Anahtar kelimeler: Bam Esaskarar Başkan Yazim Konya Katip Üye Tesis Başvurması Karara

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .......

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: .......
KARAR NO
: .......
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
: ....... (..........)
ÜYE
: ....... (..........)
ÜYE
: ....... (..........)
KATİP
: ....... (..........)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: .......... Esas .......... Karar
DAVACI
: ..........
VEKİLİ
: Av. .......
İSTİNAF EDEN DAVALI
: .......
VEKİLLERİ
: Av........ & Av........ Av. ....... Av. ....... Av. .......
DAVA
: İtirazın İptali
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ
: █████/2025
YAZIM TARİHİ
: █████/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .......... Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında █████/2024 tarihinde tesis edilen karara karşı, davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili idare tarafından Konya.... İcra Müdürlüğü'nün .......... Esas numaralı dosyası ile başlatılan takibe karşı davalı tarafın itirazları yersiz ve dayanaksız olup bu itirazın iptalinin gerekmekte olduğunu, müvekkili idare ile .......... arasında yapılan .......... Köşkünde bulunan .......... numaralı taşınmazlara ait kira sözleşmelerinden dolayı, davalı banka tarafından müvekkili idareye █████/2017 tarihli .......... ve .......... numaralı kesin teminat mektupları verildiğini, kesin teminat mektuplarında .......... ile müvekkili İdare arasında ortaya çıkacak herhangi bir uyuşmazlık ve bunun akıbet ve kanuni sonuçları dikkate almaya gerek kalmaksızın yukarıda yazılı tutarı ilk yazılı talep üzerine derhal ve gecikmeksizin müvekkili idareye veya emrine nakden ve tamamen ve talep tarihinden ödeme tarihine kadar geçen sürelere ait kanuni faiziyle ödeneceğinin davalı banka tarafından taahhüt edildiğini, ..........'ın kiracısı olduğu .......... nolu taşınmazların kira bedellerini ödememesi üzerine müvekkili idare tarafından Konya.... İcra Müdürlüğü'nün .......... E. ve .......... Esas numaralı dosyaları ile tahliye talepli icra takibi yapılmış icra takibine borca itiraz edilmesi üzerine itirazın kesin kaldırılması ve kiracının tahliyesi için Konya.... İcra Hukuk Mahkemesi'nin .......... E. ve .......... E. sayılı dosyaları ile dava açıldığını, Konya.... İcra Hukuk Mahkemesi'nin .......... E. .......... K. sayılı ve .......... E. .......... K. sayılı kararları ile davaların kabulüne, icra takiplerine yapılan itirazların kaldırılmasına, davalara konu taşınmazlardan (.......... nolu taşınmazlar) ..........'ın tahliyesine karar verildiğini, tahliye kararları sonrasında müvekkili İdare tarafından .......... nolu taşınmazlara ilişkin .......... ile imzalanan kira sözleşmeleri █████/2019 tarihli itibariyle feshedilmiş ve bu durum ..........'a bildirilmiş olup, söz konusu .......... nolu taşınmazlar .......... tarafından boşaltılarak müvekkili idareye teslim edildiğini, davalı banka tarafından verilen █████/2017 tarihli, mektup numaraları .......... ve .......... olan kesin teminat mektuplarının nakde çevrilmesi şartlarının gerçekleştiğini, müvekkili İdare tarafından yapılan nakde çevirme talebi, iş bu talep yazısının yazıldığı gün yani █████/2019 tarihinde ......... Bankası Konya Şubesi'ne tebliğ edildiğini, ancak davalı banka tarafından bu talebin yerine getirilmemesi üzerine, müvekkili İdare tarafından....... Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı'nın █████/2019 tarihli ....... sayılı yazısı ile daha önce yazılan yukarıda belirtilen .......sayılı yazı ile tutulup .......... Bankası Konya Şubesine ikinci bir yazı yazılarak, nakde çevirme ikinci kez talep edilmiş ve faiz de istenilmiş ve bu talep █████/2019 tarihinde .......... Bankası Konya Şubesine tebliğ edildiğini, kesin teminat mektuplarının hangi şubeden nakde çevrilmesi talep edilirse edilsin, yani şube fark etmeksizin gecikmeksizin nakde çevrilmesi gerekirken ........... Bankası A.Ş. Konya Şubesi tarafından █████/2019 tarihli yazısıyla Kulu şubesiyle irtibata geçilmesi gerektiği bildirildiğini, bunun üzerine 3. kez teminat mektuplarının nakde çevrilmesi talep edildiği ve .......... Bankası A.Ş. Kulu Şubesi tarafından █████/2019 tarihli yazısıyla kesin teminat mektupları bedellerinin █████/2019 tarihinde eft ile gönderildiğini müvekkili idareye bildirildiğini, müvekkili İdare tarafından ....... Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı'nın █████/2019 tarihli.......sayılı yazısıyla kesin teminat mektuplarının nakde çevrilmesi dördüncü kez talep edildiğini, .......... Bankası A.Ş. Kulu Şubesi tarafından müvekkili İdareye yazılan bu yazı ile müvekkili İdare'nin taleplerine rağmen, kesin teminat mektuplarının banka tarafından nakde çevrilmediği açıkça kabul edildiğini, müvekkili İdare tarafından nakde çevrilmeleri defalarca talep edilen, ancak borçlu banka tarafından bu taleplere rağmen nakde çevrilmeyen █████/2017 tarihli .......... ve .......... numaralı kesin teminat mektuplarının faiziyle birlikte tahsili için Konya.... İcra Müdürlüğü'nün .......... E. sayılı dosyası ile Türkiye .......... Bankası A.Ş. aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine icra takibinin durduğunu, dava açılmadan önce dava şartı olan arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak yapılan görüşmeler neticesinde bir anlaşmaya varılamadığını beyan ederek, müvekkili İdarenin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulü ile, davalı tarafın Konya.... İcra müdürlüğünün .......... Esas numaralı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalı tarafın müvekkili İdare alacağını % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ile birlikte ödemeye, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ihtilaf konusu olan husus dava konusu teminat mektubu bedellerinin davacı tarafından tazmin talebinde bildirilen hesaba ödenmiş olmasına rağmen, davacının mükerrer şekilde müvekkili bankadan talepte bulunması olduğunu, mükerrer tahsilat amacı taşıyan, itiraz etmiş oldukları icra takibi ve iş bu itirazın iptali talebiyle açılan dava usul ve hukuka aykırı olup reddi gerekmekte olduğunu, dava dışı müvekkili Banka müşterisi .......... müvekkili Banka'dan; muhatabının .......... İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı olacağı 27.000,00 TL. ve 22.275,00 TL. bedelli 1 yıl süreli iki ayrı teminat mektubu talebinde bulunduğunu, talep üzerine müvekkili banka tarafından talepte belirtilen hususlara uygun şekilde iki ayrı teminat mektubu düzenlendiğini, müvekkili banka tarafından tazmin talebinin yerine getirilebileceğinin tespiti üzerine, mektup bedellerinin müvekkili banka hesabından bildirilen hesaba ödenmesi ve ardından müşterisi olan mektup lehtarı ..........'a rücu edilmesi yerine, mektup bedelleri doğrudan lehtar .......... hesabından ödendiğini, dava konusu her iki teminat mektubu bedelinin de davacı tarafından bildirilen hesaba açıkça ".......... nolu teminat mektubu bedeli" ve " .......... nolu teminat mektubu bedeli" açıklamaları ile ödendiği sabit olduğunu, her iki ödeme işleminde yer alan açıklamalar ve işlem bedelleri ödemelerin teminat mektupları tazmin talebi gereği yapıldığını ispat etmekte olduğunu, davacı taraf her iki mektup bedelini de tahsil etmiş olup, iş bu hesabına alacak geçen tutarları kullandığını, bu kapsamda, davacının tazmin ettiği mektup bedellerini bir kez daha tahsil etmek amacıyla, mükerrer ödeme talepli, sebepsiz zenginleşme amacı taşıyan sonraki taleplerinin, müvekkili banka hakkında başlattığı icra takibinin ve iş bu davanın haksız ve hukuka aykırı olduğu sabit olduğunu, tazmin talebi gereği müvekkili banka kendi hesabından ödeme yaparak mektup lehtarı müşterisine rücu etmek yerine ödeme direkt olarak lehtar hesabından yapıldığını bu işlem, davacının mektup bedellerini tahsil ettiği gerçeğini değiştirmediğini, müvekkili bankanın rücu hakkını bu şekilde kullanması tazmin talebi gereği "ödeme ve rücu" yerine tek bir işlemle "lehtar hesabından ödeme" ile talebi sonuçlandırması hiç bir şüphesiz ki davacıya mükerrer şeklide talepte bulunma hakkı vermediğini, öncelikle ihbar talebi gereği davanın ..........'a ihbarına, haksız ve yersiz davanın reddini, davacı hakkında dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: İlk derece mahkemesince; "....Mahkememizce hükme esas alınan █████/2023 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davalı banka tarafından düzenlenen teminat mektubunun içeriğine bakıldığında “...tutarı ilk yazılı talebinize derhal ve gecikmesin idarenize veya emrir nakden ve tamamen ve talep tarihinden ödeme tarihine kadar geçen günlere ait kanuni faiz ile birlikte ödeyeceğimizi'' olarak düzenlenmiş olduğu, bu nedenle ..........'nce 13.06.2019 tarihindeki ilk tanzim talebi itibariyle Türkiye .......... Bankası A. in ilgili mektup bedellerini ..........'nin belirtmiş olduğu hesabına ödenmesi, akabinde banka müşterisi olan dava dışı ..........'tan bu tutarları talep etmesi gerektiği, dava dışı asıl borçlu ..........'ın kiralamış olduğu işyerleri ile ilgili olarak; .......... tarafından başlatılan ve kesinleşmiş olan icra takipleri olması nedeniyle 21.06.2019 tarihinde teminat mektubu açıklaması ile göndermiş olduğu EFT tutarlarının ilgili borçlarına mahsup edilmiş olunabileceği, ancak dava dışı ..........'ın borcu ile ilgili dava dosyasına sunulmuş bir belge bulunmadığı, bunun teminat mektubu tazmini için de gerekli olmadığı, dava konusu mektup tazmini için lehine mektup tanzim edilen dava dışı ..........'ın ödemiş olduğu tutar konusunun bu davanın konusu olamayacağı, davacı ..........'nün Türkiye .......... Bankası A.Ş.'nin dava dışı .......... lehine verilen .......... ve .......... olan teminat mektuplarından dolayı T.C. Konya.... İcra Müdürlüğü'nün 31.10.2019 tarih .......... Esas sayılı ilamsız takip dosyasından 49.275,00 TL. asıl alacak, 1.701,00 TL. işlemiş kanuni faizi olmak üzere toplam 28.029,25 TL olarak alacaklı bulunduğu...." gerekçesiyle davanın kabulüne, Konya....İcra Müdürlüğü'nün .......... esas sayılı dosyasından yapılan itirazın iptali ile 49.275,00 TL asıl alacak, 1.701,00 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 50.976,00 TL üzerinden takibin devamına, kabul edilen 49.275,00 asıl alacak üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu olay sadece kronolojik olarak açıklandığında dahi; ilk derece mahkemesi tarafından uyuşmazlığın aydınlatılamadığı, eksik ve hatalı değerlendirme ile hüküm kurulduğunu, nitekim; dava konusu teminat mektubu bedellerinin davacı tarafından bildirilen hesaba alacak geçildiğini, müvekkili banka tarafından tazmin talebinin yerine getirilebileceğinin tespiti üzerine; mektup bedellerinin müvekkili banka hesabından bildirilen hesaba ödenmesi ve ardından müşterisi olan mektup lehtarı ..........'a rücu edilmesi yerine; mektup bedellerinin doğrudan lehtar .......... hesabından ödendiğini, bu ödeme işleminde alacaklı taraf davacı olmakla işlem tutarı da dava konusu olan teminat mektubunun bedelleri olduğunu, ödeme işleminin de müvekkili banka tarafından gerçekleştirildiğini, tazmin talebi üzerine gereği gerçekleştirilen bu ödeme işlemleri davacı tarafından bildirilen hesaba açıkça ".......... no.lu teminat mektubu bedeli" ve ".......... no.lu teminat mektubu bedeli" açıklamaları ile ödendiğini, her iki ödeme işleminde yer alan açıklamalar ve işlem bedelleri ödemelerin teminat mektupları tazmin talebi gereği yapıldığını ispat ettiğini, müvekkili banka tarafından bu hususun davacıya 23.08.2019 ve 17.09.2019 tarihli yazıları ile de bildirildiğini, sonuç olarak; davacı taraf her iki mektup bedelini de tahsil etmiş olup işbu hesabına alacak geçen tutarları kullandığını, bu kapsamda davacının tazmin ettiği mektup bedellerini bir kez daha tahsil etmek amacıyla mükerrer ödeme talepli, sebepsiz zenginleşme amacı taşıyan sonraki taleplerinin, müvekkili banka hakkında başlattığı icra takibinin ve işbu davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili banka tarafından dava konusu teminat mektubu tazmin taleplerinin yerine getirildiğini ve davacı hesabına ".......... no.lu teminat mektubu bedeli" ve ".......... no.lu teminat mektubu bedeli" açıklamaları ile ödemelerin gerçekleştirildiğini, dava konusu olayda en temel husus, davacı tarafın dava konusu teminat mektuplarına dayanan tazmin taleplerinin yerine getirilmiş olması olduğunu, müvekkili banka tarafından bu tazmin talebinin yerine getirilmesindeki operasyonel süreçleri, müşterisine rücu için yaptığı hesaben işlemleri davacının etki ve müdahalesinin olabileceği ve hatta daha da ileri giderek hak iddia edebileceği bir konu olmadığını, tazmin talebi gereği müvekkili banka kendi hesabından ödeme yaparak mektup lehtarı müşterisine rücu etmek yerine ödeme direkt olarak lehtar hesabından yapıldığını, bu işlemin davacının mektup bedellerini tahsil ettiği gerçeğini değiştirmediğini, müvekkili bankanın rücu hakkını bu şekilde kullanması, tazmin talebi gereği "ödeme ve rücu" yerine tek bir işlemle "lehtar hesabından ödeme" ile talebi sonuçlandırması hiç şüphesiz ki davacıya mükerrer şekilde talepte bulunma hakkı vermediğini, bu işlem süreci müvekkili banka kendi alanında kalmakla ne davacının ne de mahkemenin tazmin sürecindeki bu işlemlere etki ve dahli söz konusu olamayacağını, bilirkişi raporu ile de müvekkili banka tarafından davacının talebi üzerine teminat mektuplarının tazmin sürecinin tamamlandığı ve mektup bedellerinin davacı hesabına alacak geçildiğinin sabit olduğunu, ilk derece mahkemesi kararının davacıya mükerrer ödeme yapılmasına ve bu nedenle de sebepsiz zenginleşmesine neden olacağını, tazmin talebi gereği müvekkili banka kendi hesabından ödeme yaparak mektup lehtarı müşterisine rücu etmek yerine ödemenin direkt olarak lehtar hesabından yapıldığını, bu işlemin davacının mektup bedellerini tahsil ettiği gerçeğini değiştirmediğini, müvekkili bankanın rücu hakkını bu şekilde kullanması, tazmin talebi gereği "ödeme ve rücu" yerine tek bir işlemle "lehtar hesabından ödeme" ile talebi sonuçlandırması hiç şüphesiz ki davacıya mükerrer şekilde talepte bulunma hakkı vermediğini, davacının bir müdahalesi yada hak iddia edebileceği işlemin ne şekilde yapılmasına karışabileceği bir alan olmadığını, kaldı ki; davacının tazmin talep ve tahsil hakkı başta olmak üzere hiç bir hak kullanımına da etkisi bulunmadığını, ilk derece mahkemesi kararı davacının sebepsiz zenginleşmesine neden olurken diğer yandan da bu ilişkide fakirleşen tarafın dava dışı mektup lehtarı olacağını, tazmin talebiyle ilgili ödeme işleminin muhatabı ilgilendiren kısmı talebe konu tazmin bedelinin zamanında ve eksiksiz olarak muhataba iletilip iletilmediği hususunda olduğunu, bu ödemenin öncelikle lehtar hesabından mı yoksa banka hesabından mı yapıldığı konusu muhatap ile değil lehtar ve banka arasındaki ilişkiyi ilgilendirdiğini, aksine bir değerlendirmenin, yukarıda açıklandığı üzere sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını, teminat mektubu ilişkisinde muhatap banka olan müvekkil banka sorumluluğu, usulüne uygun bir talep halinde, mektup ile teminat altına alınan risk gerçekleşmiş ise temin edilen bedel olan mektup bedelinin ödenmesi ile sınırlı olacağını, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının faiz hükmü yönünden de usul ve hukuka aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava; kira sözleşmesinden kaynaklanan alacağın teminatı olarak verildiği öne sürülen teminat mektubunun tahsili nedeniyle yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 10.11.2015 tarih ██████████ Esas ██████████ Karar sayılı ilamında; "....Teminat mektubu, mevzuatımızda açıkça düzenlenmemiştir. Pozitif bir temele dayanmayan teminat mektubu kurumu, ticari hayatın bir gereği olarak ve sözleşme serbestisi kapsamında vücut bulmuştur. Muhatap, lehtar ve .......... eden olmak üzere bünyesinde üçlü bir ilişki içeren teminat mektubu, (doktrinde tartışmalar mevcut olmakla birlikte) esas olarak üçüncü kişinin fiilini taahhüt niteliğinde olması nedeniyle bir tür .......... sözleşmesidir. 11.06.1969 Tarih 1969-4 Esas-1969-6 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da teminat mektubunun mahiyeti itibariyle BK'nın 110. maddesinde sözü edilen üçüncü kişinin fiilini taahhüt niteliğinde bir .......... sözleşmesi olduğu kabul edilmiştir. Dairemizin yerleşik uygulamasında da teminat mektubunun BK'nın 110. maddesi çerçevesinde bir .......... sözleşmesi olduğu yönü benimsenmiştir. Banka teminat mektubu ile .......... eden banka, kayıtsız ve şartsız bir ödeme yükümlülüğü altına girmemekte, aksine üçüncü kişi durumunda bulunan lehtarın edimini ifa etmemesi ya da sair rizikoların ortaya çıkması halinde muhatabın uğrayacağı zararları teminat altına almayı amaçlamaktadır...." hususunun belirtildiği,
Davacının teminat mektuplarını nakde çevrilmesi amacıyla Konya....İcra Müdürlüğü'nün .......... esas sayılı dosyasında yaptığı takibe davalının yaptığı itirazın iptalini talep ettiği, dava konusu teminat mektuplarında lehtar gözüken ..........'ın hesabından davacıya gönderilen havalelerde açıkça teminat mektubu bedeli olduğunun belirtildiği, davalı bankanın lehtarın hesabından teminat mektubu bedellerini ödemesine engel bir düzenlemenin bulunmadığı, bunun lehtar ile bankayı ilgilendirdiği, teminat mektubu bedelinin lehtar tarafından da ödenebileceği, bu nedenle davacının davasının reddine ve davacının kötüniyetli takip yaptığı ispat edilemediğinden davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından davalının istinaf başvuru talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince davanın reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine ilişkin yeniden hüküm kurulması gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A) Davalının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarih .......... Esas .......... Karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA,
1-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 870,55 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
2-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvuru harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
B) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince davacının talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
3-Davacı kurum harçtan muaf olduğundan harç ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince belirlenen 30.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde ve ilk istinaf aşamasında yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 142,50 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 304,6‬0 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
8-HMK'nın 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının gider avansını yatıran tarafa iadesine,
C) İlk derece mahkemesince davalıdan tahsiline karar verilen arabuluculuk ve bakiye karar harcı ile ilgili yazılan █████/2024 tarihli harç tahsil müzekkeresi uyarınca davalı tarafından bakiye karar harcı ve arabuluculuk ücreti yatırıldığından bu miktarların iadesi işleminin İlk derece mahkemesince yapılmasına,
D) Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
E) Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2025 tarihinde oy çokluğuyla HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ..........
e-imzalıdır
(Muhalif)
Üye ..........
e-imzalıdır
Üye ..........
e-imzalıdır
Katip ..........
e-imzalıdır
.......
MUHALEFET ŞERHİ
: Dava; davacının teminat mektubuna dayanarak davalı aleyhinde başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Verilen karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine istinaf sebeplerinin esastan değerlendirilmesi sonucu, istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince davanın reddi şeklinde yeniden hüküm kurulması gerektiğine oyçokluğu ile karar verilmiştir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nda banka teminat mektupları .......... sözleşmesi olarak nitelendirilmiştir. (Y.İ.B.K 13.12.1967 T., E. ███████, K.1967/7) Bu karara göre; “Bankanın sıfatı teminatı veren olduğundan, taahhüdü, esas sözleşmeyi yapan taraflardan ve esas akitten ayrı ve tamamen müstakildir. Bankanın taahhüdü lehdarın borcunun geçerliliğine ve varlığına bağlı olmaksızın .......... taahhüdü olarak tecessüm eder. Bir kimse, asıl borçlunun ileri sürebileceği itirazlara bakılmaksızın borcun yerine getirilmemesinden doğan zararın tazminini kabul etmesi halinde o kimseye .......... veren durumundadır. Üçüncü şahsın fiilini .......... eden, yani bu şahsın bir şey yapacağını başkasına vaat eden şahıs müstakil bir taahhüt altına girmiştir.”
Garantör
: İşin gereğince yapılmaması veya taahhüdün yerine getirilmemesi sonucunda teminat mektubunda belirtilen tutarı itiraz etmeksizin, araştırma yapmaksızın muhatabın ilk yazılı talebinde nakden ve tamamen ödemeyi taahhüt eden bankadır.
.......... sözleşmesi ile .......... veren .......... alana karşı bağımsız bir yükümlülük altına girmektedir. Burada bağımsızlık ile kast edilen, .......... verenin yükümlülüğünün asıl sözleşmenin varlığına, geçerliliğine ve dava edilebilir olup olmamasına bağlı olmadığıdır.12 Yargıtay da .......... sözleşmesinde .......... verenin asıl borç ilişkisinden bağımsız bir yükümlülük altına girdiğini kabul etmektedir. 13 Aynı şekilde banka teminat mektuplarında da lehdarın fiilini taahhüt eden bankanın, lehdar ile muhatap arasındaki sözleşmeden bağımsız olarak taahhüt altına girdiği kabul edilmektedir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararından anlaşıldığı üzere, Yargıtay aslilik-ferilik kıstasından hareket etmiş ve bankanın taahhüdünün, lehdar ile muhatap arasındaki esas sözleşmeden bağımsız ve dolayısıyla .......... sözleşmesi niteliğinde olduğu sonucuna varmıştır.
Somut olayda; her ne kadar dava dışı sözleşme tarafı .......... tarafından teminat mektubu bedeli açıklamasıyla davacıya ödeme gönderilmiş ise de; ödemeyi yapan ..........'in davacıya karşı yükümlülüklerini tamamen yerine getirdiği belirlenmeden teminat mektubu bedeli adı altında yaptığı ödemenin garantör olan davalı bankayı, davacıya karşı sorunluluktan kurtarmayacağı, davacı elindeki teminat mektubunu nakde çevirmesi hususunda davalıya başvurduğunda davalı tarafından kayıtsız şartsız teminat mektubunun nakde çevirmesi gerektiği görüş ve kanaatinde olduğumdan;
Sayın çoğunluğun hukuki ilişkinin tarafı .......... tarafından yapılan ödemeden dolayı davalının sorumluluktan kurtulduğu görüşüne katılmıyorum.
Başkan ..........
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!