Anahtar kelimeler: İkisine Kadarı Üçte Azmettirenin Kyb Fakat Bizzat Gidermesi Tazmin Pişmanlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.SUÇ
: HırsızlıkİNCELEME KONUSU KARAR
: MahkumiyetKANUN YARARINA BOZMAYOLUNA BAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıI. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.02.2024 tarihli ve KYB-██████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;"5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/1. maddesinde yer alan "Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (…)(1) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.(2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir." şeklindeki düzenleme karşısında, somut olayda sanığın █████/2017 tarihli duruşmada alınan ifadesinde, müştekinin zararının kendisine bildirilmesi halinde ödemek istediğini beyan ettiği, Mahkemesince alınan müşteki beyanında müştekinin zararının 400,00 Türk lirası olduğunun belirlenerek, açılan banka hesabına duruşma tarihine kadar ödeme yapılması hususunda sanığa ihtar şerhli davetiye çıkarıldığı, ihtar şerhini havi davetiyenin 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca sanığın mernis adresine doğrudan tebliğ edilmesi sonrasında mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmakta ise de;7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, mercii tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği,Somut olayda, sanığa tebliğ edilen ihtar şerhli davetiyenin doğrudan mernis adresine tebliğe çıkartıldığı, dolayısıyla yapılan tebligatın geçerli sayılamayacağından cihetle, verilecek makul sürede ödenmesi hâlinde etkin pişmanlıktan faydalanabileceği hususunun usulüne uygun ihtar edilmesini müteakip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇEKatılanın kovuşturma aşamasındaki 30.03.2017 tarihli beyanında, olay nedeniyle 300,00-400,00 TL tutarında zararının bulunduğunu belirtmesi üzerine, sanığa katılanın banka hesabına 08.06.2017 kadar ödeme yapması hususunda ihtar şerhli davetiyenin çıkarıldığı, bahse konu miktarı ödemediğinden bahisle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamış ise de;7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesinin ikinci fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'un 21. maddesinin birinci fıkrasına göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde,7201 sayılı Kanun'un 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata,7201 sayılı Kanun'un 23. maddesinin bir ve sekizinci fıkraları ile 7201 sayılı Kanun'un Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16. maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, 7201 sayılı Kanun'un 21. maddesinin ikinci fıkrasına göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeden, zarar giderimi konusundaki ihtar şerhli tebligatın sanığın doğrudan MERNİS adresine Tebligat Kanunu’nun 21. maddesi gereğince tebliğ edildiği, yapılan bu tebliğ işleminin ise, usûlsüz olduğunun anlaşılması karşısında, yukarıda belirtildiği şekilde, sanığa usûlüne uygun olarak katılanın zararını gidermesi hususunda ihtar şerhli davetiye çıkarılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.III. KARARYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Şarköy Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2017 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin Yerel Mahkemece yerine getirilmesine, dava dosyasının Yerel Mahkemeye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.