Anahtar kelimeler: Söylenmesi Halihazırda İmalatı Faturada Faturadaki Anlaştıklarını İddianin Ödemenin Borcun Eser

T.C.

ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
İDDİANIN ÖZETİ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı şirketle faturada da belirtildiği üzere " ... İmalatı, Malzeme Ve İşçilik Dahil" işin yapılması konusunda anlaştıklarını, faturadaki toplam tutarın ... TL olduğunu, davalı tarafından borcun bir kısmının ödendiğini, borcun bir kısmınının ödenmesinin halihazırda böyle bir borcun varlığının kabulü niteliğinde olduğunu, kalan ... TL borcun ödenmesi için müvekkili tarafından arama gerçekleştirdiğini ve kalan borcun ödenmesinin istenildiğini, davalı borçlu şirketin kalan ödemenin yapılmayacağını söylediğini, ödemenin yapılmayacağının söylenmesi üzerine müvekkili tarafından ... tarihinde Antalya Genel İcra Dairesinde .../... esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, davalı borçlu tarafından ... tarihinde borca itiraz edildiğini, takibin durduğunu, icra dosyasına yapılan itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesini ve ihtiyati haciz talebimizin öncelikle teminatsız olarak kabulüne, mahkeme aksi kanaatteyse uygun bir teminat belirlenerek ihtiyati haciz talebimizin kabulüne karar verilmesini , davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatı hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafından karşılanmasını talep ve dava etmiştir.
II. SAVUNMANIN ÖZETİ
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacı arasında hizmet sözleşmesi imzalanmış olup, yapılacak işlerin belirlendiğini, ilgili sözleşmede müvekkilinin işveren, davacının ise yüklenici olarak anıldığını, davacı yüklenici tarafından yapılacak işler ve kullanılacak olan malzemelerin sözleşmede detaylı olarak açıklanmadığı için davacının alt kalite ve dayanıksız malzemeler kullandığını, yapılması istenen inşaat ve tadilatın da eksik yapıldığını, müvekkili şirketin ... tarihli ... numaralı fatura ...-TL tutarlı elektronik fatura borcu olduğu gösterilerek takip başlatıldığını, müvekkili şirketin davacıya karşı borcu olmadığını, buna rağmen karşı tarafın kötü niyetli olarak takip başlattığını, davanın ve diğer tüm haksız, hukuki dayanaktan yoksun taleplerin reddine, ihtiyati haciz talebinin reddine, haksız takipten ötürü asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilen evraklarının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine ... TL fatura alacağının ödenmeyen ... TL sinin tahsili amacıyla takip başlatıldığı, davalı borçlunun borca , faize, ferilerine, ekte sunulan belgelere, takibin tümüne üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Tarafların alış/satış analizleri ilgili vergi dairesinden celp edilmiştir.
Tarafların ticari defterlerini sunmaları ihtarına cevap veren davalının ticari defterleri bilirkişi marifetiyle incelenmiştir. Davacı tarafından ticari defter ve belgelerin inceleme gün ve saatinde hazır edilmediği anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin ... tarihli dilekçesi ile davalıya ait ticari defter ve belgelerini flash bellek içerisinde sunduğu görülmüştür.
Alınan ... tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak;
Davalı şirketin 2024 yılı 01,02,03,04,05,06 ayları kayıtlarının E-Defter olarak, usulüne uygun tutulduğu, E defter beraatlarının süresi içerisinde yüklendiği tespit edildiğini, İcra takibine konu ... tarih ... nolu ...-TL bedelli faturanın davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, Davalı şirket ticari defterlerinde davacı şirkete toplam ...-TL ödeme yapıldığı, bakiye ...-TL davacıya borçlarının olduğu tespit edildiği, davacının icra dosyasında takip öncesi faiz talebinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
IV. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE VARILAN SONUÇ
Dava itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Antalya Genel İcra Dairesinin .../... esas sayılı dosyasında takibe dayanak faturalardan davalının borçlu olup olmadığı, davalının itirazının iptalinin gerekip gerekmediğidir.
Taraflar iddia ve savunmalarını ticari defterlere dayandırmış olup, Mahkememizce davalı şirkete ticari defterlerinin ibrazı için TTK 83. ve HMK 220-222 ihtarlı davetiye çıkartılmış, tebliğ edilmiş, ancak davacı yanca ticari defter ve belgelerin ibraz edilmediği tespit edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Yine 28.07.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23.maddesi ile değişik HMK 222/3.maddesi (3. Fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere eklenen cümlele uyarınca) diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise; 28.07.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23.maddesi ile değişik HMK 222/3.maddesi uyarınca davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerinin; davacının ticari defterlerini ibraz etmemesi veya davacının defter kayıtlarının aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlayamamış/ispatlamamış olması halinde davalı yönünden kesin delil niteliğini haiz olduğu kabul edilecektir.
Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup, davalının yasal süre defterlerini ibraz ettiği, davacının ise ibraz etmediği görülmüştür. Davalının mali müşavir bilirkişi aracılığı ile incelenen ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, davalı lehine kesin delil teşkil ettiği anlaşılmıştır. Davalının ticari defterlerine göre, icra takibine konu ... tarih ... nolu ...-TL bedelli faturanın davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı şirket ticari defterlerinde davacı şirkete toplam ...-TL ödeme yapıldığı, takip tarihi itibariyle bakiye ...-TL davacıya borçlarının olduğu tespit edilmiştir. Davalı taraf ticari defterlerini usulüne uygun ihtara ve tebliğe rağmen sunmamış olmakla 28.07.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23.maddesi ile değişik HMK 222/3.maddesi uyarınca davalının usulüne uygun tutulan ticari defterlerinin; davacının ticari defterlerini ibraz etmemesi ile davalı lehine kesin delil niteliğini haiz olduğu kanaatiyle, tarafların ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacı şirketin bakiye ...-TL. tutarında davalı şirketten alacağının olduğun ticari defterleri itibarı ile kanıtlandığı nazara alınarak asıl alacak balımından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Buna göre davanın kabulüne ve faturadan doğan alacağın likit ve belinlenebilir olması nedeniyle davacı lehine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-1-Davanın KABULÜ İLE; Antalya Genel İcra Dairesinin .../... E sayılı icra dosyasına vaki davacı itirazının İPTALİ ile; TAKİBİN DEVAMINA,
2-Hüküm altına alınan bedelin %20'sine tekabül eden ... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin olarak alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan ... Tl peşin, ... TL başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan ... TL bilirkişi ücreti, ... TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
8-Yatırılan avanstan kullanılmayan kısmın, HMY’nin 333/1. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra, re’sen ilgilisine geri verilmesine, gider avansı tarifesi’nin 5. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise ödemenin elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise artan kısmın masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri aracılığıyla adreste ödemeli olarak ilgilisine gönderilmesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.█████/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!