Anahtar kelimeler: Sahibisürücüsü Hasara Fiilden Model Piyasa Araçta Gelmesinde Kazanın Plakalı Sürücüsü

T.C.
İSTANBUL10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025İstanbul 40. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin █████/2024 Tarih ████████ Esas ████████ Karar sayılı görevsizlik kararı kararı üzerine Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde ; 09.10.2023 tarihinde davacı müvekkiline ait ... plakalı araç ile davalıların sahibi/sürücüsü olduğu ... plakalı araç arasında gerçekleşen kaza neticesinde müvekkiline ait araçta hasar meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsü %100 kusurlu olduğunu, meydana gelen hasara bağlı olarak müvekkiline ait araçta değer kaybı oluştuğunu, müvekkiline ait ... plakalı araç 2018 model ... araç olduğunu, kaza tarihindeki ikinci el piyasa bedeli yüksek olduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan ...başvuru tarih ve sayılı dosyada yer alan bilirkişi raporuna göre müvekkilin aracında 75.000,00-TL değer kaybı tespit edildiğini ancak müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybı çok daha fazla olduğunu, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla HMK 107/1. madde gereğince belirsiz alacak davamızın kabulü ile; şimdilik 100,00-TL değer kaybı tazminatının 09.10.2023-kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden aşağı olmamak üzere enflasyon oranında faizi ile tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini mahkememizden talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERELENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava konusu uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklı alacak talebine ilişkindir.Somut dosya kapsamında yapılan incelemede; Dava tarihinde yürürlükte olan 6100 sayılı HMK’nın 1/1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi, kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar, kamu düzenine ilişkindir ve yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınmalıdır.Görev hususu da kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınmalıdır ve görev hususunda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Somut uyuşmazlıkta öncelikle mahkememizin görevli olup olmadığı tespit edilmelidir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) 4. maddesinin birinci fıkrası;"(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları (Ek ibare: █████/2012-6335 S.K./l.md.) ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;a) Bu Kanunda,b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkmdaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, fınansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare: █████/2012-6335 S.K/l.md.) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır. " düzenlemesi mevcuttur.Yasanın mevcut düzenlemesi kapsamında oluşturulan, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30.06.2020 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; ticari davalar; mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m. 99), İcra ve İflas Kanunu (m. 154), Finansal Kiralama Kanunu (m. 31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m. 22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK'nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hâle getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlediğinden, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak, mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi;“(1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari (Değişik ibare: █████/2012-6335 S.K/2.md.) davalar ile ticari niteliktekiçekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.(3) (Değişik fıkra
:█████/2012-6335 S.K./2.md.) Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." hükümlerini havidir.Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davaları TTK m.4 'te sayılan mutlak ticari davalardan değildir. Salt değer kaybına konu aracın çekici olması, ticari amaçla kullanıldığına dair iddia iş bu davayı ticari dava haline getirmeyeceğinden dosya kapsamından tarafların tacir olduklarına dair herhangi bir bilgi veya belgeye de rastlanılmadığından ve iş bu davanın da mutlak ya da nispi ticari dava olmadığı anlaşılmıştır. O halde iş bu davaya bakmakla görevli mahkeme genel görevli mahkemeler olan Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğundan mahkemece görev dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c). Maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,2-HMK'nun 21/1-(c). Maddesi gereğince iş bu kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde İstanbul 40. Asliye Hukuk Mahkemesi ile mahkememiz arasında olumsuz görev uyuşmazlığı olması nedeniyle merci tayini için HMK'nun 22/2. Maddesi uyarınca dava dosyasının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine,3-HMK'nun 20/1. maddesi gereğince ... 40. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yargı yeri olarak belirlenmesine ilişkin merci tayini kararı verilmesi halinde, bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini istemesi halinde dosyanın görevli İstanbul ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini istememesi durumunda HMK'nun 331/2. maddesi gereğince talep halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesine,4-HMK'nun 331/2. maddesi gereğince davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde harç, vekâlet ücreti ve yargılama giderinin görevli mahkemede değerlendirilerek hüküm altına alınmasına,Dair, dosya üzerinde verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025Katip ...¸e-imzalıdırHakim ...¸e-imzalıdır