Anahtar kelimeler: Düşme İsteklerinin Görüşü İhlali Edenlerin Neticesinde Edilebilir Yetkilerinin Konut Dokunulmazlığının
2. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ
    :Çocuk Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK
    : ...
    SUÇ
    : Konut dokunulmazlığının ihlâli
    HÜKÜM
    : Mahkûmiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Düşme
    Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
    5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuk bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 19.03.2020 günü itibariyle duran zamanaşımının kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 15.12.2021 günü yeniden işlemeye başladığı ve katılanın ikametine giderken apartmandan çıkan iki kişiyi gördüğünü, hırsızlık olayını fark edince bu şahısların peşlerinden koşup suça sürüklenen çocuğu yakalayabildiğini beyan etmesi karşısında, atılı suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi nedeniyle, suça sürüklenen çocuğun eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 116/1 ve 119/1-c maddelerinde düzenlenen suçu oluşturduğu belirlenerek yapılan incelemede;
    Suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 116/1, 119/1-c ve 31/3. maddelerinde düzenlenen konut dokunulmazlığının ihlâli suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2 maddeleri uyarınca belirlenen 5 yıl 4 aylık dava zamanaşımının, 10.07.2015 tarihli mahkumiyet kararından, 26.09.2023 olan karar tarihine kadar geçtiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
    Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!