Anahtar kelimeler: Görüşü Koruma İstemlerinin Tedbirleri İstemi Hmknın Neticesinde Esastan Geçildi Sayisi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.DAVA
: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminatHÜKÜM
: Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasıDavalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı HMK'nın █████/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir.Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇİlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutuklama nedeniyle 100.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 18.903,57 TL maddi ve 12.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; hükümdeki maddi tazminat miktarının "13.998,06 TL" ve vekalet ücretinin "3.119,83 TL" olarak düzeltilmesi sureti ile istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı ve davalı vekillerinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİDavalı vekilinin temyiz sebepleri; usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olduğuna,davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının haksız tutuklama nedeniyle işten çıkarılmış olması sebebiyle alamadığı kıdem ve ihbar tazminatının maddi tazminata dahil edilmesi ve kazanç kaybının maaşı üzerinden hesaplanması gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarlarının eksik olduğuna ilişkindir.III. DAVANIN KONUSUİlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas-███████ Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan █████/2017 - █████/2017 tarihleri arasında 154 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün █████/2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile █████/2018 tarihinde tebliğ edildiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince hükmün maddi tazminat ve vekalet ücreti miktarı yönünden düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.IV. GEREKÇE VE KARARA. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;Karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının 58.800,00 TL olduğu, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulü ile 18.903,57 TL maddi ve 12.000,00 TL manevi davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; hükümdeki maddi tazminat miktarının "13.998,06 TL" olarak düzeltilmesi sureti ile istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi nedeniyle davalı aleyhine kabul edilen toplam tazminat miktarının 25.998,06 TL olması nedeniyle hükmün davalı açısından kesin olduğu görülmekle; davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak, 6100 sayılı HMK’nın 24.11.2016 tarih ve 6763 sayılı Kanun'un 42. maddesi ile değişik 362. maddesinin 1/a bendinde yer alan temyiz sınırı ve kabul edilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle, davalı vekilinin temyiz isteminin CMK'nın 298. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE;B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;1-Davacının tutuklandığı tarihte ... Amb. San ve Tic A. Ş.'de formen olarak çalıştığı ve iş sözleşmesinin █████/2017 tarihi itibariyle hakkında yürütülen soruşturma gerekçe gösterilerek feshedildiği anlaşılmakla; davacının iş sözleşmesinin getirtilerek sözleşmenin süreli veya süresiz olduğunun tespiti ile davacının çalışmaya devam etmesi halinde tutuklandığı tarihte kendisine aylık net ne kadar ödeme yapılacağı sorularak (bizzat çalışma veya performansa bağlı ödemeler hariç) sözleşme süreli ise; sözleşmenin bitmesi gereken süre ile sözleşmesinin feshedildiği tarih arasında tutuklu ise tutuklu kaldığı sürede davacının net ücreti üzerinden hesaplanacak miktar ile sözleşme süresinin bitimi ile tahliye olduğu tarih arasında tutuklu kaldığı süreye ilişkin olarak ise; 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret üzerinden hesaplanacak miktarın maddi tazminat olarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.2- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,3-Gerekçeli karar başlığında ''█████/2018" olan dava tarihinin ve duruşmaya katılıp görüş bildiren Cumhuriyet savcısının adının yazılmaması,Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,13.02.2025 tarihinde karar verildi.