Anahtar kelimeler: Derecemahkemesi Afyonkarahisar Hiyerarşik Yapısına Sıfatı Silahlı Tmknın Edenin Görüşü Bağlantı

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECEMAHKEMESİ
: Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.01.2021 tarih ve ███████ E. - ███████ K.SUÇ
: Silahlı terör örgütüne yardım etmeHÜKÜM
: TCK'nın 314/3 ve 220/7 maddeleri yollamasıyla 314/2, 220/7, TMK'nın 5/1, TCK'nın 62, 53 ve 63 maddeleri uyarınca kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaBölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;Örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna dair herhangi bir bağlantı tespit edilemeyen sanığın, aşamalardaki savunmalarının aksine örgüt liderinin talimatı doğrultusunda terör örgütüne yardım etmek kastı ile örgütle iltisaklı bankaya para yatırdığına ve bankacılık işlemleri yaptığına dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında, mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.12.2024 oy çokluğuyla, 23.12.2024 tarihinde karar verildi.KARŞI OYSayın çoğunluğun “Örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna dair herhangi bir bağlantı tespit edilemeyen sanığın, aşamalardaki savunmalarının aksine örgüte bilerek ve isteyerek yardım ettiğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında, mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi” gerekçesine tarafımızdan iştirak edilmemiştir.İncelenen dosya kapsamından;Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 18.04.2019 tarih ve █████████ Esas sayılı iddianamesiyle sanık hakkında “örgüte üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme” suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Konya 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.09.2019 tarih ve ████████ E. - ████████ K. sayılı ilamıyla sanık hakkında “örgüte üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme” suçundan mahkumiyetine karar verildiği, bu karara karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 08.01.2020 tarih ve █████████ E. - ███████ K. sayılı kararıyla “istinaf başvurusunun esastan reddine” dair karar verildiği, sanık müdafiinin yasal süresi içerisinde anılan kararı temyiz ettiği anlaşılmaktadır.Somut uyuşmazlığı oluşturan tartışmanın konusunu; “sanığın dosya kapsamına yansıyan eyleminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yardım suçunu oluşturup oluşturmayacağı" hususu oluşturmaktadır.Somut olay irdelendiğinde;Oluş, mahkeme kabulü, sanık savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna yönelik tam olarak şüpheleri ortadan kaldıracak kanaat edinilemeyen ancak dinlenen tanık beyanlarından FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile sempati düzeyinde bağlantısı olan sanığın, "örgüt liderinin talimatına uyar şekilde, örgütsel amaçla örgütle iltisaklı Asya Katılım Bankasına (Bankasya) para yatırma ve örgüt içi tayin şeklindeki eylemlerinin bugüne kadar Yargıtay 16. Ceza Dairesi(kapatılan) ve 3. Ceza Dairesinin istikrarlı ve süreklilik gösteren kararlarından da görüleceği üzere "örgüte yardım suçunu" oluşturacağından sayın çoğunluğun “beraate yönelik” bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.