Anahtar kelimeler: Kastla Görüşe Olası Yönelen Haliyle Evrakının Görüşü Ret Havale Edenler

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Olası kastla öldürmeHÜKÜM
: İstinaf başvurularının esastan reddiTEMYİZ EDENLER
: Katılan vekili, Cumhuriyet savcısı, sanık müdafiiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Kısmi ret, kısmi bozmaKatılan vekili tarafından temyiz başvuru dilekçesinin İlk Derece Mahkemesi dosyasına 10.04.2023 tarihinde gönderildiği, temyiz evrakının İlk Derece Mahkemesince Bölge Adliye Mahkemesine 14.04.2023 tarihinde havale edildiği, bu haliyle temyiz tarihinin 10.04.2023 olduğu ve bu tarih itibariyle temyiz başvurusunun yasal süresi içerisinde olduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki katılan vekilinin temyiz başvurusunun süresinde olmadığından bahisle reddine yönelen görüşe iştirak edilmemiştir.İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1. İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.06.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında olası kastla öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81, 21/2, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 21 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir.2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 10.03.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1.a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİA. Katılan Vekili ve Cumhuriyet Savcısının Temyiz SebepleriSanığın eyleminin kasten öldürme kapsamında kaldığından bahisle suç vasfına,B. Sanık Müdafiinin Temyiz SebepleriSanığın öldürme veya yaralama kastının bulunmadığından bahisle suç vasfına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, ilişkindir.III. GEREKÇE1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, mahkemece yapılmış eksik bir incelemenin bulunmadığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedenleri dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.2. Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanık ...'nın tanık Yasin ile internet ortamında irtibat kurarak, temyiz dışı mağdur ...'un fuhuş amaçlı evine gönderilmesi konusunda anlaştıkları, mağdur ...'un fuhuş işi ile iştigal eden temyiz dışı mağdur ... ve maktul ... tarafından sanığın evine getirildiği, sanığın ...'a 150 Amerikan Doları para verdiği ve mağdur ...'u evine götürdüğü, henüz cinsel birliktelik yaşanmadığı anda ...'ın mağdur ...'u telefonla arayıp paranın sahte olduğunu ve cinsel ilişkiye girmemesini söylediği, akabinde ... ile maktulün sanığın evinin önüne geldikleri, sanık ile ... arasında paranın sahte olup olmadığı konusunda konuştukları, sanığın belinde silah gören ...'un aracın arka koltuğuna bindiği, ... ve maktulün de geldikleri araca binip hareket ettikleri anda, sanığın, beyanına göre 6-7 metre mesafeden, üzerinde bulundurduğu tabanca ile ...'u beyanına göre hedef gözeterek tek el ateş ettiği, mermi çekirdeğinin atış anında eğilen mağdur ...'u yaraladıktan sonra şoför koltuğunda oturan maktulün sırt bölgesine isabet ederek ölümüne sebebiyet verdiği anlaşılan olayda; sanığın öldürmeye elverişli silah ile, etkili atış mesafesi içerisinden şoför koltuğunu doğrudan hedef alarak ateşlediği, bu haliyle sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 21/1. maddesi delaletiyle 81. maddesi uyarınca kasten öldürme suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi yerine, yanılgılı değerlendirme sonucu anılan Kanun'un 21/2.maddesi uyarınca verilen cezada indirim yapılması hukuka aykırı bulunmuştur.3. Ele geçirilememesi nedeniyle sahte olup olmadığı hususunda üzerinde inceleme yapılamayan ve sanık tarafından ...'a verilen 150 Amerikan Doları'nın sahte olup olmadığı hususunda taraflar arasında yaşanan tartışma anında; sanığın aşamalarda öze ilişkin farklılık göstermeyen savunmalarına göre; maktul ile ...'ı kastederek iki erkek şahsın kendisine sinkaflı sözlerle küfür ettiğini ve bu hususu gururuna yediremediğini beyan etmesi karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesi uyarınca asgari düzeyde haksız tahrik indirimi yapılarak hüküm kurulması yerine, yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.IV. KARARGerekçe bölümünün (2) ve (3) numaralı paragraflarında açıklanan nedenlerle, katılan vekili, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 10.03.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının suç vasfı ve haksız tahrik yönünden 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,07.01.2025 tarihinde karar verildi.K A R Ş I O YOluş ve dosya kapsamına göre, sanığın, tanık Yasin aracılığıyla fuhuş için anlaştığı ... adındaki kadını bulunduğu eve getiren tanık ...'a 150 ABD Doları verdiği, ... ve maktulün bu paranın sahteliğinden şüphelenerek oraya yakın bir mesafede bulunan akaryakıt istasyonuna gittikleri, burada paranın makineye tutularak sahte olduğunun anlaşıldığı, ...'un ...'u arayarak paranın sahte olduğunu, cinsel ilişkiye girmemesi gerektiğini söylediği, ... ve maktul ...'un sanığın evine gelerek ilişki karşılığı verilen paranın sahte olduğu belirtilerek ona geri verdikleri, ...'u evden alıp sokağa çıktıkları, sanığın sahte para vermesi nedeniyle taraflar arasında tartışma yaşandığı, evden dışarı çıkarken ...'un sanığın belinde silahı görmesi nedeniyle yanındakilere "hadi gidelim şahısta silah var" dediği ve aracın sol arka koltuğuna oturduğu, ...'un aracın sağ ön koltuğuna oturmasıyla, aracın sürücü koltuğuna geçen maktulün aracı çalıştırıp hareket ettiği sırada sanığın 6-7 metre mesafeden araca doğru bir el ateş ettiği, aracın arka bagaj kapağından giren merminin Mahmut'un sırtının sağ kısmına isabet ederek onun ölümünün gerçekleştirdiği olayda;Ülkemizde para karşılığı ilişkide bulunan bazı erkeklerin ücret olarak edindikleri sahte yabancı parayı bayan veya onun aracısına vermek suretiyle piyasaya sürdüklerinin uygulamada sıklıkla rastlanan durum olduğu, fuhuş yapan bayanın sahte olmayan para için olay çıkarmasının akıl ve mantıkla bağdaşmayacağı, tanık ...'ın sanığın verdiği paradan şüphelenerek yakında bulunan akaryakıt istasyonuna gittiği, burada makine ile yapılan kontrolde sanıktan alınan paranın sahte olduğunu anlamaları nedeniyle olayın geliştiği, sahte parayı onlardan geri alan sanığın bu paraları yırtıp atarak ortadan kaldırdığını kabul ve ikrar ettiği, tanık ...'un beyanına göre, evden dışarı çıkarken sanığın belinde silah gördüğü, taraflar arasındaki tartışmanın sanığın fuhuş ücretini sahte para vermesi nedeniyle başladığı, zaten dışarı çıkar çıkmaz bayanın yanındakilere "müşterinin belinde silah var, hemen gidelim" demesi üzerine oradan ayrıldıkları, tartışmanın sanığın maktul ve arkadaşlarına sahte para vermesi nedeniyle başladığı, mağdure ... ve tanık ...'ın beyanına göre maktulün sanığa sövmediği, çok sayıda sabıkası olan sanığın maktul ve arkadaşlarının kendisine sövdüklerine ilişkin soyut savunmasının tanıklar ... ve ... tarafından gerçeğe aykırı olduğunun belirtildiği gibi bu savunmanın olayın meydana geliş şekline de aykırı olduğundan sanık hakkında TCK 29 maddesinin uygulanması gerektiğine dair sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayım.K A R Ş I O YSanık ... hakkında maktul ...'a yönelik olası kastla öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1 ve 21/2. Maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. Mahkemenin suç vasfına ilişkin kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, ancak sanığın haksız tahrik altında atılı eylemi gerçekleştirdiği, bu sebeple haksız tahrik indirimi yapılarak olası kastla öldürme suçundan cezalandırılması gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmesi kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun sanığın eylemini "doğrudan kastla gerçekleştirdiğine" dair görüşüne katılmıyorum. Şöyle ki;Dosya kapsamına göre; sanık ...'nın tanık Yasin ile internet ortamında irtibat kurarak, temyiz dışı mağdur ...'un fuhuş amaçlı evine göndermesi konusunda anlaştıkları, mağdur ...'un temyiz dışı mağdur ... ve maktul ... tarafından sanığın evine getirildiği, sanığın ...'a 150 Amerikan Doları para verdiği ve mağdur ...'u eve aldığı, henüz cinsel birliktelik yaşanmadığı anda ...'ın mağdur ...'u arayıp paranın sahte olduğunu ve cinsel ilişkiye girmemesini söylediği, akabinde ... ile maktulün sanığın evinin önüne geldikleri, sanık ile ...'ın paranın sahte olup olmadığı konusunda konuştukları, sonrasında ...'un sol arkaya, ...'ın ön yolcu koltuğuna, maktulün ise şoför koltuğuna binip hareket ettikleri anda, sanığın üzerinde bulundurduğu tabanca ile arkalarından tek el ateş ettiği, çıkan mermi çekirdeğinin, aracın arka bagaj kapağını ve arka koltuk döşemesini deldikten sonra mağdur ...'u yaraladığı, devamında mağdur ...'dan çıkan çekirdeğin önce şoför koltuğuna isabet edip deldikten sonra maktulün sırt kısmına isabet ettiği, oluşan yaralanma sonucunda da maktulün hayatını kaybettiği anlaşılan olayda:Sanığın aşamalarda alınan beyanlarında, aracın tekerleklerine doğru hedef aldığını beyan etmesi, birden fazla atış yapma imkanı var iken, tek el ateş etmesi, maktulün isabet almasıyla aracın kontrolünü kaybettiği ve başka araçlara çarparak durduğunu gören sanığın yanlarına gitmeyerek eylemine devam etmemiş olması, havanın karanlık olması nedeniyle hedef kabiliyetinin düşük olması, ayrıca aracın arkasında bulunan sanığın, kendisine göre ters tarafta ve aracın ön tarafında bulunan maktulü doğrudan hedef almasının mümkün bulunmaması hususları bir arada değerlendirildiğinde, sanığın tehdit ya da mala zarar verme mi olduğu tam olarak belirlenemeyen saikiyle hareket ettiği, ancak eylemi sonucu aracın şoför koltuğunda oturan maktulün isabet alması ihtimalini öngörebileceği, bu duruma kayıtsız kalarak eylemine devam ettiği, bu haliyle gerçekleşen ölüm sonucu açısından olası kastla hareket ettiği anlaşılmıştır. Ayrıca Ceza Genel Kurulu'nun 27.12.2005 tarihli, 2005/1-131 Esas ve ████████ Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, olası kast ile haksız tahrik müesseselerinin aynı anda uygulanma olanağının bulunduğu, sanığın eylem öncesi, maktul ve yanında bulunan ...'ı kastederek iki erkek şahsın kendisine sinkaflı sözler sarf ettiğine ilişkin beyanının aksine delil bulunmadığı anlaşıldığından, hükmün sadece, sanık hakkında asgari düzeyde haksız tahrik indirimi yapılması gerekçesiyle bozulmasına karar verilmesi gerektiği görüşü ile sayın çoğunluğun eylemin doğrudan kastla gerçekleştirildiğine dair görüşüne katılmamaktayım.