Anahtar kelimeler: Öğrenir Açmaya İzlenimini Kanısına Ulaştığında Açacağı Kyb Öğrenmez Şüphe Vereceği
2. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ
    :Sulh Ceza Hâkimliği
    SAYISI
    : █████████ D.İş
    SUÇ
    : Konut dokunulmazlığının ihlâli
    İNCELEME KONUSU KARAR
    : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddi
    I. İSTEM
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.01.2024 tarihli ve KYB-█████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;
    " 5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi hâlde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
    Müşteki vekilinin şikayet dilekçesinde özetle, müvekkilinin şüphelinin kiracısı olduğu, okullar kapanınca memleketi Kahramanmaraş’a döndüğü sırada aralarındaki kira sözleşmesi devam ederken şüpheli ev sahibinin evin kilidini değiştirerek konuta girdiği iddiasıyla şikayetçi olunması üzerine, Alanya Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonunda şüphelinin üzerine atılı suçu işlediği yönünde kamu davası açılması için gereken yeterli şüpheyi oluşturacak somut delil bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de;
    Yargıtay 8. Ceza Dairesinin █████/2019 tarihli ve ████████, █████████ sayılı ilâmında da "... Katılanın kiracı olarak oturduğu evi satın aldıktan sonra evin kapı kilidinin göbeğini değiştirme ve konuttan yararlanmasını engellemek şeklindeki sanığın eyleminin hakkı olmayan yere tecavüz suçunu oluşturduğu…, yasaya aykırı...BOZULMASINA" şeklinde belirtildiği üzere, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 154. maddesinde yer alan "(1) (Değişik: 25/2/2009-5841/1 md.) Bir hakka dayanmaksızın başkasına ait taşınmaz mal veya eklentilerini malikmiş gibi tamamen veya kısmen işgal eden veya sınırlarını değiştiren veya bozan veya hak sahibinin bunlardan kısmen de olsa yararlanmasına engel olan kimseye, suçtan zarar görenin şikâyeti üzerine altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası verilir." şeklindeki düzenlemeye nazaran, hakkı olmayan yere tecavüz suçunun malik tarafından kiracıya karşı da işlenebileceği, somut olayda, müştekinin şüpheli ile aralarındaki kira ilişkisinin devam edip etmediğinin önem arz ettiği, müşteki vekilinin itiraz dilekçesinde kiracılık sıfatının tespitine ilişkin Alanya 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin █████████ esas sayılı dosyasında müvekkilinin kiracı olduğunun tespitine karar verildiğini belirttiği, işbu dosya dosyaya celp edilip incelendikten sonra konut dokunulmazlığının ihlali ve hakkı olmayan yere tecavüz suçları unsurlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
    II. GEREKÇE
    5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.", aynı Kanun’un 160/2. maddesinde "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.'' aynı Kanun’un 170/2. maddesinde, "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler. Aynı Kanun’un 172/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir." hükümleri düzenlenmiştir.
    Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen mahkeme, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
    5271 sayılı Kanun’un 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikâyeti yoluyla soruşturma yaparak maddî gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hâkimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. Aynı Kanun’un 170/2. maddesine göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnat edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkûmiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdanî kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir.
    İncelemeye konu olayda, şüpheli ...’ün şikâyetçi ...'ın kiracı olarak kaldığı evin sahibi olduğu, kiracının kira ve aidat borcunu ödememesi, tahliye taahhütnamesinin varlığı veya kanunun aradığı başkaca sebeplerin varlığı halinde, kanunî yollar izlenmek suretiyle tahliyenin sağlanabileceği, kanunî yollar izlenip tahliyeyi sağlamak yerine, şikâyetçinin evde bulunmadığı zamanda evin kapı kilidini değiştirerek şikâyetçinin kiralamış olduğu ikametten yararlanmasını engellemek şeklindeki eyleminin sübutu halinde Yargıtay içtihatları doğrultusunda, konut dokunulmazlığının ihlâli suçunu değil, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 154/1. maddesinde düzenlenen hakkı olmayan yere tecavüz etme suçunu oluşturacağı, şikâyetçi vekilinin itiraz dilekçesinde de konu edilen, şikayetçinin kiracılık sıfatının devam edip etmediğinin tespitine yönelik açılan Alanya 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin █████████ Esas sayılı dosyası getirtilip incelenerek şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
    III. KARAR
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Alanya 2. Sulh Ceza Hâkimliğinden kesin olarak verilen 23.08.2023 tarihli ve █████████ Değişik İş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, dava dosyasının itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!