Anahtar kelimeler: Kaçağı İstihbari Sigara Getireceği Mücadele Plaka Kaçakçılıkla Kolluk Eşyanın Görüşü

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜMLER
: Sanık ... hakkında beraat, sanık ... hakkındamahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaSanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:I. Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde;Dosya kapsamı ve olay tutanağına göre; kolluk görevlilerinin yapmış oldukları istihbari çalışmalar neticesinde 40 EH 603 plaka sayılı araç ile sanık ...'in gümrük kaçağı sigara getireceği şeklinde bilgi alınması üzerine Kırşehir Sulh Ceza Hâkimliğinin 26.02.2016 tarihli ve ████████ Değişik İş sayılı önleme araması kararına istinaden yapılan uygulamada, sanık ...'ın sevk ve idaresinde, yanında yolcu olarak sanık ...'in bulunduğu araçta, dışarıdan bakıldığında aracın arka koltukları üzerinde bir kısmı battaniye ile örtülmüş vaziyette toplam 750 karton gümrük kaçağı sigara ele geçmesi şeklinde gerçekleşen olayda;Yargıtay Ceza Genel Kurulunun ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararında ve bu karara benzer birden çok kararında adli arama ve önleme aramasının hangi hallerde yapılacağına ilişkin belirlemeler yapmış ayrıca karar alınmadan yapılacak aramalarla ilgili de görüş ortaya koyulmuştur.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararında: “Ceza muhakemesinin kurallarının işlemeye başlaması "başlangıç şüphesi" ile olmaktadır. Bu nedenle koruma tedbirleri bir suçun işlendiği izlenimini veren hâlin öğrenilmesinden sonraki aşamada başvurulan adli nitelikli tedbirlerdir.Önleme aramasında tehlikeli bir kişi veya eşya aranmakta olup önleme aramasının muhatapları da suç şüphesi altında olmayan kişilerdir.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 161/2 ve 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu'nun Ek 6. maddeleri uyarınca edinilen bilgi veya alınan ihbar veya şikâyet üzerine veya kendiliğinden bir suçla karşılaşan kolluğun, olay yerinde kişilerin ve toplumun sağlığına, vücut bütünlüğüne veya malvarlığına zarar gelmemesi ve suçun delillerinin kaybolmaması ya da bozulmaması için gerekli acele tedbirleri aldıktan sonra durumu derhal Cumhuriyet savcısına bildirmesi ve Cumhuriyet savcısının talimatı doğrultusunda işin aydınlatılması için gerekli soruşturma işlemlerini yapması gereklidir.Başlangıçta suç işlenmesinin önlenmesi düşüncesi olsa bile, suç şüphesi ortaya çıktığı andan itibaren yapılacak durdurma ve arama adlî bir nitelik taşıyacaktır.” denilmiştir.Kolluk görevlilerinin arama kararı olmaksızın kaba üst araması yapabilecekleri mümkün iken, suç eşyasının aranması bu kapsamda değildir. Kolluk görevlilerinin ihbar almış olmaları halinde ne gibi bir işlem yapacakları 5271 sayılı Kanun gereğince belli olup, ihbar alınmış olması durumunda suçüstü halinden bahsetmek mümkün değildir.Somut olayda bir adlî arama kararı olmadığı gibi Cumhuriyet savcısına bilgi verilerek yapılmış bir işlem de bulunmamaktadır. Öncelikle ... plaka sayılı araç ile sanık ...'in gümrük kaçağı sigara getireceği şeklinde bilgi alınması, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun kararında bahsettiği “başlangıç şüphesi” niteliğindedir. Başlangıç şüphesinin varlığına karar verecek olan da Cumhuriyet savcısıdır. Başlangıç şüphesi oluştuğu andan itibaren 5271 sayılı Kanun'un kuralları gereğince işlemlerin yapılması zorunludur. Buna göre kolluk tarafından yapılan işlemler usulüne uygun olmayıp, deliller hukuka aykırı nitelikte elde edilmiş olduğundan, sanığın bu gerekçe ile beraatine karar verilmesi yerine farklı gerekçe ile verilen beraat kararının neticesi itibarıyla doğru olduğu anlaşılmakla, verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,II. Sanık ...'ın ve Katılan ... İdaresi Vekilinin Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesindeYukarıda (I) numaralı paragrafta belirtilen gerekçeler ve bahsi geçen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun kararında belirtildiği gibi, suç ihbarı alan kolluğun durumu derhal Cumhuriyet savcısına bildirmesi ve Cumhuriyet savcısının talimatı doğrultusunda işin aydınlatılması için gerekli soruşturma işlemlerini yapması şarttır. Dosya kapsamına göre kolluk tarafından yapılan işlemler usulüne uygun olmayıp, delillerin hukuka aykırı nitelikte elde edilmiş olduğu nazara alındığında, hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.Açıklanan nedenlerle, sanık ... ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, 15.01.2025 tarihinde karar verildi.KARŞI DÜŞÜNCESanıklar ... ve ... hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükümlerin katılan idare vekili ile sanık ... tarafından temyizi üzerine, sayın çoğunluğun önleme kararına istinaden araçta yapılan arama sonucu 750 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirilmesi nedeniyle sanık ... hakkındaki beraat karanın onanması, sanık ... hakkındaki mahkumiyete ilişkin yerel mahkeme kararının, aramanın hukuka aykırı olması nedeniyle bozulmasına ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;Dosya içinde bulunan Kırşehir Sulh Ceza Hakimliğinden alınan 27.03.2016 tarihli önleme araması kararına istinaden sanık ...’ın şoför, sanık ...’in yolcu olarak bulunduğu otomobilde yapılan aramada, arka koltuklar üzerinde bir kısmı battaniye örtülü, bir kısmı ise açıkta, dışarıdan bakılınca görülen toplam 750 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; suça konu gümrük kaçağı sigaraların ticari miktar ve mahiyette olduğu, suç tarihi itibariyle eylemin 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası kapsamında bulunduğu, önleme araması kararına istinaden araçta yapılan arama işleminin hukuka uygun olduğu, kaldı ki Dairemizin 17.04.2024 tarih ve ████████ E, █████████ K; 01.04.2023 tarih ve █████████ E, █████████ K sayılı kararları ile yerleşik kararlarının da bu yönde olması, olay yakalama tutanağına göre de suça konu bandrolsüz ve gümrük kaçağı sigaraların bir kısmının açıkta olması nedeniyle araç dışından bakıldığında dahi görünür şekildebulunması, sanık ...’ın mahkemede açıkça suça konu sigaraları satmak için bulundurduğunu söylemek suretiyle ikrarının olması, mahkeme huzurundaki ikrarın da hukuka uygun olarak elde edilen delil niteliğinde bulunması, suça konu sigaraların arka koltuk üzerinde bulunması nedeniyle sanık ...’in görmemesinin mümkün olmaması, birlikte Nevşehir’e gidip dönmeleri karşısında, sanık ...’in üzerine atılı müsnet suçtan cezalandırılmaları gerektiği gerekçesiyle beraate ilişkin karar ile sanık ...’ın eyleminin sübutunun kabulü ile 7242 sayılı Yasa ile 5607 sayılı Yasada yapılan değişikliklerin değerlendirilmesi gerekçesiyle bozulması yerine, yapılan aramanın hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle beraate ilişkin hükmün onanması, mahkumiyete ilişkin hükmün ise bozulmasına karar verilmesi yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 15.01.2025