Anahtar kelimeler: Cismani Bam Plaka Yazim Sürücü Etkili Aracı Sevk İzmir Sonuca

T.C.
İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ20. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ███████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2018 (Dava) - █████/2022 KararNUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVA
: Maddi Tazminat ( Cismani Zarar Sebebiyle)BAM KARAR TARİHİ
: █████/2025KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarihli ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2013 sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile Burdur ili, Merkez, Atatürk caddesi istikametinden gelip, Stadyum Caddesine seyir halindeyken, Namık Kemal kavşağına geldiği esnada, Namık Kemal caddesinden gelip, 27 Mayıs caddesi istikametine seyir halinde olan sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpışması sonucunda sonucunda yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Meydana gelen trafik kazasında ... plaka sayılı araçta YOLCU olarak bulunan müvekkili ağır derecede yaralandığını, söz konusu kazanın Burdur 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yürütülen ████████ esas, ███████ karar numarası ile davası yürütülmüştür. Kaza sonrasında düzenlenen kaza tespit tutanağında ... plaka sayılı aracın sürücüsü ... ile ... plaka sayılı aracın sürücüsü ...' kusurlu bulunduğunu, Kusur dürümü yargılama safahatında almacak bilirkişi raporu ile netlik kazanacağını, ... plaka sayılı aracın davalı ... şirketinde kaza tarihini kapsar ZMMS poliçesi vardır. Müvekkilinin belirtilen kazadan kaynaklı geçici ve kalıcı maluliyetinin tespiti ile bu maluliyete tekabül eden maddi zararının davalı ... şirketinden tazminin talep edileceğini, Fazlaya ilişkin tüm dava ve tazminat talep hakları saklı kalmak kaydıyla, yasaca yapılacak tüm indirimlerden sonra; Arz ve izah edilen nedenler ve Sayın Mahkemece resen nazara alınacak hususlarla: Fazlaya ilişkin hak ve alacaklarımız saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplanı 200,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden kusuru oranında tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.Davacı vekilinin bedel artırım dilekçesi ile özetle; Davacı ... için talep etmiş olduğumuz 100 TL geçici işgöremezlik tazminatı 1.708,28 TL arttırmak suretiyle 1.808,28 TL olarak talebimizi arttırılmak üzere toplam 1.808,28 TL geçici işgöremezlik tazminatının, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; motorlu araç kazalarından doğan maddi tazminat taleplerine ilişkin olarak zamanaşımı konusu 2918 sayılı karayolları trafik kanunu’nun 109. maddesinde düzenlenmiş olup, anılan madde de;" motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. "denilmek suretiyle bu durum açıklığa kavuşturulduğunu, net bir şekilde görüldüğü üzere, dava konusu trafik kazası anılan zamanaşımı süreleri geçtikten çok sonra açılmış olduğundan zamanaşımı itirazlarımız doğrultusunda davanın reddi gerekeceğini, yeni düzenlemeye göre zarar görenlerin doğrudan dava açma hakkı ortadan kaldırılmış; dava öncesinde sigorta kuruluşu’na başvuru zorunluluğu getirildiğini, buna göre zarar görenler öncelikle sigorta kuruluşu’na zararının giderilmesi için başvuruda bulunacak, bu başvurunun üzerinden 15 gün geçmesine rağmen başvuruya herhangi bir cevap verilmemesi, olumsuz cevap verilmesi veya verilen cevabın (ödenecek tazminatın) talebi karşılamadığı hususunda uyuşmazlık bulunması halinde zarar görenler dava hakkını kullanabileceğini, davacı vekili her ne kadar dava öncesinde müvekkilimiz şirket’e başvuruda bulunduğunu bildirmişse de, sorumluluğun belirlenebilmesi açısından gerekli evrakları müvekkilimiz şirket’e iletmediğini, dolayısı ile belirtilen işbu 15 günlük süre başlamadığını, mahkememiz huzurunda ikame edilen dava anılan dava şartına haiz olmadığından ötürü, ilgili davanın başkaca hiçbir incelemeye gerek duyulmaksızın reddinin gerekeceğini, davacı taraf vuku bulan trafik kazası sonucu, mahkemeniz huzurunda ikame ettiği dava ile uğramış olduğunu iddia ettiği maluliyete istinaden maddi tazminat talep etmekte olduğunu, mahkememiz dosyasında mübrez bilgi ve belgelerin hiçbiri tarafların kusur oranlarını tespit etmeye elverişli bulunmadığını, davacı tarafça dosyaya sunulan bir takım hastane kayıtları ile sağlık raporları; objektif değerlendirmelerden uzak ve mahkememiz kararına dayanak teşkil edemeyecek nitelikte olduğunu, müvekkili şirket poliçe dahilinde davacının geçici iş göremezlik giderlerinden sorumlu olmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber, bir an için davanın haklı olduğu varsayılsa bile, müvekkili şirket’in faizden sorumluluğu sınırlı olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, aleyhimize hüküm kurulması halinde müvekkilimiz şirket dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faizle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini, nitekim bu husus Yargıtay 17. hukuk dairesi’nin ████████ e.,█████████ k. sayılı ve 13.05.2010 tarihli kararında;“davalı ... şirketinin diğer temyiz itirazına gelince; olayın haksız fiilden kaynaklanmasına, taraflara ait araçların hususi otomobil olmasına göre davalı şirketin yasal faizle sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde ticari faize hükmedilmesi de doğru değildir.” şeklinde, yine 17. hukuk dairesi’nin █████████ e., █████████ k. sayılı ve 10.05.2010 tarihli kararında;“somut olayda, hasar veren araç hususi olup, maliki tacir olmadığından, davalı ... yönünden de tazminata yasal faiz uygulanması gerekirken, avans faizine hükmedilmesi doğru değil, bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün, humk'nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.” şeklinde, yargıtay 11. hukuk dairesi’nin █████████ e., █████████ k. sayılı ve 06.11.2000 tarihli kararında;“dava konusu olayda, sigorta ettirenin sigorta konusu yaptırdığı araç ticari nitelikte olmayıp hususi otodur. bu durumda, sigortacı yasal faiz ödemekle sorumlu olması gerekirken, yazılı şekilde reeskont oranında faizle sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.”şeklinde ifade edilmek suretiyle son derece açık ve tartışmaya mahal vermeyecek bir şekilde belirtildiğini, taraflarınca huzurda görülen davanın ikame edilmesine sebep olunmadığından harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:Mahkemece, ''...Davacının görev yaptığı Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından gönderilen kaza tarihindeki davacının izin takip ve kontrol kartının incelenmesinde; geçici maluliyet süresi olarak belirlenen █████/2013- █████/2013 tarihleri arasında bir (1)gün süreyle sağlık izni kullandığı, kaza tarihinde sağlık izni kullandığını yönelik bir kaydın bulunmadığı, davacının geçici maluliyet süresi olarak belirlenen tarihler arasında çalışmaya devam ettiği, görevini ifa ettiği ve bu nedenle geçici maluliyet tazminat koşullarının oluşmadığı, kalıcı maluliyet yönünden ise düzenlenen raporlara göre dava konusu kazadan kaynaklı olarak davacıdan kalıcı bir maluliyetin bulunmadığı, bu nedenlerle dava konusu trafik kazası nedeniyle kalıcı maluliyet ve geçici iş göremezlikten kaynaklı olarak davacının maddi tazminat talep edemeyeceği...'' gerekçesiyle; ''...Davanın REDDİNE...'' şeklinde karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazada davalı ... tarafından sigortalanan araç sürücüsü ve dava dışı 3.kişi ile davacının kusur durumlarına yönelik trafik bilirkişi tarafından rapor düzenlenmesi istenilmiş olup düzenlenen bilirkişi raporunda müvekkilin yaralandığı trafik kazasında davalı araç sürücüsünün %75 oranında asli kusurlu olduğu, dava dışı 3.kişinin %25 oranında tali kusurlu olduğu ve müvekkilinin kazanın oluşumuna etken bir kusuru bulunmadığından kusursuz olduğunun anlaşıldığını, ATK tarafından kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen raporda; kazanın davacının maluliyetine neden olabilecek düzeyde bir araz bırakmadığı ve maluliyetinin bulunmadığı, geçici iş göremezlik süresinin ise 3 aya kadar olabileceğinin tespit edildiğini ancak söz konusu raporun eksik ve hukuka aykırı olduğunu, yeteri kadar inceleme yapılmadan ve somut, objektif ve hukuki verilere dayanılmadan yanlış sonuçlara ve kanaate varılarak hazırlanan raporların yargılamanın esasında dikkate alınmasının hukuken mümkün olmadığını, maluliyet raporunun davacının gerçek durumunu yansıtmadığını, davacının durumu, tedavi evrakları, yaşı, meslek grubu gerekçeleri ile dikkatli irdelenerek rapor tanzim edilmediğinden gerçek durumu ve maluliyetinin ortaya çıkarılmadığını, Mevzuata ve 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu'na göre rapor düzenlemeye tek yetkili merci İstanbul Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu olup bu kuruldan alınacak raporlara karşı itiraz merciiinin de aynı Kurulun "Genel Kurulu" olduğunu, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğince ödenecek tazminata temel teşkil edecek olan maluliyetin, bu maluliyetin ne kadarının iddia edilen kaza sebebiyle oluştuğunun ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’ndan rapor alınması gerekmekte iken söz konusu itiraz ve talepleri reddedilerek eksik inceleme yapıldığını, müvekkili kaza tarihinde küçük olup çalışmıyor ise de emsallerine göre mutad iştigalleri için daha fazla efor sarfedeceği hususu dikkate alınarak hem kalıcı hem geçici iş göremezlik yönünden maddi tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek, istinaf kanun yoluna başvurusunun kabulü ile yerel mahkemece verilen işbu kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, cismani zarar nedeni ile kalıcı ve geçici tazminat istemli maddi tazminat davasıdır.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı;Ege Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen raporda, davacı ...'ın █████/2013 tarihli trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle oluşan meslekte kazanma gücünde meydana gelen azalma oranının, olay tarihinde yürürlükte olan "Çalışma Gücü ve meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine" göre incelendiğinde olaya bağlı kalıcı fonksiyon kaybının bulunmadığı, dolayısıyla ilgili yönetmelikte sakatlık oranına neden olabilecek bir arızasının bulunmadığı, tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 3(ay) olarak kabulünün uygun olacağı; İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulunca düzenlenen raporda yine Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan maluliyetine mahal olmadığı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği belirtilmiş, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli olduğu ve kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre usulüne uygun olarak düzenlendiği, rapor içeriklerine göre davacının kalıcı maluliyetinin bulunmadığının tespit edildiği; diğer taraftan, Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından gönderilen yazı ekinin belgenin incelenmesinde davacının olaydan sonra çalışmaya devam ettiği geçici iş göremezlik süresinin de bulunmadığı tespit edildiğinden, Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla; davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarihli ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 534,70-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,6-Kararın, Dairemizce taraflara tebliğine,Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre zarfında Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2025