvekkiline satılmaması nedeniyle uğranılan kar kaybı zararlarına karşılık olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5,00 USD'nin 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tazmini ile müvekkiline ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, müvekkilinin davacı tarafa fiyat teklifinde bulunduğunu, davacının makineyi teslim alacak nakit parasının olmaması nedeniyle leasing sözleşmesi ile bankayla iletişime geçtiğini, bankanın müşteriye ne cevap verdiğinin bilinmediğini, leasing sözleşmesi yapan anlaşmalı bankalar tarafından müvekkili şirkete müşterinin almayı talep etmiş olduğu makinelerin özellikleri, bedeli, teslim süresi ve koşullarının yazılı olduğu satın alma mektubu gönderildiğini ve müvekkili şirketin her zaman gün içerisinde en kötü ihtimalle ve en geç leasing anlaşması yapan bankanın talep ettiği süre içerisinde ıslak imzalı onay verdiğini ve kuru da bankanın belirlediğini, davacının müvekkilinin fiyat artış eylemine katılmanın mümkün olmadığını, leasing anlaşması yapılan bankadan müvekkiline davacı için satın alma formunun hiç gelmediğini, davacının müvekkili şirketten iddia ettiği gibi makine satın alamamasının kendisinin iktisadi durumundan kaynaklandığını, davacının müvekkilin fiyat artışı nedeniyle başka makine almak zorunda kaldığını iddia etmiş ise de bu beyana ilişkin hiçbir somut delili sunmadığını, davacının yeni makine aldığının iddia ettiğini ancak almış olduğu makineyi ne kadara aldığını, faturasını, ödeme şeklini, leasing anlaşmasına istinaden müvekkil şirkete gönderilen sipariş talebini, bundan kaynaklı maddi zararın ne olduğunun belirtilmesi gerektiğini, makine bedellerinin yüksek olmasından dolayı elden ödemenin uygulaması olmadığının da açık olduğunu, kar kaybını olduğuna dair bilgi ve belge sunulmadığını savunarak; davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE
: ---------- Şirketi, ----------- Mal Müdürlüğü, ---------- Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı görüldü.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:Dava, taraflar arasında "-----------" temini amacıyla satım sözleşmesi akdedildiği iddasına dayalı ve davalı şirketin makine bedelinin arttığını (finansal kiralayan) bankaya bildirmesi nedeniyle sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle kur farkı zararı ve kâr kaybı zararına ilişkin (belirsiz alacak davası olarak açılan) tazminat davasıdır.Davacı vekili dava dilekçesinde "davacının "----------- Kazık Yapım İşi" için sözleşme imzalamasının akabinde, sözleşme konusu işin yerine getirilmesinde gerekli olan "--------" temini için davalı ile iletişime geçtiğini ve proforma fatura talep ettiğini, davalı tarafça düzenlenen █████/2023 tarihli proforma faturada, "----------" Kodlu ---------- Model "--------"nın peşin fiyatının 600.000,00 USD olduğu ve teklif geçerlilik süresinin 14 olduğunun belirtildiğini, davacı şirketin verilen proforma fatura uyarınca ---------- Bankasına Finansal Kiralama Leasing başvurusu yaptığı ve başvurunun onaylandığını, davacı şirkete gönderilen proforma faturada yazılı teklifin geçerlilik süresi içerisinde, satış sözleşmesinin yerine getirilmesi istemiyle ödeme yapılacağının bildirildiğini ancak davalı tarafça fiyat yükseltildiğini, yeni fiyatın ----------- Bankasına bildirildiğini, icap niteliğinde olan proforma faturanın davacı şirkete gönderilmesi ile birlikte sözleşmenin kurulması için kabul beyanı gerektiğini, kabul beyanının da ----------- Bankasına başvuru yapılması ile birlikte karşı tarafa yöneltildiğini ve taraflar arasında sözleşme kurulduğunu, davacı şirket ile yukarıda açıklandığı üzere sözleşme kurulmasına karşın davalı taraf hukuka aykırı olarak makine bedelinin arttığını bankaya bildirerek sözleşmeye aykırı davrandığını, davalı şirketin fiyat artışına gitmesi nedeniyle davacı şirketin sözleşmeye konu makineyi alamadığı ve kar kaybına uğradığı gibi makineyi alacağı fiyatın üzerinde bir bedelle üçüncü bir firmadan temin etmek zorunda kaldığı, yine proforma faturanın verildiği tarih ile davacının emsal makineyi aldığı tarih arasında geçen kur farkı sebebiyle de davacının zarara uğradığını" iddia etmiştir. Mahkememizce----------Bankası'na "davacı ...'nin finansal kiralama talebine ilişkin başvuruya konu proforma faturada satıcı olan davalı --------- Şirketi ile banka arasında satım sözleşmesi imzalanıp imzalanmadığı, sözleşme imzalanmadı ise neden imzalanmadığı hususunun mahkememize bildirilerek, finansal kiralama başvurusuna ilişkin tüm evrakın (özellikle satıcı firma ile banka arasındaki yazışmalar) mahkememize gönderilmesinin istenmesi" amacıyla müzekkere yazılmış, müzekkere cevabında aşağıdaki hususların bildirildiği görülmüştür.
Dava dışı --------- Bankası'nın davacı yönelik finansal kiralamaya ilişkin yazısı aşağıdaki gibidir:Finansal kiralama finansal kiralama şirketi (kiralayan) ile yatırımcı işletme (kiracı) arasında belli bir süre için imzalanan bir sözleşmeyle yatırımcı işletmenin seçmiş olduğu yatırım malının finansal kiralama şirketi tarafından satın alınarak, belirli kira ödemeleri karşılığında yatırımcı işletmenin kullanımına sunulmasını sağlayan finansman yöntemidir. Finansal kiralama ilişkisinde üçlü taraf sistemi bulunmaktadır. Finansal kiralayan ile satıcı arasında bir satım sözleşmesi, finansal kiralayan ve finansal kiracı arasında ise finansal kiralama ilişkisi bulunmaktadır. Finansal kiracı ve satıcı arasında doğrudan hukuki ilişki bulunmamaktadır. Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın taraflar arasında "---------" temini amacıyla satım sözleşmesi akdedildiği iddiasına dayalı ve davalı şirketin makine bedelinin arttığını (finansal kiralayan) bankaya bildirmesi nedeniyle sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle kur farkı zararı ve kâr kaybı zararına ilişkin (belirsiz alacak davası olarak açılan) tazminat davası olduğu, davacının yukarıda da ortaya konulduğu üzere proforma faturanın davalı tarafından kendisine teslimini icap, kendisinin de dava dışı finansal kiralayan --------- Bankası'na başvurusunu ise davalıya yönelik kabul beyanı olarak nitelendirerek taraflar arasında satım sözleşmesinin kurulduğunu iddia ettiği, sözleşmelerin kurulması için sözleşmenin esaslı unsurlarında icap ve buna uygun kabul beyanı şart olmakla birlikte, icap ve kabul beyanlarının her şeyden önce yöneltilmesi gereken irade beyanı niteliğinde olduğu, davalının davacıya proforma fatura teslim etmesi icap olarak kabul edilir ise de davacının amacının taraflar arasında satım sözleşmesi kurulması olmadığı, kaldı ki kendisi tarafından da beyan edildiği üzere davalıya yönelik kabule ilişkin bir irade beyanında bulunmadığı, davacının dava dışı finansal kiralayan----------- Bankası'na başvuru yapmış olmasının davalıya yönelik taraflar arasında satım sözleşmesi kurulmasına dair kabul beyanı niteliği taşımadığı, bu sebeple taraflar arasında bir satım sözleşmesi kurulmadığı, davacının amacının davalının satıcısı olduğu ürünün finansal kiralama yöntemi ile temin edilerek mülkiyetinin elde edilmesi olduğu, bu kapsamda ise yukarıda da belirtildiği üzere finansal kiralama ilişkisinde üçlü taraf sistemi bulunduğu, finansal kiralayan ile satıcı arasında bir satım sözleşmesi ve finansal kiralayan ve finansal kiracı arasında ise finansal kiralama ilişkisi bulunduğu, finansal kiracı ve satıcı arasında doğrudan hukuki ilişki bulunmadığı, dava dışı finansal kiralamacı tarafından mahkememize sunulan yazı cevabında da görüleceği üzere ne davacı ile dava dışı finansal kiralamacı arasında finansal kiralama sözleşmesi, ne de finansal kiralamacı ve davalı arasında satım sözleşmesi kurulmadığı, bu sebeple davacının finansal kiralama başvurusunun onaylandığı (davacıya gönderilen yazıda ödeme planı gönderilmesinin başvurunun onaylandığı anlamında gelmediği belirtilmiştir) iddiasının da doğru olmadığı, tüm bu sebeplerle taraflar arasında, davacı ile dava dışı finansal kiralamacı ve dava dışı finansal kiralamacı ile davalı arasında satım ve finansal kiralama sözleşmeleri kurulmadığı, davalının ne satım sözleşmesi ne de finansal kiralama sözleşmesi hükümleri uyarınca davacıya karşı herhangi bir taahhüdünün ve sorumluğunun bulunmadığı, bu kapsamda davacının kur farkı zararına ilişkin (menfi zarar) talebinin sözleşmenin kurulmamış ve temerrüt nedeniyle hükümsüz kalmamış olması nedeniyle ve kar kaybına ilişkin (müspet zarar) talebinin taraflar arasında herhangi bir sözleşme kurulmamış olması ve temerrüt söz konusu olmaması nedeniyle haksız olduğu kanaatine varılmış, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının dava açılırken peşin olarak alınan 427,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 187,80 TL’nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan vekalet harcına ilişkin 60,80 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
6-Davalı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (343,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 343,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ----------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!