Anahtar kelimeler: Ergani Durdurduklarını Uyarlanması Bürosuna Anlaşamamaya Garanti İlamsız Yazildiği Borca Katip

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
:
KARAR NO
:
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLİ
:
DAVACI
:
DAVALI
:
VEKİLİ
:
DAVA
: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
:
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Nitelikteki Banka Garanti Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (Sözleşmenin Uyarlanması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılar aleyhine ödenmeyen kredi borcunun iadesi amacıyla Ergani İcra Müdürlüğünde ilamsız icra yoluyla takip başlatıldığını, davalıların süresi içerisinde icra takibini durdurduklarını, borçluların borca itirazlarının mevcut olduğunu, itirazın kaldırılması takibin devamı ve alacak davası için Diyarbakır Arabuluculuk Bürosu'na başvuru yapıldığını ancak anlaşamamaya dair son tutanak tutulduğunu, ilgili sözleşmenin bir cari hesap sözleşmesi niteliğinde olduğunu, davalıların iş bu sözleşme uyarınca kullandıkları kredilerin vadesi geçtiği halde ödeme yapılmayınca müvekkili bankaca kredi borcunun ödenmesi hususunda davalılara muceliyet ihtarnamesi gönderilmesine rağmen davalıların borcu ödemekten imtina ettiklerini bu nedenle icra takibi başlattıklarını ancak davalıların icra takibine itiraz ettiklerini belirterek, davalı borçluların Ergani İcra Dairesi dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibinin devamına, alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından açılan itirazın iptali davası açılması gereken bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış olup, davanın reddine karar verilmesi hukukun gereği olduğunu, davaya konu sözleşmeye dayanan borç zamanaşımına da uğradığını, söz konusu itirazları kabul edilmez ise davacı tarafından müvekkil ile yapılan sözleşme 6098 sayılı tbk'nın emredici hükümlerine aykırı olup, söz konusu sözleşme geçersiz olduğunu, müvekkillerden ..... müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğu dava dilikçesinde belirtilmiş olup, müteselsil kefalette sorumluluk 10 yıllık hak düşürücü süreye bağlı olup, işbu dava 10 yıılık süreden sonra açıldığından davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, dava dilekçesinde müvekkillerden .....hakkında müteselsil kefil olduğu iddiası bulunmakta olup, kefalet sözleşmesinin kanunun aradığı şekli şartlara uygun yapılıp yapılmadığının tespiti gerektiğini, davacının sözleşmeden doğan talepler zamanaşımına uğramış olmasına rağmen müvekkili yıllar boyu dava tehditi altında bırakmak amacıyla hareket edildiğinden işbu dava ile davacının hakkını kötüye kullandığını, davacı .....bankasının taraf ehliyeti de bulunmadığını, açıklamaları dikkate alınarak; işbu davanın yasal süresi olan bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmamış olması, davacı bankanın takip yetkisinin bulunmayışı nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesine, mümkün olmaması davaya konu sözleşmeden kaynaklı alacağın zamanaşımına uğramış olması ve davaya konu sözleşme hükümlerinin genel işlem koşulu hükümleri içermesi ve müvekkillerin bu konuda bilgilendirilmemesi nedeniyle sözleşmenin geçersizliği nedeniyle ve kefalet sözleşmesinin geçersiz oluşu, davacının dürüstlük kuralına aykırı hareket etmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, davacı banka ile davalı kefil ve dava dışı asıl borçlu .....arasında .....tarihinde Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı ile Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Teşvik Fonu İşbirliği ile Uygulanan Kırsal Alanda Sosyal Destek Projesinden Yararlanan Kooperatif Ortaklarından Alınacak Taahütname ve Borçlanma Sözleşmesi gereğince kullandırılan kredinin vadesi geldiği halde ödenmediğinden bahisle tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Ergani İcra Dairesinin .....(Eski esas
: .....) esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı banka tarafından .....tarihinde dava dışı ....., ....., ....., .....Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ve mahkememiz dosyası davalısı müteselsil kefil .....aleyhine 8.345,48 TLsi asıl alacak olmak üzere 9.203,75 TL kredi borcunun tahsiline yönelik ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının gönderilen ödeme emrine karşı süresinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, itiraz dilekçelerinin alacaklı vekiline tebliğ edilmediği tespit edilmiştir.
Dava konusu takibe itirazın iptali hususunda Ergani .....Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde mahkememiz işbu dosyasına konu görevsizlik kararı verilen .....esas sayılı dosyanın davacı tarafından ilgili takibe itirazın iptali istemi ile davalı aleyhine davanın açıldığı, söz konusu dava öncesi dava şartı arabuluculuk kapsamında arubuluculuğa başvuru yapıldığı, arabuluculuk sürecinin .....tarihinde başladığı ve .....tarihinde davalının arabuluculuk toplantısına katılmaması nedeniyle görüşme yapılmadan anlaşamama şeklinde son tutanak düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda işbu davanın .....tarihinde Ergani Asliye Hukuk Mahkemesine hitaben açıldığı ve .....esas sayılı dosya üzerinden .....tarih ve .....E.-.....K. Sayılı ilamı ile Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği ve dosyanın mahkememize gönderildiği anlaşılmaktadır.
2004 sayılı İİK.'nun 67/1.maddesine göre, itirazın iptali davaları itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıllık süre içerisinde açılabilir. Bu süre hak düşürücü süre olup re'sen gözetilmelidir. Davaya konu icra takibinin .....tarihinde başlatıldığı, gönderilen ödeme emrine karşı davalı borçlunun itiraz ettiği, borca itiraz dilekçesinin davacı-alacaklı tarafa tebliğ edilmemiş olması nedeniyle ilgili 1 yıllık hak düşürücü sürenin işlemeyeceği kabul edilmelidir. Davacı tarafından söz konusu icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle .....tarihinde Ergani .....Asliye Hukuk Mahkemesinin .....esas sayılı dosyası ile yargılamanın başladığı görülmektedir. Bu açıklamalar ışığında davacının ilk davayı açtığı tarih olan .....tarihi itibariyle 1 yıllık hak düşürücü sürenin işlemeye başladığı tespit edilmiştir. İşbu dava yönünden arabuluculuğa başvurunun zorunlu olduğu, 6325 sayılı Kanunun 18/A-15 maddesi gereğince arabuluculuğun dava şartı olarak düzenlendiği hallerde arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı duracağı ve hak düşürücü sürenin işlemeyeceği düzenlenliştir. Dosya içerisinde yer alan arabuluculuk son tutanağı incelendiğinde, arabuluculuk sürecinin .....tarihinde başladığı ve .....tarihinde sürecin sonlandığı, her iki tarih arasında geçen 35 günlük süresin 1 yıllık hak düşürücü sürenin hesabında dikkate alınması gerekeceği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından Ergani .....Asliye Hukuk Mahkemesinin .....esas sayılı dosyası üzerinden açılan dava tarihi itibarıyle 1 yıllık hak düşürücü sürenin işlemeye başladığı kabul edilerek arabuluculuk aşamasında geçen 35 günlük süre eklendiğinde 1 yıllık hak düşürücü sürenin .....tarihinde dolacağı anlaşılmaktadır. Ergani Asliye Hukuk Mahkemesi .....esas sayılı davanın .....tarihinde açıldığı göz önüne alındığında davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılımştır.
Davaya konu borçlanma sözleşmesinin ilgili maddelerinde kredi borcunun geri ödemesinin ve kredinin zamanında ödenmemesi durumunda faiziyle birlikte ödemesinin .....Bankasına yapılacağı belirtilmektedir. Bu durumda .....Bankasının alacaklı sıfatı bulunmaktadır. Davaya konu edilen borçlanma sözleşmesi .....tarihlidir. Davalı .....ilgili sözleşmede asıl borçlu, davalı .....ise kefalet sözleşmesi kapsamında müteselsil kefil sıfatındadır. Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 487. maddesi müteselsil kefaleti düzenlemiş, 492 vd. maddelerinde ise kefaletin ne zaman son bulacağını düzenlemiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununda ise kefaletin sona ermesine ilişkin hükümler 598 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Kanun gereğince sona ermenin düzenlendiği TBK'nın 598 maddesine göre; "Hangi sebeple olursa olsun, asıl borç sona erince, kefil de borcundan kurtulur. Borçlu ve kefil sıfatı aynı kişide birleşmiş olursa, alacaklı için kefaletten doğan özel yararlar saklı kalır. Bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar. Kefalet, on yıldan fazla bir süre için verilmiş olsa bile, uzatılmış veya yeni bir kefalet verilmiş olmadıkça kefil, ancak on yıllık süre doluncaya kadar takip edilebilir. Kefalet süresi, en erken kefaletin sona ermesinden bir yıl önce yapılmak kaydıyla, kefilin kefalet sözleşmesinin şekline uygun yazılı açıklamasıyla, azamî on yıllık yeni bir dönem için uzatılabilir." Türk Borçlar Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunu'nun 1. Maddesinde ise, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse, kural olarak o kanun hükümleri uygulanır. Ancak, Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek temerrüt, sona erme ve tasfiye, Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir. Dolayısı ile sona ermeye ilişkin hükümlerde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun uygulanması söz konusu olacaktır.
Bu açıklamalara göre tüm dosya kapsamının değerlendirilmesiyle; dava konusu taahhütname ve borçlanma sözleşmesinin .....tarihli olduğu ve davalı Salihe Kızmaz'ın sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı sabittir. Davacı banka tarafından .....tarihinde başlatılan icra takibinin hak düşürücü sürenin işlemesini durdurmadığı ve Ergani Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde açılan ilk davanın tarihi itibariyle 6098 sayılı TBK'nın 598. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunun kabulü ile davalı kefil .....yönünden davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
:Nedenleri gerekçeli kararda açıklanacağı üzere;
1-Davalı aleyhine açılan davanın hak düşürücü süre nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 628,70 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından 322,00 TL tebligat ve posta masrafı, 2.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.822,00 TL yargılama giderinin davacı üzerinden bırakılmasına,
4-Davalı .....kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 9.203,75 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı .....verilmesine,
5-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 arabuluculuk ücretinin, davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
6-Davacı yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalılar vekilinin yüzüne karşı, davanın değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!