Anahtar kelimeler: Kazı Katılamadığı Fikir Bizzat Kültür Süreç Paylaşılacağı Görüşü Hukukî İlamı

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E. - ████████ K.SUÇ
: 2863 sayılı Kanuna aykırılıkHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaSanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇMahkemece, sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, hükmün katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 23.02.2021 tarihli, ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile, "Her ne kadar sanık ...’ın kazı eylemine bizzat katılamadığı anlaşılmış ise de, yapılan kazı sonunda kültür varlığı bulunması halinde diğer sanıklarla paylaşılacağı yönünde fikir birliği içerisinde hareket ederek kazı mahalline geldiğinin, kazı faaliyeti bitinceye kadar diğer sanıkları aracın yanında beklediğinin sabit olması karşısında, sanığın atılı suçu işlediğinin kabulü ile mahkumiyetine dair hüküm tesis edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile beraatine karar verilmesi" gerekçesi ile hükmün bozulduğu, bozma ilamı üzerine mahkemece, sanık hakkında 2863 sayılı Kanunun 74/1-1. cümle, 5237 sayılı TCK'nın 62, 53, 58/6-7. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan bozma görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.II. TEMYİZ SEBEPLERİKatılan vekilinin temyiz isteği; eksik inceleme ile alt sınırdan hüküm tesis edildiğine, katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmediğine, ilişkindir.III. OLAY VE OLGULARİzmir II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 29.01.1999 tarih ve 8287 sayılı kararı ile tescilli 1. derece arkeolojik sit alanında kalan Yenipazar ilçesi, ... Köyü, ... mevkiinde bulunan ... Kulesi ve mezar yapısının bulunduğu alanda kaçak kazı yapıldığı ihbarının alınması üzerine olay yerine giden kolluk kuvvetleri tarafından sanık ...’in olay yerinden 500 metre uzaklıkta, olay yerine geldikleri aracın yakınlarındaki ağaçlık alanda saklanır vaziyette yakalandığı, haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen diğer üç sanığın da saklandıkları yerde yakalandıkları, olay yerinde yapılan incelemede farklı ebatlarda ve farklı tarihlerde kazılmış 6 adet kazı çukurunun tespit edildiği, sanık ... ile temyiz dışı diğer sanıkların duruşmadaki savunmalarında, kolluk beyanlarının savunma olarak geçerli olduğunu, kolluk beyanlarına ekleyecek başkaca bir hususun bulunmadığını beyan ettikleri, sanık ...’ın 08.11.2014 tarihli kolluk beyanında, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık ... ’ın kazı yapacaklarını ve ne çıkarsa paylaşacaklarını söylediğini, olay günü diğer sanıklarla birlikte eniştesine ait olan araçla olay yerine kazı yapmak amacıyla gittiklerini, kazı mahalline çıkarken düştüğünü ve göbeğini taşa çarptığını, daha fazla gidemediğini, diğer sanıkların yola devam ettiklerini, akşama kadar onları aracın başında beklediğini, kolluk kuvvetlerini görünce korkarak saklandığını ifade ettiği, temyiz dışı sanık ...’ın kolluk beyanında, aynı yeri beş gündür kazdıklarını, olay günü sanık ...’ın düşüp sakatlandığını, onu aşağıda bırakarak kazı yapmaya gittiklerini, sanık ... ile yaklaşık bir haftadır tanıştığını, kazı yaptıkları süre zarfında hep yanında olduğunu, beş gündür hep birlikte gidip geldiklerini beyan ettiği olayda, her ne kadar sanık ...’ın kazı eylemine bizzat katılamadığı anlaşılmış ise de, yapılan kazı sonunda kültür varlığı bulunması halinde diğer sanıklarla paylaşılacağı yönünde fikir birliği içerisinde hareket ederek kazı mahalline geldiğinin, kazı faaliyeti bitinceye kadar temyiz dışı diğer sanıkları aracın yanında beklediğinin sabit olması karşısında, sanığın atılı suçu işlediğinin kabulü ile mahkumiyetine dair hüküm tesis edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.IV. GEREKÇE VE KARARDosya kapsamında mevcut 25.01.2022 tarihli tutanak içeriğine göre, sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan ilam nedeniyle taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığının belirtildiği anlaşıldığından tebliğnamede bu hususta bozma öneren düşünceye iştirak edilmemiştir.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;Kendisini vekille temsil ettiren katılan kurum lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,Kanuna aykırı bulunduğundan hükmün, 1412 sayılı Kanunun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322. maddesi gereği hüküm fıkrasına yargılama giderlerinden önce gelmek üzere “Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu 9.200 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,13.02.2025 tarihinde karar verildi.