Anahtar kelimeler: Tevdi Süreç Görüşünü Görüşü Hukukî Taksirle İçeren Öldürme Beraatine Neticesinde

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ
: Taksirle öldürmeHÜKÜM
: Mahkumiyet, BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaSanıklar hakkında kurulan hükümlerin; sanık ..., katılanlar vekili ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇYerel Mahkemece sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 53/6. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ile cezalandırılmasına,sürücü belgesinin 1 ay süre ile geri alınmasına, sanık ... hakkında 5271 sayılı Yasanın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİMahalli Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; beraat kararının hatalı olduğuna ilişkindir.Sanık ...'in temyiz istemi; kusuru olmadığına ilişkindir.Katılanlar vekilinin temyiz istemi; beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık ...’e az ceza verildiğine ilişkindir.III. OLAY VE OLGULARYerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, temyiz dışı sanık ...'in 28.07.2014 tarihinde saat 20:42 sıralarında idaresindeki yolcu minibüsü ile seyir halinde iken aracın sol ön rot bağlantı yerinin kırılması sonucu aracın kontrolünü kaybedip, seyrettiği yoldaki orta refüje çarparak aşıp karşı istikamete geçiş yapmakta olan yayalara çarparak ... ve ...'ın ölümüne sebebiyet verdiği olayda, sanık ...’nun aracın maliki olduğu, sanık ...’ın ise minübüsün işleteni olduğu, yapılan bilirkişi incelemesine göre aracın maliki ve işletmecisinin işleten olarak toplu taşımaya konu aracı sevk ve idare etmek üzere emanet ettiği kişileri özenle seçmek gerekli vasıflara sahip olup olmadıklarını kontrol etme ve denetleme yükümlülüğü bulunduğundan tali kusurlu olduğunun belirtildiği,suç duyurusu üzerine sanıklar hakkında dava açıldığı; kovuşturmada alınan İTÜ bilirkişi raporuna göre kazaya karışan 34 ... 0797 plaka sayılı taşıt maliki/işletmecisinin %25 oranında tali kusurlu olduğunun belirtildiği, yine dava konusu olay ile ilgili mahkemenin ████████ Esas sayılı dosyasında İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince düzenlen █████/2015 tarih 5994 sayılı raporda temyiz dışı sanık ...'in asli kusurlu olduğu, aracın esas sürücüsü ...'ın kaza günü aracı ehliyeti olmayan ...'e vermesi sebebiyle kazanın oluşumunda tali kusurlu olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. sanık ... hakkında da aracın maliki olması sebebiyle aracın sürücü belgesiz ...'e verilmesi sebebiyle gerekli denetim ve özeni göstermediği iddiası ile cezalandırılması istemiyle mahkememize kamu davası açılmış ise de, sanığın baştan beri verdiği savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmediği, kendisinin kazaya karışan aracın maliki olduğunu, diğer sanık ...'ın kendisinin 10 yıllık sözleşmeli ve sigortalı şoförü olduğunu, olay tarihinde ...'ın kendisinin izni ve rızası olmadan aracı ... 'e vermiş olduğunu ve bunu sonradan öğrendiğini savunmuş olup, diğer sanık ...'in de aracı kendisinin ...'e verdiğini belirtmesi, yine ...'in Bakırköy 40. Asliye Ceza Mahkemesinde müşteki ... olan güveni kötüye kullanmak suçundan yapılan yargılama sırasında rahatsızlandığında acilen aracı ...'e bırakmak zorunda kaldığını, araç malikine bu durumu soramadığını belirtmesi, ...'in güveni kötüye kullanmak suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi hep birlikte nazara alındığında, sanık ...'nun meydana gelen kaza ile ilgili kusur atfedilebilecek herhangi bir eylemi tespit edilemediğinden ve kaza ile sanığın bir eylemi arasında herhangi bir illiyet bağı da bulunmadığından sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığından beraatine karar verildiği, diğer sanık ... hakkında TCK'nın 85/2. maddesi gereğince mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmıştır.IV. GEREKÇE ve KARARYargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık ..., katılanlar vekili ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık, katılanlar vekili ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,13.02.2025 tarihinde karar verildi.