Anahtar kelimeler: Satımdan İlişkiden Borcun Anadolu Takibe Ara Ödenmediğini Derdest Faturalarla Sabit

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret MahkemesiNUMARASI
: ████████ Esas (Derdest Dava Dosyası)TARİH
: █████/2024 (Ara Karar Tarihi)DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/2025İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında ticari ilişkiden kaynaklı alacağın davalı tarafından ödenmediğini; davacı vekilince borcun tahsili amacıyla İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasından takibe geçildiğini; davalının takibe itiraz ettiğini; ancak takibe konu borcun faturalarla sabit olduğunu; davalının itirazının yersiz olduğunu beyanla davalının menkul-gayrimenkul ve 3.kişilerde bulunan hak ve alacaklarla ilgili olarak ihtiyati haciz talebi, terditli olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
: İlk Derece Mahkemesi 'nin ████████ Esas ve █████/2024 tarihli kararında; "Talep; ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebi istemine; ilişkindir. İncelenen tüm dosya kapsamına göre; davacı vekilinin, riskli hale gelen alacağın tahsili amacıyla davalının menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının haczine karar verilmesine yönelik talebinin; fatura resen tek taraflı düzenlenebilen evraklardan olduğundan, tek başına alacağın varlığını ispatlamak için yeterli olmadığı, İİK.257.m.kapsamında yaklaşık ispat koşulu sağlanamadığından ve alacak yargılamayı gerektirdiğinden ve yine davalının malvarlığı dava konusu olmadığından ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddine; karar vermek gerekmiştir..."gerekçesi ile ''Davacı vekilinin ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir taleplerinin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6100 sayılı HMK'da düzenlenen ihtiyati tedbirin, diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını önleyici, niteliği itibariyle geçici bir hukuki koruma olduğunu;Diğer taraftan, ihtiyati tedbir kararının kabul edilebilmesi bakımından yasanın 390/3. maddesi hükmünde ihtiyati tedbir isteyenin haklılığı konusunda tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel yaklaşık bir kanaatin yeterli olacağının öngörüldüğünü, yasanın hükümet gerekçesinde de belirtildiği üzere yaklaşık ispat durumunda "...hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte zayıf bir ihtimalde olsa aksinin mümkün olduğu ihtimalini gözardı edemez... bu sebepledir ki haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması..." nın hükme bağlandığını; Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması veya tamamen imkansız hale gelmesi ihtimalinin varlığı gerektiğini, gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinin söz konusu olması gerektiğini, Mahkemece, somut davada davalının malvarlığı dava konusu olmadığından ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verildiğini, ancak ihtiyati tedbir açısından alacak türüne ilişkin bir sınırlama bulunmadığını, ihtiyati tedbirin önleyici koruma mahiyetindeki genel bir düzenleme olduğunu, ihtiyatî tedbirde asıl olanın ihtiyatî tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyatî tedbir sebebinin ortaya çıkması olduğunu, bunların ihtiyatî tedbirin temel şartlarını oluşturduklarını, ayrıca ihtiyati tedbir kararının verilebilmesi için; tedbir konulmadığı takdirde hak kaybı yaşanacağının kuvvetle muhtemel olması, hakkın elde edilmesinin imkansızlaşabilecek olması, uzun süren yargılama nedeniyle ciddi bir zararın doğması ihtimalinin bulunması gerektiğini; İhtiyati haciz isteminde bulunan kişinin alacaklı sıfatı taşıması gerektiğini, hakkında ihtiyati haciz istenen alacağın para alacağı olması, alacağın rehin ile temin edilmemiş olması, alacağın vadesinin gelmiş olması gerektiğini, Yerel mahkemenin ara kararından anlaşılacağı üzere neredeyse alacağın varlığının kesin olarak ispat edilmesinin beklendiğini, fakat Yargıtay kararına göre menfi tespit/istirdat/itirazın iptali davalarına konu olabilecek olan alacaklar bakımından ihtiyati haciz kararı verilmesinde herhangi bir engel olmadığını; Dava konusu uyuşmazlığın, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği müvekkilinin faturada belirtilmiş olan ürünleri eksiksiz şekilde teslim etmesine ve davalı tarafın teslim edilen ürünlere dair bir ayıp/kusur/eksiklik bildirimi yapmamasına ve faturaya itiraz etmemesine ve faturanın altına imza atmasına rağmen davalı şahsın ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi sonucu meydana geldiğini, kendileri tarafından müvekkilinin alacağını tahsil etme amacı ile başlatılan İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ilamsız takibi kapsamında fatura da sunularak faturadan doğan ve takip çıkışında 36.922,10-TL tutarında olan alacak talep edildiğini; Müvekkili ilamsız takip kapsamında faturayı sunmasına rağmen davalı taraf söz konusu ödeme emrine tamamen haksız bir şekilde, müvekkili şirketin alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla kötü niyetle itiraz ettiğini, borçlunun itirazında alacaklı müvekkiline herhangi bir borcu olmadığını belirttiğini ve alacağın tamamı ile tüm ferilerine itiraz ettiğini, ancak bu itirazın gerçeklikten uzak ve tamamen kötü niyetli olduğunu, dolayısıyla kendileri tarafından açılan itirazın iptali davası ve işbu davayla birlikte talep ettikleri ihtiyati tedbir bakımından; ihtiyatî tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyatî tedbir sebebinin ortaya çıkması ile tedbir konulmadığı takdirde hak kaybı yaşanacağının kuvvetle muhtemel olması, hakkın elde edilmesinin imkansızlaşabilecek olması, uzun süren yargılama nedeniyle ciddi bir zararın doğması ihtimalinin bulunması şartlarının gerçeklemiş bulunduğunu beyanla Yerel mahkemenin █████/2024 tarihli ihtiyati tedbir talebinin ve ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararının kaldırılmasını, yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda ihtiyati tedbir talebinin ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep; faturaya dayalı ihtiyati haciz/ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile her iki talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İİK'nın 257/1. fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258. maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüsüdür. Somut olayda; davacı tarafından dosyaya sunulan irsaliyeli ve imzalı fatura ile davalının, faturanın ilişkin olduğu yılda bağlı olduğu vergi dairesine verdiği BA formunda bildirilen alış miktarına göre alacağın varlığının yaklaşık olarak ispat edildiği, vadesinin geldiği ve rehinle teminat altına alınmadığı anlaşıldığından Mahkemece şartları oluşan ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca İlk derece mahkemesinin ara kararının kaldırılmasına, Dairemizce talep hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarih ve ████████ Esas sayılı ara kararının HMK 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce talep hakkında yeniden hüküm kurularak; 2-Davacının İhtiyati Haciz talebinin KABULÜ İLE; İİK'nın 257 ve müteakip maddeleri gereğince borçlunun 36.922,10 TL'lik borca yeterli miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA, 2-İhtiyati haciz talep eden alacaklı tarafından İİK 259. ve HMK 87. maddeleri uyarınca yukarıda belirlenen ve kabul edilen 36,922,10 TL alacak miktarının takdiren %20'sine tekabül eden 7.384,42 TL tutarında nakdi veya Mahkemece kabul edilecek kati, süresiz ve muteber banka teminat mektubunu ilgili İlk derece mahkeme veznesine depo etmesi halinde ihtiyati haciz kararının yetkili icra müdürlüğünce infaz edilmek üzere ihtiyati haciz isteyene verilmesine, 3-İİK'nın 261. maddesi uyarınca karar tarihinden itibaren on gün içinde infaz edilmemesi halinde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkmış sayılacağına, 4-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan 1.169,40 TL başvuru harcının hazineye gelir kaydına, 427,60 TL karar harcının talep halinde iadesine, 5-İstinaf yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine, 6-Artan gider avansı bulunması halinde davacıya iadesine, 7-Dava dosyası dairemize UYAP sistemi üzerinden elektronik dosya olarak gönderildiğinden, ilk derece mahkemesine UYAP sistemi üzerinden iade edilmesine, 8-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından davacı tarafa tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2025 tarihinde HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.