Anahtar kelimeler: Benzinmotorin Dağıtıcı Beyaz Ton Petrol Onüçüncü Lisansı Lisansının Ksayılı Satışı

T.C.
D A N I Ş T A YONÜÇÜNCÜ DAİREEsas No
:█████████Karar No
:█████████TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ...KurumuVEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI)
: ... Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.VEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Dağıtıcı lisansı sahibi olan davacı şirket tarafından, Petrol Piyasası Dairesi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısı kapsamında başlatılan soruşturma sonucunda, 2018 yılı içerisinde 60.000 ton beyaz ürün (benzin-motorin) satışı yapmadığının tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 20. maddesinin 1. fıkrası uyarınca █████/2020 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere dağıtıcı lisansının iptal edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; her ne kadar davacı şirketin pazarlama projeksiyonunda beyan ettiği asgari yıllık 60.000 ton beyaz ürün (benzin, motorin) satışını 2018 yılında gerçekleştiremediği sabit ise de, bu fiilin karşılığı olarak 5015 sayılı Kanun'da açıkça dağıtıcı lisansının iptal edileceği hükmüne yer verilmeyerek idari yaptırım uygulanacağının belirtildiği, bu yaptırımın da nelerden ibaret olduğunun belirtilmediği, yine aynı Kanun'un idari yaptırımların düzenlendiği 20. maddesinde de bu fiilin karşılığının dağıtıcı lisansının iptali olduğuna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği, diğer taraftan anılan Kanun'un 19. maddesinde, 9. maddede belirtilen kısıtlamalara uyulmaması halinde idari para cezasının öngörüldüğü, dolayısıyla dağıtıcı lisansının iptal edilmesine yönelik işlemin cezaların kanuniliği ve belirliliği ilkelerine aykırı düştüğü anlaşıldığından, davacının dağıtıcı lisansının iptal edilmesine ilişkin dava konusu işlemin hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesince; dava konusu olayda, her ne kadar idareye verilen yönetmelikle düzenleme yapma yetkisi davalı idarece kullanılarak yapılan Yönetmelik düzenlemesinin Danıştay tarafından Kanun'a aykırılık taşımaması ve birel işlemlerin hukuka uygunluk denetiminin yargı organlarınca yapılabilecek olması gerekçesiyle hukuka uygun bulunmuş ise de, Yönetmelik düzenlemesiyle gönderme yapılan yasa hükmünde öngörülen yaptırımların birden fazla olduğu dikkate alındığında, davalı idareye tanınan takdir yetkisinin kullanımında, hangi durumlarda hangi yaptırımın uygulanacağı konusunda, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerinin gereği olan öngörülebilirliğin sağlaması ve eşitliğe aykırı ve keyfi uygulamaların önlenebilmesi bakımından, takdir yetkisinin kullanımında uygulanacak kriterlerin alt düzenleme veya Kurul kararlarıyla önceden belirlenerek ilan edilmesi gerektiği, ilgililerince önceden bilinmeyen ve net olmayan kriterlerle, hangi yıla ilişkin ne miktarda satışın baz alınacağı hususu belirsiz bırakılarak, "60.000 ton satış yükümlülüğünün yerine getirilmemesi fiili" gerçekleşen şirketlerden bir kısmının soruşturması sonlandırılırken, yasadaki en ağır yaptırım uygulanarak davacı şirketin lisansının iptaline karar verilmesinde, eşitlik, hukuki belirlilik ve hukuki güvenlik ilkelerine uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davalı idare tarafından, dağıtıcı lisansı sahiplerinin yıllık 60.000 ton beyaz ürünü satacak kapasite, donanım ve ekonomik güce sahip olmalarının gerekli olduğu, dava konusu işlemin petrol piyasası faaliyetlerinin istikrarlı bir şekilde sürdürülmesi, piyasaların sağlıklı ve düzenli işlemesi ile petrolün rekabet ortamı içerisinde kullanıcılara sunulması amacına yönelik olarak tesis edildiği, takdir yetkisi kullanılarak tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, Danıştay kararlarının da bu yönde olduğu, aynı minvalde 42 dağıtıcı lisansı sahibinin lisanslarının iptal edildiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davacı tarafından savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının Dairemiz kararındaki gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:MADDİ OLAY
:Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin, 2018 yılı içinde 60.000 ton beyaz ürün (benzin ve motorin) satışı yapmadığının tespit edilmesi üzerine davacı şirket hakkında soruşturma açılmış, davacı şirketten alınan savunmada ileri sürülen hususların mevzuata aykırı fiili haklı gösterecek gerekçeler olmadığı kanaatine varılarak, davacı şirketin 60.000 ton beyaz ürün satışı gerçekleştirmemesinin 5015 sayılı Kanun'un 9. maddesinin ikinci fıkrası ile Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 7. maddesinin yedinci fıkrasının (c) bendine ve 17. maddesinin ikinci fıkrasına aykırılık teşkil ettiğinden bahisle 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, davacı şirketin kamu kurum ve kuruluşları ile piyasaya karşı muhtemel yükümlülükleri dikkate alınarak, █████/2020 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere ... tarih ve ...sayılı dağıtıcı lisansının iptaline yönelik... tarih ve ...sayılı Kurul kararı alınmıştır.Anılan kararın iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.İLGİLİ MEVZUAT
:Anayasa'nın "Suç ve cezalara ilişkin esaslar" başlıklı 38. maddesinin birinci fıkrasında, "Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez." kuralı yer almaktadır.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Zaman bakımından uygulama" başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasında, "İşlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz." kuralına yer verilmiştir.5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanun'un amacının, yurt içi ve yurt dışı kaynaklardan temin olunan petrolün doğrudan veya işlenerek güvenli ve ekonomik olarak rekabet ortamı içerisinde kullanıcılara sunumuna ilişkin piyasa faaliyetlerinin şeffaf, eşitlikçi ve istikrarlı biçimde sürdürülmesi için yönlendirme, gözetim ve denetim faaliyetlerinin düzenlenmesini sağlamak olduğu belirtilmiştir."Lisansların tâbi olacağı usul ve esaslar" başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasında, "Petrol ile ilgili;a) Rafinaj, işleme, madeni yağ üretimi, depolama, iletim, serbest kullanıcı ve ihrakiye faaliyetlerinin yapılması ve bu amaçla tesis kurulması ve/veya işletilmesi,b) Akaryakıt dağıtımı, taşıması ve bayilik faaliyetlerinin yapılması,İçin lisans alınması zorunludur. Kurum, geliştireceği ilke ve ölçütler doğrultusunda, iletim ve işleme faaliyetlerinde lisans alma zorunluluğuna muafiyet getirebilir. Lisans vermede taahhüt üzerinden işlem yapılamaz."; dava konusu Kurul kararına ilişkin fiil tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan üçüncü fıkrasında, "Bu Kanun'a göre; lisansların verilmesi, güncelleştirilmesi, geçici olarak durdurulması veya iptaline ilişkin işlemler Kurumca yapılır. Lisansların verilmesinde pazara giriş açısından teknoloji, kalite, güvenlik, hizmet ve teşebbüsün sürdürülebilirliği dikkate alınır, bayi sayısı, depolama kapasitesi (işletme stok kapasitesi hariç) konularında sayısal büyüklüklerle sınırlama yapılmaz."; dokuzuncu fıkrasında, "Kurum, bu Kanun'da tanınan yetkiler dahilinde;a) Lisans gerektiren faaliyet ve/veya işlemlerin kapsamları,b) Lisans ile kazanılan hak ve üstlenilen yükümlülükler,c) Lisans kapsamındaki faaliyetlerin kısıtlanması,d) Faaliyetin yürütülmesine ilişkin olarak özel şartlar belirlenmesi,Konularında düzenlemeler yapmaya yetkilidir." kurallarına yer verilmiştir.7. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Dağıtıcılar, yıllık pazarlama projeksiyonları yapmak ve detayları ile her yıl Kuruma Şubat ayı içinde vermekle yükümlüdür. Yıl içinde, üçer aylık dönemlerde projeksiyonlarının gerçekleşme değerlemesini yaparak Kuruma; Ocak, Nisan, Temmuz, Ekim aylarında verir ve projeksiyonlarında oluşan yüzde ondan fazla artış ve eksilişleri açıklarlar."; 9. maddesinin ikinci fıkrasında, dağıtıcıların, lisans başvurularında asgarî yıllık 60.000 ton beyaz ürün (benzin, motorin) dağıtım projeksiyonu ile bayi bilgilerini Kuruma vermek zorunda oldukları kuralları yer almıştır.5015 sayılı Kanun'un dava konusu Kurul kararına ilişkin fiil tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 20. maddesinin birinci fıkrasında, "Lisans sahibi kişiler hakkında, bu Kanun'a, bu Kanun'a göre yürürlüğe konulmuş yönetmeliklere, Kurumun yazılı talimatlarına veya lisanslarına kayıtlı hususların herhangi birine riayet edilmediği takdirde, Kurum tarafından ön araştırma veya soruşturma başlatılır. Ayrıca, ilgiliye onbeş gün içerisinde aykırılıkların giderilmesi, aksi halde bahse konu piyasa faaliyetlerinin geçici bir süre için durdurulabileceği veya doğrudan doğruya iptal yaptırımının uygulanacağı ihbar edilir. Bu ihbara rağmen onbeş günlük sürenin bitiminde aykırılıklar giderilmezse, Kurum piyasa faaliyetini otuz günden az, yüzseksen günden çok olmamak üzere geçici olarak durdurur. Geçici durdurma süresince, tehlikeli eylemin veya kötüniyetin veya ürünlerde zarar oluşmasının önlenmesi ile faaliyetin durdurulmasına neden olan durumun ortadan kaldırılmasına ilişkin faaliyetler dışında hiçbir piyasa faaliyeti yapılamaz. Lisans iptalleri Kurumca yapılacak soruşturma neticesine göre karara bağlanır." kuralı yer almıştır.Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin "Lisans Başvurusu" başlıklı 7. maddesinin yedinci fıkrasının (c) bendinde, dağıtıcı lisans başvurusunda maddede belirtilenlere ek olarak, dağıtıcı lisansları için pazarlama projeksiyonunda beyaz ürün (benzin ve motorin) niteliğindeki akaryakıtın yıllık satış hedefinin en az 60.000 ton olmasının aranacağı kuralına yer verilmiştir.Anılan Yönetmeliğin dava konusu Kurul kararına ilişkin fiil tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 17. maddesinin ikinci fıkrasında, "Dağıtıcı lisansı sahipleri asgarî yıllık 60.000 ton beyaz ürün (benzin, motorin) dağıtımı yapabilecek kapasite, donanım ve ekonomik güce sahip olmak zorundadır. Hukuken geçerli bir nedene dayanmaksızın, pazarlama projeksiyonunda beyan edilen asgarî yıllık 60.000 ton beyaz ürün (benzin, motorin) satışını gerçekleştiremediği tespit edilen dağıtıcılar hakkında Kanun'un ilgili maddeleri gereği idari yaptırım uygulanır. Dağıtıcı lisansı sahiplerinin asgarî yıllık 60.000 ton beyaz ürün (benzin, motorin) satış yükümlülüğünün izlenmesinde, lisansının yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dağıtıcı lisansı sahiplerine bir yıl süreyle geçiş dönemi tanınır. Söz konusu yükümlülüğün ifasına ilişkin esas dönemler, geçiş döneminin sona erdiği tarihi izleyen takvim yılları dikkate alınarak belirlenir. Asgarî yıllık 60.000 ton beyaz ürün (benzin, motorin) satış yükümlülüğünün değerlendirilmesinde, dağıtıcıların kendi aralarında yaptıkları akaryakıt ticaretine ve ilgili ve diğer mevzuat kapsamında yapılan akaryakıt ihracatına ilişkin miktarlar dikkate alınmaz." kuralı yer almıştır.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:█████/2021 tarih ve 31470 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7138 sayılı Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 6. maddesi ile 5015 sayılı Kanun'un 3. maddesine eklenen onüçüncü fıkrada, "Kurum, lisans sahipleri için bayilik teşkilatı oluşturma ve asgarî satış miktarı sağlama şartları da dâhil olmak üzere teknoloji, kalite, güvenlik, hizmet ve teşebbüsün sürdürülebilirliğine ilişkin olarak teknik, ekonomik kriterler ve özel şartlar belirleyebilir. Belirlenen kriter ve şartları sağlayamayanların lisansı sona erdirilir. Bu fıkrada yer alan hususlara ilişkin düzenlemeler Kurumca çıkarılan yönetmelikle yapılır." kuralı yer almıştır.Anılan Kanun değişikliği gerekçesinde ise, "Yapılan düzenleme ile 5015 sayılı Kanunla halihazırda Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna verilmiş olan lisans sahiplerinin faaliyetlerine ilişkin özel şart, teknik ve ekonomik kriter, bayilik teşkilatı, depolama kapasitesi gibi hususları belirleme yetkisine yönelik uygulamaların netleştirilmesi amaçlanmaktadır. Böylece bayilik teşkilatı oluşturma, asgarî satış miktarı ve benzeri hususlara ilişkin yükümlülüklerin serbest piyasa ekonomisi temelinde makul seviyelerde tutularak, kademeli bir şekilde belirlenebilmesi mümkün olabilecektir. İlave olarak, piyasada katma değer üreten ve yatırım yapan lisans sahiplerine, yükümlülüklerini yerine getirmeleri hususunda esnek yapıların oluşturulabilmesi olanaklı hale gelecektir. Bu hükümlerle 5015 sayılı Kanun'un amaç maddesinde belirtilen güvenli ve istikrarlı piyasa yapısı güçlendirilirken rekabet ortamının korunması hedeflenmektedir." açıklamalarına yer verilmiştir.Söz konusu Kanun değişikliği sonrasında, █████/2021 tarih ve 31505 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 4. maddesiyle Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 17. maddesinin ikinci fıkrası değiştirilerek, "Dağıtıcı lisansı sahiplerinin, lisans alınmasını takip eden ikinci takvim yılında asgarî 20.000 ton, üçüncü takvim yılında asgarî 30.000 ton, dördüncü takvim yılında asgarî 40.000 ton, beşinci takvim yılından itibaren ise yıllık asgarî 60.000 ton beyaz ürün (benzin ve motorin) satışını gerçekleştirmesi zorunludur. Asgarî satış yükümlüğünü yerine getirmeyen dağıtıcı lisansı sahibinin lisansı sona erdirilir. Asgarî satış yükümlüğünün %10 veya daha az sapma ile yerine getirilememesi durumunda ise lisans sona erdirilmeksizin izlemeye alınır ve bir sonraki takvim yılındaki asgarî satış yükümlülüğünün yerine getirilmemesi durumunda ilgilinin lisansı sona erdirilir, yerine getirilmesi durumunda ise izleme kaldırılır. Asgarî satış yükümlülüğünün değerlendirilmesinde, dağıtıcıların kendi aralarında yaptıkları akaryakıt ticaretine ve ilgili ve diğer mevzuat kapsamında yapılan akaryakıt ihracatına ilişkin miktarlar dikkate alınmaz." kuralına yer verilmiş, ayrıca, anılan Yönetmelik değişikliği kapsamında, Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'ne, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte dağıtıcı lisansı bulunan kişiler bu Yönetmeliğin 17. maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması açısından bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla yeni lisans almış olarak değerlendirilir.” şeklinde Geçici 28. madde eklenmiştir.İdari yaptırımlar, idarenin bir yargı kararına gerek olmadan kanunların verdiği yetkiye dayanarak idare hukuku ve bazı ceza hukuku ilkelerini dikkate almak suretiyle idari işlemlerle uyguladığı yaptırımlardır. Bu itibarla idari yaptırımlar cezai nitelikleri olan idari işlemlerdir. Bu anlamda idari yaptırımların iki belirgin özelliğinden biri idari işlem olmaları, diğeri ise cezalandırıcı nitelik barındırmalarıdır.İdari yaptırımların cezai nitelikleri ve bu anlamda ceza hukukunu ilgilendiren yönleri mevcut olduğundan, bunların idare tarafından uygulanması ve yargısal denetimi açısından klasik idari işlemlerden ayrıldığı da açıktır. Bu çerçevede, suç ve cezaların kanuniliği, lehe olan kanunun uygulanması gibi ilkelerin idari yaptırımlar alanında da uygulanması gerekir.Ceza hukukunun temel ilkelerinden olan suçta ve cezada kanunîlik ilkesinin idari yaptırımlar açısından da uygulanması, hangi fiillerin idari yaptırım gerektirdiğinin kanunda açıkça tanımlanması, bunun doğal sonucu olarak bir fiile yaptırım uygulanabilmesi için yaptırım uygulanacak fiilin belirli olması ve kıyas yoluyla yaptırıma başvurulmaması gerekmektedir. Bu ilkenin doğal bir sonucu ise, ceza öngören kanunları lehe olmadıkça geçmişe etkili olarak uygulama yasağıdır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinde öngörülen, bir suçun işlendiği zamanki kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun hükümlerinin birbirinden farklı olması halinde failin lehine olan kanunun uygulanması şeklinde ifadesini bulan lehe uygulama ilkesinin de idari yaptırımlar açısından uygulanması gerekmektedir.O halde, idari işlemin yargısal denetimi açısından işlemin tesis edildiği andaki hukuki duruma göre değerlendirme yapılması kural olmakla beraber, idari yaptırımlar alanında, ihlâlin vaki olduğu tarihten sonra yürürlüğe giren kanun, fiili, ihlal konusu olmaktan çıkarıyorsa veya o fiil için öngörülen yaptırımı azaltıyorsa ilgili kurallar geçmişe etkili biçimde uygulanacak, yargısal denetim de bu çerçevede yapılacaktır.Bununla birlikte idari yaptırımlar bakımından ceza verilmesinin dayanağı kuralın yürürlükten kaldırılması veya lehe düzenleme yapılması yoluyla ortaya çıkan yeni hukukî durumun dikkate alınabilmesi, uyuşmazlık konusu fiilin işlendiği tarihten sonra yürürlüğe giren ve önceki düzenlemeye göre failin lehine olan düzenlemenin olayda uygulanabilmesi için tesis edilen işlemin idari yaptırım niteliğinde olması gerekmektedir.Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 17. maddesinin ikinci fıkrasında yapılan düzenleme ile, yıllık asgarî 60.000 ton beyaz ürün satışını gerçekleştiremediği tespit edilen dağıtıcılar hakkında Kanun'un ilgili maddeleri gereğince idari yaptırım uygulanacağı kurala bağlandığından, bu şartın yerine getirilmemesi nedeniyle davacı şirketin dağıtıcı lisansının iptaline ilişkin işlemin cezai nitelik taşıdığı ve idari yaptırım niteliğinde bir işlem olduğu sonucuna varılmıştır.Belirtilen çerçevede yapılan incelemede, dava konusu Kurul kararına ilişkin fiil tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 17. maddesinin ikinci fıkrasında, hukuken geçerli bir nedene dayanmaksızın, pazarlama projeksiyonunda beyan edilen asgari yıllık 60.000 ton beyaz ürün satışını gerçekleştiremediği tespit edilen dağıtıcılar hakkında Kanun'un ilgili maddeleri gereği idari yaptırım uygulanacağı belirtilmiş olup; █████/2021 tarih ve 31505 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 4. maddesiyle Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliğinin 17. maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklikle, dağıtıcı lisansı sahiplerinin, lisans alınmasını takip eden ikinci takvim yılında asgari 20.000 ton, üçüncü takvim yılında asgari 30.000 ton, dördüncü takvim yılında asgari 40.000 ton, beşinci takvim yılından itibaren ise yıllık asgari 60.000 ton beyaz ürün satışını gerçekleştirmesinin zorunlu olduğu; Geçici 28. maddesinde ise, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte (█████/2021) dağıtıcı lisansı bulunan kişilerin, bu Yönetmeliğin 17. maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması açısından bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla yeni lisans almış olarak kabul edileceği kurala bağlanmak suretiyle, yıllık asgari beyaz ürün satış yükümlülüğü, dağıtıcı lisansının alınmasını takip eden ikinci takvim yılından itibaren kademeli olarak arttırıldığından, beşinci takvim yılından itibaren yıllık asgari 60.000 ton beyaz ürün satışının gerçekleştirilmesi gerektiğinden ve █████/2021 tarihi itibarıyla dağıtıcı lisansı bulunan kişiler yeni lisans almış olarak değerlendirileceğinden, Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nde yapılan söz konusu değişikliklerin davacı şirketin lehine olduğu sonucuna varılmıştır.Bu itibarla, davacı şirketçe, 2018 yılına ilişkin asgari 60.000 ton beyaz ürün satış yükümlülüğünün yerine getirilmediği ve bu yükümlülüğün yerine getirilmemesine ilişkin hukuken kabul edilebilir bir gerekçe sunulamadığı açık ise de, █████/2021 tarih ve 31505 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nde yapılan değişiklikler davacı şirketin lehine olduğundan ve bu değişikliklerin davacı şirkete de uygulanması gerektiğinden, davacı şirketin dağıtıcı lisansının iptaline ilişkin █████/2020 tarih ve 9287-1 sayılı Kurul kararında hukuka uygunluk, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Davalının temyiz isteminin reddine,2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA,3. Davalı idare harçtan muaf olduğundan temyiz aşamasında yatırılan toplam ...-TL harcın istemi halinde davalıya iadesine,4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.